30 Nisan 2017 Pazar

DİZİ ELEŞTİRİSİ

Siyasetçiler yüzünden psikolog aramaktansa, biraz dizi eleştirisi yapayım dedim arkadaşlar.  Sözüm ünlü olmayan senaryo yazarlarına burun kıvıran yapımcılara:

Bizlere burun kıvırıyorsunuz ama ünlü olanların senaryoları çok güzel olduğu için mi daha sezon bitmeden hatta bazen üç, dört bölüm sonra final yapıyor?

Yıldızlar Şahidim: Canan Ergüder'in baş rolde oynadığı Yıldızlar Şahidim, bir ayı dolmadan final yaptı. Canan Ergüder'i çok severim. O bile diziyi kurtaramadı.

Dayan Yüreğim:  Daha ilk bölümünden fazla "ağlak" gelmişti bana. Bir kadın elinde tekerlekli sandalye,  inleyen, felçli küçük çocuğunu sokak sokak dolaşıyor. Kemalettin Tuğcu romanı gibi. Sezon dolmadan  final yaptı. Sanırım sebebi "ağlak" lıktan artık seyircinin bıkması. Dizinin  ismi bile ağlaklık çağrıştıyor. Ha herkes mazoşist mi? Ben değilim.

Cesur ve Güzel: Yazarlar kusura bakmasın, ünlü olmasam da senaryo yazan biri ve iyi bir  izleyici olarak eleştiri hakkımı kullanacağım. Çok ünlü yazar olabilirsiniz ama diziden aklımda kalan:

Bir Cesur hapse giriyor, bir Tahsin Korludağ hapse giriyor.
Bir Cesur hapse giriyor, bir Tahsin Korludağ hapse giriyor.
Bir Cesur hapse giriyor, bir Tahsin Korludağ hapse giriyor.:)))))

Hele o "bebeği aldırdın seni affetmeyeceğim.", "yok bebeği aldırmadım." klişesiyle iki bölüm izleyici oyalıyorlar. Aynı haftada hem Dayan Yüreğim'de bu  klişe vardı, hem de Cesur ve Güzel'de. Birbirlerinden de mi kopya çekiyorlar anlamadım.

Bir de çok uyuz olduğum bir konu var dizilerle ilgili:

Şimdi Türkler birbirlerine hitap ederken asla isim ve soyadlarıyla hitap etmezler. Yani bir Türk  kapı komşusuna "Ahmet Yıldız, aidat makbuzunuzu getirdim." demez, "Ahmet bey aidat makbuzunuzu getirdim." der. "Hanım"; "Bey", "amca", "teyze" deriz. Ya da çok samimiysek sadece isimleriyle hitap ederiz. "Ayşe", "Fatma" gibi. "cim" li, konuşmayı da severiz. "Ayşe hanımcığım" da deriz.  Lakapları varsa kullanırız. "müci teyze" gibi, ama bu Hollywood dizilerinden kopya ederek, sanki biz yüzyıllardır öyle konuşuyormuşuz gibi dizilerde insanlar birbirlerine isim - soyadlarıyla hitap ediyorlar.

"Tahsin Korludağ alacağın olsun." :)))


Buram buram Hollywood özentisi kokuyor. Zaten bu tür konuşmalar da, yüzme havuzlu konaklardaki, çay değil de, portakal sulu  kahvaltılar da Dallas dizisiyle başladı. :))  Ben de mi içsem? (He canım he, rahmetli anan, baban da kahvaltıda çay değil portakal suyu içiyordu. :))))


Ülkenin şu halinde insanların ağlamaya değil, gülmeye ihtiyacı var diyorum anlatamıyorum. Senaryolarımı gönderiyorum. Cevap bile vermeye tenezzül etmiyorlar. Bazıları beğendikleri, orijinal buldukları fikirlerimi, orasını, burasını aynen kullanıyor. ! Son yazdığım hikayemi kimseye göndermeyeceğim. wattpad'da yayınlacağım hatta bloğumda da.  En azından yeğenlerim "Teyzemizin yazdığı hikaye" diye okurlar. :)  O bana yeter. :)

38 yorum:

  1. bizler gibi sıradan vatandaşların senaryolarını,aynen sizin dediğiniz gibi orasından burasından çalıp,sanki kendilerinmiş gibi kendi setlerinde kullanabiliyorlar..o yüzden ben bu tür yapımcılara pek güvenemiyorum..emek hırsızı denir ya,işte o mesele..ama belki insaflı bir yapımcıya denk gelirsiniz o başka..umarım gelirsiniz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeğe saygıları yok, orasını, burasını, işlerine gelen fikirleri çalıyorlar. Yok valla 60'ıma geldim zaten herkese hep "umudum yok" derdim. Hiç umudum yok.

      Sil
  2. Türk dizilerinde hapse girmemek olmaz. Mutlaka birkaç kişi girecek oraya :D İzlediğim son Türk dizisi Kardeş Payı idi cidden orijinal espriler vardı :D

    Sonunda Wattpad doğru düzgün bir amaç için kullanılacak. Benim de hesabım var ama Jennifer Royce'u takip ediyorum sadece. Fakat o da arada bir oluyor. Vallahi gel Wattpad'e, nasıl hikaye yazılırmış millet görsün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş Payı'nı benim oğlum (yeğenim:))çok seviyordu. Kaldırılmasına da üzüldü. Ben bir ara Perilerin Armağanı ve başka senaryolarımı Wattpad'da yayınladım ama o kadar az kişi okudu ki, moralim bozuldu. Hesabımı kapatmıştım. Tekrar açtım Ece ablamın hikayesine yorum yapabilmek için. Ama henüz hikaye yazmadım ay canımmmmmm estağfurullah çok teşekkür ederim iltifatına. :))

      Jennifer Royce'yi duymamıştım ama sen takip ettiğine göre müthiş iyi yazıyor olmalı. Ben internette uzun yazı okuyamıyorum, gözlerim rahatsız oluyor. :(

      Sil
  3. it seems very interesting dear:) follow;) hope U follow back:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thanks, your blog is nice too, I've tried to comment about the beautiful necklace you've posted. But the "comment box" wasn't opened. Maybe there's a technical problem..

      Sil
  4. Türk dizi izleyemiyorum ki hiç, sanırım en son İkinci Bahar'ı izlemiştim, o samimi gelmişti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkan Şoray olunca samimiyet izleyiciye de yansıyor.
      Ben de sadece toplam dört diziye bakıyorum. (Bir tanesi Cesur ve Güzel ve yazdığım şeylerden üzere sıkılmak üzereyim:)))geriye kalacak 3 dizi

      Sil
  5. Ooohh, iyi olmuş. Her işte çalışanlar her konuda yazıp çizemiyorlar malum. Buna yorum yapabilirim.

    Dediklerin çok doğru. Şu sıra hiç dizi izlemiyorum Vatanım Sensin dışında. Zaten çok izlediğim de olmadı. İzlediğim de efsane oldu.

    Gerçekçilik hissinden uzaklaştıran öyle çok şey var ki dizilerde. Yabansılıyor insan. Bizden bulmuyor. Kimse kendini bulmuyor o sahnelerde, dekorda, anlatılanlarda.

    Benim için sen en iyi senaryo yazarlarındansın. Ünlü olmak asla çok iyi olmak anlamına gelmiyor. Ünlü olanların hepsi de çok iyi olduklarından olmadı. Şans diyelim kestirmeden.

    Satır eklemek isteyenler kendilerince ekleyebilir :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))Haklısın insan kendinden bulmuyor dizileri, çok yapay duruyor hani ne derler iğreti duran, üsze oturmayan elbise gibi. İnanır mısın, o Ediz Hun'li, Hulusi Kentmen'li, Filiz Akın'lı, Emel Sayın, Kemal Sunal'lı filmler tam tersine samimiydi, içtendi, sıcacıktı. O Hulusi Kentmen'in tatlı sert hali, Adile Naşit'in "aaa Emel Sayın'ı kaçırmışlar"ını hala gülerek hatırlıyorum. O yüzden dediğin gibi kendimizi bulmuyoruz asla.

      Ay canımmm, çok teşekkür ederim. Senin ve arkadaşlarımın taktiri benim için en güzel şey. :)))

      Sil
  6. Televizyon dizisi izlemiyorum.İnternetten Fi Dizisini takip ediyorum.Orada psikolojik çıkarımlar yapıyorum.Bence de senaryoların çoğu hatalı :( Senaryo yazarlığı kursuna da gidiyorum ya azıcık daha eleştirel bakıyorum sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurdagül'cüğüm eğitimini gördüğün için hataları görmen çok doğal, senaryo yazarlığı kursun bitince, birlikte bir senaryo atölyesi kuralım:))))gerçi bize yine iş vermezler:)))

      Sil
  7. Konak - ağa dizisi seyretmeyi seviyor bu halk. Kendilerinde olmayanı, istedikleri halde 'başkası ne düşünür' kalıbıyla yaşayamadıklarını izliyorlar.
    Dizi süreleri çok uzun. Yarım saat bakışma, gıy gıy müzikle iç bayma... Talep-arz meselesi, bilim-kurgu yaptılar da izlemedik mi? Hem senaryo hem kurguda büyük sıkıntıları var yerli yapımların.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paraya çok düşkün olmanın sonucu olabilir mi Burcu'm? Bu ülkenin yarısı paraya çok tamahkar. Halbuki zenginlik, yalılarda, konaklarda oturmak mutluluk getirmez. Para mutluluk getirmez bunu bilseler. Kesinlikle haklısın, bir saat özet de ekle buna:)))

      Sil
  8. O Cesur ve Güzel beni bitiriyordu ya.Tesadüfen bir bölümüne denk geldim,o bölüm boyunca ne izledim anlamadım.Kurgu güzel belki ama öyle yavanlaştırmışlar ki izlenmez hale gelmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın arkadaşım, herhangi bir dizi önce çok güzel, heyecanlı, sürükleyici başlıyor, beş, on bölüm sonra yavanlaşıyor. Çünkü hep aynı şeyleri tekrar etmeye başlıyorlar.

      Sil
  9. Keşfedilmesi gereken harika senaryolar var ama ... Bahsettiğiniz dizilerden sadece Cesur ve Güzel'i biliyorum. Bir kaç bölümünü izlemiştim ama daha sonra dediğiniz gibi baymaya başladı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız ama keşfetmek yerine, onlara bir fırsat tanımak yerine, o senaryoların orasından, burasından fikir çalmak işlerine geliyor:(

      Sil
  10. ayy ben de "anne" dizisini çok seve seve ve ağlaya ağlaya izliyoom yaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A evet çok acıklı bir dizi o, Japon animesinden çalmışlar ayrıca. Ya gerçekten biz toplum olarak ağlamayı çok seviyoruz. Acı çekmekten hoşlanıyoruz mu nedir?:))

      Sil
  11. Sinema sektörü bazı filmlerde gelişirken, dizi sektörü git gide kalitesizleşti.Eski dizilerin yayınlandığı bir kanal var.Oradan Avrupa Yakası falan izliyoruz bazen.Şu anda komedi çok az olduğu gibi, eski yapımların tadı da yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avrupa Yakası çok güzeldi. Şimdi hep birbirine benzer hikayeler var, sahneler, konular bile birbirinden alınıyor sanki. Yazımda da belirttim iki dizide aynı hafta içinde erkek kahraman, kadın kahramanın bebeği aldırdığını sanıyor, sonra kadının bebeğe kıyamadığını öğreniyor. (biri Cesur ve Güzel, öteki Dayan Yüreğim'di, ikinci dizi geçen akşam yayından kaldırıldı daha doğrusu bir ay olmadan final yaptı)

      Sil
  12. Beni de bir istanbullu gelin bir de soz dizisi açtı onları izliyorum tabi o da çoğu sahnesini kacirarak 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbullu Gelin'e bakmıyorum ama reklamlarına bakınca tüm konuyu anladım:))yalnız orada bir kaynana var, beyaz saçlı, cadalozzzz,tam bir 'kötü kadın' sanırım. :)))Söz'e hiç bakmadım.

      Sil
  13. Bu da ne demek oluyor?
    En kısa zaman da yazmaya başlıyorsun,ve arkası yarın gibi yorulmadan en azından hafta da bir gün, ya da iki gün...

    Ayrıca altına da kopya edilmesi konusunda bir uyarı yazısını sürekli altına not düşüp,yasal işlem yaptırımını hatırlatabilirsin.

    Arkadaşım yoksa yazdığın gibi şu saçmalıklara bakacak gözümüze yazık,sen yaz biz de okuyucun değil miyiz ?
    Ne demek olmazsa, yeğenler okur sadece aşkolsun.
    Sen yorulmadan yaz yeter ki kuzum hem şu,gündem,ülkem
    meselelerinden az da olsa uzaklaşırız birlikte ,yoksa sıyıracağız kafayıda hep birlikte...
    Sevgiyle kal,güzel arkadaşım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay, canım yaa, Merih'im çok teşekkürler hem önerilerine, hem güzel düşüncelerine. Halen yazdığım bir hikaye var. En kısa zamanda bitirmeye çalışacağım ama acele de etmiyorum, malum acele yapılan her iş kötü sonuç verir, tamam söz, biter bitmez inşallah. Aman valla sorma kafa kalmadı hele hayat pahalılığı filan da eklendi, ekranda malum kişiyi görünce anında kapatıyorum bir şey değil haber izleyemiyorum onun yüzünden:(
      Benden de sevgiler canısı.

      Sil
  14. Ahhhh son zamanlarda yine izlerken sacimi basimi yoldugum konular:)

    Izledigim sadece iki dizi var esimle, o da vatanim sensin ve cesur ve güzel. Izliyoruz ama gel de bize sor, her seferinde sinir krizleri gecirerek, homurdana homurdana "Offf iyice sacmaliyorlar yaaa, böyle senaryo mu olur lanet olsun" diye diye.

    Okadar cok ki, hangi birini sayayim. En sinirimi bozan seylerden en basta gelen sey, o sahnelerin sakiz gibi uzamasi, gereksiz gereksiz uzayan bakismalar, durmalar, beklemeler, yürümeler, sasirmalar, agir cekimler... Bir saatlik sey iki-üc saate cikiyor, bayiyor resmen, fenalik geliyor insana.

    Bir de benim sahsen en uyuz oldugum seylerden biri (ayni senin bahsettigin o isim soyisim, ya da portakal suyu olayi gibi) ufacik, bacak kadar cocuklarin, babasi yasindaki, annesi yasindaki insanlara isimleriyle hitap etmeleri, "Ahmet, Hülya" demeleri. Yahu, zaten bircok seyi iyice avrupalastirdiniz, birakin da bize has , bize özgü olan "abi, abla"yi da yok etmeyin! Halk arasinda hangi cocuk kendinden bukadar büyüklere abla, abi, teyze, amca demez ve ismiyle hitap eder Allah aksina?? Yuh diyorum artik yaa.

    O ayakkabilarla eve girmeler... Disarda bütün gün topuklularla dolastiklari yetmiyormus gibi hepsi bir de evin icinde o topuklularla dolasirlar, birakin Allah askina yahu, hic mi terlik giyilmez evde, rahat birseyler giyilmez, hangi Türk evinde ayakkabiyla dolasilir evlerde??
    Avrupa , bati özentiniz batsin sizin emi?!

    (Behzat C.'yi en cok bu yüzden seviyorum demisti esim, eve girerken ayakkabi cikardiklari tek dizi demisti):)

    Ay say say saatlerce bitmez daha ama daha fazla sinirlenmeden burada bitireyim ben. Ama icimden gecenleri dile getirdin Müjde, ellerine saglik, oh rahatladim birazcik:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sebebi biraz da yapımcıların senaryo yazarlarından "Mümkün olduğunca uzun yazın, iki saat olsun" demeleri. E, şimdi hikaye yazmak, roman yazmak bir sanat. Senaryo da dolayısıyla bir sanat olmalı. Ama sanatta zorlama olursa bozulur. Yazarların çok kabahatı yok aslında. Ne kadar uzun olursa araya o kadar çok REKLAM alıyorlar Ayşe'ciğim. Dizi sevilen, tutulan bir diziyse, o reklamlarla çok büyük paralar kazanıyorlar. Yazar da işinden kovulmamak için yapımcı ne derse yapıyor ama bu sefer hikaye ölüyor, mantıksızlıklar, saçmalamalar, birbirini tekrarlar başlıyor.

      Senin de yorumuna sağlık canım, aklın yolu birdir aynı şeylerden muzdaribiz. :)

      Sil
  15. Çaysız kahvaltı mı olurmuş Allah aşkına :)
    Bi deee ben ağlak film severimmm :D Ama hem duygusal hem de komedi olan Hayat Şarkısı favorim. Diğerlerini bilmiyorum çünkü kanal alt yazı vermiyor :D

    Sen senaryo yaz ben okurum ablacığım aşk olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah sorma, çaysız kahvaltı edeceğime, çay alıp gelene kadar kahvaltı yapmam o derece...:)
      Aaa, çok ağlama ama:))hem duygusal, hem komediyi ben de severim. Tamam canım sağolasın. :)

      Sil
  16. Dizi eleştirilerinize aynen katılıyorum, çok hoş:)) senaryolarınızın bir gün hak ettikleri değeri bulacağına eminim, bu arada gönderirken "siz bunu dizi yapın benim blog arkadaşlarım mutlaka izler" diyebilirsiniz, izleyici kitleniz hazır yani:) beğendikleri fikirleri izinsizn almaları ise inanılmaz, maalesef bizde emeğe değer verilmiyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Eren'ciğim, zaten senaryolarımı blog arkadaşlarım okuyorlar, sağolsunlar. (kendi film hikayelerim isimli bloğumda) Ama maalesef beğendikleri fikirleri rahatça alıyorlar. O zaman da benim yazdığımın orjinalliği kalmıyor.

      Sil
  17. ayy yıllardır Türk dizisi izlemiyorum en son İkinci Bahar'ı izlemiş olabilirim yani o kadar yabancıyım arada rastladığımda da nefretle kapatıyorum o kadar boş ve anlamsız geliyor bana..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deme yaaa? Ben yine de dayanamıyorum izliyorum. Ama Netflix'te çok güzel, kaliteli diziler var onları izleyince sana ve Türk dizisi izlemeyen herkese hak veriyorum.

      Sil
  18. Bıktım şu saçma salak dizilerden bir de uzatmalarından. İçerde dizisini sırf bu kafa yüzünden biçtiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O diziye bakmadım hiç, konusu askeri mi? Bir dolu asker dizisi konmuş sanırım sebebi MİLLETİ SURİYE'ye ABD gazıyla girilmesi için böyle askeri diziler çoğaldı. Daha beş yıl önce askerlerimizi Balyoz kumpasıyla içeri atanların, şimdi böyle beşer, onar asker dizisi yapması tesadüf değil:(

      Sil
  19. çok yerinde eleştiriler, katılıyorum.

    Daha da beter saçmalıklar var ya... daha doğrusu iler tutar yanı yok türk dizilerinin.
    valla en iyisi kendimize ait bu alanlarda yazmak. büyük özgürlük ve keyif.
    okuyoruz ne güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler sevgili Narda, evet mutlak daha beteri vardır, öteki dizileri izlemediğim için yazamadım:))))Bir tek Kurt Seyit ve Şura ile komedi olarak Deli Saraylı, Avrupa Yakası'nı sevdim. Kalbimdeki Deniz'i çok seviyordum ama günler, aylar geçince, zoraki uzatmaları oynayınca onu da bozdular:(

      Haklısın en güzeli kendimiz yazalım, bloğu o yüzden çok seviyorum. Siyasi olarak da bağımsızız, kimse bize X partiyi öv ya da yerin dibine batır diye maaş vermiyor. Bağımsız yazar olmak harika.

      Sil