25 Eylül 2017 Pazartesi

BEGONVİLLİ EV 13. Bölüm





"Biraz konuşabilir miyiz?"



" Buyrun...sizi dinliyorum...?"


" Bu kandırılmış, masum kız havasıyla babamın
gözünü boyamış olabilirsin ama ben yutmadım."



"Ne demek istiyorsunuz?.."


"Babama anlattığın masala inanmadım diyorum. 
Güzelliğini kullanarak Kerem'e yanaştın..
kolay yoldan sınıf atlamak, zengin koca bulmak için
hemen koynuna gi...."


Ebru, Erdem'i tokatlayacaktı ama ...


" Defol! Kardeşinin gerçek yüzünü
bilmiyorsun. "




" Hıh!.."

müştemilat ile ilgili görsel sonucu


Ebru kapıyı kapattı...sinirden
titriyordu...Erdem öfkeyle
arabasına doğru gitti..

siyah jip ile ilgili görsel sonucu

Genç adam bir yandan da kendine kızıyordu...



" Rüyamdaki kız o? Neden çıktı karşıma?.."
(Bak: 8. bölüm)


" Kardeşinin nasıl bir pislik
olduğunu öğreneceksin...sen de
ailen de..."


begonvilli malikane ile ilgili görsel sonucu




Aradan birkaç hafta geçti...



Ailenin damadı Kaya dışında, herkes bebeğe bayılıyordu. Kaya da bebeği sevmediğini gizlemeye çalışıyor, sever gibi yapıyordu.



"Anne, bütün gün okuldaydım biberonunu
ben vereceğim Gökhan'ın...oy, oy çok tatlı..
di mi anne?"



blue eyed baby ile ilgili görsel sonucu




"Çok tatlı çok.....maşallah.."
boncuk gözlüm...ah Kerem ablacığım
bir konuşabilsen..bir iyileşsen..."





"Çapkın kayınço, yakında gazeteciler
öğrenirse ne yapacağız bakalım..."




"Namussuz alçak! Benim
düşmemi ayarlayanın damatları
olduğunu bir söyleyebilsem...Kahretsin!"



" Mümkün olduğunca şimdilik basın duymasın ama
duyarsa da inkar edecek değiliz, o benim özbeöz torunum.
Solmaz ailesine yakışır şekilde büyütülecek, en iyi okullara
gidecek, ver bakayım dedesi bi kucak alsın..."




"Bu tekerlekli sandalyedeki hasta kim?
Ne işi var bizim evimizde?"




"Anneciğim, Kerem kaza geçirdi ya...
torunun..."




"Aaa! Niye söylemiyorsunuz torunum
kaza geçirdi diye. Vah vah ne zaman kaza geçirdi?"



"Büyükanne günde 20 kez söylüyoruz ya..."




"Hiç de değil daha şimdi gördüm.
Vah, vah, vah! Benim güzel torunuma nazar değmiş..
Kurşun niye döktürmüyorsunuz?"




"Ya bu bebek kimin bebeği?"



"Anneciğim Kerem'in oğlu ya..
Gökhan..."





" Aaa! Öyle mi pek güzel maşallah...
Git yukarıdan odamdan altın getir
altın takayım bebeğe..."



"Anneciğim dün de taktın ya, her gördüğünde
tekrar tekrar soruyorsun unutuyorsun anneciğim.."



konfeksiyon atölyesi ile ilgili görsel sonucu

Ebru, şirketin tekstil fabrikasında çalışmaya başladı. O işteyken evdekiler bebeğe bakıyordu. 

İşten gelince hemen bebeğine koşuyor,
onu alıp müştemilata gidiyordu..


müştemilat ile ilgili görsel sonucu

Bir gün Tarık bey müştemilata geldi.




"Ebru, kızım. Avukatımız Bülent, senden de
DNA örneği istedi. Yasal işlemler için bebeğin annesi
olduğunun da kanıtı gerekiyormuş. Bir ara senin de
hastanemize gelmen gerekecek.  Damadım bu işle
ilgilenecek cep telefonunu yazdım. Hazır olunca onu ararsın."




" Bu haber kızı çok bunalttı, DNA sonucu bebeğin annesi değil
teyzesi olduğu anlaşılacaktı; bebek emin ellerdeydi..
ne yapacağını düşünmek için Boğaz kıyısına gitti.


Kader bu sefer Ebru'dan yanaydı...
Tesadüfen öyle bir şey gördü ki...

Solmaz ailesinin damadı Kaya, eşinin
en yakın arkadaşı Didem ile birlikteydi.
Ebru, fırsattan istifade gizlice ikisinin resimlerini çekti.




" Madem ailenin damadı, sırrının ortaya çıkmasını
istemiyorsa, DNA testi için benimle
işbirliği yapmayı kabul edecek. "


begonvilli malikane ile ilgili görsel sonucu



O sırada malikanenin kapısı çaldı.
Zehra kapıyı açtı.



" İyi günler. Polis...
Kerem bey evde mi?"




" ! ! ! "




" Oğlum bir kaza geçirdi,  gördüğünüz gibi konuşamıyor.
Hayırdır komiser bey? "



"Oğlunuzun konuşamaması kötü oldu  Tarık bey.
İfadesine ihtiyacımız vardı.
Pelin Ilgazoğlu cinayetini
aydınlatmak için."



" Bir bu eksikti. Hiçbir kanıt bırakmadığıma
eminim. Bu işgüzar polis bir şey mi buldu acaba?"
(Bak:10.Bölüm)




"NE! Pelin'i kızımız gibi severdik, ailesiyle komşuyuz.
Kerem de severdi. Ne ilgisi olabilir ki? Zavallı kızcağızın
öldüğünü duyunca çok üzüldük biz de. "



"Pekala, şimdilik iyi günler.
oğlunuza geçmiş olsun."




Kaya'nın telefonuna mesaj geldi...




"Aman Allah'ım! Yandık!"



"N'oldu? Yüzün bembeyaz oldu."



" Şu anlattığım kız,  hani Kerem'den bebek peydahlayan.
 İkimizin başbaşa resmini çekmiş,
 Onunla işbirliği yapmazsam
görüntüleri karıma yollayacakmış!"



"Aman Allah'ım! Ayşe beni asla affetmez.
Tüm İstanbul'a rezil eder. Kimsenin yüzüne bakamam.
Senin de tüm planların mahvolur."



"Allah kahretsin! Bu kız
neyin peşinde?.. "


begonvilli malikane ile ilgili görsel sonucu

Evde durum böyleyken, holdingde avukat Bülent
vicdanı ve hapse girme korkusu arasında bocalıyordu.
Banu'ya çarpıp kaçtığını gören rakip şirketin CEO'su ona şantaj yapıyor
ihale bilgilerini istiyordu.



Bülent, aptal değildi; şantajın bununla kalmayacağını da biliyordu.
Kendisini yurt dışında okutan Tarık beye ihanet edecekti,
zaten şimdiden ihanet etmişti. Ebru'nun bebeğin
annesi değil teyzesi olduğunu bildiği halde ifşa edemiyordu. Ederse 
kendisi de Banu'ya çarpıp kaçtığını açıklamak zorunda kalacaktı. 
Çok kötü hissediyordu.




"Kaya denen o pislik damat Kerem'in şoförünün
evinin adresini bulabilir. Şoförü konuşturacağım.
Banu her şeyi o adamın bildiğini söylemişti. Ama önce
bir silah satın almam lazım...."



Ebru, fabrikadan aldığı tüm parayı biriktirmişti. Onunla ilk iş olarak gizlice bir silah aldı. Bununla şoförü korkutup, konuşturmayı planlıyordu.  




"Madem bu dünyada adalet yok. 
Madem kötüleri cezalandıran yok.
Ben cezalandıracağım. Kendi
adaletimi kendim sağlayacağım."




(Devam edecek...)


Bölümler:


24 Eylül 2017 Pazar

TAKİPÇİLERİMİZİ TAKİP ETMEK

Minik bir duyurum olacak: Bloğumuzu izleyen arkadaşların blogları varsa, biz de onların bloglarını izlemeye alıyoruz. (Bloğu yoksa - olması şart değil tabii ki- o zaman sorun yok) ama eğer bloğu varsa ve linki google  profilinde yer almıyorsa takip edemiyoruz. O yüzden bloğu olan arkadaşlar mutlaka bloglarının linkini google profiline eklesinler.:)

22 Eylül 2017 Cuma

12 MADDEDE ÜLKENİN HALİ



ÜLKENİN HALİ 1:

 ÜLKENİN HALİ  2: 

AKP’li başkanın istifası için ‘başörtüsü’ iddiası

Şimdi fotoğraftaki başı örtülü hanım
istifa etmiş.



FOTO:DHA - Başkan başı açık haldeki fotoğrafını paylaşınca istifası istendi.

İstifa sebebinin facebook'taki başı açık
paylaşımı olduğu iddia edilmiş.

Dahası istifa eden hanımefendi "Büyüklerimle konuşmadan yorum yapmam" demiş. Demokrasi ve fikir özgürlüğü olan bir ülkede, değil bir partinin filan il, ilçe başkanlığı yapmış vatandaş, sokakta mikrofon tuttuğun herhangi bir vatandaş bile böyle bir cümle kurmaya utanır. Kadın daha kendi fikrini özgürce söyleyemiyor. Korkuyor! İddia doğruysa kendi partisi tarafından başı açık diye atılmış! Şimdi bu partinin ileri gelenleri işlerine gelince

"Biz çok iyi bir partiyiz, demokrasi, özgürlük, biz herkesi kucaklıyoruz, hepimiz kardeşiz" filan derler. Kendi partililerine bunu yapan, sokaktaki başı açığa ne yapmaz düşünün.

Haberin orijinali alttaki linkte



ÜLKENİN HALİ 3: 

 Bu fotoğrafı altta linkini verdiğim Hergele Postası isimli tweet sayfasından aldım.
Gördüğünüz  yemek tepsisi, Kırşehir ÇEMAŞ Döküm A. Ş. 'de gece vardiyasında işçilere çıkan yemekmiş.  Bu fotoğrafa 135 yorum gelmiş.





ÜLKENİN HALİ 4:

Fetöcü + AKP'lilerin kumpasıyla yıllarca suçsuz yere Silivri'de yatan  Tuncay Özkan'ın tweeter sayfasından  bir haber:

Videoyu izledim, hepsi Osmanlı devri kılığı giymiş öğretmen (!) ve küçük yaşta öğrenciler var. Öğretmen çocukları döverken gizlice çekmişler. Yeni Osmanlı sevdalıları özellikle izlesin. Okul İstanbul Esenler'de imiş sanırım.

(Verdiğim ilk link çalışmıyordu, bu link çalışıyor arkadaşlar. Tıklayınca ODA tv' sayfası açılıyor. Video da izleniyor. Kontrol ettim.)


ÜLKENİN HALİ 5: 

Beş yaşındaki Suriyeli çocuğa tecavüz etmek isteyen Afganistanlı, çocuk direnince, öldürüp çöpe atmış. Hürriyet ve bilimum gazetelerde yer alıyor. Altta tıklayarak okuyabilirsiniz.  Bu Suriyeliler, Afganistanlılar hele on yıl geçsin bakın ülkenin hali neye dönecek.



ÜLKENİN HALİ 6: 

15 Temmuz'un arkasındaki 'üst akıl' kim? Amerika demiyor muydu AKP'liler? (ki, öyle) 
Fetöcülerin elebaşı da zaten yıllardır ABD'de oturmuyor mu? (ki, öyle)
ABD, 15 Temmuz'un elebaşı Fetö'yü Türkiye'ye teslim etmiyor mu? (ki, etmiyor)
Aynı AKP'liler  şimdi  "Tayyip, Trump ile şu kadar saat görüştü" diye niye böbürleniyorlar?


ÜLKENİN HALİ 7: 

KIBY (Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi) yani aslında Kürdistan oluyor. 
İşte bu bölgenin başı Barzani referandum yapacak ya, AKP başkanı Erdoğan'ın ve ABD'nin itirazı olduğu haberleri bana hiç inandırıcı gelmiyor. ABD'nin BOP planının amacı zaten Kürdistan kurulmasıdır, yıllardır da PKK'lı narko teröristlere silah başta her türlü yardımı yapanlar zaten onlar. Bir yandan 'karşıyız' gibi görünürler, bir yandan silah verirler. Adına 'politika' deniyor. 
Erdoğan'ı inandırıcı bulmamanın sebebi ise alttaki fotoğraflar:


tayyip barzani ile ilgili görsel sonucu
Diyarbakır 2013
Erdoğan ve eşi, 
Barzani, Şivan Perver...

tayyip barzani ile ilgili görsel sonucu

Aynı törenden başka fotoğraflar...


tayyip barzani ile ilgili görsel sonucu



ÜLKENİN HALİ 7:

Keşke, AKP'ye oy atanlar, ülkenin güllük gülistanlık olduğunu sananlar, Fatih Portakal'ın haber saatini izlese. Çünkü onların izlediği kanallarda o haberleri asla duyamazlar. Kendilerinden özenle gizlenir. Ne tür haberler bunlar? Mesela saman ve büyükbaş hayvan ithal ettiğimiz haberi. Evet samanı bile ithal eder hale düştük. Büyükbaş hayvanlar çeşitli ülkelerden geliyor. Muhabir hanım elinde mikrofon yerinde röportaj yaptı, kimi hayvan Almanya'dan, kimisi bilmem nereden gelmiş. (Ülkelerin adlarını tek tek saymıştı akşam ama ben unuttum). Kıyaslama da yaptılar: Almanya'da devlet hayvancılığı teşvik için mazotu ucuza veriyor, çitfçiye destek veriyor, işte vergi vs. çok az alıyor, hayvan yemi çok ucuz vs. Bizde ise tam tersi olduğundan çiftçiler 'hayvancılık öldü" diyorlardı. 

ÜLKENİN HALİ 8: 

Terör sorununa gelirsek: Hani 'EVET' çıkınca terör bitecekti? Ama her gün şehit haberleri geliyor tek fark kimse üzerinde durmuyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bir kişi şehit olmuş, kimin umurunda halbuki her gün bir kişi, iki kişi ayda belki 30  insanımız ölüyor. :(

ÜLKENİN HALİ 9: 

AKP başkanı Erdoğan'ın diploması hala bulunamadı. Cumhurbaşkanlığı için gerekli belgeleri sunarken diploması yokmuş. Sunamamış! Genelkurmay'a sorulmuş diploma orada da yokmuş. Nerede bu diploma? Diploma yoksa, cumhurbaşkanlığı geçersiz sayılır. Onca yıl verdiği, aldığı, imzaladığı tüm kararlar da geçersiz sayılır. 


ÜLKENİN HALİ 10:

Dikkatli bir okur olduğum için dikkat ediyorum. 
Ülkede cinnet geçirenlerin sayısı her gün artıyor.  Babalar, eş, çoluk çocuk bıçaklayıp veya silahla öldürüyorlar. Daha dün bir baba karısını ve iki çocuğunu öldürdü. Sonra da intihar etti. Bugün bir altta fotoğrafını gördüğünüz kadın "Oğlumla yeterince ilgilenmiyorsun" diyerek okuldaki öğretmeni (solda) bıçaklamış.  


Anne, okul koridorunda oğlunun öğretmenini bıçakladı!



ÜLKENİN HALİ 11: 

O sınav olmadı, bu sınav, bu sınav olmadı, öteki, öteki de olmadı, bu! Bunu getirelim, onu kaldıralım, yok yok bu da olmadı, bunu da kaldıralım. Yaz - boz, nasılsa insanlar deney tahtası, kobay. Bir de tutturmuşlar neredeyse tüm okulları İMAM HATİP yapacaklar. 15 Temmuz'cu Fetöcüler dinci değil miydi? Yıllarca sizi KANDIRAN - ya da sizi kandırdığını iddia ettikleriniz - dinci Fetöcü değil miydi? O zaman niye bu DİNCİ okul merakı?  


ÜLKENİN HALİ 12:

Fetö ile mücadele.

Çok konuşulacak gelişme


Fetöcü damatlar korunur, Bank Asya'dan kredi alıp yalılarda oturan, kocası "Muhterem Hocaefendi" diye mektuplar yazan, Fetö savcısının heykelini dikmek isteyenlere bir şeycik yapılmaz, 15 temmuz kurbanlarına otopsi yapılması kabul edilmez, 15 Temmuz'un siyasi ayağı araştırılsın diyen CHP'ye hayır denir, saklı, gizli, ne olduğunu kimse bilmiyor, bir şeyler dönüyor ama insanlar açık açık söylemeye korkuyorlar başlarına bir iş gelir diye. 

SONUÇ

Ama türbanı serbest bıraktırdı ya! Haklısınız. Bu ülkenin en önemli sorunu türbandı zaten. Pahalılığa, emeklilerin haline hiç değinmedim. Belli bir malum zümre var onların tuzu kuru olsun yeter.