29 Aralık 2015 Salı

BABAMIN KORE ANILARI - 4- CEPHEDE YILBAŞI

Sevgili arkadaşlar ve de okurlar. Rahmetli babamın Kore anıları biliyorsunuz vapurda Türk - Habeş askerlerinin birbirine düşman oluşuyla kalmıştı. Ama ben yeni yıla iki gün kaldığı için biraz ileriki anılara atlayarak, cephedeki yılbaşı anısını anlatmak istedim:

"Malaka Boğazı'nı ve Singapur'u sanırım gece geçtik. Oraya dair hiçbir şey hatırlamıyorum. Gündüz Ekvator çizgisini geçtik. Bu nedenle denizcilerin hoş bir geleneği uygulandı. Okyanus yolculuğunu tamamlayanlara yedi deniz hakimi Neptün adına, baş mabeyincisi gemi kaptanının imzasıyla bir belge verdiler:

"Yedi Denizler Hakimi Neptün'ün belgesi"



Babamın anneme yazdığı mektuplar General Le Roy Eltige'dendi.
Belgeyi ise ikinci geminin kaptanı (General R. N Baltchford) imzalamış.
yolculuğa iki ayrı gemi ile çıkmışlar.

CEPHEDE YILBAŞI

1952 -1953 yeni yıl günleriydi. Savaşta da olsak yeni yıl yeni yıldı. Bir taburdan telefon ettiler. Düşman ara bölgedeki bir ağaca bir çuval asmış. Bubi tuzağı olabilir düşüncesiyle, uzaktan ip bağlayarak ağır ağır çekilmesini söyledik. 

Sarsıp denedikten sonra açmışlar. İçinen yün eldivenler, çoraplar, elma, portakal, minik şişelerde içkiler vs. yeni yıl hediyeleri varmış. Herkes alacağını almış, bize ancak birkaç  elma ile eldiven kalmıştı:))
  
Konu brifingde konuşuldu. "Biz de karşılık verelim" dedik. Komutan

"Biz içine bubi tuzağı koyalım" demez mi!

Ben, 

"Komünist diye onları kötülüyoruz, onların bize yapmadığını biz mi onlara yapalım?" dedim. 

Olay tümene intikal etti. Tümen komutanı "Siz bilirsiniz" demiş. Sonunda bizimkiler de fikirlerini değiştirmişler.  Çikolata, sigara, konserve ve benzeri hediyeleri kutulara koyup bir ağaca asmışlar. 

Kuzey Koreliler bizim hediyeleri ihtiyattan  üç günde ancak yavaş yavaş çekip almışlar. Böylece düşmanla yılbaşında birbirimize hediyeler vermiş olduk:)


46 yorum:

  1. Her zaman, her yerde ön yargılı olmak, kuşkulu olmak hayatı karartan bir şey. İnsanca bir jest, ne güzel bir şey.
    Küçük incelikler insanın insana bağlılığını sağlıyor, yeni yollar açıyor.
    Çanakkale Savaşında da böyle ne güzel küçük öyküler vardır.
    Babanızı rahmetle anıyor, savaşsız yıllar diliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? Aynı zamanda insan keşke hiç savaşlar olmasaydı, bu olanlar hiç yaşanmasaydı diyor. Zaten babam hep "Savaşın kazananı olmadı, onca insan boşu boşuna öldü" derdi üzülerek.
      Çok teşekkür ediyorum, Aminnnn.....

      Sil
  2. İnanılmaz bir şey Müjdecim. Çok hoşuma gitti bu anı. Bir de Noel Baba yok derler, bak işte her yerde varmış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de en sevdiğim anılarındandır Handancım. Teşekkürler. :)

      Sil
  3. Çok güzel bir anı olmuş babanız için, o zaman ki yıllarda bile yani kıtlığın olduğu yıllar falan , insanlar birbirine hediye veriyormuş fakat günümüzde bir çok insan hediyeleşmeyi bilmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten sonraki anılarda okuyacaksın zaten savaş, çok yoksulmuş Kore'deki köylüler:( sorma Gökhan'cığım yılbaşına kızıyorlar değil hediyeleşmek:)

      Sil
  4. Ahh savaşın acımasızlığı...
    Çanakkale Savaşlarında da gece olunca birbirlerine sigara verip ekmekle değiş tokuş falan yapıyorlarmış. Anzaklardan bizim Mehmetçiklerden türkü isteyip sigara tüttüren varmış.
    Babacığın not almış, biz de öğrenmiş olduk. Hoş bir anıymış, unutulmaz :)
    Ellerine sağlık sevgili Müjde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya, hatırlıyorum ne unutulmaz anılar varmış Çanakkale'de. Benim de unutamadığım bir anıdır bu.

      Bir de hani diyorlar ya, teröristi iple bağladılar çektiler. Bu dünyanın her yerinde yapılır, çünkü teröristler kendi arkadaşlarına bile acımayıp, ölüsüne saygı duymayıp cesede bubi tuzağı, bomba koyarlar, o yüzden iple çekilir. Ama maksat TSK yı karalamak ya, moda o ya! Bunda bile artniyet aradılar.

      Senin de okuyan gözlerine sağlık:) Teşekkürler.

      Sil
  5. Çok hoş bir anı...Bu tarz anılar daha çok yazılmalı.anlatılmalı..savaşta bile nezaket var..Şimdi ise savaş yok ama herkes birbirini nerdeyse bir kaşık suda boğacak..insan olmanın vasıfları unutuldu maalesef Müjde'm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, aynı tarif ettiğin gibi..nasıl bir kin, nefret valla bazılarının gözleri yırtıcı kuş gibi bakışları çünkü kin, nefret bakışlara çok yansıyor, öyle ki, bakamıyorum bile....:((

      Sil
  6. Ne kadar acı,hükümetler savaşıyor insanlar ölüyor,ne işimiz var bizim Kore'de???Amerika'nın çıkarları için kullandığı gizli sömürgelerinden biriymişiz işte o zamanlar,hoş şimdi de durum çok farklı değilya,Allah rahmet eylesin babana ve hepsine.Çanakkale için de anlatılır böyle çok hikaye,demek ki birbirleriyle savaşmanın saçmalığını onlar da bikiyor ama elden bir şey gelmiyor....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten ne işimiz var? Görüyorsun arkadaşım şu anda da ABD'nin ve bizim Suriye'de ne işi var diye soruyoruz...hala aynı sömürgeyiz:(ABD saldır Suriye'ye diyor saldırıyoruz. Yazıklar olsun Müslüman bir ülkeye hem de saldırıyoruz:( Aminn canım. Çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  7. Müjdem valla masal gibi,o belge de tam duvara asmalik:)Hoşgörü her zaman hayat kurtarıyor sanirim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla öyle Bahar'ım, inşallah bulayım belgenin orijinalini abimde mi, yoksa genel kurmayda mı? (Babam dönüşte bazı belgeleri arşiv olarak genel kurmaya göndermiş)bilmiyorum ...

      Sil
  8. Mutlu, Umutlu Yıllar dilerim Müjde arkadaşım... Paylaştıklarınız kıymetli anılar, kendi adıma çok teşekkür ediyorum. Yüreğinize, gönlünüze, sözünüze sağlık, mutlu, sağlıklı yıllar dileğimle, sevgi ve saygılarımla;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, ben de bugün iyi ki, babamdan anlatmasını istemişim dedim:)çünkü çocukken dinlediğimiz halde çoğunu unutmuştum. Senin de okuyan gözlerine sağlık, bil mukabele canım. Sevgiler, saygılar karşılıklı...:)

      Sil
  9. Düşmanla hediyeleşmek, vay be, ne güzel bir anı.
    Yukarda Gökhan' ın yorumunu da okudum da, gerçekten katılıyorum. Artık günümüzde insanlar hediyeleşmeyi unuttu. Keşke bu kadar ön yargılı, kat olmasak hayata

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de hayat pahalılığındandır, gerçi hediye denilen şeyin illa pahalı bir şey olması gerekmez..hatta ben aile içinde kızarım pahalı hediye alana, tembih ediyorum sakın almayın diye:)

      Sil
    2. Bence de kesinlikle, amaç pahalı olması değil ki, bilakis ufak, küçük bi şeyler olmalı. Hatıra kalacak hediyeler olmalı;)

      Sil
  10. Ay inanamadım iki defa okudum Müjde'cim... Bugünümüzle kıyaslayınca tabii şaşırmamak ne mümkün... Ne güzel anılar... Çok seviyorum Kore Anıları'nı... Babacığının toprağı bol olsun... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyan gözlerine sağlık persephone'ciğm, ben de gerek senin, gerek diğer arkadaşlarımın anılarını sevdiğini okuyunca çok mutlu oluyorum, çok teşekkürler. Amin...
      Sevgiler...

      Sil
  11. Kore ye hareket etmeden Seferihisar'da kısa bir eğitim verilmiş. Malum o zamanların piyade tüfeği Kırıkkale. Orada kullanacakları silahlar, Karabin ve M1'e alışmaları için. Oraya varmak ta kolay olmamış. Alışık olmadıkları için deniz tutmasını ağır yaşamışlar. Hiç bilmedikleri topraklar ve alışık olmadıkları iklim karşısında bocalamışlar. Tabii ki en tehlikeli yerlere bizimkilerini göndermişler. Babam istihkam olduğundan; Amerikalıların tam sınırda bıraktıkları barakaları sökme işine gönderilmiş. Haftada bir kere beyaz bayraklı helikopter( Çinlilerin ateş açmaması için ) ile ihtiyaç malzemeleri geliyormuş. Belli aralıklarda subay astsubayı Japonya ya moral için 15 günlüğüne göndermişler. Orada bütün kıyafetlerini yenilemişler. Savaş bölgesinde kullanılan kırmızı dolarları, Tokyo metrosunda o yıllarda insan trafiğini sağlamak için trafik polislerini anlatırdı. Ayrıca metrodaki sessizliği ve insanların hep bir şeyler okuduğunu, inip binme şekline (Bizde ne yazık ki henüz oturtamadık) hayran kaldığını, Hiroşima daki bomba çukurunu anlatırdı. Dönüşlerinde gümrük olmadığından bana bayağı bir oyuncak getirmiş. Uzaktan kablo ile kontrol edilebilen direksiyonlu araba ve tankımı çok iyi hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Koray bey,ne iyi yaptınız siz de babanızın bu değerli anılarını paylaşmakla. Çok teşekkür ediyorum. Hepsinin mekanı cennet olsun....yaşayan gazilerimize Allah ömürler versin.

      Tabii kurnaz Amerikalılar kendi askerleri kıymetli! Hep öyle yapmışlar. Benim rahmetli babam da Japonya'da mağazadaki satıcıların saygısını, yerlere kadar eğilmelerini ve disiplinlerini anlatmıştı. Sizin gibi abime de bol oyuncak gelmiş ama hepsini kırmış tabii:)))bir tane şemsiyemiz vardı onu da 90'lı yıllarda takside unuttuk...

      Sil
    2. Koray Bey keşke siz de paylaşsanız Rahmetli Babanızın Kore anılarını ve biz de okuyup bilgilensek...

      Mutlu yıllar

      Sil
    3. Bence de yaa...çok iyi olur..:)

      Sil
    4. Babam hayatta ama Alzheimer. Açıkçası gençliğimizde aklımıza gelmedi. Biraz büyüdük ancak bu sefer de hayat mücadelesi başladı. bunlara sıra gelmedi. Aklımda kalanları yazmaya çalıştım. Müjde Hanımın başlattığı anılara eklemeler yaptım.
      Yazdıklarımın dışında, Kore halkının askerlerin yemek, ekmek artıklarını topladıklarını bunlarla beslendiklerini öğrendiğimde bugünün Kore sini düşünerek, dehşete düşmüştüm. Amerikan birliklerindeki showları anlatırdı. Doris Day'i anlatmıştı. resmi de vardı.
      Mujde Hanım'a anılaraı başlattığı için buradan teşekkür ederim.

      Sil
    5. Ah, Koray bey, ben sormaya korkuyordum. Bıraktığınız yorumlarda değinmediğiniz için de bilemiyordum sağ olmasına sevindim ama alzheimera yakalanmasına çok üzüldüm. Allah'tan babacığınıza şifalar dilerim, inşallah bir mucize olur şu musibet hastalığa bir çare bulunur.

      Bu arada iki Kore gazisi evladı olarak Üsküdar'da aynı mahallede, aynı sokakta birbirimizi yıllarca tanımadan oturmuşuz ne kadar ilginç bir tesadüf.

      Doris Day'i görmüş, ne kadar hoş. Kore halkının çektiği acılar evet çok yazık:(

      Rica ederim ben de sizin değerli katkılarınız için çok teşekkür ediyorum. Keşke babanız iyileşse daha ne anılar anlatır. Allah'tan ümit kesilmez tekrar babanıza şifalar diliyorum. Ellerinden öpüyorum.
      Size ve ailenize mutlu bir yeni yıl diliyorum.


      Sil
    6. Müjde Hanım, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
      ben de size ve ailenize mutlu,sağlıklı bir yıl dilerim.

      Sil
  12. Müjdecim Rahmetli Babacığının Kore anıları paha biçilemez değerde. Onları yazarak değerlendiriyor olman da çok önemli. Sayende biz de tarihin bir kesitini ilk ağızdan okuyor, öğreniyoruz.

    Savaşın ortasında düşman askerlerinin birbirine hediye vermesi nasıl bir inceliktir... Tıpkı Çanakkale Savaşında olduğu gibi. Savaş kelle koltukta çarpışan askerlerin savaşı değil, egemen güçlerin menfaat çatışması elbette... Hele de Kore'de Türk Askerinin savaşması... Haritada yerini bilmediğimiz ömrümüzde görmemizin (O tarihlerde onların da Türkiye diye bir yerden haberleri yoktu muhtemelen.) mümkün olmayacağı, hiç bir düşmanlık beslemediğimiz bir devlet ve halkla savaşmanın ne kadar saçma olduğunu biliyorlardı her halde her iki taraf askerleri de.

    İnsanların, toplumların yıllar içinde daha medeni, çağdaş ve aydın fikirli olması beklenirken, biz toplum olarak ne kadar geriye gitmişiz; hoşgörü, anlayış, nezaket, dostluk ve daha bir çok medeni konularda. Şimdi bırak yeni yıl hediyesi almayı-vermeyi, bir kesim neredeyse yeni yıl kutlayanları kafir ilan edecek.

    Bu ibretlik ve bilgilendirici paylaşım için çok teşekkürler. Babacığının mekanı cennet olsun.

    Mutlu yıllar :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nurten'ciğim çok teşekkür ediyorum canım, ayrıca yukarıda Koray beye bıraktığın yoruma can-ı gönülden katılıyorum, umarım o da görür ve dikkate alır.

      Ah, sorma ya, hakikaten çoğu haritada yerini bilmediği, düşmanlık beslemediği uzak diyarlara gitmek ve savaşmak ne kadar saçmalık:( ve 1000'e yakın da şehit vermişiz. Offff...offf....bu arada cia, Türkiye 2016'da Suriye'ye girecek yazmış eyvah ki, eyvah bizim kuklaya yine gaz veriyorlar galiba:((

      Hoşgörü kalmamış oysa Ermeni, Rum veya Yahudi olup Müslüman komşularıyla iftar sofrasında buluşanlar biliyorum.

      Amin canım çok teşekkürler, sana da mutlu yıllar:)
      Sevgiler...

      Sil
  13. Onlar gerçek din olayını daha güzel kavramışlar değil mi sanki biz değil onlar müslüman:(
    Hediyeleşmek her daim güzel o ortam da nasıl güzel duygulara yol açmıştır.
    Hem senin hem Yorumlar da Koray beyin aktardıkları çok özel anılar keyifle okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın sevgili arkadaşım, savaşta insanların morale her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır, hatırlarsın 2. Dünya Savaşı'nda bir Lili Marlen şarkısı vardı ve dost- düşman tüm askerlerin şarkısı olmuştu. Evet Koray beyin anılarını dinlemeyi ben de çok seviyorum, çok katkısı oluyor ayrıca. Okuyan gözlerine sağlık. Teşekkürler.:)

      Sil
  14. Merhabalar.
    Mert düşmanımın gözünü seveyim. Düşmanlık bile mertlik esaslarına göre yapılır. Kalleşce arkadan vurma, oyuna getirme mert düşmanın başvuracağı yollar değildir.

    Mert düşmanlık ilkelerine bağlı kalarak savaşan milletlerden biri de Türk milletidir. Rahmetli babanızın tutumu bunun en bariz örneğidir.

    Osmanlı'dan beri milletimiz savaşta ve cephede dürüstlüğü ve mertliğinden dolayı hep kaybetmiştir.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, kesinlikle haklısınız Allah düşmanın bile mert olanını versin derler hep. Şu anda maalesef mertlik bozuldu, koskoca Türk ordusunu bile kalleşçe kumpaslarla, terörle vuruyorlar.
      Çok teşekkürler, bil mukabele.

      Sil
    2. çok etkilendim müjde,recep bey'inde dediği gibi,mertlik olsa,insanlık kalsa!

      Sil
    3. Evet yaa inşallah bundan sonra hep öyle olur..

      Sil
  15. Mujdecim bu guzel anilari paylastigin icin tekrar tekrar tesekkurler..ah ya dusmanda olsa yeni yil gelince hersey bir kenara birakilmis..iyiki bui tuzgai ile karsilik verilmemis..Gulumseyerek okudum..sana ve Bucuruk e kocaman sevgiler yolluyor tum dileklerin gercek olsun diyerek Baris inda gelmesini dileyerek ulkeme ve Dunya ya mutlu 2016 diliyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim canım, ben de yorumun için teşekkür ediyorum. Evet ya iyi ki, bubi tuzağı koymamışlar çok kötü olurdu Türk olarak rezil olurduk.
      Bücürük ile ben de sana ve ailene çok mutlu bir yıl diliyorum, güzel dileklerine de amin diyorum. Sağol canım.

      Sil
  16. Savaştayken bile düşmana dostluk mesajı veren bu anıyı hoş bir tebessümle okudum. Komutana da ayrıca gıcık oldum. Allah'tan vazgeçmiş de yapmamış insanlık dışı bir davranış olurdu yoksa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sorma, ben de gıcık oldum, niye öyle düşünmüş ki...vazgeçtiklerine çok sevindim. Dediğin gibi hem insanlık dışı bir davranış olurdu hem de iyiliğe nankörlük olurdu...:(

      Sil
  17. Rahmetli babanızın Kore anılarını büyük bir ilgi ve merakla okudum. Işıklar içinde huzurla uyusun. Ben de şehit torunuyum ve dedemin hangi cephede kaldığını bilmiyoruz. Sizden esinlenerek ileride babamın anılarını post yapabilirim... Sevgi ve dostlukla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Mehmet bey. A, bunu bakın daha yeni öğrendim. Dedenizin mekanı cennet olsun, vatanımız ve bizler onlara minnettarız. Nur içinde yatsın. Çok harika olur, okumak isterim doğrusu.
      Bil mukabele...

      Sil
  18. Bu gerçek hikaye içimi ısıttı.

    Sağlıklı, umut dolu seneler diliyorum Müjde Abla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, ben de güzel, iyi bir yıl diliyorum canım.

      Sil
  19. Çok güzel !kimin kız Müjde 'ciğim ,adam gibi değil büyük adam büyük insanın kızı....Büyük insanlık dersi vermiş ,nurlarda uyuyordur eminim.Saygı ile anıyorum.Teiekkürler canım kardeşim ,sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum.Sevgilerle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arzu'cuğum estağfurullah..çoğu askerimiz de babamın yerinde olsa eminim aynısını yapardı, zaten haksızlığa, nankörlüğe gelemezdi hiç:) Çok teşekkürler, Amin, inşallah öyledir.
      Canım ben de sana sağlıklı, mutlu bir yıl diliyorum,sevgilerimle...

      Sil