17 Ekim 2026 Cumartesi

İNSANI EN ÇOK KİM ÜZER?

Üzüntüden zona olmuşum. İsmini duymuş ama hiç yakalanmamıştım böyle bir hastalığa. O yüzden de karnımdaki batmaları ve sırtımdaki dayanılmaz ağrıları osteoporoza, sonradan beliren karnımdaki kızartıyı sürekli kucağıma bilgisayarı dayamaya bağlamıştım. 

Minik Ciciş'e mezar kazarken kemiklerimi zorladım dedim. Bir hafta geçti baktım karnımdaki kızarıklıklar artıyor; yapay zekaya sorunca "zonaya benziyor tüm belirtiler" dedi ve sağlık ocağına gidince, doktor hanım "Zona olmuşsunuz" dedi.

Hemen yine yapay zekaya sordum: Niye olur? Neden başıma geldi 68 yaşımda? 

Şu cevabı verdi:

" Kediciğine çok üzüldün, ağlamaktan gözüne kan oturdu, ellerinle toprağa verdin, ardından tüm evi kırkladın (evet; kardeşim, yeğenlerim kedileriyle gelirse, kediden kediye virüs geçmesin diye çünkü yazmıştım önceden; zavallıcıkta hem Herpes virüsü, hem corona hem de Parvo virüsü varmış) balkonları kova kova sularla yıkadın, e tabii çok yoruldun ve işte zona "Tam sırası" dedi. Eskiden su çiçeği geçirenlerde bu virüs uyur muymuş neymiş, üzüntü ve yorgunlukta, bağışıklığın düştüğü anda ortaya çıkarmış. 

İnternette Ekşi Sözlük'e filan da baktım hep üzüntüden olur diyorlar.  

Tamam kediciğe çok üzüldüm, tamam ölüm sonrası evi kırkladım, çok yoruldum ama ikisi de değil; beni öz ailemden biri çok üzdü. Zaten hep üzerdi de alıştım sanıyordum. Bu sefer öyle bir şey söyledi ki, artık kaldıramadım. İçime attım sanıyordum ama zona olarak çıktı. Tam da kedimi toprağa verdikten birkaç gün sonra olunca, iki üzüntü, yorgunluk bir araya gelince demek böyle oluyormuş.

İnsanı en çok kim üzer? En çok sevdiği üzermiş. Yapacak bir şey yok. Aile olmak böyle bir şey, canı sağ olsun. Yeter ki, ona bir şey olmasın; yine ben üzülürüm çünkü. Bana gelince iyileşirim inşallah. Çekecek çilem varmış. Ya şimdi bloğumu okuyan AKP'liler zil takıp oynayacak ya; işte buna sinir oldum şu an. 

Komşuma gelince, tutturdu "Üzüntüden değil; kedideki Herpes virüsünden bulaştı, kucağına aldın, yatağında uyuttun" diyor ama yapay zeka "Dünyada olmaz, kedinin Herpes'i sadece kediden kediye geçer, insana bulaşmaz" diyor. 


3 Ekim 2026 Cumartesi

HANİ DAHA BÜYÜYECEKTİN?

 


Bu kedi süt tozunu ve kedi biberonunu, Ciciş için almıştım. Bücürük gibi biberonla büyüyecek, belki onun gibi 16 yaşına basacaktı, daha 3 aylık olacaktı, 4 aylık olacaktı, 6 aylık olacaktı, bir yıl geçecek bir yaşına basacaktı, büyüyüp kocaman kediş olacaktı ama ömrü yokmuş. Daha önce yazdığım gibi tüm mutluluğumuz topu topu on günmüş.😢😢😢

Bugün, süt tozunun ve biberonun hâlâ mutfakta durduğunu gördüm. Yakındaki bir pet shopa götüreceğim. Bebek kedisi olan birine ücretsiz versin zaten açılmış paket. Çok az kullandık. kısacık ömrü yetmedi. Bari, başka yavru kedilere faydası olsun. 😢😢😢😢💔💔💔💔






30 Eylül 2026 Çarşamba

KEŞKE DÜNYA DİYE BİR GEZEGEN OLMASAYDI

 



Sevmeye, öpmeye doyamayacağım bu iki, en fazla üç aylık yavru kediyi, insan kılığına girmiş iblisler, caniler mama vererek, kandırıyorlar, sonra videoya çekerek (!) buraya yazamayacağım işkenceler yapmaya başlıyorlar, kırık koluyla kendisini savunmaya çalışsa da sonunda acılar içinde ruhunu teslim ediyor. Bunu yapanları bu ülkede ne polis, ne jandarma buluyor. 

Bir ay oldu; Twitter, Ekşi Sözlük gibi platformlarda insanlar, "Suratı gayet açık seçik görülen ruh hastası caniyi niye bir aydır bulamadınız?" diye yazıyorlar, çiziyorlar ama yok.

Şimdi bana kimse "Allah denen bir varlık var, bizi seviyor, koruyor, çok merhametli filan" demesin.

Minicik bir yavru kediyi sevmeyen Allah, insanları da sevmez.

Minicik bir yavru kediyi korumayan Allah, insanları da korumaz.

Gerçekten bir Allah olsaydı, böyle bir dünya olmazdı. 😢😢😢😢


24 Eylül 2026 Perşembe

AKP OLİGARKLARI İÇİN ŞARKI YAZDIM

Şarkıyı en sona ekledim; çünkü şarkıya konu olan oligark nedir, kime denir dilimin döndüğünce, kısaca, başınızı ağrıtmadan - korkarım ağrıtacağım - anlatmam gerekiyordu. 

Oligarşi: Bir grubun veya bir ailenin siyasi, ekonomik gücü elinde topladığı yönetim biçimidir.

Oligark: Oligarşiyi yaratan, servet sahibi olan haramzedelere "oligark" denir.

Oligarklar, bir ülkedeki her kararı kendi çıkarları doğrultusunda alırlar. Parasal güç ve servet bir belli bir çevrede yoğunlaşır.

Şeffaflık zayıftır, adaletsizlik, eşitsizlik, yolsuzluk ayyuka çıkar.


Kimse de  "Fatma'nın serveti bu kadarsa, Tayyip'in, kızının, oğlunun, karısının, damadının, baldızının, eniştesinin, dıdısının dıdısının serveti ne kadardır?"  diye sormuyor. 

Ülkemizin haline bakınca, oligarşi ile yönetildiğimizi ve sayısını bilmediğim oligarklar olduğunu görüyorum. Ben bunlara AKP oligarkları ismini taktım.

Oligarkların bazıları aynı zamanda uyuşturucu işindeler yani Escobar gibi karteller.

Yazıldığı gibi olgarklar işlerine geleni hapse atıyorlar, işlerine geleni Trump'ın bir telefonuyla salıyorlar. Mesela AKUT kurucusu, Atatürkçü, dağcı Nasuh Mahruki'yi suçsuz yere hapsettiler. Adamcağız 14 gün tahtakurulu pis yataklarda boşuna yattı. Yatağın tahtakurulu olduğunu ve tuvalet önünde, yerlerde yatıldığını kendisi söyledi. Tahtakurusu ısırıklarından tüm vücudu kıpkırmızı olmuş, kaşınıyormuş. Suçu neymiş diye merak ettim. 15 Temmuz ile ilgili bir yorum yapmış. Yarası olan birileri gocunmuş. Neyse ki, geçen gün suçun yok diyerek saldılar!

Böylece insanlara

"Bakın biz oligarkız, istediğimiz zaman istediğimiz kişiyi hapse atarız. Ayağınızı denk alın, AKP'ye gık demeyin, 15 Temmuz'u kurcalamayın."

diyorlar. E, alıştılar tabii. Fetö ile birlikte TSK'ya kumpas kurup, koskoca genel kurmay başkanı dahil paşaları, amiralleri, albayları, teğmenleri yıllarca suçsuz yere hapislere attılar, sonra

"Ay! Pardon, Fetö bizi kandırdı"

dediler.

bu AKgençlik oligarkları şarkıma
esin perisi oldular. Biraz altta
okuyacaksınız.


Baktılar Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanı olacak, HOP onu da hapse attılar. Avukatı adamı kurtaracak, HOP avukatını da hapse attılar. Sosyal medyada mesaj atmasını engellediler, kitap yazmış kitabın basılmasını engellediler. Bir dolu gazeteci

"Cumhurbaşkanına hakaret veya halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak"

gibi abuk sabuk suçlardan hapis yatıyor.

Değerli bir amiralimizi, Atatürkçü emekli amiral Türker Ertürk, 2 yıl önceki mesajından ötürü hapse attılar. Mesajını okudum. AKP benzeri iktidarların eninde sonunda gideceğini ama bu gidişin acılı mı yoksa acısız mı olacağını sormuş ve eklemiş. Böyle iktidarlara sonunda uluslararası yaptırımlar yapılır. (acılı derken onu kastediyor; çünkü zeki herkes gördü ki, üç gün önce "kardeşim" Esad, üç gün sonra ABD'nin ve Batı'nın (yani uluslararası) zoruyla, dayatmasıyla "zalim" ilan edildi. Aynısı Saddam'a ve Kaddafi'ye yapıldı. Sonunda da üçü de acılı bir şekilde gittiler. Amiralimiz belli ki, apaçık ki, Türkiye'nin de başına böyle bir son gelmesinden endişe ediyor ve uyarıyor. Aynı endişeyi aslında bizzat Tayyip'in duyması lâzım ama İmam Hatip'ten başka okul okumadığı için Trump ve Batı kendisine bir şey yapmaz sanıyor. Tayyip'in aslında amiralimize teşekkür etmesi gerekir böyle bir uyarı için.

Suç olarak da "Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit etmek" imiş.

İki yıl önce söylediği bu sözler, iki yıl boyunca halk arasında korku ve panik yaratmamış ama iki yıl sonra birisi yine halka gözdağı vermek için

"Hadi koskoca amirali hapse atalım. Kimse Twitter'da, Facebook'ta, bloglarda gık diyemesin"

demiş.

Efendiiimmm, bu türbanlı dini bütün, muhtemelen
AKP'li (pek CHP'liye benzer hali yok) bacımız da Almanya'da neler 
yapmışsa, Alman yetkililerin dikkatini çekmiş.
(Deniz Feneri yolsuzluğunu da biz değil;
Almanlar ortaya çıkartmıştı) 
Kadının renk renk, lüks arabalarına el koymuşlar.
11 Milyon Euro'luk şüpheli faturalar,
yaşlılara evde sağlık hizmeti sağlayan bir yermiş.


CHP'li belediyelerin hepsine operasyon yapıyorlar. Seçimde kaybettikleri, sandıkta kaybettikleri tüm belediye başkanlarını ya bir şekilde satın alıyorlar, ya bir şekilde (artık seks kasedi mi, başka bir açıkları mı, eşinin, kızının, oğlunun bir şeyi mi? Yıllar önce yaptığı bir şey mi?) tehdit ediyorlar, olmadı

"Hırsızlık, rüşvet, vs." diye belediyelere çöküyorlar. En sonunda CHP'ye de çöktüler.

Bu oligarşi yönetimi sonunda 18 yaşında, 20 yaşında, 25 yaşında birileri servet sahibi olurken, ülke sefalete sürükleniyor. Atanamayan 20 yaşındaki gençler inşaatta çalışırken düşüp ölüyor, bunalıma girip canına kıyıyor, maden işçileri paralarını alamıyor, emekli peynir, zeytin, et alamıyor, kiracı ev sahibi birbirini vuruyor. Anormal pahalılıktan kocalar çıldırmış, kafayı yemiş, boşanmak isteyen eşlerinden hınçlarını alıyorlar, uyuşturucu ilkokullara inmiş ama AKP, Osmanlı dizileriyle tabanını uyutuyor. Normal maaşla, alın teriyle insanlar araba bile alamazken, AKP gençlik kollarında 20 yaşında gençler lüks araçlara binip video çekiyor, cebinde pasaport ülke ülke geziyor.



Dünyanın en sefil ülkeleri açıklanmış. Türkiye 3. sırada! Ekran görüntüsünü aldım. Anket yeni yapılmış. 

Bu sefilliğin sebepleri oligarklar ve uyuşturucu kartellerinin ülkeyi yönetiyor olması. Yani bizi normal, ülkenin, vatandaşın, emeklinin, memurun, öğretmenin, madencinin, işçinin iyiliğini, çıkarını düşünenler yönetmiyor. Koltuklarından olmamak için kıçıkırık, psikopat, narko-terör örgütlerine boyun eğenler yönetiyor.

İspatla derseniz; Ahan da buyurun, AKP eski kadın kolları başkan yardımcısı Aliye Uzun.


Kaynak: ONEDIO sitesi

Burhan Kuzu, o dönemin AKP milletvekili

Fotoğrafta AKP vekili Burhan Kuzu, AKP Kadın kolları filanı Aliye uzun, İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti ile aynı masadalar.

Murat Ağırel'in haberine göre Aliye Uzun soyadını değiştirmiş (acaba neden?) Aliye Nilperi Vatandost olmuş. Ben, tanımam, etmem hiçbirini Murat Ağırel'in söylediklerini aktarıyorum ve ne olmuş biliyor musunuz? Kadın, uyuşturucu ve fuhuş operasyonunda gözaltına alınmış.

Burhan Kuzu'ya gelince aniden "corona olup öldü" denildi ki, ben inanmıyorum. Aklı başında kimse inanmıyor. Adamın hastalandığını duymadık. Ya kaçtı, ya da

"Konuşursam sizi de batırırım"

dediği başka ve hepimizin bildiği AKP'liler tarafından susturuldu. E, zaten kartel dünyasında insanlar genellikle ecelleriyle ölmezler.

Gelelim bir başka şeye:

Avrupa Birliği, Türkiye'ye fon yani para veriyormuş.
Ne için veriyor bilmiyorum ama bu para hep
altta Bilal oğlanın vakfına, sarıklı, cübbeli, sakallı,
takunyalı, takellilere, AKP oligarklarına gidiyormuş.
Haberi yaptı diye bu gazete YASAKLANMIŞ!






Faizsiz finans, İslami katılım gibi kulağa hoş gelen sözlerle saftirikleri kandırıyorlar. Bunlarla gerçekten ev sahibi olan var mı? Ben fon nedir bilmem, borsa nedir bilmem, hayatımda borsayla, morsayla, faizle işim olmadı; faize koyacak param da olmadı. Maaş yatar, biter, gram altınım yok, Dolarım yok, Eurom yok, ben AKP oligarşisinin yarattığı AKP oligarkı değilim.

Bu Katılım Evim, ne yapmış biliyor musunuz? Siyonist dedikleri Rotschild'in bankasına 15 Milyon Dolar göndermiş. Türk parası ile ne ediyor varın siz hesap edin.

Katılım Evin paralarıyla özel jet alıp Umre'ye gitmişler.



(Fotoğraflar sonradan yok olabilir. Öyle yapıyor AKP hackerleri. )

Son ayyuka çıkan fon vurgunuyla ilgili olarak henüz 28 yaşında bir AKP'li varmış. İsmi  Muhammed Yarız imiş. (AKP'liler çok dindar oldukları için çocuklarına Muhammed ismi koymayı severler) bu 28 yaşındaki gencin, her biri 200 - 220 Milyon değerindeki lüks araçlarına el koymuşlar. Rolls Royce'u filan varmış 28 yaşındaki gencin. Ayrıca süper yatı ve özel jeti de varmış. Herhalde müthiş bir ticari zekâsı var. Tüm AKP'li oligarklar gibi ama Timur Soykan'ın yazdığına göre ortada 900 Milyar kayıp varmış. Bu 900 milyarı kim götürdü bilmiyoruz henüz. Bence AKP oligarkları biliyordur. Birkaç yıl önce 128 Milyar Dolar kayıptı ne oldu? Hiç. 

Evet. Hiç.

Sahi eski Ankara Belediye Başkanı ve Ankara'yı parsel parsel sattığı, aldığı söylenen Melih Gökçek de 

"Oğlumun düğünündeki altınlarla aldık her şeyi, benim 5 kuruşum yok"

diyormuş. 


Yalnız şunu merak ediyorum. Oligark, oligarka pek dokunmaz. Zaten dediklerine göre şimdilik birbirlerine girmiş olabilirler ama bunlar o tahtakurulu, tuvalet önü hücrelerde yatmaz bence. Ayakkabı kutularında da milyon dolarlar çıkmıştı, daha önce 128 Milyon Dolar buharlaşmıştı? Kim hapis yattı? Hiç. Sadece Fettoş'u bir gecede Fetö yaptılar. Yani, her banka soygunu filminde hani soyguncular illa ki, birbirini girer ya? Bu ona benziyor ama bu haberi yapan gazeteci Murat Ağırel hapis yatabilir.

"Sen niye AK gençlerle uğraşıyorsun? Allah veriyor gıskandın mı? Servet düşmanı mısın? Allah vermiş, kazanmış. Gel biraz tahtakurulu hücrede yat da aklın başına gelsin" 

diyebilirler. 

Muhtemelen 28 yaşındaki çocuğun babası

"Ol'm sende niye böyle gıcır gıcır Rolls Royce'lar filan aldın? Tayyip'in gözüne battı işte, nazara geldik!" 

Anası da "Kuzummmmm! Sana Rolls Royce'lar kurban olsun. Hallederink baban"

filan diyordur.  E, yani bir başka AKP'li Zehra Taşkesenlioğlu'nun inanılmaz, dudak uçuklatan mal varlığı soruşturmaları vardı. Bir şeycik oldu mu?

"Allah beni zenginlikle sınıyor" dedi. Çıktı işin içinden. Karı - koca birbirine girmiş, videosunu da Sedat Peker mi yayınladıydı ne? Kadın az kalsın kocasını bıçaklayacakmış filan! Fazla para mutluluk getirmiyor da....

Siz, 23 yıllık AKP oligarşisinde tek soygunun bu fon soygunu olduğunu mu sanıyorsunuz? Benim yaşım müsait, Deniz Feneri'ni hatırlıyorum. İhlaszedeleri hatırlıyorum (gurbetçileri dolandırmışlardı da intihar edenler olmuştu), ayakkabı kutularını hatırlıyorum, Unakıtan'ı hatırlıyorum,  kayıp, buhar olan 128 Milyon mu, milyar mı Dolar'ı hatırlıyorum? (Google'a yazın 128 Milyon Dolarla neler yapılır diye belki ülkenin tüm dış borcu ödenir), mesela Tarım ve Orman Bakanlığı, 2019 yılında Ağaçlandırma Fonu, Orman Köylülerini Kalkındırma Fonu diye  1.3 Milyar lira vermiş ama kimlere verilmiş kimse bilmiyormuş. Paranın akıbeti belirsizmiş. Ortada sorumlu da yokmuş.

Hani  sokakta mikrofon tutulunca  "Tayyip'in götünün gılıyık",  "Tayyip, karımı istesin veririm" diyen birilerine gitmiş olabilir. Onca paradan sonra böyle diyebilirler.  Yani bunlar bizim duyduklarımız; bir de basına yansımayanlar, duymadıklarımız vardır illa ki. 


AKP'li kıytırık Gençlik Kolları, milletvekilleri, belediye başkanlarının servetleri böyle olursa, varın Tayyip ve oğullarının, damatlarının servetlerini siz tahmin edin.

Veeee işteee  AKP oligarkları için yazdığım şarkı:
Video haline getirecek bilgisayar bilgim yok
olsa çok şeker olacaktı.


AKP OLİGARKI ŞARKISI

Togg'dan indim, Togg'a bindim
Paris, Londra gezdim, geldim
Hani benim gemicikleriiiiim?

Cipten indim, yata bindim
Kolumda bileziklerim
Oligarkım ben bebeğim
Hani benim gemicikleriiiiiiim?

Hayırlı cumalar,
Gazze, Mazze, aman Cola içme
Din, iman dilimden düşmez
Hani benim gemicikleriiiiimmmm?

Allah, reise ömür versin,
Tüm muhalifleri hapsettirsin
Kaybettik belediyeleri
Hepsine çökerttirsin
Hani benim gemicikleriiiiiiim?

Ne güzel şeymiş oligarklık
Ne güzel şeymiş oligarklık
Ne güzel şeymiş oligarklık...




Not: Resmi yapay zekâ yani yaptı. Bu, gerçek birisi değil. Tamamen hayal ürünü. Yapay zekâya dedim ki, arkada Eyfel Kulesi, Range Rover marka cipin üstüne çıkmış, bir elinde kruvasan, bir elinde kahve, neşeli, türbanlı, genç bir kadın yaptı.

21 Eylül 2026 Pazartesi

CİCİŞ' imi TOPRAĞA VERDİM

Suriyeli sorumsuz ve vicdansız bir kadının önce evine alıp; sonra annesiyle birlikte sokağa attığı yavru kedilerden bir tanesini alıp; ismini Ciciş koyduğumu şurada ve  on gün sonra aniden hastalandığını şurada anlatmıştım.

Ben, Ciciş'i çok sevdim.  Prenses'imi, Bücürük'ümü çok sevdiğim gibi onu da çok sevdim. 

On gün çok mutlu olduk ikimiz de.


Yuvalandırma amacıyla almıştım ama içimden
"Sen bunu kimseye veremezsin" 
diyordum.


Yatak altına saklanıp, pusu kurup ayaklara saldırması,
tül perdeye asılıp salıncak gibi sallanması, 
ışık hızıyla o odadan, bu odaya koşması...


Daha minicikti, bir gözü kördü, öteki de kör olmasın
diye her gün iki kez göz damlası yapıyordum. Pek
hoşuna gitmiyordu kıpraşıyordu. 

 Üşenmiyor, tuvaleti gelince ta camlı balkona
gidiyor, tuvaletini kumuna yapıp, örtüp geliyordu.
Ama çok talihsizmiş benim Cicişim


Topu topu on gün mutlu, huzurlu oldu,
sevildiği ve asla sokağa atılmayacağından 
emin sıcak bir yuvası olmuştu. 


Harpo virüsünün çaresi yokmuş. Antibiyotikler, serumlar, hiçbir şey fayda etmedi. On günlük mutluluktan sonra bu hastalıkla pat diye devrildi. Hemen hastaneye koşturdum ama bir haftada kaybettim. Vücudunda tam üç virüs varmış: Corona, Herpes ve Pavro. 

O koşup, oynayan, mutlu Ciciş'i altında sıcak su torbası, patisinde serum, gözü boş boş bakar ve çok zayıflamış halde gördükçe ağlamaktan sol gözüme kan oturdu. 

Bu sabaha karşı melek olmuş. Acılarından kurtulmuş minik Cicişim, üç aylık oluşunu bile göremeyeceğim. Büyüdüğünü göremeyeceğim. Bir yaşına basıp, kocaman bir kediş oluşunu göremeyeceğim. Tüm yaşayacağı mutluluk on günlükmüş. Hepi topu on mutlu gün. Ellerimle bahçeye toprağa gömdüm.  Prenses ablası ve Bücürük abisinin yanına gitti. 

Tek tesellim çok acı çekiyordu kurtulmuş oldu. 

Şimdi gittiğin yerde çok mutlu ol Cicişim, çimenlerde koşup, oyna ve kavuşacağımız güne kadar beni bekle annecim. 
😢😢😢😢😢😢💔💔💔💔💔💔

Suriyeli kadına gelince, asla affetmeyeceğim. Bana, Ciciş'e, diğer kardeşlerine ve annesine yaşattıklarını yaşasın. 

17 Eylül 2026 Perşembe

TÜRBANLI BACILAR

 


Benim türbanlı bacılarım vardır. Benim türbanlı bacılarım "Türban namustur, baş örtüsü namustur, (otomatik olarak başını örtmeyen namussuzdur anlamına geliyor) derler. 

Bu da muhtemelen bir Avrupa ülkesinde veya ABD'de çekilmiş bir video. Cadılar Bayramı münasebetiyle aile eve gelecek olan çocuklara herhalde ikide bir kapı açmaktan kurtulmak için kapının önüne sepetle şeker bırakmış. Onlarda adettir, kapıya gelen çocuklara şeker verilir. 

Bizim türbanlı bacılar da gece gelip şekerleri çalıyorlar ama ailenin kapısında gizli kamera olduğunu bilmiyorlar. Kesin AKP'ye oy atıyorlardır. Bir şey değil ellere de rezil oluyoruz. 

NOT: Sildiğim eski bloğumda bu tarz videolar bir süre sonra nasıl oluyorsa kendiliğinden ortadan yok oluyordu. Yok olursa şaşırmayın. Olursa da yapabileceğim bir şey yok. 

16 Eylül 2026 Çarşamba

NEDEN BAZI BLOGLARIN PAYLAŞIMLARI OKUMA LİSTEME DÜŞMÜYOR?

 Pek çok blog arkadaşımın yeni paylaşımları okuma listeme düşmüyor.

Günlerdir hep aynı paylaşımlar duruyor. 

Bu yüzden bugün bloğunu uzun  yıllar önce bırakan sevgili arkadaşlarımın bloglarını üzülerek takipten çıktım. (Öyle ki, on yıldır uğramıyorlar) İki bloğa zaten yorum yapmak imkansızdı. Onları da takipten çıktım. Okuma listemdeki blog sayısını düşürünce, umarım düzelir bu durum.

Tesadüfen bir blog arkadaşım yorum bırakınca, ben de ona cevabi yorum yazınca, yeni paylaşımından öyle haberdar oluyorum.

Ayrıca , bir yazı yayımlıyorum ama 8 saat sonra okuma listesine düşüyor. (kendimi takip ettiğim için görüyorum)

Yapılan ve yaptığım yorumların saatleri de bir tuhaf. Mesela ben sabahtan beri bloğuma sık sık bakıyorum,  sevgili Burcumun yorumu saat: 11.00 yazıyor, bana ta akşam geç saatlerde ulaşmış. 

Size de öyle oluyor mu? 

İNSANI EN ÇOK KİM ÜZER?

Üzüntüden zona olmuşum. İsmini duymuş ama hiç yakalanmamıştım böyle bir hastalığa. O yüzden de karnımdaki batmaları ve sırtımdaki dayanılmaz...