19 Ağustos 2016 Cuma

İNSANLAR NEDEN TARİKATLARA İNANIR?

İnsanlar neden tarikatlara inanırlar?  Neden koca koca adamlar ilkokulu bile dışarıdan sınavla artık nasıl bitirdiyse(!) bitirmiş, "Ben şeyhim" diyen bir üçkağıtçının ağzının pis suyunu içerler?   

 Bu sorulara cevap vermeden önce gazetelere, televizyon haberlerine, polis kayıtlarına geçmiş birkaç tarikatın kısa hikayesini görelim:


10 EMİR TARİKATI

Uganda'da kurulan bu tarikat dünyanın sonunun kaçınılmaz olduğunu ve bunun 1 Ocak 2000'de olacağına inanıyordu. Musa'nın 10 emrine sıksıkı bağlıydılar. Birbirleriyle nadiren konuşur, işaret dili kullanırlardı. Seksten kaçınır ve oruç tutarlardı. 1 Ocak 2000'de  dünyanın sonu gelmeyince, müritlerinden bir kısmını kaybettiler. Liderleri kıyametin  Mart'ta kopacağını söyledi. 500 mürit bir kilisede toplandılar. Bir patlama oldu ve kilise havaya uçtu.  Ancak sonradan otopsi yapılınca, ölenlerin çoğunun boğularak veya zehirlenerek öldüğü ortaya çıktı. 



Via japantimes.co.jp


ULU GERÇEK TARİKATI
(aum shrinko)

Japonya'da 1984'de kurulan bu tarikatın kurucusu Shoko Asahara idi. (Yukarıdaki fotodaki şahıs)Yoga ve meditatsyon maskesi altında dini bir tarikattı. Zamanla müritler zorla bağış toplama, sahtekarlık ve hatta cinayetlerle suçlanmaya başladılar. 1995'te polis bu tarikatı iyice tahkikata başlayınca, metroya Sarin gazı attılar. Polis Asahara'yı yakaladı. Merkezlerinde silahlar, patlayıcılar, esir tutulan insanlar ve 4 milyon kişiyi öldürmeye yetecek zehirli gaz, bir Rus yapımı helikopter, LSD ve uyuşturucu ilaçlar buldular. Asahara yakalandı ve hapsedildi. Ama fikirlerinden başka birisinin de tarikat kurduğu biliniyor. Saldırıda 13 kişi öldü, 6000'den fazla kişi zehirlendi. Zehirden etkilenenlerin %70'i hala göz problemleri yaşıyormuş. Asahara, yargılandıktan sonra asılarak idam edilmiş.

Japonya sarin gazı saldırısının 20. yıl dönümünde kurbanları anıyor
Japonya, sarin gazı saldırısının yıldönümünde kurbanları anıyor. 
Kaynak: Euronews



TANRI'nın ÇOCUKLARI
TARİKATI

David Berg tarafından Amerika'da kurulan bu tarikatta, sübyancılık normal sayılmakla kalmıyor, kutsal bir hak olarak görülüyordu. Bu yüzden de bu tarikatın tarihi çocukların cinsel istismarıyla doluydu. Tarikattaki kadınlar da yeni üyeleri kandırmak için fahişelik yapıyorlardı. River Phoenix de bu  tarikattaymış ama sonradan kaçıp kendini kurtarmış.  


Via ideastream.org
Moon tarikatı toplu evlenme töreni


MOON TARİKATI
(Unification Church)

Kore'li rahip Sun Myung Moon tarafından kurulan ve herkesin Korece konuşmasını  amaçlayan bir tarikattır. Tarikat üyelerine 'Moonie' denir. Sun Myung Moon, İsa'nın kendisine görünerek kendisini Mesih seçtiğini iddia etmiştir. Gençleri kolayca etkilediği için Almanya'da yasaklanmıştır. Tarikat gençleri ailelerinden ayırmaktadır. Moon'u kutsal saymaktadırlar ve Hristiyan kilisesine karşıdırlar. 


GÜNEŞ TAPINAĞInın BUYRUKLARI
TARİKATI
(Order of the Solar Temple)

1984'te Joseph di Mambro ve Luc Jouret tarafından kurulmuştur. Tarikatın yaptıkları gizlilik içindeydi ancak 1994'te İsa karşıtı olduğunu düşündükleri bir çocuğu vahşi biçimde öldürdüler. Bunu takiben kitle halinde intiharlar meydana geldi. Bir tanesi Kanada, diğeri İsviçre'de olmak üzere üyeler zehirle intihar ettiler. Müritler silahla vuruldu, boğuldu, zehirlendi veya yakıldılar. Sonunda çoğu kendi müritlerinin elinden olmak üzere 100 üzerinde insan öldürüldü.


BRANCH DAVIDIANS
TARİKATI

Tarikatın kurucusu gayri meşru doğmuş ve üvey babasından kötü muameleye maruz kalmış  David Koresh, onlardan yana olmayan herkesin Allah'ın düşmanı olduğunu söylüyordu. Kendisini Mesih, Allah'ın elçisi olarak görüyor ve kadın müritlerle seks ilişkisi kuruyordu. Müritlerini Teksas'ta Waco denilen yere götürdü. Kendi elektriklerini  bile üretiyorlardı. Devletten bağımsız yaşıyorlardı.  Büyük bir cephanelikleri vardı.  Cinsel taciz ve çocuk tacizi şikayetleri başgösterince, FBI, çiftliği kuşattı, kimin başlattığı belli olmayan bir yangın çıktı ve 76 kişi öldü.


HALKIN TAPINAĞI TARİKATI
(People's Temple)

Jim Jones in front of the International Hotel.jpg
Müritlerini toplu intihara sürükleyen
Jim Jones


Eski Marksist, Komünist olan Jim Jones tarafından kurulmuştur. Çok popüler ve karizmatik bir kişiydi. Dobraydı, Yoksul ve haksızlığa uğramış insanlar akın akın kendisine koştular

jim jones people s temple ile ilgili görsel sonucu
Jim Jones, tarikat üyelerinin
çocuklarıyla birlikte



Jim Jones, saftirikleri "iyileştirici güçleri" olduğuna inandırmıştı. Oldukça popüler hale gelince, politikacılar da onunla bağlantı kurmakta gecikmediler. Başkan yardımcısı olacak adaylar onu övüyorlardı. Böylece müritlerinden oy almayı sanırım hesaplamışlardı. Hatta "first lady" Carter'in eşi bizzat adamla birkaç kez görüşmüştü.



jim jones people s temple ile ilgili görsel sonucu

Elinde  İngilizce" Jim Jones'a İNANIYORUM
yazan döviz taşıyan bir saftirik mürit

Daha sonra tarikattan kaçmayı başaran bir kız duygusal, fiziksel ve cinsel tacizleri anlattı. Kongre üyeleri ve NBC kameramanı vs. den oluşan bir heyet tarikat hakkındaki insan hakları ihlallerini denetlemek üzere gelince olanlar oldu, bir kongre üyesi (yani bizdeki milletvekili gibi) dahil 5 kişi öldürüldü.

Jim Jones, yakalanmamak için müritlerini siyanür içerek ölmeye ikna etti. Anneler, babalar çocuk ve bebeklerine de siyanür içirerek öldürdüler. Sonra kendilerini de öldürdüler. 900 kişi böylece intihar ederek öldü ve tarihin en büyük intiharı oldu.

Konuyla ilgili tam 6 belgesel film, 4 sinema film yapılmıştır.



jim jones people s temple ile ilgili görsel sonucu

900 tarikat müridinin intiharından sonra dünya basınına yansıyan fotoğraflar 
(kaynak: pinterest)


HAŞHAŞİLER TARİKATI

Bunlar da adam ölürüp cennete gideceklerine inananlarmış. Bu konuda detaylı bilgi için alttaki linki tıklayıp, okuyabilirsiniz;




RUSYA'da GİZLİ TARİKATTAN
20 ÇOCUK KURTARILDI

Tataristan'da Kazan şehrinde  aile yıllarca gün ışığı görmeden, Müslüman dini tarikat lideri tarafından yeraltındaki bir yerde yaşamışlar. Sonunda kurtarılmışlar. İçlerinden biri bebek ve onyedi yaşında hamile biri var. Videoda görüntüler mevcut. Sunucu İngilizce anlatıyor. Toplam 70 kişilik grubun 20'si çocukmuş, hepsi kurtarılmış. Çocukların bazılarının 10 yıldan beri gün ışığı görmedikleri belirtiliyor.  Tarikatın lideri İman Faysrahman Sarakov, kendisinin halife olduğunu iddia etmiş.



Peki insanlar akıllandı mı?  Hayır.

5 MİLYON DOLAR LAZIM, 
UÇAK ALIP DİNİMİ YAYACAĞIM

Alttaki video  İngilizce. Ancak, izleyince ABD'de para kazanmanın en kolay yolunun bir tarikat / kilise kurmak olduğunu, bunun hiç de zor olmadığını ve tarikatçıların televizyonda "Kiliseme bağış yapın" diyerek milyonlarca dolar topladıklarını öğrendim. Öyle ki, bazıları " Bana 5 milyon dolar verin, kendime uçak alacağım, böylece dünyanın dört bir yanına bu dini yayacağım" diyor. Ve kısa zamanda uçağını alıyor. Bir tanesi de karizmatik, bir karı- koca. Süper zengin olmuşlar. Videodaki sunucu bu gerçekle dalga geçerken, seyircilerin gözüönünde gerekli formaliteleri doldurup, beş dakikada bir 'tarikat' kurdu. :) Alttaki youtube videosunu tıklayıp izleyebilirsiniz.


https://www.youtube.com/watch?v=7y1xJAVZxXg




GRUPLAR NASIL TARİKATA DÖNÜŞÜYOR?

1) Zihin kontrolü
2) Karizmatik lider
3) Aldatma
4) Özgünlük
5) Hayattaki her şeye açıklama ve çözüm getirmeyi sunması
6) Duygusal sömürme / istismar etme
7) Bilgi kontrolü
8) İzolasyon ve tarikata bağımlı olma
9) Totaliter dünya görüşü


Tarikatlar insanların beynini yıkar ve zihinlerini kontrol ederler, onların eleştirel düşünmelerini en aza indirirler. Liderleri karizmatiktir, etkileyecidir, adeta insanları hipnotize ederler ve müritlerinden maddi, fiziksel ve psikolojik olarak yararlanırlar. Müritlerden para vermeleri, tarikat için saatlerce çalışmaları, lider veya şeyh ile seks ilişkisi yapmaları istenir. Kendi yayın organları, kendi dergileri, kendi gazeteleri, kendi videoları olduğundan insanlar tarikatın hiçbir şeyini sorgulamazlar. Müritler aile, arkadaş, sosyal çevrelerinden izole edilir, ailelerinin 'tarikat' olduğu söylenir.

TARİKATLARIN DİĞER ÖZELLİKLERİ


Her tarikat, "Benim tarikatım dışındaki tarikatlar yanlıştır." der. (Gerçi tüm dinler de aynısını söylerler. X dini Y dinini kabul etmez, Y dini X dinini kabul etmez)

Her tarikatın kendine has ritüelleri, kuralları, törenleri vardır.

"Para" , paranın getirdiği "Güç",  "Siyaset" ve "seks" tarikatlarda mutlaka vardır. Evlilikler bile tarikat üyeleri arasında gerçekleştirilir.

Karşılıklı menfaat, çıkar ilişkisine dayanır. Bu yüzden kolaylıkla bozulabilir. 

- İnsanları robotlaştırırlar.

- Bunalım içinde,  kendini boşluk içinde hisseden, başarısız, sorunlu, zayıf kişilikli insanları kolayca etkilerler. Bu insanları her şeyin güzel olacağı, iyi olacağına inandırırlar.

- İnsanları Allah'a daha yakın olacaklarına inanırlar.

- Kendilerini bir gruba ait hissettirirler, Fenerbahçe / Beşiktaş / Galatasaray'lı olmak nasıl insanlara mutluluk veriyorsa bu da bir mutluluk verir. Yalnız değil, büyük bir gruba üyedirler. Dolayısıyla kendilerini güvende hissederler.



fethullah gülen alçı el ile ilgili görsel sonucu
Fethullah Gülen'in evlerinde bulunan 
alçıdan elin sırrı çözüldü. 
Müritler bu alçıdan eli öpüyorlarmış.



İNSANLAR NİYE TARİKATLARA İNANIR?

Bu soruyu kendi kendime çok kez sordum. Anahtar nokta insanların duygusal canlılar olması, zeka düzeyi - eğitim - sorgulama alışkanlığı yani bilimsel düşünce. (Hani Atatürk o yüzden hep "Bir gün benim düşüncelerim BİLİME ters düşerse, bilimi seçin" demişti. )

Hepimiz duygusal canlılarız.. Bu yüzden birisi size 

"Ay kardeş/ Ay komşum, şurada filan hoca var / hacı var, kaybettiğini buluyor, işte rüyaya yatıyor veya eşinle aran bozuksa düzeltiyor" 

dese inanıyorsunuz. Sorgulamıyorsunuz. İnanmak kolayınıza ve hoşunuza gidiyor. 

İnsanlar duygusal olduklarından kolay etkilenirler, birisi - bu komşunuz / akrabanız olabilir. size birisinin doğaüstü güçlerinden söz etsin, merak edersiniz. Doğru mu, değil mi diye en azından merak edersiniz. Ve sırf meraktan o kişiyi bir görmek, tanımak istersiniz. Genellikle bu tür kişilerin ağzı iyi laf yapar, etkileyici, güzel konuşurlar. İnsanlar "Bu kadar güzel, iyi konuşan birinden zarar gelmez" diye düşünür ve zamanla gerisi gelir. Tarikatların amacı da insanları duygusal olarak sömürmektir. Siz sömürüldüğünüzü anladığınızda iş işten geçmiştir. 

Zamanla o kişi bir otorite olur. Ne diyorsa sorgusuz, sualsiz inanmaya başlarsınız. Kendi beyninizi kullanmamaya başlarsınız. Bir başkasının kafasıyla düşünmeye, yaşamaya başlarsınız. Yani size akıl naklederler farkında olmazsınız. 

Yani bir gün aklınız başınıza gelir ama o zaman geç kalabilirsiniz. Akıl sağlığınızı yitirmiş olabilirsiniz yahut kötü işler yapabilirsiniz. 

Yıllar önce annesi de, babası da doktor olan bir komşumuz vardı. Kızıyla konuşurken dedi ki, 

"Akıl hastanelerindeki hastaların çoğu ya siyasetten, ya dinle kafayı bozmaktan hastalanmış"

Gerçekten de bu doğrudur. Dünyaca ünlü psikologlar, tıp doktorları siyasetin liderlerde "güç zehirlenmesi" yarattığını ve bunun onları paranoyak, megalomanyak hale getirdiğini yani delirttiğini örneklerle anlatırlar. 

Kendini diğer insanlardan üstün gören bu tarikatçılar da zamanla kendi yalanlarına, kendi hallüsilasyonlarına, kendi rüyalarına kendileri de inanırlar. Kendileri inandıkça başkalarını da inandırmaları kolaylaşır. 

Şimdi NORMAL ZEKAda bir insan,  size

" Sana bir şeyler anlatacağım, bunlara  koşulsuz inanacaksın, koşulsuz yapacaksın,  sorgulamayacaksın" dese. 

işkillenir ve o kişiden uzak durursunuz. Çünkü iyi niyetli bir insan her tür soruya, sorgulamaya açıktır. Saklayacak bir şeyi olanlar, foyasının meydana çıkacağından korkanlar ise 

"Soru sorarsan dinden çıkarsın"  diyerek korkuturlar. 

Amaç sorgusuz, sualsiz, hipnotize olmuş gibi denileni yapmaktır. Zamanla hipnotize olursunuz. 

Mesela bakın Wikipedia'ya yüzlerce dinci terör örgütü var. Bunlar her yıl yüzbinlerce insanı öldürüyorlar.  Kimse 

"Arkadaş din dediğin insanları huzur, iyilik, barış, kardeşlik içinde yaşatmak için vardır. E, sen adam öldürüyorsun bu nasıl din?"

diye sormuyor. Çünkü Ona "Soru sorma" denmiştir. Ona "Bizim dinimizden başkasına inananları öldür" denmiştir ve o bunun anormal bir şey olduğunu düşünmemektedir.

"Kim neye inanmak isterse inansın. Ne sakıncası var." diye düşünemez.

Akıllı olan "Niye soru sormayayım? Korktuğun, izah edemediğin bir açığın mı var? Dürüstsen, hiçbir sorudan korkmaman gerekir." der.



BİREBİR YAŞADIĞIM BİR ANIM

30 yıl Üsküdar'da okuyan - yazanların çok olduğu, insanların kendi kafasıyla düşündüğü güzelim bir semtten, başka bir semte taşındık.  İşte bu başka semtte hiç unutmuyorum bir komşumuzun kızı - ismi Ayşe olsun -  Fethullah Gülen tarikatından  olduğunu ve AKP'ye oy attığını söylemişti.

Bir gün hiç unutmam bana şöyle dedi:

"Müjde teyze, şeyh insanı peygambere, peygamber de Allah'a götürürmüş"

"Peki kızım siz kendi kendinize Allah'a gidemiyor musunuz?"

 diye sordum mu? Sormadım mı valla geçmiş gün hatırlamıyorum.

O zaman şunu anladım ki, bunlar kendi akıllarını, kendi yürütme, muhakeme güçlerini, kendi sağduyularını kullanmaktansa, başka kişilerin akıllarıyla davranmayı yeğliyorlar.

Normalde din, Allah ile insan arasındaki SANAL bir bağlantıdır. Eğer Allah'a inanmak istiyorsanız kendi kendinize de pekala inanabilirsiniz. Bir acentaya, aracıya gerek duymazsınız. Kimse sizi bir uzay gemisine bindirerek peygambere ya da Allah'a götüremez.


Kısaca:  Kendi kafanızla düşünün, başkasının aklıyla değil. Diyeceksiniz ki, sen de şimdi akıl vermiyor musun? İyi de ben size illa benim gibi düşünün diye dayatmıyorum. Yazdığımı aklınızın süzgecinden geçirin, beğenmiyorsanız inanmayın. 

Atatürk  "Türkiye, şeylher, tarikatlar ülkesi olamaz" diyerek, akıllı, bilime inanan, kandırılmayan bir ülke hedeflemişti. Düşünün geometri kitabı yazmıştı. Hayatı boyunca 4000'e yakın kitap okumuştu. Altlarını çizerek, kendi düşüncelerini kenarlara not ederek, önemli yerlere 'işaret' koyarak okumuştu hem de. Eğer izinden gitseydik, şu anda bir 'paralel', 'Fetö' sorunumuz olmazdı.

İnsanlar akıllanmadıkları için bir tarikat 'kötü' olunca, gidip başka bir tarikatın kucağına oturuyorlar. Şu anda Feto tarikatı 'kaka' olunca, Menzil tarikatı 'cici' olmuş. Yarın ondan da vazgeçerler, başka tarikatın kucağına otururlar. Çünkü kendi kafalarıyla düşünmek zor geliyor, illa ki, bir başkasının aklı, kafası, doğaüstü güçleri olduğuna inandıkları birisinin kucağına oturmak hoşlarına gidiyor.




Yararlanılan kaynaklar:


https://en.wikipedia.org/wiki/Jim_Jones
(Jim Jones) 


http://tr.euronews.com/2015/03/20/japonya-sarin-gazi-saldirisinin-20-yil-donumunde-kurbanlari-aniyor
(Japonya Sarin gazı saldırısının yıldönümünde kurbanları anıyor)

(İslami tarikatların alfabetik listesi - Wikipedia)
(En tehlikeli 10 dini tarikat)

(Grupların tarikata dönüşmesinin 9 özelliği)

(Amerika'da kerizleri söğüşleyen tarikatlarla dalga geçen sunucunun programı)

40 yorum:

  1. Tarikatları kötülemeyi bırakır mısın sahte hocalara laflm yok ama tarikat insanları bütünleştirir dini vecibelerini insanların toplu şekilde yapmasını sağlar saçma tarikatları örnek vereceksin kafasını sallayan sürekli el öptürüp para alan onların zaten dinimizde yeri yoktur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Bırakmam. Sen benim neyi kötüleyip, neyi kötülemeyeceğime ne hakla karışıyorsun?

      2) Saçma dediğin tarikatlara yüzlerce insan inanmış, gönül vermiş. Bu yüzlerce kişiden biri sen olabilirdin. Hangi kritere göre bir tarikatı 'saçma', diğerini 'saçma olmayan' olarak niteliyorsun? Tanrı'dan vahiy mi geliyor? Yoksa biri seni daha iyi ikna ediyor, öteki edemiyor mu?

      3) İbadetini toplu şekilde yapmak için derken mesela oturduğun mahalledeki camiye gideceksin değil mi? Yürüyerek veya uzaksa dolmuşa binerek gitmek için illa bir tarikat mı gerekiyor sana? Kendi ayaklarına yürüye yürüye camiye gidip toplu ibadet yapamıyor musun? Hatta evinde oturup ibadet edersen Allah kızıyor mu? Tek başına yapılan ibadetleri sevmiyor mu?

      4) Tarikatlar insanı bütünleştiriyor mu yoksa ayrıştırıyor mu? Her tarikat 'benim tarikatım en doğrusu' dediğine göre bütünleştirmiyor tersine ayrıştırıyor.

      Sil
    2. Tarikat insanları bütünleştirir mi? bu mantıkla zaten ülke bu hale geldi.

      Sil
    3. Allah akıl fikir versin

      Sil
  2. Sözün özünü söylemişsin zaten Müjdeciğim;kendi kafalarıyla düşünmek zor geliyor.Hepsinin başı da,okumaya üşenmekten geliyor.Binlerce kitap var,okuyup akıl süzgecinden geçirmek lazım tabi.E,televizyonda kimin eli kim cebinde seyredip eğlenmek varken,okumakla ne uğraşacaklar,tüm dünyada böyle ne yazık ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın kendi kafasıyla düşünmesi için belli bir IQ düzeyi ve sağlam eğitim gerekiyor Sevda'cığım. Dediğin gibi izdivaç programı izlemek varken ne uğraşacaklar?

      Sil
  3. Şahane bir yazı olmuş... Kalemine sağlık... Bir çok tarikatta toplu intiharların olması gerçekten ilginç... Dönüp tekrar okuyacağım yazını...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Persephone'cim, senin de okuyan gözlerine sağlık.
      İnsanlar siyaset, din, vs. bir amaç için TOPLAŞIRSA dernek, tarikat, örgüt, parti kurarsa sonunda mutlaka hır çıkar. :)

      Sil
  4. Aslına bakılırsa seb bu yazıyı okuduktan sonra ben de kendime sormaya başladım dünyada o kadar çok tarikatlar var ki Ve genellikle din ile ilgili oluyor farkli bir bakış açısı
    Bloguma beklerim...
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldin özgürlük savaşçısı, evet önemli bir noktaya parmak bastın, insanların soru sormasını sağlamak çok önemli. Soru sormadan uygarlık gelişemezdi. Tarikatlar ise tam tersini yaparlar insanların soru sormasını yasaklarlar. Çünkü işlerine gelmez, sordukça, deştikçe yaldızları dökülür, cilası dökülür.
      Sevgilerimle. :)
      not: Tabii ki gelirim.

      Sil
    2. Sizi takip etmeye başladım anladım ki sizden ogrenecegim çok gorus var
      Saygılarımla :)

      Sil
    3. A, estağfurullah, mahçup oldum Nur'cuğum, bir şey diyeyim mi, hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey olabiliyor. Çok teşekkürler. Ben de takipteyim:)
      Saygılar karşılıklı.:)

      Sil
  5. Güzel bir araştırma yazısı olmuş Müjde Abla. Son paragrafa ek olarak; bana göre yaratıcı güce yakın olmak için herhangi bir adama, kitaba, binaya, şarta şurta gerek de yok. Aklı devre dışı bırakan gökten inme hurafelerle yaşadıkça insan korkmaya mahkumdur. Cennet ya da cehennem vadiyle bize dayatılanları yapmak zorundaysak, hür irademiz niye? Ben, Tanrı ile arama kimseyi almam. Onu bir çiçekte görürüm bazen aşk ile koklarım, bir kuşta görürüm hayranlıkla izlerim, bir annenin gözlerinde görürüm sığınırım. Ben, Tanrı'dan korkmam; saygı ve sevgi duyarım. Bıraksınlar da insanlar Tanrılarını keşfetsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Burcu'm. Haklısın canım, bıraksınlar tanrıyı keşfedelim, üstelik bunu bilimsel yolla bile yapabiliriz, belki gün gelecek uzayda bir gezegenden başka gezegene ışınlanacak hatta sanal yolculuk yapacak kadar evrim geçireceğiz ve tanrıyla buluşacağız. Ne güzel demişsin tanrı ile arana kimseyi alma. Zaten gerek de yok.

      Sil
  6. Müjde Hanım tam sosyal sorumluluk proje yazısı olmuş bu yazınız, umarım çok fazla kişiye ulaşır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağolun, naçizane gördüğümü, araştırdığımı yazıyorum, inşallah öyle olur. Ne kadar insan varsa bu dünyada o kadar da tarikat olacağını düşünsünler. :)

      Sil
  7. Mükemmel bir yazı Müjde Ablacım, yine döktürmüşsün. Ellerine, gözlerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Emre'ciğim, senin de okuyan gözlerine sağlık. :)

      Sil
  8. Uzun zamandır girip bir şeyler okumuyordum. İlk senin yazınla başlamak harika oldu :) Yine çoook doğru noktalara tuşlarını basmışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İrem'cim seni özlemiştim, hoşgeldin çok sevindim. Nazik yorumun için de çok teşekkürler canım. :)

      Sil
  9. Dönüşünü gördüm verdiğin aradan sonra. Hoş geldin sayfana :)

    YanıtlaSil
  10. Allah herkese akıl fikir versin, versin ki konsomatris gibi ondan ona geçmesin. (Kusura bakma kızdım) sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konsomatris benzetmesine kızmadım çok yerinde olmuş:)sayfama hoşgeldiniz sevgili Yağmur arkadaşım.
      Sevgiler:)

      Sil
  11. Hoş geldin Müjde abla. Yine bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Dönmene sevindim.

    Sevgi ve selam ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş buldum canım, ben de sevindim özlemişim.

      Sevgiler, selamlar.

      Sil
  12. Yuregine saglik.cok guzel bilgilendirdin bizi gene.senden ogrendiklerimi ilk esime anlatiyorum.sonra arkadaslarima .ve ogrencilere anlatacagım. Sevgilerle mujdecim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnan gurur duydum canım, çok teşekkür ediyorum, hem sana, hem eşine. Sevgilerimle. :)

      Sil
  13. Müjdeciğim dönüşün muhteşem oldu.Çok açıklayıcı,basit ve anlaşılır yazmışsın.Bunu da anlayamayana diyecek söz bulamıyorum (ilk yorumdaki yazan için).Tarikatlar da meshebler de insanları ayrıştırıyor.Herkesin inancı kendine.İyi İnsan olmak, Ahlaklı olmak benim için daha kıymetli.Çok öptüm,sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mümkün olduğunca öyle yazmaya gayret ediyorum, zaten entel ve bilgili görüneceğim diye lügat paralamaktan, yabancı kelimeler serpiştirmekten nefret ederim. Çok teşekkür ediyorum Nur'cum, aynen katılıyorum iyi insan olmak. İşte budur. İyi insan olmanın da nasıl olacağını tüm dünya bilir. Ben de çok öpüyorum. Sevgiler.

      Sil
  14. Çok güzel bir makale olmuş haşhaşileri unutmuşsun annem ben onlarıda katmanı isterdim:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuğu kızım o kadar çok tarikat var ki, yüzlerce..önüne gelen tarikat kurmuş (bu işin sonunda para var, siyasi güç var) :( hepsini yazmaya sayfalar yetmez.Blog yazısı ne kadar kısa olursa o kadar makbul diye bu kadar yazabildim canım. Kusura bakma...

      Sil
    2. Kuğu kızım o kadar çok tarikat var ki, yüzlerce..önüne gelen tarikat kurmuş (bu işin sonunda para var, siyasi güç var) :( hepsini yazmaya sayfalar yetmez.Blog yazısı ne kadar kısa olursa o kadar makbul diye bu kadar yazabildim canım, kusura bakma ama senin için yazıma haşhaşiler konusunda link koydum. :) tıklayınca wikipedia'nın haşhaşiler makalesi geliyor. :)

      Sil
  15. Güzel bir çalışmaya imza atmışsınız tebrik ediyorum. Tüm dünyadan örnekler vermişsiniz. Çocuklugumda bu tür haberleri dinlediğimde insanların tarikata neden girdiklerini düşünmezdim ancak bir adamın sözüyle intihar etmelerine şaşırırdım... Bir de anne babaların tarikatle ilişkisi varsa çocuklarının ellerinden tutup toplantılara götürüyorlar. Seçme haklarının olmadığı, fikirlerinin oluştuğu yaşlarda kaynayıp gidiyorlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Zülal'ciğim teveccüh göstermişsin. Evet tarikatlar böyle bir şey, hipnotize altına alıyorlar insanları, ne derse yapıyorlar, çocuklara yazık dediğin gibi anne, baba ne derse yapıyorlar. :(

      Sil
  16. Kayınvalidem bu türlü insanlara sokma akıllı derdi ya kadın haklı:)))
    bir başkasının buyruğuna sorgusuz sualsiz adanmak kendini aşağılamaktan başka bir şey değil.
    Dediğin filmlerden mi bilmiyorum geçen hafta benzer bir film izlemiştim. lider tip müritleriyle kadın erkek ayırmaksızın birlikte oluyor ve bir kişinin olayı fark etmesi bunu açıkça ortaya konuşması sonucu bir şekil de intihar eylemine geçiyorlar offf anlatırken bir sinir bozucu.
    Meydanlar bu tiplerle dolup taşıyor işte......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha:)))benim de rahmetli annem derdi aynısını:))hatta gerisi de şöyleydi "sokma akıl k...tan çıkarmış". :)) Ben izlemediğim için bir şey diyemiyorum ama olabilir. Aslında bu tür filmleri çok yapıp, her gün tvde göstermek lazım. En azından gelecek kuşaklar tarikatlara kanmazlar. Baştan tedbir alacaksın.

      Sil
  17. Valla okurken yazının çıktısını alıp etrafta deli saçması konuşanların yüzüne yüzüne vurmak geldi bu satırları ama ne yazık ki burada yazılanları algılayabilecek beyinleri olmadığını düşündüm sonradan.
    Yüüreğinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyni olan insan zaten tarikatlara bulaşmaz. Sadece bunlar değil Tom Cruise gibi ünlüler bile kanıyor tarikat işine. Uzaylı tarikatlar da var. Adı ne olursa olsun tarikatlar tehlikelidir ve sonu kötüdür.
      Çok teşekkürler sen de sağol.

      Sil