“Hz. Ömer’in neden kölesi vardı?” diye sorduğun an, hikâyeyi dinlemekten çıkıp; aklını kullanmaya başlarsın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
CİCİŞ' imi TOPRAĞA VERDİM
Suriyeli sorumsuz ve vicdansız bir kadının önce evine alıp; sonra annesiyle birlikte sokağa attığı yavru kedilerden bir tanesini alıp; ismin...
-
Takipçilerime derken, hiç takipçim yoktu:) sıfır takipçiliydim. İlk takipçim sevgili Kitaplık Kedisi, Nilaycığım oldu. 😍 Tüm takipçilere d...
-
Baktım ki, hepsi düzene hizmet ediyorlar, kendi partimi kendim kurmaya karar verdim. Partimin ismi Kedi Partisi. Neden kedi diye sorarsanız,...
-
Melaba, ablalayım, melaba Reçep abim, Bi gözü kör bir kedişim. Daha 2 aylıkım. Suriyeli bir ailenin evinde dünyaya geldik. Ben, kedi gribi o...
bizim gibi doğulu ülkeler bu gibi nedenlerden yoksul ve sömürü altında hep.
YanıtlaSilKesinlikle. Hiç sorgulamıyorlar.
SilMerhabalar.
YanıtlaSilHem Mekke, hem de Medine döneminde Kur'an, köle kurumunu meşru bir kurum olarak görmüştür ve asla köleliği kaldırdım dememiştir. Yani Kur'an kölelere iyi davranılmasını, onlara zekat verilmesini vs. salık veriyor ama, kökten köleliğin kaldırılması ile ilgili ne bir ayet, ne de bir hüküm yok! Cariyeler içinde aynı şeyler geçerli. Sadece sehven bir mümini öldürme, zıhar yapma ve yemini bozmanın bir kefareti olarak köle azad edilebileceği hükme bağlanmış.
Hal böyle olunca, Hz. Ömer'in, Kur'an hükümlerine göre köle sahibi olması son derece normal görünüyor.
Köleliğe ve cariyeliğe ne zaman son verilmiş bu konuda henüz bir araştırmam ve bilgim yok.
İşte ben de tam burada diyorum ki, bu kadar mükemmel bir valık olan Allah, cahiliye döneminden sonra Kur'an'ın vahyi ile birlikte köleliğe ve cariyeliğe neden bir son vermemiş? Yarattığı insanların, birbirlerinin nasıl kölesi ve cariyesi olabilir? Ben burada düşünürüm...
Selam ve saygılarımla.
Merhaba Recep Abi,
SilDüşünmekte haklısınız; bu kadar mükemmel bir varlık olan Allah,
"Peygamberin evine davet edilmeden gitmeyin, fazla oturmayın, yemeğinizi yiyin hemen gidin" vs. diye ayet gönderiyor ama kölelik diye bir şey olamaz, hepsini azad edin, herkes eşittir, vs. diye ayet göndermiyor.
O yüzden de yıllar önce alt katımızda oturan komşumuzun kızı bana " Çok soru sorarsan dinden çıkarmış insan" demişti.
Tanrı neden kullarının soru sormasından gocunsun ki?
Selamlar, saygılar.
Not: Bu arada " Öyle zırt, pırt gitmeyin, yemeğinizi yer yemez gidin" bana Tanrı'nın buyruğu değil de, ev sahibinin isteği gibi geliyor 😂
Dünya hiç bir zaman adil olmamış hatta dinler de buna mani ol/a/mamış.
YanıtlaSilKesinlikle öyle. Dinlerin (Hristiyanlık, Müslümanlık, Yahudilik ve diğer dinler) hiçbir iyi şeye yaradığını görmedim. İnsan, iyiyse zaten iyidir, kötüyse, dinler kötülerden korumuyor.
Silsorgulamayı beceremiyoruz ne yazık ki.
YanıtlaSilgerçi işimize geldiğine göre yapıyoruz onu da neyse..
Halbuki 5 yaşında bir çocuk olsa mis gibi sorgular; çocuklar yalansız, dolansız ve saf, masumdur. Mesela bir çocuk "Tanrı'm zürafaları da sen mi yarattın? Yoksa kaza mı oldu?" diye sormuş. Hiç unutmam ne tatlı bir sorgulama :)
Silİnsanlar arasında hiçbir zaman eşit bir sistem yok, şimdi de birileri bizim kölemiz ve biz de birilerinin kölesisiyiz. Sadece resmî adı kölelik değil artık.. Ben de böyle, bunu düşünüyorum…
YanıtlaSilModern kölelik dediğimiz şeyi sanırım kasdediyorsunuz, evet bir bakıma işçi, memur da modern köle ama sosyal ve vatandaşının refahını, sağlık harcamasını, eğitim harcamasını düşünen bir hükümet olsaydı (İskandinav ülkeleri gibi) modern köle olmazdık.
SilO soruyu soracak kapasite var mı acaba ? diye düşünmeden edemedim bir an...
YanıtlaSilHurafelerle, cinlerle, büyülerle, muskalarla beyni yıkanmış, psikolojik hasta zihniyete sahip olanlar (Müge Anlı'ya çıkıyorlar genellikle türbanlı) soramaz. Normal zekâya sahip olmaları gerekir, hurafelerle buğulanmamış, kirlenmemiş, pırıl pırıl beyinler ister.
Sil