3 Kasım 2017 Cuma

YILMAZ GÜNEY KADINA, HAYVANA ŞİDDET UYGULAYAN BİR PSİKOPATTI

Tam cümle aklımda kaldığı kadarıyla şöyleydi:

" Yılmaz, arabasını üstüme sürdü, arabayla duvar arasında ezildim,  Hastanede yattım."

Bu cümleyi Nebahat Çehre, bir gazeteciye anlatmıştı. Ben de internette okumuştum. Ancak o kaynağı bir türlü bulamadım. Pişman olup habere yasak mı getirtti bilemiyorum. Olaya tanık olanlarınkini buldum. Ama benim okuduğum bizzat Nebahat hanımla yapılan röportajdan alınmıştı. Benim aklımda dört kaburgası kırılıp, aylarca hastanede yatmıştı ama o röportajı bulamadığımdan acaba aklımda mı yanlış kaldı dedim. Alttaki kaynaklarda 4 gün hastanede yattı diye yazıyor. Kaburgadan hiç söz etmemişler. 

Olaya tanık olan üçüncü bir kişi de var. O da şiddet kurbanı kadıncağızın anlattıklarını doğruluyor:



Bir kaynak da şu:



Benim anladığım tam "Hibrostofilya", "Stockholm sendromü" karışımı, sado-mazo bir evlilikleri varmış. Yani hani kırbaçlanmaktan, dayak yemekten hoşlananlar olur. Burası ikisini ilgilendirir. Ama bu Yılmaz Güney'in eşine şiddet uygulayan bir 'psikopat' olduğu gerçeğini değiştirmez. 

Dahası Yılmaz Güney, Yol filmini çekerken, "gerçekçi" olsun diye bir atı çekip vurmuş. Oracıkta öldürmüş. :(  Bunu da rahmetli Tarık Akan "Anne Kafamda Bit Var" isimli anı-romanında anlatmış. Hürriyet gazetesinde de 

"Yol filmi için bir at nasıl katledildi?" 

diyerek anlatılıyor. Yol filminde Tarık Akan da başrolde oynuyormuş. Hürriyet'de atı Yılmaz Güney'in değil, yeğeninin vurduğu yazıyor. Hangisi doğru? Tarık Akan'ın kitabını almadım orada işin aslı vardır sanırım. Ben, yeğeni değil Yılmaz Güney vurdu diye okuduğumu hatırlıyorum. Farketmez yeğen de enaz onun kadar psikopatmış demek. Zavallı at, Tarık Akan atın gözlerine bakınca vuramadım diyor. :(



Yılmaz Güney'in vukuatları bu kadar da değil, bilindiği gibi bir de cinayet işliyor. Sonra da yurt dışına kaçıyor.

Ama şimdi bu adamı bazıları "sevgi pıtırcığı", "muhteşem sinemacı" , "vatansever, demokrasi aşığı, solcu yurtsever" falan filan diye yutturmaya kalkıyor ya işte benim sinirlendiğim nokta bu. Ünlü olunca ne haltlar yeseniz de, örtbas ettiriliyor. Sokakta kediye, köpeğe tekme atanı sosyal medyada linç eden adamlar, konu Yılmaz Güney'e gelince, çark ediyorlar. Kıvırıyorlar. Adam olan her zaman dik durur, kişilere, duruma, menfaate göre çark etmez. 

İkinci ünlü kişi ise Ahmet Altan denen ahlaksız, sapık. Bunun da  kaynağı var ve yine kendi ağzından çıkan sözler. Ben 80'lı yıllarda Kadınca dergisindeki röportajda kendi gözlerimle okudum. İşte o röportajdan mide bulandıran cümleleri Yeniçağ gazetesi yayınlamış. Bu röportajı ilk kez yayınlayan da yanlış hatırlamıyorsam Emin Çölaşan'dır. Sonra Açık İstihbarat sitesinde de yayınladılar. Kadınca Dergisi'nin arşivinde de durmaktadır.


Böyle sapkın, ahlaksız bir dünya görüşüne sahip olan kişiyi alkışlayıp, savunan, destekleyen herkes de enaz onun kadar sapıktır, ahlaksızdır diyorum.  Tevekkeli değil, şerefli insanlara, koca koca amirallere, gencecik teğmenlere alçakça iftiraları bu rezilin gazetesi attı. Fetöcüler "Bu kadar korkunç iftiraları atacak kadar ahlaksız insan kimi buluruz?" diye düşününce, akıllarına bunun gelmesi doğal. 

Bu yazıyı niye yazdım?
Sırf ünlü diye birilerinin ahlaksızlıklarını, magandalıklarını, hayvan düşmanlıklarını, kadına şiddet uygulayan psikopatlıklarını, vicdansızlıklarını, sapıklıklarını görmezden gelmek en hafifinden ikiyüzlülüktür. 


22 yorum:

  1. hadi sapıklığı geçtim kendi bileceği iş hiç yargılamam insanları ne düşündükleri ile de beni aslı sinirlendiren vatanı satmış olması :-( o yüzden iğrenç bir insandır gözümde ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Vatanı bir çift kadın memesine satarım" diyecek kadar iğrenç biri. Haklısın.

      Sil
  2. Ahmet Altan'ın röportajını okumaya midem dayanmadı.İğrençlik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma ya, mide dayanmaz gerçekten.

      Sil
  3. Sırf ünlü diye tüm değerleri yok etmelerine izin vermek olmaz.Yılmaz Güney'in de sadece iyi bir oyuncu olduğunu biliyorum.Başka da benim için bir anlam ifade etmiyor.Ünlüleri ilah yapmaktan vazgeçmeli insanlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlah yapmaktan geçtim, yaptıklarını ki, bu resmen suç hatta taammüden cinayete teşebbüs, onu bile görmüyorlar, örtbas ediyorlar Yurdagül'cüğüm.

      Sil
  4. Haklısınız. Sıradan vatandaş yaptığında şiddetle tepki göstereceğimiz davranışları ünlü olanlar yapıyor, hayranları da alkışlıyorlar. Sadece saydıklarınız ile sınırlı değil bu durum. Bir çok ünlü de aynı durum var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de çok var. Ünlü sinema oyuncuları, şarkıcılar, siyasetçiler - ençok da onların yediği naneler görmezden geliniyor- hırsızlıkları, yalancılıkları, haksızlıkları, hukuksuzlukları, iftiraları hatta vatan hainlikleri...hangi birini sayayım? Hepsini görmezden gelenler var. Ama yalakalığın ve ayakçılığın sonu sümüklü mendil gibi atılmaktır. Örnekleri çok.

      Sil
  5. Yılmaz Güney'in kızı Elif Güney Pütün'ün kitabını okumuştum, adı Bir Odadan Bir Odaya. Babasıyla anılarını anlatıyordu. Bu kitapla ben de Yılmaz Güney'i araştırmıştım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evlatlar için babalarını objektif olarak görmek biraz zor olabilir, kitabında babasının karısına şiddet, arabayla ezme gibi olaylarını o da bahsetmiş mi diye merak ettim şu an.

      Sil
  6. Güney'in bir iki kitabını okuyup( Biri de Nihat Behram'ın Yılmaz Güneyli yıllar ") gibi bir şeydi , bir miktar araştırmış ve bulduklarımdan hiç memnun kalmamıştım . Bizim ülkede bazı kavramlar net değil, insanlar bazı değerleri gözünü kırpmadan harcayıp siyasi söylemleriyle ortada dolşıyor. kuzenle konuşurken böyle bir-iki isimden bahs edince bana şu cümleyi kurmuştu " bu ülkede at izi it izine karışır kardeşim " bence de haklı . Adam işini iyi yapar eyvallah ama iyi adam değildir onu da bilmeli insanlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sebebi sanırım insanların bazılarını sırf 'ünlü' diye yukarıda Yurdagül'ün de yorumunda yazdığı gibi ilahlaştırmaları. Hani ismi lazım değil kişiyi de öyle yapıyorlar ya, adamın yemediği halt kalmadı, hırsızlığı, vatan hainliği, yolsuzluğu say say bitmiyor ama birileri ilah yapmış, toz kondurmuyor.:(( Duygusal bağ kuruyorlar hani evlat gibi insan evladına da toz konduramaz ya, cinayet bile işlese evladıdır saklar, polise vermek istemez....

      Sil
  7. Maalesef yazdıklarınızda çok haklısınız. Ülkenin adaleti bile maddî - manevî varlığınıza göre işliyor. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle o yüzden adalet de kalmadı:( Menfaat, çıkar, paragözlülük her yerde baştacı.

      Sil
  8. altanı bilmiyom hiç ama yılmaz güneyi sinemacı olarak sevsem de insan olarak evet sevilecek biri değilmiş. kabadayı filan işte. bak istanbulda yılmaz güneyin kahvesinin olduğu yerde yaşıyom ben. eski kahvesi, kardeşi ile filan. burda onu hatırlayan insan çok. hep güzel şeyler sölüyorlar. fakirlere para verirmiş. kumar borcu olunca ünlü bir mafya babası onu kurtarıyor. sedat bucak galiba. ama evet iyi bir insan sayılmaz. cahil filan aslında. ama sineması iyi yaaa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pablo Escobar da fakir babasıydı:))))Hiç filmine gitmedim yalan yok, gitmeye de niyetim yok. İyi bir oyuncu olabilir, iyi bir yönetmen de olabilir ama iyi bir insan olmadığı için bu yanlışı tüm diğer doğrularını götürüyor benim kriterlerimde. Öteki zaten kendi ağzıyla ne olduğunu yazmış evlerden uzak olsun:(

      Sil
  9. Ünlü olmaları hatalarından soyutlanmaları anlamına gelmiyor gerekirse yerden yere de vurulmalı .
    sanatı şahaneydi diye susacak olursak yaptıkları ahlak dışı davranışları desteklemiş oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzına sağlık Hatice'm, rahmetli annemin bir lafı vardı biraz kaba bir laf - affedersin - "Zenginin orospusu sorulmaz" derdi. Yani zengin/ÜNLÜ olunca her haltı yiyorlar, görüyoruz adeta anadan doğma gibi kıyafetlerle geziyorlar mesela, peynir ekmek gibi sevgili değiştiriyorlar ama bunlar ÜNLÜ ya kimse bir şey demiyor, ama babası satmış, kocası satmış, köyde başına bin türlü felaket gelmiş sonunda orospu olmuş zavallıyı hakir görürler.

      Sil
  10. Ayy okurken fenalastim. Yilmaz Güneyi hiç sevemedim artik bundan sonra da sevmem sanirim. Maço erkekleri de sevmem zaten 😄😄😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu seveceğime sokaktaki kediyi, köpeği severiz Derya'cığım. Psikopatlığın tedavisi yok ama adamı allayıp,pullayıp öyle bir lanse ediyorlar ki, sanırsın AZİZ!!!:)))))

      Maalesef benim bir yazımda var 'Kötü adamlara aşık olan kadınlar' diye. Taş devrinden kalan bir genetik kodmuş bu. Kadınlar hayatta kalma içgüdüsüyle 'alfa tipi' denen höt zöt eden, maganda, maço erkekleri sevmeleri. O yazımda uzun uzun anlattım. İşte kimi kadın bu genetik kodu hala taşıyor ve gazetelerde okuyoruz ya, kocası / aşığı / sevgilisi 42 yerinden bıçakladı diye. Bile bile magandalara aşık oluyorlar sonrası trajedi:(

      Sil
    2. 😄😄😄 o yaziyi da okumustum gercekten cok var öyle kadin. Kimi yetisme ortamindan belki öyle kimi de kafasizligindan.

      Sil
    3. Kafasızlık da var.
      Şimdi bu taş devrinden kalan genetik kod oldukça güçlü bir şey. Kadınlar sert, höt, zöt yapan erkek tipine bayılıyorlar. Ben yolda görmüştüm vaktiyle gencecik bir kız, yanında bir genç, artık sevgilisi mi, nişanlısı mı bilemiyorum, çocuk kızın sırtına, kafasına vuruyordu, böyle yumruklar gibi, bir yandan da bağırıp duruyordu birisinden kıskanmıştı, sözlerinden anladım. kız hiç sesini çıkartmıyor öyle kabulleniyordu. Seven kıskanır filan diyordur ALlah bilir. İşte böyleleri sonradan gazetelere haber oluyor, kocası arabada vurdu, öldürdü, boşanmak istedi, ayrılmak istedi öldü diye...:((((

      Başımızdakine 'reis' diye tapmalarının sebebi de farklı değil, dikkat et Tayyip'e ençok belli kesim kadınları oy atıyor. Aşık olmuşlar adama gerçekten aşıklar. Alfa tipi erkek çünkü. Kibar, yumuşak adam sevmezler. Tabii kafasızlık da oluyor sanırım tüm bunlar.:))))

      Sil