26 Aralık 2017 Salı

BAKIŞ ACISI - HANİFE MERT






Bakış Acısı, sevgili arkadaşımın ikinci kitabı. İlk kitabı  Düş Batımı'ydı. İçimden bir ses ikinci kitabının ilkinden daha ustalıkla yazılmış olacağını söylüyordu. Evet gerçekten öyleydi, ikinciyi  daha beğendim.

Kitap, ana kahramanı Elif'in ağzından ve biri 1984, diğeri 2004 yılında geçen olayları içiçe anlatıyor. Sayfaların üzerinde tarihlerin konulmasıyla okur bu konuda bir karışıklık yaşamıyor. Film deyimiyle "flashback" sahnelerle sıksık geçmişe gidiyoruz.

Elif'in hayatını okurken, karakterlerin sayesinde  özellikle kadınların okumamasının yarattığı acıları, sorunları bir kez daha sorguluyorsunuz, Mesela, karakterlerden Songül ablanın "Kız kısmı okuyup da ne yapacak? dediler" diyerek anlattıkları gibi. Dahası cehaletten oğullarının zihinsel özürlü olmasına sebep olmuşlar. Hanife'nin kitabı tam bir "Bakın okumazsınız böyle olur" kitabı. Kim ateşlenen oğlunun karnına hayvan pisliği sürer? Elif'in köydeki arkadaşlarının çoğunun okumayıp, çocuk yaşta evlenip çoluk çocuğa karışmalarının sebebi de cehalet.

Ana kahramanımız Elif, bu tür şeyleri duydukça, okumanın önemini kavrıyor, çok çileler çekmiş bir kız Elif, anlayışsız büyükanne, büyükbaba, öz annenin hayatı ayrı bir dram, üvey anne de ayrı bir dram o da dul kadın olmanın zorluklarıyla boğuşuyor, baba da ölünce, çok zor günler geçiriyor ama bu zorluklar onu yıldırmıyor. Tam tersine güçlendiriyor. Acılar kimi insanı yıkar; kimi insanı güçlendirir Elif ikinci tip biri böylece okurun hayranlığını kazanıyor.

Elif, kimsenin yanına sığıntı olmamak, cahil insanların dedikodularının hedefi olup üzülmemek, kimsenin eline bakmamak için tek şartın okuyup, kendini kurtarmak olduğunu anlıyor. Hayatına giren insanların çoğu aslında belki kötü değiller onlar da cehaletlerinin kurbanları. Cahil insanlar nasıl davranırsa, öyle davranıyorlar: Önyargılı, dedikoducu, anlayışsız, kendi dramatik hayatlarının acısını Elif'ten çıkartıyorlar sanki. Öyle görmüşler, birbirlerinin mutsuzluklarından besleniyor ya da şöyle diyeyim birbirlerinin mutsuzluklarını birbirlerine aktarmaya onları da mutsuz etmeye çalışıyorlar. "Ben mutlu olmadım kimse de olmasın" gibi.

Unutmadan bir kitapta en önem verdiğim şey ilk sayfadan itibaren beni sarması ve sonrasında da sıkmaması, bunu devam ettirmesidir yani sıkılmadan okunmasıdır ki, Bakış Acısı, öyle bir kitap. Hiç sıkılmadan okuyorsunuz. Dili gayet akıcı, sade, samimi. Okurken kendinizi Elif'in yerine koymaktan alamıyorsunuz. Diğer karakterleri de anlıyorsunuz. Kimilerine çok kızıyorsunuz ben çok kızdım. Mesela büyükanneye, büyükbabaya çok kızdım. Ve " Elif mutlu olsun." istiyorsunuz.  O yüzden de kitabın ikinci bölümünün sonunda, Elif, hukuk fakültesini kazanınca çok sevindim. Böylece 3. bölümde Elif Ankara'ya gitti, yurda yerleşti, bir yandan da yurdun yakınında bir kafede çalışmaya başladı, kendi parasını kendi kazanmaya başladı dahası Engin'e aşık oldu.:)

Cehaletin doğurduğu kötü sonuçlar ve okumanın öneminin yanısıra 3. bölümde mezhep ayrılığına da değinilmiş, kahramanlardan Elif'in kız arkadaşı, Hilal ve Cem birbirini seviyor ama araya mezhep farkı giriyor. Hatta Hilal bu yüzden intiharı düşünüyor:(

Sonunda Elif, hukuğu bitiriyor; önce  tekrar annesinin yanına gidiyor, üniversiteli işsiz durumunda yaşıyor; sonra Zennure teyzesinin yanına gidip staja başlıyor ancak bu sefer de kadın çile çektiriyor Elif'e, bu bölümde bir an Elif'e çok kızdım. Teyzeyi psikopat buldum, dengesiz bence Elif'i kıskanıyor ve saçlarını kesmesini istiyor. Bazen dengesiz insanların yüzünden kendimizi cezalandırırız, Elif de öyle yaptı güzelim saçlarını kısacık kestirdi ve manyak teyze kız çirkinleştiği için mutlu oldu.  Teyzenin sonraki yaptıkları manyak oluşunun kesin kanıtı geldi bana. Ay zavallı Elif ya, inanın içim acıdı. Neyse sonunda kızcağız bir ev tuttu ve manyak teyzeden kurtuldu. Sonlara doğru nihayet Elif'i ve dolayısıyla okuru mutlu eden şeyler oldu. Engin, sevgililer gününde evlenme teklif etti, kız da kabul etti, evlendiler, iki çocukları oldu Ada ve Güneş.

Romanın en sonunda, Elif, çocukken kendisini terkedip giden, sonra herkesin 'delirdi' dediği öz annesini uzun yıllar aradan sonra görmeye gitti ama beklediği gibi bir karşılama olmadı; annesi her şeyden küçücük çocuğu sorumlu tutuyor, kendi acısını ondan çıkartıyordu.

Sevgili arkadaşım, eline sağlık. :)


24 yorum:

  1. elifin manyak teyseden kurtulmasına ben de sevindim..😀neyse güzel bir kitap olmuş,tebrik ederim yazarımızı..umarım bol satışlı geçer..size de emeğinize sağlık,güzel bir anlatım olmuş.. elinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşıma ben de bol satış diliyorum, çok teşekkürler. beğenmene sevindim.:)

      Sil
  2. Hanife Hanım’ ı tebrik ederim. Yolu açık olsun. Darısı yazmak isteyenlerin başına 😍

    YanıtlaSil
  3. blog stili mi değiştirdin? iyi okumalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, blogspot'un kendi tasarımları oluyor ya, onları zaman zaman uyguluyorum. Teşekkürler:)

      Sil
  4. Hanife ile Mersin'de tanıştık. Sanal ortamdan tanıdığımız arkadaşlarımızla yüz yüze görüşmek, konuşmak da güzel.
    Kitap imza gününe gittim, kitabını da aldım sevgili Müjde ama hala okuma fırsatı bulamadım. Bu konuda tembel de sayılmam ama sağlıkla ilgili engellerimiz oldu.
    Tekrar kutluyorum, iyi okuyucular diliyorum.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne iyi yapmışsın, Ankara'ya yakın bir yerde otursaydı ben de çok isterdim imza gününe gitmeyi ama Bücürük de olunca, istanbul'daki kızkardeşime bile gitmiyorum. Kızıp duruyor bana. Sağlık her şeden önemli çok geçmiş olsun.
      Sevgiler.

      Sil
  5. Sevgili Müjdeciğim öncelikle zaman ayırıp Bakış Acısı isimli kitabımı okuyarak değerli yorumunu paylaşman ve bloğunda yayınlaman beni son derece sevindirdi. Kitabımla ilgili çok doğru ve güzel tespitlerin var. Bu kitabı birinci kitabım olan Düş Batımını okuyan okurlarımın kitaptaki roman kahramanlarının akibeti ile ilgili bilgi almak istemeleri üzerine kaleme aldım. Bunu yaparken de amacım toplumumuzda yürek burkan bazı sorunlara da değinmek ve farkındalık yaratmaktı. Bakış Acısı kitabında işlediğim konular, her biri tek başına bir kitap oluşturabilecek öneme ve özelliğe sahip konulardı. Ben her birini kısa kısa hikayeler ve kurgular ışığında gündeme taşımaya çalıştım. Ana tema "Kadın" ve tabiiki eğitimli ve ekonomik özgürlüğünün olması gerektiğidir. Kısa bir alıntıyla bunu ifade etmek isterim. Örneğin " Kadın özgür olmalı. Özgür olursa kadın özgür çocuklar yetiştirir. Kadın okumalı kadın çalışmalı. Kadın varlığını saygınlığını eğitimle bilinçlenerek sağlamalı." Müjdeciğim hem sana hem de güzel düşüncelerini paylaşan blogger arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşkolsun zaman ayırmak ne demek, keyifle okudum, sadece bloğumdaki Yeşim Arkası Yarın ve klinikteki iki köpiş çok zihnimi meşgul ediyordu o aralar, ondan; onlar da bitince telefonda da dediğim gibi bir günde okudum, çünkü bir kitap beni sarmışsa bitirmeden bırakmama huyum var. Taş çatlasa iki-üç gün.:))Ama sarmazsa o zaman bırakıyorum:((okuyamıyorum. Seninki kolay okunan bir kitap o bakımdan çok tebrik ediyorum. Sıkmıyor insanı. Kesinlikle haklısın canım kadın okumalı, çalışmalı, kendine de, ailesine de, ülkesini de ileri taşır böylece. O yüzden dinciler okumasın istiyorlar ya..
      Rica ederim, keyifle okudum, sevgiler.

      Sil
  6. Hanife Hanım'ı tebrik ederim. Kitap yazmak ciddi bir iş, emek işi. Yazarın vermek istediği mesaj da çok güzel. Çünkü hayatın içinde "kadın" önemli bir rol. Temennimiz okuyan kadınlar daha da çok olur. Tekrar hayırlı uğurlu olsun. Senin de emeğine sağlık Müjde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın sevgili Esin, çok önemli çünkü çocuklar ençok anneyle vakit geçiriyor, anne yetiştiriyor, etkisi büyük, dolayısıyla toplumu şekillendiriyor. Çok teşekkürler.

      Sil
  7. heeey okuycam ben de işallah, ilk romanını çok sevmiştiim :)

    YanıtlaSil
  8. Şansı okuru bol olsun kitapların da kaderi vardır

    YanıtlaSil
  9. Konusu ve işleyişi çok güzelmiş, kadınların sorunları, okuyamaması, okuyanların da mahalle baskısı nedeniyle hor görülüp dışlanması konuları takdir edilir bir seçim olmuş. Bu şekilde kitaplara ihtiyacımız var. Bu kitabı tanıttığın için teşekkürler Müjde Abla, okumak istedim ben de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten öyle oluyor, mahalle baskısı çok kötü bir şey, Hanife bunu da çok güzel anlatmış özellikle Elif'in birine tam deyimiyle 'kuyruk salladığını' sanarak suçluyorlardı ki, kızcağızın haberi bile yok!!!! Zavallının hem günahını alıyorlardı, hem de çok üzüyorlardı. Biriyle sokak ortasında iki çift laf mı etti? Hemen "aaa sen utanmıyor musun erkeklerle sokakta konuşmaya!" diyorlardı.

      Rica ederim Feride'ciğim.:)

      Sil
  10. Hayvan pisliği mi??? Var mı gerçekten bunlar..şaşıyorum ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz mı? Cehalet işte, geçen yıl mı neydi Hac'da deve sidiği filan içip ölenler olmuştu.

      Sil
  11. Yine "Eksik etek" öyküleri çok güzel dile getirmiş değerli kadın yazarımız,
    Hep söyledim söylemekten vazgeçmeyeceğim biz kadınlarda iş bitiyor,çocukları biz eğitiyoruz,biz eğitiyoruz,
    evet şartları da ne yazık ki erkek egemen zihniyet hazırlıyor ve biz kadınların işi çok zor...
    Ama biz kadınların kalplerinin temiz kalması ve gelecek nesillere şekil vermesi de bizim elimiz de yinede.

    SEvgilerimle canım.
    Hem senin hem arkadaşının emeğine sağlık.
    Öptüm seni arkadaşım,sağlıkla kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısın Merih'ciğim, o yüzden de o malum kesim hep okulları imam hatip yapıyor, kadınlar okumasın, imam hatip'te Atatürk düşmanlığı, nefreti okusun yeter!!!
      Çok teşekkürler canım, ben de öptüm, sevgiler...

      Sil
  12. Hanife'ye hayırlı olsun diyor, satışı bol olsun diliyorum. Ne güzel özetlemişsin canım. Böyle konuların işlenmesine çok ihtiyacımız var. Daha vatanımızda bu bilinç tam gelişmiş değil zira.
    Eline, anlatımına sağlık Müjde'm. Sevgimle canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanife'nin kitabı neredeyse 2 aydır duruyordu, ona da sana söylediğim gibi "Arkası Yarın bitsin o zaman okuyabileceğim kusura bakma n'olur" demiştim. :) Sözümü tuttum. Evet haklısın ablacığım, cehalet en büyük düşmanımız. Çok teşekkürler, benden de sevgiler ablama.:)

      Sil