31 Temmuz 2016 Pazar

BİR FİNCAN KAHVENİN 40 YIL HATIRI

Var derler. Kim bilir ilk kim söylemiş? Nasıl bir olay olmuş da onun üzerine söylemiş? Ama bu sözü uygulayabilmek için belli bir olgunluğa erişmek, nankörlük denilen o hiç sevilmeyen duygudan arınmış olmak, rahmetli annemin lafıydı "çiğ" yani Mevlana'nın dediği gibi ham olmamak yani, kısaca insan olmak gerekiyor.

İnsanlık, nankör olmamak, güzel ahlak öyle farklı bir şey ki, belli bir dine mensup olup, o dinin ritüellerini yapmakla kazanılmıyor, belli bir dinin ritüellerini yerine getirmekle 'mükemmel' olduklarını sanma yanılıgısına sahip olanlar bunu anlayamaz tabii. Din başka bir şey, ahlak, hümanizm, insan ilişkilerindeki saygı, sevgi, hoşgörü başka bir şey.

Bu girizgahı şunun için yaptım:

Ben komşuluk ilişkilerimde "Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var" prensibini severek uygularım. Tabii  - hani iki yıl önce yazmıştım, kapılarımı yumruklayacak ruh hastası, komşuluktan çok 'düşman' sıfatını hak edenler- hariç. İnsan ister istemez karşısındakinden de aynı hassasiyeti bekliyor. Olmayınca  üzülüyor, bir haftadır her gün migren çekiyorum. Her gün ilaç alıyorum.

Şimdi çok sevdiğim bir komşumun henüz lise sona giden bir oğlu var. Miş'li geçmiş zaman kullanıp "vardı" desem belki daha uygun olacak. Annesini çok severim, hala da seviyorum. Oğlu da bana
"Müjde teyze" derdi. E, yani annesinden bile yaşlıyım. İnanın yeğenlerimi nasıl seviyorsam, komşumun kızını, oğlunu da o kadar seviyordum. Böyle şeyler söylenmez - aramızdaki samimiyetin derecesini öğrenmeniz için söylüyorum - yıllardır İngilizce dersine, ödevine, sınav zamanı olsun, başka zaman olsun ben yardım ederdim. Eline kitaplarını, defterlerini alır bize gelirdi, bazen annesi beni çağırırdı, çaylar, gözlemeler yapardı eline sağlık olsun, yer, içer, oğluna elimden geldiği kadar yardım ederdim. Ama nasıl, bazen sayfalarca, ünitelerce....(Yanlış anlamayın ders vermiyorum, asla prensibim değildir komşularıma parayla pulla yardım etmem, onlar da bilirler zaten) Hatta tüm bir hikaye kitabını Türkçe'ye çevirdim bu çocuk için. Eline sağlık Müjde teyze, çok teşekkür ederim Müjde teyze derdi. Bu da beni mutlu ederdi, yardım emiş olmanın hazzı, mutluluğu, komşumun bir 'hayır duasını almış olmanın' verdiği mutluluk.

Söylemesi ayıp  seveceğini düşündüğüm bir şeyler yapınca - diyorum ya yeğenim kadar severdim - bir tabak da sıcak sıcak onlara götürmek beni mutlu ederdi. Karşılık bekleyerek mi yaptım? ASLA. Komşuluğu güzel yapan  'paylaşmak'. Ben de onun annesinin çok çayını içtim, böreğini, gözlemesini, kısırını, dolmasını yedim. Bunları unutmam ve asla nankörlük yapmam.

Derken o  darbe girişimi oldu. Bu yukarıda sözünü ettiğim çok sevdiğim komşumun oğlu benim facebookta da arkadaşım. Bu darbeyle ilgili bir paylaşım yaptım. Çocuk benim sayfama

" darbecileri alkışlayan kahpelere tükürün" yazan 4 satır bir şiir yazmış.

İçimden "yanlışlıkla yazmıştır" diyerek sildim. Feto'cu dinci minci olmadığımı, Atatürkçü, laik ve hem AKP, hem feto karşıtı biri olduğumu biliyorlar, ama bu darbeden işkilenen herkesi bir anda "darbeci" yapan bir kafa yapısı var ya!

Allah Allah! Feto'cu değilim, üzerime alınmadım. Sildim o 'kahpe'li şiiri.

Ertesi gün aynı şiir tekrar benim sayfama yapıştırmış. !


İlki 'yanlışlık' oldu dedim ama aynı yanlışlık ikinci kez olmaz.  Ne demek istiyor yani bu çocuk?  "Sen Tayyip'e karşısın, darbeci kahpesin mi demek istiyor?" ! Allah Allah!

 " T...........' cım,  Dün de bu şiiri bana gönderdin, yanlışlıkla göndermiştir diyerek silmiştim, bugün tekrar göndermişsin, sen bana darbeci kahpe mi demek istiyorsun? Komşuyuz, yüz yüze bakıyoruz, seni severim, annen en sevdiğim komşun, dersin, ödevin olsa yardım ederim, ayıp olmuyor mu?"

dedim.

Cevap olarak  "Neyse onu yazdım, bu Mehmet Akif'in bir şiiri" geldi.


"Müjde teyze yanlış anladın, kusura bakma, ben öyle demek istemedim, şunu şunu demek istedim"

deseydi  "Tamam çocuğum" der. Unuturdum.

İlkini sildim yine yapıştırdı, bunu da silersem üçüncü kez yapıştırmasın diye bana bir şey yazmasını engelledim. Ancak engelleyince otomatik olarak arkadaşlarımdan da çıkıyormuş bundan haberim yoktu.  Birkaç gün sonra da engeli kaldırdım, diyorum ya komşuyuz, yüzyüze bakıyoruz, bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var, annesi en sevdiğim komşum, büyüklük bende kalsın diyerek tekrar 'arkadaşlık' talebi gönderdim, belki kötü bir niyetle göndermedi, belki şiirde geçen o çirkin sözcüğe dikkat etmedi, onu kastetmedi...hala ne maksatla yaptı bilemiyorum inanın..aklım almıyor...üzülmesin dedim..

Anacım ne üzülmesi? Benim gönderdiğim teklifi kabul etmeyip, silmiş ve beni engellemiş. Tekrar arkadaşlık talebi gönderemedim engellediği için.

Allah'tan annesinin internetle, facebookla ilgisi yok;  iyi ki, kadıncağız bunları bilmiyor, okumuyor, bloğumu filan okuyan birisi değil.  O yüzden rahat rahat yazdım. Çocuğunun yaptığı abuksabukluk yüzünden çok sevdiğim annesine kırılacak halim yok. Kadıncağızın bunlardan haberi bile yoktur büyük ihtimalle. Diyorum ya, dün canım dediğime nankörlük etmem. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır.

Yalnız  çocuk için üzüldüm, yıllar önce kendi annesine  "Kadın!" diye bağırdığını duyduğumda da üzülmüştüm. "Allah Allah küçücük çocuk kendi annesine nasıl böyle saygısızca hitap edebiliyor?" demiştim içimden. İnsan eşine bile "Kadın!" diye saygısızca seslenemez. Tek oğlan, fazla şımartılmış herhalde diye düşünmüştüm. Ancak kadınları ikinci sınıf gören, "Ben erkeğim, üstünüm, her istediğimi yaparım" diyen egosu tavan yapmış, yanlış yetiştirilmiş insanlar bu şekilde konuşurlar.

Şimdi şunu düşünüyorum: Biz de çocuk olduk, genç olduk, lise son benim için çocukluk gerçi ama o yaşlarımızda bile komşu teyzelerimize saygıda kusur etmeye çekinirdik, hiçbiriyle aramda da benim o çocukla olan ve mecburen anlatmak zorunda kaldığım samimiyet yoktu. Sadece komşuyduk.

Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var derler, insan yüz yüze baktığı, iyiliğinden başka bir şey görmediği, 'teyze' diye hitap ettiği komşusuna böyle davranabiliyorsa yazıklar olsun.

Demek ki, neymiş? Fanatik siyasetçi hayranı, fanatik dincilerden, Osmanlı hayranlarından uzak durun anacım. Bir fincan kahve hatırı bilmezler, sizi iki saatte harcarlar. Yaptığınız iyilikler için de 'yapmasaymış enayi' derler. Osmanlı'da da babalar öz oğullarını, torunlarını, kardeşlerini boğdurmazlar mıydı? Böyle bir zihniyete hayran olan bir kafa yapısından vefa, komşuluk, bir fincan kahvenin hatırı, kadirşinaslık gibi insani şeyler beklemek aptallık olur.

Yazımı rahmetli annemin bir sözüyle bitireyim. Hep derdi ki, "Emek ver asile, asil gelsin hasıla." burada hasıla gelmekten kastettiği karşılık /maddi karşılık asla değil, asillik de ruh asilliği, yani ruhu asil insanlara  emek ver ki, sana nankörlük etmesinler, kıymetini bilsinler, iyiliğine nankörlükle cevap vermesinler.

Sonradan not:
Bu yazımdan sonra Kurban bayramı geldi. Adettir bayramlarda küslük olmaz, herkes barışır diye komşumun oğlunu balkonda görünce, ben büyüğüm ya, "Büyüklük bende kalsın" diyerek  ve gülümseyerek "Günaydın T......cım, iyi bayramlar" dedim. İnanır mısınız sadece kafasını sallayıp "Hı..hı" demekle yetindi.

Valla yazıklar olsun diyorum başka bir şey demiyorum. Allah herkese - bana da - layığını versin. Fanatik dinci, fanatik Tayyip hayranı komşulara bulaşmamak lazımmış bunu da unutmayın. 

32 yorum:

  1. Seni anlayabiliyorum canım.bos yere kendimi uzme.bu akp lilerin beyni nasil isliyor bilmiyorum.nasil bir osmanli hayranliği ...en iyisi uzak durmak.bunlara lafta anlatilmiyor...bu arada dun eczaneden ilac aldik.2 kati zam gelmis ilaca...anladin sen beni.iyi pazarlar canim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama insan yine de üzülüyor, diyorum ya komşuyuz, yüzyüze bakıyoruz, onu da bırak açılımcı, saçılımcı ve vatan haini dediklerini palazlandıran bir no'lu insan o hayran olduğu! Evet ben de dün aldım relpax 15 liraydı 23 lira olmuş!
      Teşekkürler canım, sana da iyi pazarlar.

      Sil
  2. Şaşırdımmı , hayır şaşırmadım Müjdecim. Face de biri samimi içinden gelen bir şey yazıyor haydaa bakıyorsun altındaki yorumlarda kendi arkadaşları birbirine giriyor.Genç komşun ayıp etmiş ,sıkıntı .Neyse migren atakların için geçmiş olsun, bu günlerde normal galiba başağrıları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açık sözlü, mert olmak da suç oldu. Ben şimdiye kadar AKP ve Tayyip karşıtı olduğumu kimseden zaten saklamadım, alt kattaki komşum da bilir, bloğumu okuyanlar da bilir. Çok teşekkürler canım.

      Sil
  3. Ya yazık çok üzülüyorum ben artık Müjde'cim... Bu gençlerin hali nedir Allah aşkına... Biz büyüğümüze bir şey söyleyecek olsak elli kere düşünürdük... Ben büyüklerimin yanında bir şey söylerken babamın gözünün içine bakar, tepkisini ölçerdim... Biz böyle gördük... Tamam kabul ediyorum devir değişiyor ancak saygı her daim olmalı... Herkes düşüncelerinde özgür evet ama saygı çerçevesinde... O kadar emeğe yazık ve gerçekten yazık:( Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyleydi, değil akrabamız, komşu teyzelere bile davranışımız, saygımız dediğin gibiydi. Üzüldüğüm ben kimseye karşılık bekleyerek bir iyilik yapmam, karşılık bekleyerek bir şey götürmem, kıymeti yoktur çünkü karşılık bekleyerek yapılan iyiliğin ya da götürülen bir tas çorbanın. Demek ki, kimseye durduk yere emek vermeyeceksin. Sevgilerimle..

      Sil
  4. afedersin de dümbüğün tekiymiş, blokla gitsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık ilgilenmiyorum, ne hali varsa görsün...

      Sil
  5. Nankörlük başka ne denir Müjde;Dikkatli ol,
    Sen kalbinin temizliği ile yapmışsın.
    Bilen bilir",yap denize at demiş alim."Canın sağolsun.Geçmiş olsun miğrende berbat bir durum bilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyilik yap, denize at gerçekten öyle, balık bilmezse, Halik bilir. Çok teşekkür ediyorum canım, sağol.

      (halik yazarken a üzerine inceltme işareti koyacağım ama klavyede yok:()

      Sil
  6. Üzülmene üzüldüm Müjde 'ciğim ,benzerini kırk yıllık dostumun kızından yaşadım geçen hafta.O'na insan sevgisine davet etmiştim ,aman Allahım neler sıraladı ,şaştım kaldım.Üzüldüm ben de ,anne babaya dostluğum baki ama çocuğunu görmek istemem ...Unuturuz yine iyilikler yaparız biz ,yine üzülürüz.Bizde sevgi ile çarpan yürek var ,sende daha var çok canım kardeşim.Çok sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arzu'cuğum şimdi ben de senin anlattıklarına üzüldüm, hem de 40 yıllık dostunun kızıymış:( gençlik hata yapma yaşı derler ama nankörlük hata değil bir davranış biçimi:( benim de annesine olan dostluğum ayrı...biz karşılık beklemiyoruz ki canımcım, şunun surasında siyasiler geçer gider, komşun yüzyüze kalırsın...benden de çok sevgiler Arzu'cuğum.

      Sil
  7. Vallahi çok üzüldüm Müjdeciğim,sana da o densizin annesine de...Bu kirlenmiş,zehirlenmiş kafa yapısı gerçekten çok tehlikeli.Biliyorum çünkü görüşmek zorunda olduğum yakınlarımda da var bu zihniyet.Kendilerinin görüşlerinden başka bir görüşe tahammülleri yok sorarsan da demokrasi askerleri hepsi.Demokrasinin anlamından bile habersizler oysa ki.Hiç üzülme,nasılsa yaptığı önüne çıkacak.Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz.Sen komşuluğun gereğini yapmışsın,iyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir.Yarın öbür gün bilemedin üç beş ay sonra o çocuk sana muhtaç olacak,işte o zaman kopardığı ipleri hatırlatırsın ona.Ama bu kez komşuluk falan dinleme,iyiliğini hak edene sakla.İnadına da anacığıyla komşuluğunu bozma,😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler canım ben de üzüldüm, annesiyle komşuluğumu asla bozmam Sevda'cığım onun yeri ayrı, o benim en sevdiğim komşum, çocuğunun densizliği yüzünden elbette komşuma yansıtmam ve hissettirmem, sırf tekrar arkadaş eklemek istedim ki, unuttum, affettim anlasın diye neyse bir gün yaşlanınca anlaşılır böyle şeyler. Orson Welles'in ünlü şarkısında olduğu gibi o da 60'lı yaşlara gelince belki hamlıktan çıkıp olgunlaşır. Senin yakınların için üzüldüm:( en iyisi o konuları hiç açmamak yakınlarla, akrabalarla, bu aralar millet birbirine sen hainsin, sen şusun, sen bucusun diye hainlik uzmanı olmuş!!!

      Sil
  8. Adı üzerinde: ''Karşılık beklemeden yapılan iyilik''
    Adam gibi dursa yetecek, öyle değil mi Müjdecim?
    Yok ama, dünyanın en büyük kötülüğünü senden görmüş muamelesi yapar kimi. İçi çirkeftir çünkü. İnsanlıktan zerre nasibini zerre almamıştır. At üzerine bir çizik, aklına bile getirme. Bu türevlerin sayısı zannettiğimizden daha fazla maalesef. Can sıkmaya değmez inan.
    Migrenin için geçmiş olsun :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir iyilik cezası kalmazmış diye acı sözler aklıma geldi Zeugma'cığım, ne diyeyim Allah ıslah etsin, sahi migrenim yüzünden bugün kimsenin bloğuna uğrayamadım çok teşekkür ediyorum canım.

      Sil
  9. Nankörün önde gideni ve terbiyesizin tekiymiş Müjdem sen 40 yıllık hatır derken insan olsa önce ona verdiğin emeği düşünür bu terbiyesizliği yapmazdı yazı çok yazık duvarına bunları yazabiliyorsa annesini de uyarıyor olabilir aman canım kendini bilmez yüzünden bir kez daha incinmeyesin sakın. bu zihniyetin en iğren hali bu işte ummadığın anda çirkinleşen bir halleri var maalesef.
    Migrenin için geçmiş olsun canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilemiyorum Hatice'm, ben siyasi görüşümü onlardan saklamadım, içimdışım bir, onları siyasi görüşü benimle zıt dahi olsa komşuluğumu siyaset üstü tuttum hep. Karşımdakini de kendim gibi sanıyorum inşallah senin düşündüğün gibi değildir, çok teşekkür ediyorum canım.

      Sil
  10. Canım bir önce ki Suriye ile ilgili yazın da bir gariplik var yorum bırakamıyorum diğer yayınların normal gözükürken ona yazılan yorumlar da tıklanmadan direkt görüntü de ana sayfa da anlamadım. yorum bırakamadım yanıtla kısmından yazayım dedim bu sefer error sayfası açıldı .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatice'm, o yazımı silmiştim, yorumlar, kısmı google önbellekten kopyalayıp yapıştırdım o yüzden olabilir. Yapıştırılmış kısmın dışında ayrıca yorum yazan kısma yapabilirsin sanıyorum ama oraya da olmuyorsa bilemeyeceğim, canın sağolsun:))

      Sil
  11. Üzülmenize üzüldüm ama çevremizde böyleleri var ve hep olacaklar. Gezi olayları sırasında Facebook'ta yaptığım paylaşımlar sonucu lise yıllarından beri arkadaşlığımızı devam ettirdiğim bir arkadaşımı kaybettim. Onlar muhalefet karşıtı yazarken ben niye böyle yapıyorsun dememişken nedenlerini de sıralayıp yollarımızı ayırdı. Kalan sağlar bizimdir deyip bende sildim arkadaşımı. Bunu yapan 40 lı yaşlarda biri. Gençliğine de veremiyorsun. Kişisel dostlukları ideolojileri için silip atıveriyorlar. Korkum, yarın birgün bunların ajanlığa soyunmaları. Muhbirlik yapmaları. Facebook paylaşımlarını da bu anlamda tehlikeli buluyorum... Üzülmemek elde değil ama üzmeyin canınızı :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni çok iyi anlıyorum Zülal'ciğim, 40 yaşında birini artık değiştirmek de mümkün değildir, o arkadaşını kayıp vaka say, senin dostluğunu hak etmiyormuş demek ki.
      İnanır mısın amcam bile sayfasını dondurdu, böyle şeyler yaşamaktan korktu çünkü eşiğine gelmişti ben de görüyordum yazılan mesajlar, ona söylenen cevaplardan gerilim başlıyordu...iyisi mi adamcağız akrabalırmla kötü olacağıma sayfamı dondurayım demiş..:(

      Muhbirlik yapan çok zaten, o yüzden zaten bloğumu sildim:(( ama üzüldüm de, facebook'ta da artık bir şey yazmıyorum...:( dediğin gibi tehlikeli..
      Çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  12. Müjdeciğim,üzülmene bende üzüldüm.Hadsizmiş gerçekten.Klavyenin başına geçince içinden başka bir şey çıkıyor demek ki.Ayıp Ayıp! Hem komşu hem annenin arkadaşı,hem o kadar yardım gördün!Yediğin kaba pisletmektir bu!Facebook'ta sırf bu yüzden paylaşımlarıma dikkat ediyorum çünkü hep akraba arkadaş dolu (başıma da geldi).Eskiden öyle miydi yahu?Saygı vardı Ahlak vardı.İnternet icad oldu çok karakterli insanlar türedi.Cahilliğine ver,boşver üzme tatlı canını.Öptüm sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Nur'cuğum maalesef sosyal medya çıktı her şey bozuldu:( mertlik bozuldu:( (Köroğlu'nun türküsündeki gibi)eskiden ne güzelmiş gerçekten, eski komşularımızla ne seviyeli, saygılıydı ilişkilerimiz, birbirimizi kırarız diye ödümüz kopardı. Zaten öyle yaptım gençliğine, fanatik Tayyip hayranlığına verdim.
      Ben de öptüm, sevgiler...

      Sil
  13. Hamlığına çiğliğine ver, sen de demişsin daha pişmesi için kim bilir neler yaşayacak hayatta.. Anneler ve oğullar ve kızlar çok farklı karakterlere, inanç ve tutumlara sahip olabilirler, sen boşver senin dostun annesi, oğlu değil zaten..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle yaptım Ceren'ciğim sonuçta ben 58 yaşındayım, o daha lise sonda, benim yaşıma gelince anlar umarım:)ve evet annesi var arada, onun hatırı var, sosyal medya kullanan biri olsaydı bu paylaşımı bile yazmazdım sırf annesi okuyup üzülmesin diye..

      Sil
  14. Eskiden de partiler vardı, ama particiler yoktu. Bu 14 sene içinde öyle böldüler ki bizi artık komşumuza bile güvenemiyoruz. Tencere tava çalan komşunu ihbar edin diyen liderlerin, dinden imandan bahsederken büyüklere saygısızlığı iman zanneden cahilleri. Söylenecek söz çok ama bütün kelimeler kifayetsiz kalıyor. Onun için üzülme derim. Bunlar gibilerine değmez inan. "Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır" diyen büyüklerimiz, "iyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir" de demiş Müjdecim. Onun için boşver unut gitsin. Sağlıcakla kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyleydi, ama bu 'dindar' sandıklarımız çok başkaymış, düşünsene adam/kadın sınav sorularını hak etmeden almayı kabul ediyor, hani sen dindardın? Demiyor ki, "Bu kul hakkına girer, hırsızlıktır, onca kişi soruları bilmeyecek, bana vereceksiniz kabul etmem" Hani bunların Allah korkusu?
      Evet doğru söylüyorsun Zehra'cığım, üzülmek insana başağrısı olarak geri dönüyor.
      Sağol canım, bil mukabele.

      Sil
  15. Abla çok ama çok üzüldüm ben artık bu zihniyeti anlamıyorum anlamakta istemiyorum duysalar hemen defolun gidin bu topraklardan derler Atatürk ün topraklarını emanet ettiği gençlere bak kalmış benim toprağımdan kandırılmış yöneticileri değilde bunları savunmayan seni beni kovuyorlar dini de kullanarak artistlik yapıyorlar ama elbet onlarında hesap vereceği günler yakındır. kendine çok dikkat et

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah'cığım, aynen söylediğin gibi kandırıldık diyenleri baş tacı ediyorlar, yarın seçim olsa kime oy vereceksiniz diye sorsak? KANDIRILDIK diye oy atacağız diyecekler. Bu bir zeka ve eğitim meselesi canım. Cehalet böyle bir şey. Bir ülkenin yarısı cahil olursa o ülke kayıp vakadır. Sanki 5 - 10 yaşında çocuk da kandırılmışmış.

      Sil
  16. Ah Müjde!ciğim ahhh...Sinirimden hastalanmaya başladım artık. Allah Allah nidalarıyla yapılanları da görüyoruz. Osmanlıya dönüşün, tüm köprülerin, ulu önderin adı olan hava limanının adının değiştirilmek istenmesi (hiç bir şey atlanmıyor, Türkiye kazan, onlar kepçe misali.) amiyane tabirle, neredeyse ihale muamelesi gördüğünü bugün duydum. Şok oldum. Ama sınır ihlal edildi artık. Ne terbiye, ne de vatana saygı kaldı ve aymazlık tavan yaptı. Olacağı buydu. Bir vatanın halkı daha doğruda birleşemiyorsa büyük sorun var demektir.Üzgünüm ama üzüntümün hiç bir yararı yok biliyorum. Sadece vicdan rahatlığından başka :(((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunun altına imzamı atıyorum sevgili Ece'ciğim, dediğin gibi insanlar doğruda birleşemiyorlar, kutuplaştırdı çünkü ismi lazım değil o malum kindar şahıs. Ben de çok üzgünüm. :((( keşke alıp başımı bu ülkeden gitsem ama para yok, pul yok onu da yapamıyorum. Ajda Pekkan olmak lazım öyle yurt dışına kaçmak için yoksa 58 yaşından sonra adama tuvalet temizlettirirler. :(

      Sil