4 Mayıs 2017 Perşembe

KÖTÜLÜĞÜN KANIKSANMASI :(

Bu akşam Netflix'te bir belgesele başladım. İlk bölümünü bitirdim. Ama diğer bölümleri izlemeye cesaret eder miyim bilemiyorum. Çünkü belgeselin adı Austchwitz. :(
Zaman zaman o yıllarda bu ölüm kamplarında görevli olan eski SS'lerle ve kamptan kurtulabilmiş esirlerle röportaj yapıyorlardı.



netflix auschwitz ile ilgili görsel sonucu
2005 yapımı belgeselden
bir sahne...


Çok yaşlı bir Nazi askerine "O insanları kurşuna dizerken ne düşündünüz?" diye sordular.

Ve adam  "Hiçbir şey". diye cevap verdi.

Çünkü Yahudilerden nefret ederek büyütülmüş. Bir başkasına bu kadar korkunç olaylar yaşanırken, tanık olurken ne hissettiğini sordular ve

"Hiçbir şey. Duyarsızlaşıyorsunuz."

dedi.


netflix auschwitz ile ilgili görsel sonucu
93 yaşındaki eski Nazi,
Austchwitz ölüm kampında nöbetçiymiş.


Bir ülkenin insanlarına yapılacak en büyük kötülük budur herhalde. O insanları kötülükler karşısında duyarsızlaştırmak. Demek, insanlar sürekli kötülük görünce, kötülük kanıksanıyor:( insanlar duyarsızlaşıyorlar, hissizleşiyorlar. Duyarsızlaşma o boyutta ki:

 SS subayı, gündüz kampta yüzlerce kişiyi öldürüyor ve akşam evine gidip, sarışın sevimli çocukları, karısıyla, şömineli, sıcacık odada mutlu bir aile babası oluyordu. İkisi de aynı kişi.

Şimdi düşündüm bizde de AKP'liler ve destekçileri tamamen hissizleşmemiş mi?
Hani yazmıştım ya, evime iki kız geldi, fişlemek için. Sorular sordular. O kızlar da 50  yıl geçip, yaşlanınca onlara da

"O zaman insanları fişlerken neler hissettiniz?" diye sorunca

"Hiçbir şey. Görevimizi yapıyorduk. Bize laikleri fişleyin dediler. Laiklerden nefret ediyorduk" mu diyecekler acaba?

Bu ülkede Türk ordusunun şerefli, suçsuz komutanları 'darbeci' denerek Silivri'ye, Hasdal'a kondu. Laik, Atatürkçü kesim dışında, AKP'liler ve ona oy verenler  sessiz kaldı. Duyarsızlaştı. Hatta "Oh ne iyi oluyor" dediler. "Balyoz kadınları hep sarışın" diyerek dalga geçenler oldu. Kötülüğü, zulmü kanıksadılar. Duyarsızlaştılar. Sonradan 'Balyoz' çökünce, Erdoğan "Kandırıldık" deyince acaba ne hissettiler? Bir şey hissettiler mi? Çünkü intihar edenler oldu, ölenler oldu. Hatta Murat albayın ölüm yıldönümü 1 mayıs'dı. :(

Sınav sonuçları peşkeş çekildi, ülkenin ve cumhuriyetin kurucusunun Ankara halkı yeşillik görsün, piknik yapsın, nefes alsın diye yaptığı Atatürk Orman Çiftliği'nin ağaçları kesildi, 'mühürsüz' oylar 'geçersiz' oylar 'geçerli' sayıldı, gözümüze baka baka hile yapıldı, 'hayır' diyenler teröristtir dendi, 'hayır' diyenlerin karıları, kızları 'evet' çilere helaldir dendi.

Ne oldu? Bizler ülkenin en azından yarısı tepki gösterdik ama bunları (akp'lileri) destekleyenler tepki gösterdi mi? Göstermedi. Duyarsızlaştılar, hissizleştiler. Demek neymiş? Önemli olan haksızlığa, zulme karşı duyarsızlaşmamakmış.


"Önce Yahudiler için geldiler
Sesimi çıkarmadım çünkü Yahudi değildim
Sonra Komünistler için geldiler
Sesimi çıkarmadım çünkü Komünist değildim
Sonra sendikacılar için geldiler
Sesimi çıkarmadım çünkü sendikacı değildim
Sonra benim için geldiler
Ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı"



2. Dünya Savaşı'nda rahip Martin Niemöller'in ünlü yazısı. Rahip belirtmemiş ama sadece Yahudiler, Komünistler, sendikacılar değil, çingeneler, eşcinseller, muhalif olan herkes
için de geldiler. Rahip, önceleri Nazi'leri desteklerken sonradan muhalif olunca kendisi de tutuklanarak, ölüm kamplarına gönderilmişti. 

33 yorum:

  1. Bu ülke bu günleri kendi doğurdu maalesef

    YanıtlaSil
  2. Sistematik duyarsızlaştırma deniyor psikolojide.Bir süre sonra normal olarak algılıyor kişi normal olmayan şeyleri...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzına sağlık Yurdagül'cüğüm, normal olmayan şeyleri normal olarak algılamak. Bu çok kötü bir alışkanlık. Bir ülkenin mahvına sebep olacaklar.

      Sil
  3. Belgesele bakacağım :))
    Hissizleşmek, kötülüğü kötülük olarak görmemek, gözlerini kapamak... maalesef ki ülkemizde sıradan olaylar haline geldi :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi ve emek verilmiş bir belgesel.
      Evet haklısın canım, bak mesela sayfamın sağ tarafında vatandaşın tekmelenmesi, onun altında Barzani ile hahaha-hihihi kankilik, daha neler oldu ama toplumun yarısı tepki gösteriyor, yarısı duyarsız. :(

      Sil
  4. Ben de dün Shindler'in Listesi'ni izlerken aynı şeyleri düşünüyordum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm Alman halkı, o kampların yakınında oturan köylerde yaşayanlar, gaz fabrikasında çalışıp kamplara sürekli Siklon B gazı yollayanlar hepsi ne olup bittiğinin farkındaymış ama hissizleşmiş, duyarsızlaşmışlar. :(

      15 yılın sonunda ülkenin yarısını yarısına düşman ettiler, yarısı yarısından nefret ediyor, aynı şeyleri başımıza getirseler inan o yarısı aynı Alman halkı gibi hissizleşecek (arada tek, tük insanlığını kaybetmemişler olacak) ve hatta sevinecek. :(

      Sil
  5. "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" sendromu :)) maalesef rahata alışmış halkımızda bu sendromu görebiliyoruz.. kötülüklere sessiz kalmanın ve duyarsızlaşmanın nedeni bu herhalde..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef öyle, ama gün gelir o yılan onları da sokar, bak mesela "Balyoz eşleri" diye eşlerini desteklemeye gelen kadınlarla alay etmek için icat etmişti bu Fethullahçılardan bir köşe yazarı mı, işte AKP yandaşı bir kadın (ismi aklımda değil)

      Gün geldi şimdi kendisi Fetöcülükten içeri atıldı. "Balyoz davası sanıklarının eşleri üzerlerine eşlerinin isimlerinin yazılı olduğu tişört giysinler, hepsi sarışın karıştırıyoruz hahaha hihihih hohoho..."

      Şu cümle, şu güya espri bile ne kadar ahlaksızca...ulan insan beş kişinin katili birinin annesiyle veya kızıyla veya eşiyle bile o şekilde alay edemez. İnsansa alay edemez yani. Kaldı ki, tüm davanın kumpas olduğu ortaya çıktı. Yeminle ben bunu çok sonradan okudum ve kusasım geldi.

      Sil
  6. bu arada söylemeyi unutmuşum..sitenizin "takipçiler" widgetinde benim profilimi pek göremedim..baktım baktım ama
    bulamadım..halbuki sizi "takip ediyor" gözüküyorum..yazılarınız benim "okuma listeme" düşüyor..bu da sizi takip ettiğim anlamına geliyor..yani yanlış anlamayın diye söledim bunu,widgette profilim olmadığı için sizi "takip etmiyorum" gibi anlayabilirsiniz diye..

    benim profilimi "takipçilerim" widgenizde siz ve diğer arkadaşlar görebiliyor mu acaba yoksa bizim pc,de mi sorun var,pek anlamadım..öyleyse düzelteyim diyodum..ama sizi "takip ediyor" gözüküyorum..bi sorun olmaz umarım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa...için rahat etsin kesinlikle listemdesin zaten olmasan yazdığın her yeni yazı okuma listeme düşmez. Muntazaman yazdığın yeni yazılarını blog akışında görüyorum.
      Yok asla öyle bir şey düşünmem zaten arkadaşlarımın profillerinde kendimi aramak aklıma gelmez hiç, bana muntazam yorum yapanlar (biri de sensin)zaten beni takip ediyorlar ki, yazılarımı görüyorlar diye düşünüyorum.

      Kontrol da ettim, okuma listesinde "yazar yıldırım" olarak görülüyorsun ama takipçilerimi henüz kontrol edemedim 400 isim var bakarım orada olup olmadığını bilmiyorum ama herhalde varsındır. Bakıp sana yazarım.

      Sil
  7. Alıştırılmak hani çok bilindik bir örnek vardır. Kurbağa ve kaynar su deneyi. Toplumlarda yavaş yavaş olan bitene alışıyor ablacığım. O tepkiyi elimiz ilk yandığında vermeli aslında. Bir ara patlayan bombalara bile alışmıştı insanlar. Bakıyordum buralarda makyaj malzemesi tanıtanlar oluyordu. Matem tutmuyorsan, saygı göster. Ben her zaman tavır koymaktan, umut taşımaktan, hatırlamaktan yanayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Burcu'm haklısın, ben de vaktiyle, dini bayramları kutladığımız gibi ulusal bayramlarda da iki satırla kutlayalım, bombalama vs. olunca o gün en azından işte en azından hiçbir şey olmamış gibi davranmayalım. Ama ne bileyim yapmıyorlar...:(

      Sil
  8. evet kötülüğü kanıksıyorlar bence de.. ama bu da tamamen vicdansızlıklarından kaynaklanıyor.. ben nazi zulmünü konu alan film ve belgesel izleyemiyorum en son shindler's list'i izlemiştim mesela .. pianist'i falan hiç izleyemedim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimi insan korkusundan duyarsızlaşıyor, kimi maddi sebeplerden, kimi cüzdanı vicdanının yerini aldığından, Piyanist'i tavsiye ederim. O da çok güzel. Televizyonda izlemiştim ikisini de...

      Sil
  9. Sistematik duyarsızlaştırma çok iyi bir tanım olmuş bence de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kesinlikle çok iyi bir tanım.

      Sil
  10. Müjde Hanım, yazılarınızı hep okuyorum.
    Dönüp tekrar tekrar okuduklarım oluyor, kimi resimleri atlıyorum, kimi resimlere uzun uzun bakıyorum. "Ne olduk böyle, ne olacağız" diyorum.
    Ama hiçbir şey yazamıyorum...
    Yazmaya başlıyorum, olmuyor, siliyorum.
    Yazmayınca canım sıkılıyor, çünkü sadece bu şekilde tepki verebiliyorken, onu da yapamamış oluyorum.

    Birileri senaryoyu yazmış, aktörler aktrisler güzelce oynuyor, biz figüranlar endişeli gözlerle sağa sola bakınıyoruz.
    Çok üzülüyorum, çok korkuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum, sadık okurlarımdansınız, (ben de sizinkileri mutlaka okuyorum)bunun için çok teşekkür ediyorum.:)

      Yugoslavya, Suriye örneği önümüzdeyken aklı başında, normal her insanın korkması doğal. Zaten o yüzden parası, pulu olanlar çoktan ülkeyi terketmiş. İngiltere, ABD'ye veya başka ülkelere kaçmışlar. En ilginci de bu kötülüğü kanıksayanların kendilerini
      "DİNDAR- İNANAN- MÜSLÜMAN- İSLAMCI"
      olarak lanse etmeleri.

      Sil
  11. İnsanların bu kadar değişime uğraması, adeta duyguların köreltilmesi, hissizleştirilmesi...
    Aklın, insanlığın dumura uğraması...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle, savaşlarda da rahmetli annem anlatırdı insanlar duyarsızlaşırmış:( su yok, bir dilim ekmek yok, herkes can derdinde. Ülkenin hali de savaş durumuna döndü. Herkes kendini düşünüyor.

      Sil
    2. Rahmetli annem derken, anneannemin tanık olduklarını anlatırdı.

      Sil
  12. Kanıksadık ki çoktaannn..
    Muhalefet ne demek ?.Eleştirmek ne demek ? Hele sorgulamak sakın.Salak yerine koyulduk çoktan.

    Emeğine sağlık arkadaşım,dünyanın çirkin geçmişlerinden hatırlatmaları araştırıp derlemişssin yine,empati kuranlara aşk olsun.
    Acaba ne olacak ülkemizin sonu.? bekleyip görebilecek akıl sağlığımız kalacak mı ? Dersin.
    Sevgiyle kuzum,sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin de yorumuna sağlık Merih'im, o çirkin geçmişi izlerken hep bugünün Türkiye'si aklıma geldi, çok acı ama o kadar benziyoruz ki Nazi Almanya'sının yavaş yavaş çivisinin çıktığı o döneme. Aynı şeyler, aynı kutuplaşma, aynı nefret, aynı 'yandaş mahallelerin birbirine düşmesi' (bilirsin Hitler'e de suikast düzenlemişlerdi), kendi içlerinde bile birbirlerine güvenmemeleri her an herkesin sırtından bıçaklanma korkusuyla iyice paranoyaklaşıp, korkmaları, korktukça daha zalimleşmeleri..her şeyin çığırından çıkması. Valla pek hayırlı bir son olacağını sanmıyorum canım, sevgilerimle.

      Sil
  13. Ayni bunlari ben de kac kez düsündüm biliyor musun Müjde... Öyle cok benzerlikler var ki.
    Ve su an Almanlar o konular ciktiginda nasil utaniyorlarsa, gün gelecek onlar da utanacaklar, ama ne yazik ki olanlar olmus olacak. Hep ayni seyler oluyor su dünyada, insanlar hep ayni insanlar, hep ayni hatalara düsebiliyorlar, tarihte olan hicbirseyden ders alinmiyor. Öyle aci ki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğin gibi utansalar da geç kalacaklar. Zaten hep öyle olmaz mı? İnsanlar hep geç kalırlar, son pişmanlık fayda vermez. Söylediğin gibi tarihten ders almıyorlar. Ben hep benzetiyorum bunlara Matrix filmindeki mavi haptan içirmişler. Toz pembe görüyorlar her şeyi. Türkiye süper bir ülke! Mars'ta koloni kuracak olan ABD bizi kıskanıyor, Avrupa ülkeleri bizi kıskanıyor! Yersen:))

      Sil
  14. Yurdagül'ün bilimsel açıklaması zaten açıklıyor neler olduğunu. Ne düşüneceğimi şaşırdım. Zaten bir hayvancığa yapılan eziyetlere dayanamayan ben, Nazi Almanya'sını düşününce çok üzülürüm. Nice hikâyeler var.
    Bugün kızım anlattı. Arkadaşlarından birinden gelmiş .Şöyle bir anlatı: Hitler lider olduğunda bir gazeteci ona "İlk iş ne yapmayı düşünüyorsunuz? "diye sormuş. O da" Bilmem kaç milyon yahudi, bir de berber öldüreceğim." diye cevap vermiş. Gazeteci bunun üzerine "Neden bir berber öldüreceksiniz?" diye sorunca, "Hiç biriniz o kadar yahudiyi niye öldüreceksin diye sormadınız, berberi merak ettiniz, işte ondan öldüreceğim demiş" Fıkra mı, gerçek mi bilmem ama gerçek buydu zaten. Piyanist filmini rahmetli ablamla seyretmiştik, ben çok ağlamıştım, ablam filmi bırakıp "çok tesir altında kalıyorsun"diye bana üzülmüştü rahmetli.
    Müjde'm, bizi neler bekliyor, birlikte hareket edemeyenlerin, umursamayanların , sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi neşeyle hayatlarına devam etmelerini anlayamıyorum bir türlü. Çok merak ediyorum. Hakkımızda hayırlısı canım. Sevgilerimle kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma ablacığım, o gerçek değil fıkra ama dediğin gibi gerçekler çok daha acı, bak sen filmine bile dayanamıyorsun ve tüm bunlar yaşanmış çok da eski değli rahmetli annem gençkızken olan şeyler:(((Valla bilemiyorum ablacım tek bildiğim Türkiye 15 yıl önce pkk'lı teröristlere RAĞMEN, iyi-kötü BİRLİK içinde bir ülkeydi, tamam sorunlarımız yok muydu? Vardı, pahalılık da vardı, işsizlik de vardı, işte türbandı, üniversiteye türbanlı alındı-alınmadı sorunu vardı ama birlik içindeydik, kutuplaşma, bölünme yoktu. Ne zaman ki, akp ve Erdoğan geldi 15 yılın sonunda % 50 - 50 birbirinde düşman bir hale getirdi. Yani düşmanlara tonla PARA DÖKSEler bu ülkeyi bu hale getiremezdi, adam getirdi.

      Aminnnn...sevgilerimle ablacım.

      Sil
  15. çok doğru demişsiniz, en kötüsü kanıksamak, ve sondaki paragraf harika, çok acı, inşallah bizim sonumuz iyi olur, sevgiler Müjde Hanım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyanın en kötü şeyi hem de, kötülüğü yapan diyelim 100 kişiyse, kanıksayan, sesini çıkartmayan, 10 000 000 kişi. Ve dünya bu kanıksayanlar yüzünden kötü bir yer oluyor. Ülkeler de...inşallah bizim sonumuz iyi olur. Sevgiler.

      Sil
  16. Son okuduğum kitaplar filmler sanki müptelasıymışım gibi nasıl da tesadüfen hep 2. dünya savaşı yıllarına aitti ufacık bir haber beni o yıllara sürüklüyor ve gündemimizi uyglayanlarla benzer gidişatlar:(((
    İnsanlar kime inanırsa inansın yeri geldiğinde sorgulamaktan hep bir adım geri gitmişler bunu anlamak çok zor :((
    Dün bitirdiğim George Orwell ın hayvan çiftliği kitabı da toplumların sonunu hazırlamada kurallar hiç değişmemiş onu gördüm sonumuzun iyi olmasını yürekten diliyorum inan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne iyi yapıyorsun Hatice'm, aslında ülkedeki herkesin 2. Dünya Savaşı tarihini çok okuması lazım. Böylece günümüzdeki siyasi tarih de daha iyi anlaşılıyor.
      Aminnnn canım.

      Sil