18 Kasım 2016 Cuma

ÖRGÜTLÜ CEHALET


Eskiden
okumamış insanlar, okumuş insanlara saygı duyardı. "Hiç okumuş insanla, okumamış insan bir olur mu?" gibi atasözlerimiz vardı. Okumamış insanlar, okumuş insanların, aydın kişilerin kıymetini bilirdi, onları severdi. Dediklerine kulak verirdi.



köylü ile ilgili görsel sonucu

Eskiden
cehalete saygı gösterilmezdi. Tersine, cehalet mücadele edilmesi gereken  toplumsal bir sorundu. Kimse cahilliği ile övünmez, okumuş insanları küçümsemez. Okumuş insanları kıskanmaz ve okumuş insandan nefret etmezdi. Ya da iki kitap okumayı, yarım yamalak uyduruk eğitimleri 'okumuşluk' olarak görmezdi.


Çiftçi Yunus'un Bayrak ve Atatürk Sevgisi
Eskiden daha az okumuş olsalar da, bu toprakların
köylüsü, çiftçisi Atatürk'ü severdi. Ona nankörlük etmezdi. 



yaşlı nine anıtkabir'de  ile ilgili görsel sonucu

Tıpkı 105 yaşındaki Şükriye nine gibi....

atatürk sevgisi ile ilgili görsel sonucu

DERKEN DURUM TERSİNE DÖNDÜ

15 yıldan beri ise belli bir kesimce durum tersine döndü. Cehalet, korkuyla birleşip nefrete, nefret de şiddet ve öfkeye neden oldu. Okumamış insanlar okumuş insanlardan nefret etmeye başladılar. Adeta okumamış insanlar okumuşlardan intikam alıyorlardı.



ignorance hate  cartoon ile ilgili görsel sonucu
James T. Pendergrast 
isimli sanatçı tarafından 
çizilen karikatürde
korku ve cehaletin
nasıl nefret damıttığı anlatılıyor.






Videoyu lütfen tıklayın, merak etmeyin çok kısa. Şaşırdınız değil mi? 
astonished man cartoon ile ilgili görsel sonucu
Şaşırmayın: Okumuş insanlardan nefret eden bu adam zır deli değildi. Söylediğinin tercümesi şuydu: "Okumuş insanları kandıramıyoruz."



Bu 19 saniyelik video da olanı doğruluyordu.


4 - 5 kez ÖSS'ye katılıp doğru dürüst bir yeri kazanamayanlar, ÖSS test kitapçıklarını 'okumak' sananlar, komşudan ödünç aldığı iki romanı 'bilgelik' addedenler, tek özellikleri görece olarak "dindar" olan cahilleri ülkenin başına getirince, bir özgüven patlaması yaşadılar.


kapı önünde dedikodu yapan ile ilgili görsel sonucu
Apartmanların kapı önlerinde oturup, çıt çıt çekirdek çitlerken, "Ayşe kocasından boşanıyomuş  essah mı gııı?" diyen kesim Tayyip ve Emine'ye bakınca orada kendisini görüyordu.  Kendilerini Tayyip ve Emine ile özdeşleştiriyorlardı. Okumamışlar, okumamışları başa getirmişti. Okumuş, elit, aydın, laik kesim yenilmişti. Okumamışlar okumaşlardan intikam alıyordu.


başörtülü öğrenciler ile ilgili görsel sonucu

 AKP, sayesinde kız çocukları başlarını örtüp okula gidebilecekti. İsterse çarşafa girebileceklerdi. Kapanma özgürlüklerini kazanmışlardı. Özgüvenleri daha da büyüdü artık okumuş, laik, Atatürkçü kesimden nefretleri saklamaya gerek duymuyorlardı.


teaching a boy ile ilgili görsel sonucu

Foto: İnternetten alıntıdır.


Komşuluk, kadir şinaslık, yapılan iyiliğin kıymetini bilmek, haddini bilmek gibi faziletler, erdemler ayaklar altına alındı. İyi insan, kaliteli insan olmak değil, belli bir siyasi partinin insanı olmak yetiyordu birilerine.



boy on computer cartoon ile ilgili görsel sonucu


"Hehehehe! Filan teyzenin bloğuna RTE rumuzuyla yorumlar yazdım.
Darbeci!  Sen RTE'nin b....olamazsın dedim"






surprised boy cartoon ile ilgili görsel sonucu


"Hani senin derslerine yardım eden, ödevlerini yapan, hastalanınca çorba getiren, sıcak kekler, pastalar yapan komşu teyzene mi? Ayıp lan.."



boy on computer cartoon ile ilgili görsel sonucu

"Bana ne! Yapmasaydı enayi!  Tayyip'e karşı! AKP'ye karşı olan
herkes gebersin! Ölsün! Darbeci kahpeler! !!!"


Yukarıdaki örneğe  "Allah layığını versin, verdiğim emekler haram olsun" der geçersiniz. Ama önemli olan  toplumda korkunç bir kutuplaşma olmasının yanısıra, sırf kendi menfaat ve çıkarları için bir partinin tüm yanlışlarına göz yuman / hiçbir yanlışını görmeyen daha doğrusu GÖRMEK İSTEMEYEN bir ahlak daha doğrusu ahlaksızlık anlayışı ortaya çıkmış oldu.  Bu kadar önem vermemin nedeni olayın toplumsal ve psikolojik boyutu. Böyle daha kaç çocuk var? Böyle daha kaç insan var? Böyle daha kaç insan yetişecek? Böyle insanlarla dolu bir toplumun sonu nereye varacak?  Gazetelerde okuyoruz akrabasını "Fetöcü" diye gammazlayan, karısını "Tayyip'e hakaret etti" diye polise ihbar edenleri. Hatta hep birlikte gördük blogda bile  "Seni polise ihbar ederim" diyen muhbirciler türedi. Nazi Avrupa'sında Almanlara yaranmak için Yahudi komşularını SS'lere ihbar eden ispiyoncu / muhbir tiplerle dolu ahlaksız bir ülkeye dönüştük.

İşte bunun en büyük nedeni örgütlü cehalettir.


Nedir bu örgütlü cehalet? Biraz daha açalım:



CEHALET - BİLİNÇLİ CEHALET - ÖRGÜTLÜ CEHALET

Sıradan cahillik, birisinin X konu ya da şey hakkında bir şey bilmemesidir. Bunda yanlış olan bir şey yoktur. Hatta bilmediğini öğrenmek istemesine sebep olur. Bilinçli cehalet ise daha farklı bir şeydir. İnsan gerçeği bilir ama görmezden gelir ya da gerçek olmayan inanışları terketmez, daha fazla sormaz, daha fazlasını bilmek istemez. Yanıldığını görmek istemekten korkabilir. Ya da  gerçeğin peşine düşmeyecek kadar  dar kafalıdır, yeniliklere açık değildir.

Bir örnek verelim:



cheating husband cartoon ile ilgili görsel sonucu
"Hayır. Evli değilim.

Kadın, kocasının onu aldattığını düşünmektedir ama adamın e-maillerini kontrol etmez,  
Motive edilmiş cehalet birey için zararlıdır. Ama bir yandan da kocasının e-maillerine bakıp; aldatıldığının kanıtlarını görürse mutsuz olmaktansa cahil ama mutlu olmayı tercih eder. Kısaca: CAHİLSİN MUTLUSUN :) Belli bir partinin mensupları da tıpkı o kadın gibi yapıyorlar. Habur açılımı, akiller, bankalardan T.C'nin kaldırılması, terörün azdırılması, Suriyelilerin ülkeye doldurulması, IŞİD'in Gaziantep'e yerleştirilmesi, başarısız dış politika, yolsuzluklar, Fetö'nün başımıza musalla edilmesi, TSK'ya kurulan komplolar, 'kandırıldım' deyip içinden çıkılması gibi pekçok vahim hatayı görmek, duymak istemiyor ve mutlu oluyor. 



ignorance and happiness cartoons ile ilgili görsel sonucu

 " İNSANLAR GERÇEĞİ DUYMAK İSTEMEZLER, ÇÜNKÜ HAYALLERİNİN YOK OLMASINI İSTEMEZLER"

Friedrich NIETZCHE


Geçenlerde yapılan bir araştırmada Facebook'taki siyasi paylaşımların insanların fikirlerini değiştirmediğini ortaya çıkartmıştı. Bu da yukarıdaki tezlerin doğruluğunu kanıtlıyor. Facebook'ta dolaşan paylaşımlarda Fethullah Gülen'le ilgili pekçok şey vardı ancak hiçbir AKP'linin fikri değişmemişti ta ki, 15 Temmuz oldu, fikirleri kendiliğinden değişti. Yani biz ne kadar AKP terörü durduramıyor, ülkeyi kötü yönetiyor, yolsuzluk yapıyor, insanları kutuplaştırıyor diye yazsak da AKP'lilerin fikirleri başlarına bir bela gelmeden ya da gözleriyle görmeden yine değişmeyecek. Bu da onlar görene kadar, atı alanın Üsküdar'ı geçmesi yani ülkenin mahvolması demek. Örgütlü cehalet işte bu yüzden ülkeler için tehlikelidir.  


MUHAFAZAKARLAR ve
ÖRGÜTLÜ CEHALET


Yapılan araştırmalarda muhafazakar/dinci denilen kesimlerin daha düşük IQ (zeka düzeyi) ye sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Yaşam tarzının ve kişiliğin zeka düzeyi üzerine büyük etkisi olduğunu unutmayın. Bu kesim daha az sorgular ve  genelde gerçeğin peşinden gitmek istemez. Bir robot gibi yaşarlar. Abiler / ablalar ne derse ona inanır, neyi oku derse onu okur. Sorgulamaz. 

Muhafazakarlar ve aşırı dincilerde bilinçli cehalet oranı yüksektir. Bunun da siyasetteki sonuçlarını görüyoruz. Örneğin tabiat olaylarını "Allah öyle istedi" şeklinde yorumlar ve bir sel, deprem gibi afetlerde suçu tanrıya atarlar. Tren kazası olur "Allah'ın takdiri" der geçerler.




Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanı, 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma maden kazası için

"Allah'ın takdiri, uyuşturucu ticareti yaparken de ölebilirlerdi." dedi.


AKP YANDAŞI BİR GAZETECİ (!) :)
TWEETİ


bize ne amerika düşünsün ile ilgili görsel sonucu



ÖRGÜTLÜ CEHALETİN TOPLUMSAL SONUÇLARI 

IRAK - LİBYA - SURİYE nin PARÇALANMASI
ve ÖRGÜTLÜ CEHALET

Irak'ın mahvolması, Libya'nın çökertilmesi, paramparça olması, Suriye'ye yapılanlar hep bu örgütlü cahillerin emperyalistlerle işbirliği sayesinde oldu. Cahil, okumamış olanlar Suriye'de savaşan muhalifin gerçekten Esat'ı istemediğini, Libya'da güya Arap Baharı olduğunu, Irak'a demokrasi ve özgürlük geleceğine inanıyorlardı. Cahiller örgütlendiler. Bu örgütlü cehalet ile Irak parçalandı, Libya çöktü, Suriye'de iç savaş çıktı. Şimdi Irak halkı da, Libya halkı da bin pişman. Kaddafi'nin en büyük düşmanı olanlar "Şimdi en büyük Kaddafi destekçisiyim" diyor. Saddam'ın heykelini deviren gözyaşlarıyla gazetecilere "Bin pişman" olduğunu anlatıyor. Cahil olmayanlar haritaya bakarak Suriye'de savaşanların hangi ülkelerden toplaştırılmış, devşirme muhalefet / paralı asker / olduğunu anlıyor. Okumamış olmak ile okumuş olmanın önemi ülkelerin geleceği açısından o kadar mühim. Eğer bu örgütlü cehalet olmasaydı, şimdi Libya, Irak, Suriye'ye bir şey olmayacaktı.

İspat için bak: Suriye'deki muhalefet gerçekten muhalefet mi?

Okumamışla, okumuş bir olmaz boşuna demiyoruz. Tarih ve siyasi tarih bilmeyenler, Orta Doğu coğrafyasında ta 1. Dünya Savaşı yıllarından beri emperyalistler ile örgütlü cehaletin - okuması yazması olmayan ama din ve mezhep kavgalarıyla çeşit çeşit kabilelerle birbirini boğazlarken, o ülkeleri Fransızların, İngilizlerin nasıl paylaşım kavgası yaptığını da bilmez. Anadolu işgal altındayken dinci denilenlerin bir kısmı işgalcilerle birlik olmuş, Mustafa Kemal paşanın direniş harekatı için "çapulcu" dediklerini unutmayın. Hala da "Keşke Yunan işgal etseydi" diyenler işte onların torunları.

FETHULLAH GÜLEN 
ve ÖRGÜTLÜ CEHALET

Okumuş, cahil olmayan laik kesim, TSK, Fethullah Gülen'in CIA ajanı olduğunu açık açık söylerken, sınav sorularını ele geçirdiğini, orduya, yargıya, polise, MİT'e sızdığını söylerken AKP ve muhafazakar kesim ne yapıyordu hatırlayın:

"Namaz kılanları ordudan atıyorlar pis Kemalistler!"

diyorlardı.

15 Temmuz'dan sonra o namaz kılanları (!) kendileri TSK'dan atmaya başladılar.

Peki,  "Atatürkçüler, laikler siz haklıymışsınız." dediler mi?

Hayır. Bizim haklı olduğumuzu kabul etmemek için "Kandırıldık" demeyi tercih ettiler. Bizim haklı olduğumuzu kabul ederlerse, haksız oldukları ortaya çıkacak.

Fethullah Gülen'i her yere yerleştiren ileride başlarına bela olacaklarını kestiremeyecek örgütlü cehaletti. Bundan ders çıkardılar mı? Hayır. Aynı örgütlü cehalet şimdi başka bir tarikatı her yere yerleştirecek. Gitti Fettoş, geldi Menzoş!  Menzoş da gider başkası gelir. Memlekette tarikattan bol ne var? Kendiler de "Kandırıldık" deyip sıyrıldılar. Hatta öyle yüzsüzler ki,  "Biz masum Pamuk Prenses'lerdik, kabahat chp'lilerde, Atatürkçüler de " diyorlar. Sanki biz Atatürkçüler evlerimize kara çarşaflıları doldurup, "Huuuuu! Allah! Hay Allah! Ay Allah!" diye zikir çekiyorduk. Öyle yüzsüzler ki, dinleri olduğu için ahlaka ihtiyaçları yok sanıyorlar. Namaz kıl, 30 gün oruç tut ama bu seni iyi bir insan yapmaya yetmemiş. Halbuki dinlerin amacı insanı iyi insan yapmak değil mi? Saygılı, hoşgörülü, kadir kıymet bilen, erdemli, dürüst, namuslu, kötülüğe göz yummayan, nankör olmayan.


ÜLKENİN DURUMU
ve ÖRGÜTLÜ CEHALET

Bir soru soracağım: Bir ülkenin durumunu nereden anlarız? Hangi kriteler bize bir ülke iyi mi yönetiliyor? Kötü mü yönetiliyor gösterir?

Terör (pkaka, ışid ve Fetö)
Ekonomi
Eğitim
İşsizlik
Demokrasi ve insan hakları
Kadın hakları ve çocuk hakları
Hayvan hakları
Suriyeliler sorunu
Huzur ve barış

gibi kriterlerden değil mi?  O zaman bakalım: Terör deseniz ayda 40 - 90 askeri ölen bir ülkeyiz. Açılım, 'akiller', Habur gibi rezaletler bizzat AKP'nin başımıza sardığı ve terörü azdıran kararları olduğu malum,  Fetö'yü başımıza saranın da AKP olduğu biliniyor, 3 milyon Suriyeli ülkeye dolduran yine AKP; sınırlar kevgir gibi, pkaka teröristleri yetmiyor gibi Gaziantep, Hatay ışid yuvası olmuş, işsizlik felaket durumda, ekonomi deseniz AKP'nin yandaşı bir avuç 'mutlu azınlık' dışında berbat, çok övündükleri sağlık sistemi bile kötü, paran varsa muayene oluyorsun, paran yoksa aylarca bekliyorsun, kadın cinayetleri binlerce kat artmış, çocuk tecavüzcüsü vakıflar korunuyor, hayvan hakları sıfır, belediyeler köpekleri zehirliyor, medyanın yarısı AKP yandaşı, gazeteler keza, yargı bağımsız değil, ordu hallaç pamuğu gibi atılmış, öğretmenler öyle, eğitim yazboz tahtası, sınavlarda hileler, şifreler yapılıyor, demokrasi deseniz adam açık açık "tek adam" olayım, 'padişah' gibi ülkeyi yöneteyim diyor, twit atana, facebook'ta filanı paylaşana dava açılıyor, 15 yıldır ülkede iyi giden bir şey yok,hele  huzur ve barış hiç yok, boşanmalar katbekat artmış, ekonomik krizden, borçtan, geçim sıkıntısından millet cinnet geçiriyor, gazeteler bebeğini köprüden atan, eşini doğruyanlarla, borç yüzünden intihar edenlerle dolu! ama hala insanlar "AKP harika." diyorsa

1) Ya AKP'den ballı ihale alan, AKP sayesinde bir bakanlıkta iş bulmuş, tuzu kuru olduğundan,

2) Atatürkçüler, laikler, başı açıklar başa gelmesin de ne olursa olsun, isterse savaş çıksın dediğinden ki, bu da örgütlü cehalettir. Bir insan ülkenin zararına olduğunu bildiği bir şeyi sırf kendi şahsi menfaat ve çıkarları, kendi şahsi duyguları için destekliyorsa sonuçta ülke çökünce kendi de o enkazın altında kalacağını bilmeyecek kadar cahildir.

3) Ülkenin durumunun o ülkeyi yönetenler yüzünden olduğunu bilmeyecek kadar cahil, okumamış, örgütlü cehalet kesimden olduğundandır.

4) Ülkenin durumunun iyi olmadığını bildiği halde, Stockholm Sendromü gibi günde 5 posta dayak yiyen ama kocasından ayrılmak, boşanmak istemeyen, buna korkan kadınların durumu gibi otoriteye ve zulmedenlere, baskıcı tiplere karşı çıkmaya korktuğundandır. Bu da bir tür cehalettir. 

5) Ülkenin durumunun iyi olmadığını bildiği halde, "Konformist" olduğundan, karşı çıkarsa dışlanmaktan korktuğundandır. "Konformist' ler her zaman duruma uyum sağlar, böylece daha iyi eş bulur. Kaynanası, kaynı el üstünde tutar. 'cici kız' rolü oynarsa, menfaatlerine zarar gelmez. Kendi mutlu olsun da, kendisi dışlanmasın da, kocası boşamasın, kaynanası homurdanmasın da, ülkeye ne olursa olsundur. Konformizm de bir tür cehalettir. Çünkü ülke çöktüğü zaman kocasının başına, kendisinin, çocuklarının başına ne geleceği belirsizdir, kaynanasının onu sevmesinin, sevmemesinin de hiçbir önemi kalmayacaktır. Çünkü belki kaynana da olmayacaktır ya da olsa da kendi derdinden gelini ile uğraşacak halde olmayacaktır. Belki hep birlikte bir 'mülteci teknesinde' azgın dalgalarla boğuşacak ya da bir 'mülteci kampında' 15 kişi aynı tuvaleti kullanarak yaşayacaklardır.

DUNNİNG-KRUGER ETKİSİ
ve ÖRGÜTLÜ CEHALET

NOBEL ödüllü iki psikologdan ismini alan bu durum bizim "cahil cesareti" dediğimiz şeydir. Şu anda belli bir partinin mensuplarında ve seçmenlerinde, yandaşlarında bolca bulunmaktadır.
Bu teoriye göre cahiller, cahil olduklarını bilmezler ama kendilerine çok güvenirler.

- Kendi niteliksizliklerini görmedikleri gibi (Tayyip Erdoğan'ın canlı yayında Abdulhamit'in idam edildiğini söylemesi, Akdeniz'e White Sea demesi,  yine canlı yayında 6 -7 Eylül olaylarını chp zamanında olduğunu söylemesi, diplomasını gösterememesi. Baleye 'seks', heykele 'ucube', arkeolojik eserlere 'çanak çömlek' diyecek kadar zır cahil oluşu.

- Nitelikli, okumuş insanların niteliklerini anlamaktan acizdirler. (Mesela 4000 kitap okumuş, 3 yabancı dil bilen, vatanı kurtarmış, kadınlara haklarını vermiş Mustafa  Kemal Atatürk'ü anlamazlar. Fazıl Say gibi dünyaca ünlü sanatçıları dava ederler! Aziz Nesin, Müjdat Gezen, Erol Evgin gibi sanatçıları sırf muhalif diye düşman olurlar.)

- Her şeyi en iyi kendilerinin bildiğini sanırlar. (Onlar namaz kılıyor, oruç tutuyor ya böylece her şeyi de en iyi onlar biliyor!);


- Bilgiyi, eğitimi, okumuşları aşağılarlar (yukarıdaki video ve bilğisayar başındaki genç karikatürü)

- Bugün ak dediğine, yarın kara derler (bu konuda en büyük ispat bir gün "Nato'nun ne işi var Libya'da deyip, ertesi gün Nato'nun Libya'ya hava bombardmanına kılıf bulan; Mavi Marmara konusunda çark eden, Fethullah'a toz kondurmazken, yolsuzluk ses kayıtları çıkınca onun terörist olduğunu söyleyen, pkaka ile görüşen şerefsizdir deyip,  sonra Fidan'ı Kandil'e de, İmralı'ya da ben gönderdim diyen, dün Ergenekon'un savcısıyım derken, bugün 'kandırıldık' diyen şahıs)





Örgütlü cehaletin ülkemizdeki sonuçlarından bir tanesi ve önemli olanlarından bir tanesi insanları 'dinle' kandırmaktır. Sonuç olarak bir kesim insan belli bir parti gelmeden önce Türklerin sanki dini yokmuş da, o parti gelince namaz kılmaya, oruç tutmaya gitmiş gibi düşünmektedir. Yine bu gruptaki insanlara göre belli bir parti başa gelirse din elden gidecektir.!  Aynı sebepten ne olursa olsun o partinin yaptığı yanlışlara göz yumulmakta ve bu kadar dindar olduğunu iddia edenlerin yaptıkları yanlış şeyleri (mesela Habur'u, Kürt açılımını, akilleri, bankaların logosundan T.C'nin kaldırılmasını, Andımız'ın kaldırılmasını) sorgulamamaktadırlar.  Sorgularlarsa hayallerinin yıkılmasından ve yanlış düşündüklerinin ortaya çıkmasından, laiklerin ve okumuş kesimin haklı çıkmasından korkarlar.

tayyip abdülhamid'in idam edildiğini sandı ile ilgili görsel sonucu


Ancak, ne derler bilirsiniz korkunun ecele faydası yoktur. Fethullah konusunda nasıl haklı çıktıysak, Tayyip Erdoğan konusunda da haklı çıkacağız. Tek sorun o zaman sizler ne yapacaksınız? İkinci bir Tayyip mi bulacaksınız? Hatanızı kabul mü edeceksiniz? Büyük ihtimalle ikinci bir Tayyip bulacaksınız. Bu kısır döngü böyle devam edecek.

Tek çözümü eğitim ve örgütlü cehaletin son bulması olacak.  kendinden başka herkesi kötüleyen (Atatürk kötü, ordu kötü, chp kötü, geziciler kötü, feministler kötü, laikler kötü, bir Tayyipgiller iyi! ), ailece sürekli 'mağdur'u oynayan (Sümeyye mağdur, Bilal mağdur, Emine mağdur, kendisi mağdur), ülke yönetecek tarih, siyaset, diplomasi bilgi ve yeteneğine sahip olmayan, sürekli 'kandırılan', deneye-yanıla ülke yöneten, (önce Rus uçağını düşür, sonra pişman ol özür dile, önce Mavi Marmara'yı destekle sonra 'bana mı sordunuz binerken?' diye davanı sat, her yaptığını inkar et, tam tersini yap, Suriye'ye düşmanlık için ışid'i ülkeye doldur, sonra ışid ile mücadele et! Fetö'ye her istediğini ver sonra Fetö ile mücadele et! Pkaka'ya açılım yap, sonra pkaka ile mücadele et! ve burada saymadığım bunun gibi pekçok basiretsizlik, ölümcül hatalar yapmak)  kişileri ülkenin başına getirmemeyi öğrendiğimiz zaman kurtulacağız. Bu da ancak eğitimle olur.

DOĞAN KUBAN'ın 
ANİ ÇÖKÜŞ KURAMI

Şu anda 90 yaşında olan,  mimar ve akademsiyen, araştırmacı, yazar Doğan Kuban bir toplumun nasıl çöktüğünü anlattığı bu iki paragrafı okuyunca, örgütlü cehaletin önemi daha iyi anlaşılacaktır sanıyorum:

“Cehaletin egemen olduğu toplumlarda, toplum mekanizmasının orasında burasında aksaklıklar baş gösterir ve sonunda tüm bu aksaklıklar biraraya gelerek toplumu birdenbire çökertir. Dışarıdan bakan bu çöküşün aniden ortaya çıkan sebeplerle olduğunu sanacaktır. Halbuki cehalet uzun zamandan beri toplumu içinden kemirerek dayandığı payandaları yok etmektedir. Bu süreç kritik bir noktaya ulaşınca toplum küt diye çöker...”
* * *
Peki bir toplumda cehalet nasıl egemen hale gelir? Bilime, çağdaşlığa sırtınızı dönerseniz... Devlet kadrolarına hakeden ve layık olanı değil eş dost akrabayı atarsanız... Üniversiteyi çökertirseniz... Demokrasiyi, tartışma kültürünü, eleştiriyi, özgür düşünceyi öldürürseniz... Parayı bütün değerlerin üzerine çıkartırsanız... Çalışmayı, emeği, bilgiyi, kültürü değer olmaktan çıkartırsanız... Çökertirsiniz.


Sonuç: Apartman kapısı önünde çekirdek çıtlayan dedikoducu insanların örgütlü cehaletine kurban gidiyoruz hepimiz.




Faydalanılan kaynaklar:

1) Paul Thagard'ın  "Motivated Ignorance" -  Motive Edilmiş Cehalet 
Kendisi Waterloo Üniversitesi'nde felsefe ve bilişsel bilim hocası. Beyin ve Hayatın Amacı isimli iki kitabı var.

Motivated Ignorance



2) Susan L. Smalley

bilinçli cehalet


3) 2) Dunning-Kruger etkisi


"Dünyanın en tehlikeli hali cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir" Goethe.

"Cahiller, bilgi sahibi olanlardan daha çok özgüvene sahiptir."  Charles Darwin

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendilerinden emin olmasıdır."

Bertrand Russel 

41 yorum:

  1. hangi birine cevap versem bilemedim; ama videoyu ilk kez görüyorum şok oldum.konuşmaktan yoruldum aslında biliyor musun, kendimizi ifade etmeye çalışmaktan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu gereği uzun yazı oldu aslında kısa yazmak istiyorum ama bazen olmuyor:( evet insan yoruluyor gerçekten de.

      Sil
  2. O konuşmayı gününde TV'de izlemiştim. Son yıllarda eğitimin içler acısı halinin bir özeti gibiydi. Sunucu konuşmayı çok güzel yönlendirdi.
    Çok yönlü bir konuyu farklı yönleriyle ne güzel toparlamışsın sevgili Müjde. Çok emekli bir yazı olmuş.
    Selam-sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim sevgili Makbule, teşekkürler, toparlamaya çalıştım ama uzun oldu biraz. Benden de selamlar, sevgiler.

      Sil
  3. Müjdeciğim eline emeğine sağlık canım. Yine çok muhteşem bir çalışma yapmışsın. Keşke birileri anlayabilse, keşke hatasından dönebilse, keşke kafasına dank edebilse... Ama maalesef cahil kesim dediğim dedikçi, ben doğruyumda ısrar ettikçe yapacak bir şey kalmıyor. O profösör ünvanı almış aklı kıt adama söylemek istiyorum, sen neden okudun? diye sorarlar adama... Valla çok sinirliyim Müjdecim. Hele bu gün çıkardıkları şu tecavüzcüsüyle evlenene af getirilmesi yasası. İnan gurur duyduğum ülkemle Milletimden utanır oldum...:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de sağol Hanife'ciğim. Beğenmene sevindim. Maalesef bunlar yapılanları görmek istemiyorlar, motive edilmiş cehaletten. Görürlerse mutsuz olacaklar ve hayalleri yıkılacak. Bunların aklı ne zaman başına geliyor biliyor musun? Kendilerine ucu dokununca. Fetö'de öyle oldu. Tecavüzcü affı da elbet birine dokunur. Hepsinin kızı, kız yeğeni, kız kardeşi var. Bir sürü kız akrabaları var. Bir tanesinin başına gelince ancak anlarlar. Valla ben de bu ülkede yaşamaktan utanıyorum:(

      Sil
  4. Yani Müjde'ciğim, milletvekili, ya da köşe yazarı olacak hanımmışsın sen. Sindire sindire ama sinirden titreyerek okudum.Seyrettim, dinledim. Cahilin ferasetine güvenmek. Şaşkınım. Kızgınım.Gerçekten çok üzgünüm.
    İki dudak arasından çıkan emirlerle hepimiz her gün bir çok şoklar yaşıyoruz. Bir egonun kurbanları olduk olacağız. Dünyadaki konumumuza kadar verdiği kötü imaj ve zararlardan tut, her gün yapılan, bir çok yuvayı allak bullak eden uygulamalar, sürekli suçlu arama alışkanlığı tutku haline geldi. Cehaletin, gafletin başarı sözüne ters düşen sonuç almaları ve artık şaşıramadığımız bir gidişattayız ve o kadar büyük bir kitleyle dalga geçilip, özgürlükleriyle
    tehdit edilerek susturuluyor ki, ben buna kaderimiz diyemiyorum. Muhalefet çok kaypaktı, zayıftı. Onların göreviydi olanları frenlemek. O cahil, dini oyuncak eden, Allah'ı tekelinde hisseden güruh, mantar gibi çoğaldı. Sanki sürüklenerek götürüldüğümüz bir filmi seyreder gibiyiz. Dilerim bir mucize olur, zira edecek dua bulamıyorum artık. Emeğine sağlık. Vatanını layıkıyla seven insan. Seninle gurur duydum inan. Sevgilerimle canım :) Sonumuz hayrolsun :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece'ciğim estağfurullah, teveccüh göstermişsin sağolasın. Sadece kendi kişisel gözlemlerimi, hepimizin bildiği gazetede okuduğu, tvde izlediği şeylerle birleştirdim. Var ya aslında cehalet derken rahmetli annem ortaokulda 1. Dünya savaşı yılları hastalanıp okulu bırakmıştı dolayısıyla ilkokul mezunuydu ama bu güya okumuş cahillere göre çağdaş, cumhuriyet kadınıydı. Rahmetli anneannemin okuması yazması yoktu ama Atatürk'ü severdi. Yani bunlar bir tuhaflar. :( İnşallah o dediğin mucize olur, mahçup ettin güzel iltifatlarına sağol canım. Aminnnn.
      Sevgilerimle.

      Sil
  5. Yok anacığım bunlar iyice zıvanadan çıktı. Çıkarları için bu kadar iğrençleşemezler diyorsun, ertesi gün daha beteri geliyor. Artık nasıl çözülür bu kördüğüm hiçbir fikrim yok.

    Dediğin gibi bu kafada olanlar anca 15 temmuzdaki gibi gerçeğin farkına varacaklar. O zamana kadar iş işten geçmiş olmasın diyeceğim ama geçmesine az kaldı sanki 😔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten zıvanadan çıktılar ama kendilerinin başına bir şey gelmeden gerçeğin farkına varmayacaklar. Umarım dediğin gibi iş işten geçmez. :(

      Sil
  6. "Intikam" alındığı doğru.
    Sağ duyulu insanlarimiz azalmış. .. kutuplasmanin işleri duzeltmeyecegini bilmeleri gerekirdi. Biliyorlardi da galiba. Kısacası durumumuz vahim. Hele cahillerin cahillikleriyle ovundukleri tespitin beni sarstı! Bu çok önemli. ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma maalesef öyle. Artık bizim devrimiz diyorlar, kendilerine benzerler ülkeyi yönetiyor ya, artık ülke bizim, her yerde bizim borumuz ötüyor, siz kimsiniz yeaaa? Tavrındalar. Ama cahillerin yönettiği ülkelerin durumu ortada haberleri yok:( uçuruma doğru kahkaha atarak gidiyorlar. Ülke batınca o enkazın altında onlar da kalacaklar.

      Sil
  7. Yine belgesel niteliğinde bir yazı olmuş. Bilgi ve belge kaynaklı. Bunları bile bile hala akımızla oynanmasına izin veriyoruz. Herşey apaçık ortadayken, AKP'yi savunan, oy veren, istikrardı, ottu boktu diye gerekçe sunan; her kim olursa olsun, ülkenin şu an içinde bulunduğu durumdan, tacizden, tecavüzden, çocuk istismarından, katliamdan, her türlü haksızlık ve yolsuzluklardan en az AKP kadar sorumludur. Siyasetleride, dinleride insanlık düşmanı bunların.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Berfin'ciğim, belgelerle kanıtlasam da cahilleri kanıtlarla da ikna edemiyoruz. Bir alime bir kanıt göster ikna olur, bir aptala 40 kanıt göster yine ikna olmazmış:( Yorumuna kesinlikle katılıyorum, kesinlikle sorumlular. Bunlar sayesinde memleketin ateist, deist nüfusunda patlama yaşanıyor.

      Sil
  8. Ellerine sağlık Müjde'm, paylaştım dayanamadım.(sana bir sıkıntı olmasın diye çogu zaman paylaşamıyorum yazılarını burası evin istediğini yaparsın :))
    Bu yazı okunmalı okutulmalı diye düşündüğüm bir yayın olmuş.
    Bu gün ki olayları hala ''hükümet yetkilileri çıktı gerekli açıklamayı yaptı bu insanlar niye anlamıyorlar hala aklım almıyor '' diyen at gözlüklülere denk geldim iyi mi.............. çocuğuna dokunulunca anlayacak herhalde durumun ciddiyetini:((
    eskiler de bir laf vardı nato mermer nato kafa diye herhalde bunlar gibilere söyleniyordu.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek aşkolsun benim için hiçbir sıkıntı olmaz, tam tersine teşekkür ederim, gurur duyarım. :) istediğin yazımı da rahatlıkla paylaşabilirsin. :)
      Evet bence de başlarına bir bela gelmeden, ucu kendilerine dokunmadan anlamıyorlar. Nato kafa Nato mermer haklısın.

      Sil
  9. Yaz dostum yaz sayfalarca satırlar dolusu yaz ama bitmezzzz bunlar ne yiyip ne içiyorlar arkadaşım bedenlerinin üzerindekini kafa içindekini beyin mi zannediyorlar😡bugün ben bende değilim tecavüz meşrulaştırılma yönündeki algıdan dolayı üff yazacaklarımı saçmalayacağım nerdeyse ya sabır.El vicdan arkadaş el insaf 15 senedir ettiniz ülkenin içine bu kadar cahillik yeter yahuu aklımızla oynanıyor yuhhh artık yuhhhh ben dellendim haberiniz ola😠😠😠

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar yazsam da görmek, anlamak istemedikleri için faydası olmuyor ona yanıyorum Aysel'ciğim. Ekşi Sözlük'te o tecavüz yasası hakkında öyle yorumlar yazmışlar ki, yani benim 40 yıl düşünsem aklıma gelmez bu kadar mı haddini bildirirler adama hepsini sayfa sayfa okudum. Okusalar da utansalar keşke. Hele bir tanesi aynen şöyle yazmıştı: "Bunların dinden anladıkları: 1) Kimleri sik...biliriz? 2) Orucu neler bozar? kim yazdıysa şu an unuttum ama şimdi ona dine hakaret ediyoruz diyecekler adam bunların halini yazmış din deyince uçkurdan başka şey akıllarına gelmiyor analarının dizi tahrik eder mi? Küçük kızlar evde açık saçık dolaşmasınlar, 3 yaşında çocukla dini nikah kıyılır...bir tane türbanlı karı vardı Sibel Üresin diye 4 kadınla evlenmek yasallaşsın diyordu hatırla..alayı SAPIK bunların....

      Sil
  10. Emeğine sağlık Müjdem sinirimden yazmayı unutmuşum tokat gibi gerçekleri yüzlerine vuracak satırlar videolar örnekler vermişin ama kim göre kim okuya😡

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de sağol Aysel'ciğim çok teşekkürler:)

      Sil
  11. Tam ben yazacakken, baktim yukarda bir arkadas yazmis bile. Diyecektim ki, sen aslinda gazeteci olmaliymissin be Müjde'cim. Bu nasil yerinde analizler, nasil bir emektir. SAGOLASIN!

    Sezer'in bloguna, o bahsettigin yazinin altina da yazmistim az evvel ayni seyleri(henüz onaylanmadi).
    Bu durumlar beni cok korkutuyor ve cok ürkütüyor. Ic savaslar iste böyle böyle basliyor hep.. Cok huzursuzum. Bizi bu durumlara getirenlere lanet olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah Ayşe'ciğim teveccüh göstermişsin sen de sağol. :)
      Var ya eğer gazeteci olsaydım ikidebir dava açarlardı yazılarıma iyi ki olmamışım:))))kıytırık blog kaç kişi okuyor diye gelmiyorlar kapıma:)))

      Haklısın iç savaşlar böyle böyle başlar, dün gazetede gözüme ilişti adamın biri AKRABASINI Feto'cu diye ihbar etmiş. Layıklarını bulsunlar,

      Sil
  12. Okumuş insanın bu kadar hor görülmeye çalışıldığı bir yer daha yoktur herhalde Müjde. Zaten bundan sonra okuyamasınlar diye de ellerinden geleni yapıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle yoktur Handan, olamaz da, 1920'li yıllarda Atatürk'ün eşinin eğitimini okumuştum da ağzım açık kalmıştı. O yıllarda Avrupa'da, ABD'de bile parmakla gösterilen kadın okuyup yazarken, üç dil öğrenmiş, genç yaşında tüm Avrupa'yı dolaşmış korkmamış, Sorbonne gibi prestijli bir üniversiteyi bitirmiş, Londra'da İngilizce tahsil etmiş, piyano çalıyor, ata biniyor. (fotoğraflarından gördüm) yani öyle devam etseydik, bu ülkenin kadınları onu örnek alsaydı şimdi apt. önlerinde oturup çekirdek çıtlayıp dedikodu yapmak yerine kimi doktor, kimi öğretmen, kimi maden mühendisi olmuştu. Bu halde de olmazdık.

      Sil
  13. Bu kadar güzel,detaylı anlatmak,yazmak,araştırmak ve bilgilerini aktarmak,birikimlerini paylaşmak ancak senin gibi değerli,Eğitim ordusunun bir neferine yakışır.
    Ahh Müjde'cimm o çocuk ne yazık,senin gibi bir vatanseverden öğrenmesi gerekli asıl insan olmayı gerçekten öğrenememiş geçmiş olsun ona.
    ama ülkemiz biz son nefesimizi verene kadar,eğitimli-aydın-gerçeklerle yüzleşerek yobaz insanlara bu bayrağı teslim etmeyeceğiz elimAllah,denize atılan,deniz yıldızları gibi,azda olsa,bu ülkeye çok şükür çocuk bizlerde yetiştirdik.
    O çocukların yolu açık ve kötülüklerden uzak olsun.
    Sevgiler canım;Allah yardımcımız olsun;Bazen dualardan başka care kalmayan anlarda oluyor,şimdiki zaman gibi!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merih'ciğim nazik sözlerin için çok teşekkürler, sağolasın. Elimden geldiğince okuyorum ve dediğin gibi okuduğumu paylaşıyorum ki, belki bunlara oy veren bir kişinin aklına bir şeyler gelir. Yani bir anda mucize misali değişmese de en azından düşünmeye sevkedebilir. Yoksa Martin Eden romanından hiç unutmadığım bir cümle vardır, bu kesimi alıp, tutup yıldızların arasına fırlatsak faydasız:( ufukları genişlemez:( Senin de yüreğine sağlık canım o yetiştirdiğin deniz yıldızları da kendi gibi deniz yıldızları yetiştirecekler. Aminnnn...
      Sevgilerimle.

      Sil
  14. Sevgili Müjde yazını okudum tekrar dönüp bir daha okudum..Rahmetlik Annem ve Babam eğitime önem veren biriydi biz 6 kardeşiz hepimiz yüksek öğrenim gördük ama ilk okul mezunu Anacığımın tırnağı olamadık..evlendikten yıllar sonra Annem ve Babamın ne kadar çok öğrencinin eğitimine katkıda bulunduklarını öğrendim hiç birimizin haberi bile olmadı..Annem önce kızlar okumalı eğitilmeli derdi ve bu günkü geldiğimiz duruma bakıyorumda nerden nereye ..sevgi ve dostlukla..İzmirden selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A! Bilge'ciğim hoşgeldin öncelikle, sen nerelerdeydin çok özledim. Hemen bloğunu takibe aldım tekrar (tekrar diyorum niye listemden çıkmışsın anlamadım neyse bir ara blogger'da bir gariplik olmuştu bir sürü takipçi eksilmişti o olabilir)

      Maşallah 6 kardeş dile kolay. Ama öyledir, inanırım annelerimiz, babalarımız gibi olabilsek keşke. Ben yukarıda sevgili Ece'ye de dedim rahmetli anneannemin okuması yazması yoktu ama Atatürk'ü severdi, cumhuriyet nesli bir başkaydı, üniversite bitirmeseler okuma yazma bilmeseler dahi onlar altın nesildi. Haklısın arkadaşım. Ben de buz gibi soğuk Ankara'dan sıcacık selamlar, sevgiler gönderiyorum.

      Sil
  15. napcaz Müjde?
    Bugün tüm arkadaşlarım Kadıköy'de sokaklardaydılar hem de çocukları ile
    Napcaz Müjde
    VAzgeçmek yok
    ama da darlandım artık
    Napcaz :*(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bilmiyorum Kadriye?:( Bunlar örgütlü cehalet işte. Biz de örgütlenmeliyiz. İyi yapmışsınız, sokağa dökülmek şart Ankara'da bir şey görmedim. Bugün kedime kum almaya gittim öğlen, tam da Kızılay'dan geçiyorum ama hiçbir hareket yoktu:( vazgeçmek yok arkadaşım. Ben diyorum ki, Anıtkabir'e nasıl milyon kişi gidiyor şu ucube sarayın önüne niye gitmiyor o milyon kişi?

      Sil
  16. Gözlerime duyduklarıma inanamadım.Okuyan gördükçe afakanlar basıyormuş beyefendiyi.Eğitimli birisi nasıl bu yorumu yapar?Sunucu bile ilk duyunca şok oldu.Güdülecek,kafası basmayan insan istiyorlar sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan inanamıyor değil mi? Evet, haklısın. Güdülecek, kafası basmayan insan istiyorlar. E, okuyan insan öyle olmaz. Zaten kendi de diyor ya ben çobanınızım diye. Çoban ne yapar? Koyunları güder:)) Şükür bizim çobanımız değil, biz de koyunları değiliz. Kendi seçmenine hitap ediyor.

      Sil
  17. Cehalet kötülerin elindeki en iyi silah...
    Videodaki rektörü de hayretle izledim. Bunca yıl okuyup rektör olmuş... Onu kendi silahıyla vurmalı aslında. Oradaki spiker "Kardeşim en çok okumuşsun ve çok okuyanların kafası bulanık diyorsun ya seninde kafan fena bulanmış" deyip adamı istiya çağırsaymış diye geçirdim içimden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Zülal'ciğim, o sunucu niye senin dediğin gibi "Madem bu kadar okumuş düşmanısın, sen niye okudun?" diyemedi. Böylelerinin sunuculuktan atmak lazım ki, aklı başına gelsin. Doğru soru sormasını bilmeyen ekranda sunucuyum diye hava atıp, astronomik maaşlar alıyor.

      Sil
  18. Nereden tutacağımızı bilemez olduk artık.Sanırım bu dramın içinde, alkışçılar tarafından delirtilmeye çalışıyoruz.
    Eskiden okumuş kişiye hayranlık duyulurdu.Güzel kalpli insanlarımız neye dönüştüler aklım almıyor artık hiçbir şeyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep menfaatçiler o alkışlayanlar, bir de okuması yazması olmayan çok yaşlı, orta yaşlı ev kadınları filan. Ben kulağımla duydum oturduğum semtte. Varoştan bozma bir mahalle burası, param ancak buraya yetti vakti zamanında. Sokaklarda düğün filan yapıyorlar. Bir gün yine böyle sokakta nişan mı ne yapılıyor, seçimler de yapılacaktı çok yakın bir tarihte. Laf lafı açtı kocakarılarla yanyana oturuyoruz sokakta, işte millet göbek atıyor filan, bir kocakarı aynen "Kızım bunlarda PARA ÇOK, herkes o yüzden onlara oy atıyor" demişti. Yani para kimdeyse ona yamanıyorlar. İyi de o para devletin parası hiç düşünmüyorlar. Ve maalesef okumuşlardan nefret etmelerinin sonu kendilerine dokunacak ülkeyi bu örgütlü cahiller mahvedecek.

      Sil
  19. Son günlerde baş ağrısı ve mide ağrısı çekiyorum haber okumuyor fazla takip etmiyorum olaylari..video daki şahıs a inanamadim..emegine sağlık Mujdecim onca arastirip paylasmissin..bahsettiğin kaynak kitapları kütüphaneden alıp okumam lazım..sevgilerimi biraktim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun Emel'ciğim, ah o baş ağrısı denen illet felaket bir şey:((insan inanamıyor okumuşları kandıramamaktan ne kadar şikayetçiler:))sen de sağol canım, sevgilerimle.
      Not: Başağırısı soğuk severmiş diye okudum, e sen de Kanada'dasın o yüzden başını sıcak tut, ben uyurken bile başım ağrıyacaksa yün bere ile uyuyorum...

      Sil
  20. Bu kadar emeğine seni ayakta alkışlıyorum Müjdecim. İnsan nasıl bu kadar kör ve bu kadar zavallı olabilir. Düşünen değil yönetilen beyinlere ihtiyaçları var çünkü. Çıldırmamak elde değil. Bazı bilim kurgu filmlerin de izleriz hani bir virüs ile başlar her şey ve bütün insanlık tehlikededir. Sanki aynı o filmin içindeymişiz gibi beyinleri virüs kaplanmış ve gittikçe çoğalan bir topluluk var ortada. Kesinlikle düşünmeyen insanlar topluluğu. Saray buluşmalarında gördüğümüz o devasa salonlardaki şuursuz kalabalık bana sadece Nazi Almanyasını hatırlatıyor. Sübliminal mesajlarla insanlar düşünemez hale getiriliyorlar. Çocuklarımızın geleceğinden endişe duyuyorum. Kalemine, emeğine sağlık canım benim sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah Zehra'cığım teveccüh göstermişsin, ben sadece biraz gözlemlerimi, biraz da başka kaynaklardan öğrendiklerimi bir araya getirdim.
      Hah aynen bilim kurgu filmindeki virüsler gibi, öyle olmuşuz, hatta işin kötüsü Fransız halkı da böyle olmuş dün Odatv sitesinde bir haber okudum yani gerçek olmasaydı keşke kahroldum, metroda herkesin gözü önünde bir kadına tecavüz etmiş manyağın biri ve oradaki kimse SES çıkarmamış. Artık nasıl bir korku var herkeste!!! Bana da tıpkı o Nazi'li filmleri hatırlatıyor, hani herkesi kamyonlara toplayıp kamplara götürmeleri, dediğin şaşaalı saraylarında şeytani planlar yapan insanlar. Herkesi tutuklamalar, herkesi yaftalamalar. Bir de tıpkı Hitler gibi başka cephelerde de savaştırıyor askerimizi. Suriye'deyiz ne işimiz varsa? Sen de sağol canım. Sevgilerimle..

      Sil