18 Ocak 2019 Cuma

KARPUZ APARTMANI - 40


Karpuz Apartmanı'nda o gün çöpçatan teyzeler 
tüm komşuları topladı:


" Sormayın komşular sevaptır yine bir çöpçatanlık işimiz var. 
yalnız bu sefer kızcağız biraz - şey, nasıl desek kiii...yani çok güzel değil...en iyisi resmini gösterelim:"


İşte bu....


" Anladım çöpçatan teyzeler, çirkin kız yoktur, bakımsız kız vardır; biz onu şahane yaparız ama zaman lâzım. Görücüler ne zaman geliyor?"



"Yarın...."



"Ayol siz bu işi bana bırakın, ben onu bizim güzellik salonuna bir götüreyim, çıkınca Marilyn Monroe gibi olur.
Ama yarına yetişmez. Bir ay lazım."


"155'den yardım istesek? Ceyda hanım kızı güzelleştirene kadar
belki bizim aklımıza gelmeyen bir şey bulur..."


"Böylece 155'e  durumu anlattılar... "


"Tamam komşular; bu gece uyumak yok, söz vermeyeyim çünkü 24 saat çok az bir süre; yine de bir çözüm bulmaya çalışacağım..."


ERTESİ GÜN.....


"Fazla vaktimiz kalmadı...görücüler gelecek...
155'ten bir haber var mı komşular?"


"Hehehehe  o kızı bir gün içinde ancak
hani neydi o Eyfel kulesini filan kaybeden sihirbaz güzelleştirebilir...bence onu çağıralım ama vakit yok..."

O sırada kapı çaldı ve 155 geldi

"Buldum! Bakın şimdi; görücüler gelince verdiğim tüpteki sıvıyı
çaylarına atacaksınız, bir de şu mavi şeyleri kulaklarına takmaları gerekiyor."


"Çayı içince - merak etmeyin zararlı bir şey değil- ve bu özel icadım sayesinde kızı Marilyn Monroe gibi görecekler. "


"Marilyn Monroe mu?"


" Evet ama yine de deneyelim. Kulaklığa kimin görüntüsünü yüklersem onu görecekler. Mesela şöyle korkunçlu,  uzaylı yaratık görüntüsü yükleyeyim... kim denemek ister?"



"Bilim uğruna ben gönüllüyüm, hadi bakalım..."



"Tamam ama bayağı korkunç haa; ona göre...."



"Hehehe! Che Niyazi uzaylı yaratıktan mı korkacak
o benden korksun:)"



"Ben de çay koyayım, içine o sıvıyı dökmek için..."


Che Niyazi, karışımlı çayı içer ve kulaklığı takar..



AABOOOOVVVVVV! İMDAAATTTT! 






"Korkma Che Niyazi, bu sadece similasyon! Gerçek değil"


"Şimdi onu çıkar, bunu tak!"


"Şimdi gözlüklü bir Marilyn Monroe görüyorum!"


"Söz konusu kızcağız gözlüklü olduğundan
gözlüklü foto yükledim."


"İyi de görüceler hepimizi Marilyn Monroe olarak görmezler mi?"


"Hayır, sadece kızı o şekilde görecekler, 
öyle ayarladım."



"Yaşasın! Oldu bu iş. Ceyda kızı güzelleştirene kadar
bir ay idare edersiniz..."

NİHAYET GÖRÜCÜLER GELDİ......


"İşte böyle eşim ölünce, kızınızı istemeye oğlumla geldik,
ah yaşasaydı rahmetli keşke oğluna kız istemeye gittiğimizi görseydi...kısmet değilmiş...eee? Güzel kızınız nerede ayol? "


"Birazdan gelir han'fendicim, süsleniyor da çok heyecanlandı..."


Müstakbel damat Çetin de heyecanlıydı. Kızı daha 
önce görmemişti. Acaba nasıl biri diye meraktan ölüyordu.



"Şeyyy, kızımız süslenene kadar çay içelim..."


"Buyrun efendimmmm...bu mavi küpeler de nazara karşı önlem; mutlaka takın; kızımız nazardan çok korkuyor da...özel bir taşmış..."


"Öyle mi takarız tabii ama ben çay almiiim çarpıntı yapıyor"


"OLMAZZZ! Mutlaka içmelisiniz kızımız eliyle demledi!"

"Ay valla içerdim ama çarpıntının yanısıra 
uykusuzluk da yapıyor canımcım, çay içersem geceleri uyuyamıyorum.."



"Olmaz! Mutlaka içmelisiniz çünkü...çünkü..."


"Çünkü okunmuş suyla yaptık nazara gelmeyelim diye..."

"E, peki madem..."



Ve  Selvinaz geldi...


"Gel benim güzel kızım, evimizin kraliçesi..."


"Ay anne utanıyorum...."


"Pek de utangaçtır...değil mi bey?"



"Öyledir, öyledir, kızım diye söylemiyorum çok iyi yetiştirdik..."


"Hoşgeldiniz, öpiiimm..."


"AAAAAAYYYYY!"


" Ama n'oluyor?"


çelik kapı ile ilgili görsel sonucu

O SIRADA KAPI ÇALDI....



"Kulaklıkları karıştırmışım! Geç kalmadım ya!?"




" Neee! Olamaz! "


"Panik yapmayın! Hazır bayılmışken çabuk değiştirelim!"



"Evet, evet, biz de ortalığı temizleyelim.."

155 kulaklıkları değiştirirken,  Zeynep ve Gülse halıya dökülen çayları sildiler, ortalığı temizlediler. Ayşe ve oğlu ayılınca hiçbir şey hatırlamadılar.


"Ay içim geçmiş galiba...ne diyordum?..."


"Kızınız nerede diyordunuz ah işte geldi...gel kızım
bak seni istemeye gelmişler..."







"Hoşgeldiniz....."


"Ay Maşallah Maşallah...tıpkı Marilyn Monroe!..."


"Gerçekten öyle ne şanslıyım!..."



" Ayyy....Teşekkür ederim......" 


Böylece, her şey yolunda gitti, akşam olmuştu...

pasta börek sofrası ile ilgili görsel sonucu

Pastalar kesildi, yenildi, içildi..



"Ay bu nazar küpesi çok sıktı kulağımı şöyle koyayım..."



"Benimki sıkmıyor taşların enerjisine inanırım..."


"Hayır! Hayır! Çıkartmayın!"


"AAAA! Çok acıttı kulağımı! Size ne canım!"


"Haydi şimdi söz yüzüklerini takalım, gel bey"


"Geldim hanım...haydi Bismillah!"


"Aaa! N'oluyor! Kızınız gelmeden ne yüzüğü! "



"İşte burada kızımız ya Nalan hanımcığım..."



"Buradayım hihihihi...."



"Aaa! Bu  kız kim ayol? Nereden çıktı? Çetinnn! Bunlar bizi kandırıyor! Önce güzel kızı gösterip, sonra çirkini kakalayacaklar!"


"Deli misin anne ne çirkini? Marilyn Monroe gibi kız!"


"Oğlum kör müsün? O kız gitmiş! Yok!..
bu kız o kız değil! Aaa! Hadi kalk gidiyoruz!"


" Kandırmak mı! Hanım hanım sen diyorsun? 
Benim gül gibi kızıma!"


"Eyvahlar olsun!" 


" Hay Allah!"



"REZALET! SKANDAL! 
Kalk oğlum kalk gidiyoruz!"



"Ama anne! Delirdin mi? "


Ana, oğul kavga ede ede gittiler..... 


" N'olacak şimdi? Kızımın psikolojisi bozuldu!"


"ÜÜÜÜÜÜ,  Hani çok beğenmişlerdi? Marilyn Monroe demişlerdi..n'oldu birden vazgeçtiler? Evde kalıp
kız kurusu olacağım Üüüüü!..."



"Ağlama canım! Çetin seni Marilyn olarak görüyor
bir ay sabret yeter ki, kulaklığı çıkartmasın..." 

XXXXX

SONRAKİ GÜNLER...
SELVİNAZ ve ÇETİN BULUŞMAYA DEVAM ETTİLER....



"Selammm çocuklar! İşte sözlüm Selvinaz! 
Nasıl tıpkı Marilyn Monroe değil mi?"



"Melabaaaaa...."


" ! ! !


- "Şoke oldu çocuklar....."
- "Evet aşkım...."
- "E, alışık değiller böyle bir güzelliğe hihihi ne 
şanslı erkeğim!"

XXXX

Bu arada çöpçatan teyzeler Çetin'in annesini
oyalamaya çalışıyordu...

"Üüü....oğluma büyü yaptılar!
Kızın ailesinden şikayetçi olacağım!" 


"Allahaşkına bacım bak Allah'ın adını verdik bir ay sabret
bak bir ay.....valla senin gözlerine nazar etmişler o yüzden 
kızı çirkin görüyorsun...bak bir ay sonra haklıymışsınız diyeceksin..."


BİR AY SONRA...



" HAZIR MISINIZ KOMŞULAR? Burun ameliyat,
göz ameliyatı, saç boyama, cilt bakımı, dudak dolgusu derken
işte karşınızda yeni Selvinaz: TA TA TA TAAAAAAA....Gel kız.."


" AAAAAAA! ?"


"Kızım! Bu sen misin gerçekten? "


"Benim anne. "



BÖYLECE ... ÇETİN' in ANNESİ GERÇEKTEN GÖZLERİNE NAZAR DEĞDİĞİNE İKNA OLDU..Selvinaz ile Çetin de nişanlandılar:)



Geceleyin 155'in kapısı çaldı...
gelen emekli komiser Şaban beydi..



"Buyrun Şaban bey amca..."


"Şeyyy! 155 oğlum, komşulardan duydum, bir şey icat etmişsin 
takınca ben de karımı Marilyn Monroe gibi görür müyüm? Bak
bu karımın fotoğrafı..." 


"Demek öyleee! Görürsün sen kuduruk!...
o icattan benim de haberim var..."


Şaban bey, yarım saat sonra kendi dairesine girdi...



"Karıcığım! Neredesiiiin?"


"Buradayım canım..."



" AAAAAA! EŞHEDÜÜÜÜÜ! "


"Alo!  İmdat! Çabuk yetişin apartmanımızda uzaylı yaratık var!"
karımı yemiş! Salyaları akıyor kaçtım sokaktan telefon ediyorum şu anda! Brrrr...dondum, buz gibi soğuk, pijamalıyım, çabuk özel harekata filan haber verin! "



"Karpuz Apartmanı mı? Haaaa! Tamam, tamam anlaşıldı.
Merak etmeyin birazdan göndeririz. Hatta SAT komandoları da yollarız...hehehehe... donanmayı da mı çağırsak?"

gece karakol ile ilgili görsel sonucu

- Hahaha, şu Karpuz Apartmanı da olmasa yüzümüz gülmeyecek!  FBI(bak: 2.bölüm), CIA ajanları(bak: 27.bölüm) derken
şimdi de uzaylı yaratıklar! Hahahahahaha....!"




TÜM BÖLÜMLER:



Yazan& çizen:
Müjde Dural