19 Temmuz 2017 Çarşamba

BEGONVİLLİ EV - 6. Bölüm



doctor body ile ilgili görsel sonucu

Doktor,  "Yeniden intihara kalkışabilir o yüzden üstüne varmayın"
dedi. 

Belli ki, intiharın sebebi bu hamilelikti.  Ele güne, konu komşuya rezil olmamak için, hazır hastanedeyken kürtaj için doktora danıştılar. 
doctor body ile ilgili görsel sonucu

"Maalesef kızınızda endometriosis var, kürtaj yapamayız, tıbben sakıncalı. Ayrıca yaparsak bir daha anne olamaz."





"Allah'ım!...."


Doktor anlayışlı bir adamdı.



doctor body ile ilgili görsel sonucu

"Kızınız biraz kendini toparlasın, bebeğin babasıyla konuşsun belki birbirlerini seviyorlardır, evlenirler. Her şey yoluna girer."

dedi.

Ertesi gün hastaneden çıktılar. Mahalleye geldiklerinde konu komşu bir tuhaf bakıyor, fısıldaşıyordu.


dedikoducu  kadın ile ilgili görsel sonucu

"Ayaklı gazete" lakaplı Sakine'nin Banu'nun hamile olduğunu tüm mahalleye yaydığını anladılar. 
varoş ile ilgili görsel sonucu

Aradan bir hafta geçti...




Banu evde hayalet gibi dolaşıyordu, annesi ve ablasının tüm ısrarlarına rağmen, bebeğin babasının kim olduğunu söylemiyordu. Tekrar intihar eder diye üstüne varamıyorlardı. Annesi, on yaş daha almış gibiydi. 




"Niye söylemiyorsun kızım? Belki seninle evlenmeyi kabul eder? Evli biri mi yoksa? Bekar değil mi? Niye böyle yapıyorsun kızım? Seni telli, duvaklı gelin edecektim, gelinliğini elimle dikecektim, sen gurur yapıyorsan, söyle bebeğin babasını, ben konuşayım, annesiyle konuşayım, anadır halden anlar, söyle kızım kim yaptı bunu sana?..."

" Evli değil ama anne n'olur ısrar etme. Söyleyemem. Bu iş olmaz, unutun. "



"E, peki ne olacak kızım? Karnın büyüyünce ne yapacağız? Babasız çocuk dünyaya getirirsen herkes ne der? Çaresiz buradan da taşınacağız. Dedikoducu Sakine zaten tüm mahalleye yaymış. Yavaş yavaş toparlanalım kızım. Bizi kimsenin tanımadığı bir yere gidelim. Orada ne yapacağımızı düşünürüz. Artık "Hamileyken eşi terketti, öldü." filan deriz. Bir şeyler uyduracağız. 

Ancak, öyle bir şey oldu ki, yavaş yavaş taşınmaları bile hayal oldu.
Bir akşam Banu, çöpü atmak için dışarı çıktı. Meymenetsiz komşuları Hasan, kıza sırnaştı.



"Kız, herkese şapur şupur bize yok mu?"

"Ne diyosun be! Babam yaşında adamsın, karından, çocuklarından utan! Defol!"

"Sen görürsün!"



kahvehane ile ilgili görsel sonucu


Adam hemen kahveye gitti...



"Hey millet! Bu terzi Mürüvvet'in yollu kızı mahallemizin namusunu kirletiyor. Bana bile sarktı. Karım var, çoluk çocuğum var dedim utanmadı arsız."


"Sana mı Hasan abi? Yuh!"

"Yalansa iki gözüm önüme aksın! Bu kız yuvalarınızı yıkar benden söylemesi."

varoş ile ilgili görsel sonucu

Hasan'ın kışkırtmasından sonra 
mahalleli onların evinin önünde toplaştı...

broken window ile ilgili görsel sonucu


"Anne! Taş atıyorlar! Camımızı kırdılar!"

"İçeri kaçın çabuk!"

"Ben polisi arıyorum."


"Defolun gidin mahallemizden!"

"Sizi istemiyoruz!"

"O orospu kızın kocama yılışmış! Arsızlar!"

"Burası namuslu bir mahalle"



Üçü de korkudan, sinirden tirtir titriyordu.  Mürüvvet'i ençok kızına 'orospu' denmesi yıkmıştı. Banu, o olayı anlatmış, adamın kendisine nasıl sırnaştığını söylemişti. Ama söyleseler kim inanırdı? Karnında bebekle olan Banu'ydu sonuçta. 

Nihayet, polis geldi, kalabalığı dağıttı. 

Mürüvvet

"Burada kalamayız, hemen taşınıyoruz. Ebru, Banu hadi başlayalım toplamaya. Fazla bir şeyimiz yok zaten. Ben bir kamyon bakayım, gece geç saatte gideriz. Herkes uyurken.

Ebru isyan etti.




"Suçlu gibi kaçıyoruz! Banu'ya bunu yapanın suçu yok tabii, Banu'ya iftira atan Hasan denen o pisliğin de suçu yok. O dedikoducu Sakine ve Hasan'a inanan karıların suçu yok. Yine suçlu biz olduk. "

"Ne yapalım kızım? Tüm mahalleye savaş mı açalım? Her gün camımızı, kapımızı mı kırsınlar? Kardeşini taciz mi etsinler?Mecbur gideceğiz. Kimse bir şey diktirmiyor, pantolon paçası, fermuar, tadilat için bile kapımızı çalan yok, Ayşe hanım daha bitmemiş elbiseyi dün alıp gitti gözünüzle gördünüz. Hadi tartışmanın sırası değil, siz başlayın denk yapmaya. Yatak, yorgan...ben kamyon ayarlamaya gidiyorum."


beş, on lira ile ilgili görsel sonucu

Mürüvvet evdeki paralara baktı. Bu kadarcık parayla nasıl taşınacaklardı? Hayırsız kocasından kalan alyansını, annesinden kalan altın küpeleri bozdurmaya karar verdi. Banu'nun 26 günlük maaşı da vardı. En azından kamyonet parasını çıkartırdı. 






BÖLÜMLER

38 yorum:

  1. Ama yazık yaa hep böyle olur zaten günahsızlara taşı atarlar :( Bide abla helal olsun hayran kaldım tıp bilgine. Kürtajın o nedenle yapılmadığını ben bile hemsirelik okudugum haldr bilmiyodum 😀 ellerine saglk resimler yine sahanneeeeeeee 😘😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özlem'ciğim tıp bilgim yok.
      Senaryo gereği Banu'nun o bebeği aldırmaması gerekiyordu, google'da biraz araştırdım, böyle bir bilgiye rastladım, ne kadar doğru, ne kadar değil bilemiyorum. Umarım doğrudur diyerek kullandım.

      Senin de yorumuna sağlık canım, çok teşekkürler. :))♥♥♥

      Sil
  2. bu ülkede suç heep kadında heep

    YanıtlaSil
  3. Bu bölümü okuyunca Halide Edib Adıvar'ın "Vurun Kahpeye" romanı aklıma geldi..hatırlarsanız filmleri de vardı..Banu'nun durumu buna benzemiş biraz.. :( elinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de izledim filmini, hem de kaç kez aslında o filmi tüm akp'lilere izlettirmek lazım., çok ibretliydi, evet ya benzedi biraz.:( Yorumunuza sağlık.

      Sil
    2. bişey sorcaktım..sizin diğer bloglarınızın linkleri bu blogunuzda yok..varsa eğer ben bulamadım açıkçası.. zaman zaman buradan diğer bloglarınıza geçiş yapayım diyom ama link olmayınca geçemiyorum..direkt olarak profilinizden geçiş yapabiliyoz ancak..sağ tarafa diğer bloglarınızın linklerinizi de ekleyebilirsiniz..kolay gelsin.. :))

      Sil
    3. Diğer bloğuma fazla yazı yazmıyor, güncellemiyorum. Sebebi de eksik olmayın siz ve bir,iki arkadaş dışında oraya gelen giden olmuyor:))))ama bundan şikayetçi değilim çünkü farkındayım birden fazla bloğu olunca okurlar takip etmeye üşeniyor, ben bile öyleyim:((o yüzden farkındaysanız Karpuz Apartmanı'nın son bölümlerinin çoğunu oraya kopyalamadım bile. Ençok bu bloğum biliniyor öyle kabul ettim. İnanın o kadar az tıklanıyor ki, günde bir tıklama hatta sıfır tıklama. O yüzden kapatayım hatta dedim sonra vazgeçtim. Fazla okunmasa da dursun bir köşede dedim:)))

      Bir yerde ama neresi hatırlamıyorum diğer blogları kısmına yazmıştım diye hatırlıyorum ama bir daha bakayım, eklememişsem ekleyeyim,

      Çok teşekkür ediyorum, siz o birkaç okurdan birisiniz eksik olmayın. Size de kolay gelsin.:)))

      Sil
    4. Hmmm..şimdi size cevap yazar yazmaz tekrar baktım, hani sağda en altta, Bücürük'ün resmi ve PROFİLİMİN TAMAMINI GÖRÜNTÜLE yazısı var ya, oraya tıklayınca diğer bloglarım gözüküyormuş.
      Becerebilirsem doğrudan bu sayfanın üzerine aktarmaya çalışayım bakayım. :)))))

      Sil
  4. Kötülük bir kere ağlarını örmeye gorsun... Mahalle baskısı dört koldan saldırıyor. Parasızlıkta çok fena. Bu tür olayları yaşayanlar var birde. Gazetelerin 3.sayfalarına bakmak yeterli görmek için.
    Kalemine sağlık Müjde abla. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle Zülal'ciğim, mahallelinin baskısı bir yana, sanki içindekiler sütten çıkma ak kaşık, çok namuslu gibi davranıyorlar. Hiçbiri Hasan'ın yalan söylediğini akıl edemiyor. Haklısın gazetelerde hemen her gün bu tür haberler çıkıyor.
      Senin de yorumuna sağlık canım. :)

      Sil
  5. Bizim bir psikiyatristimiz fakirlerin namus olgusunu abarttığını,zenginlerde böyle bir psikiyatrik başvuru görmediğini söylerdi.Aklıma geldi.Bakalım ne olacak şimdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A! Çok ilginç. Zengin olunca başka, yoksul olunca başka...hani Banu'nun yaptığını çok ünlü, çok zengin biri yapınca kimse bir şey demiyor:)))adaletin bu mu dünya diyorum...:)

      Sil
  6. Toplumdan bir kesit çok gerçekçi biçimde anlatılmış. Sürükleyici.Mahalle baskısı hep güçsüz kadınlara işler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. :( Beğenmenize sevindim arkadaşım, çok teşekkürler.

      Sil
  7. Çok üzüldüm, ilk defa bu kadar dramatik bir senaryonu okudum Müjde Abla :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normalde uzun süre acıklı hiçbir şey yazmadım ama son iki senede baktım TV seyircisi bayılıyor ağlak şeylere. O yüzden dediğin gibi ilk kez ben de dramatik bir senaryo yazdım. Ama gönlüm hep insanları güldürmekten yana. :)
      Yorumun için sağol canım.

      Sil
  8. Beni çağırsalarmış. Ben güzel olay çıkarırdım mahallede sus pus olurlardı 😑

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah, Belle'ciğim öyle çaçaron, ahlaksız tiplerle başetmek çok zordur. :( sayıca en az onlar kadar kalabalık olmak lazım...

      Sil
  9. resimler ve akış gerçekten çok iyi devamını bekliyorum sabırsızlıkla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Özge'ciğim, normalde her perşembe yeni bölüm yayınlıyorum. Bunu bir gün erken, çarşamba yayınladım (dayanamadım). Aklında olsun:)engeç çarşamba devamını yayınlarım inşallah.

      Sil
  10. Çok yakınım yaşadı. Okudukça hatırlıyorum. Çok kötü günler geçirdik :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A!...vah vah ya, çok geçmişler olsun, inşallah şimdi toparlamıştır. :(

      Sil
    2. Unutmak mümkün değil; ama hayatını devam ettirebilmesi için mecburen toparlandı.

      Sil
  11. Soluksuzz okudum merakla bekliyorum devamını...Blogunu gerçekten çook seviyorumm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Hazal'cım, en geç perşembe ya da erken bitirirsem çarşambaya yayınlarım devamını. Ben de senin bloğunu çok seviyorum. :)

      Sil
  12. süperdi yaa 😍😍😍😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Meryem'cim, o senin süperliğin. ♥♥♥♥

      Sil
  13. Zamanı olmayan gerçek yaşamın içinden bir paylaşım emeğine sağlık devamı için takipteyim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin de yorumuna sağlık canım, çok teşekkürler, devamı gelecek çarşamba veya engeç perşembeye.

      Sil
  14. Çarşamba günü evde yokken kaçırmışım bu bölümü.

    Ahlâksız insanların ahlâk namus bekçisi olmaları ne kadar sinir bozucu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun canımcım, ne zaman müsaitsen o zaman okursun,sorma yaaa, toplumumuzun en büyük sorunlarından biri...:((

      Sil
  15. Hasan gibi pislikler önce yok olaydı iyiydi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötülere bazen bir şey olmuyor maalesef.

      Sil
  16. Neler olmuş :(( Hayatta kim bilir buna benzer neler oluyor. Yazıklar olsun o ahlaksız adama. Dedikodu illeti böyledir zaten. Gece gece ne olacak bakalım? Çok canlı senaryo. İnanıyorum bir gün seyretmek nasip olur. Eline sağlık canım. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek hayatta da benzer şeyler sık oluyor, gazetelerde görüyoruz, ah inşallah ablacığım çok sağol sen de, sevgilerimle. :)

      Sil
  17. millet ne meraklı namusu beyinlerin de arayamadılar gitti:(
    sen utanmıyor musun bunu konuşmaya deyip ağzının orta yerine çakamadılar sinir oldum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma, cehalet, dedikodu merakı, akıl fikirlerinin belden aşağıda olması...hepsi bir araya geliyor, her gün gazetelerde gördüğümüz şeyler:(

      Sil