Sizler de zaman zaman bloglarınızın istatistik sayfalarına bakıyor musunuz?
Ben bakıyorum. En ilgimi çeken de hangi ülkelerden okunduğum. İşte burası canımı sıktı.
Sebebini anlatıyorum: Bir ara baktım. 5 yıl önce yazdığım Karpuz Apartmanı' nın bölümleri 60 - 70 tıklanma! Hem de her bölümü için! Bu anormal bir şey. Diziyi ilk yazdığım yılları hatırlıyorum. O zaman bile belki o kadar tıklanma olmuyordu.
Bu arada bu anormalliğe paralel olarak HongKong ve / veya Singapur'dan aşırı okunma vardı. Yıldız Büyücüsü ve Prenses, Düşman Aşıklar gibi başka hikayelerime de oldu.
.png)
.png)
Yani bu istatistik gerçekse bana tuhaf geldi. Singapur ve HongKong ne alaka? Niye benim hikayelerimle ilgilensinler? Benim bloğuma Singapur'dan niye baksınlar? Çinli ne arar benim bloğumda? Singaporlu ne arar? Bot mu acaba? Blogger uyduruyor mu? Türkçe yazıyorum Çince değil ki...Singapur diliyle yazmıyorum ki...
Sonra aklıma kötü bir şey geldi. Tutup, benim hikayemi oralarda benzerini mi yapıyorlar? Animasyon olarak, sitcom olarak, komedi dizisi olarak. Haberim olmaz; ruhum duymaz. Ben, burada hikayelerim dizi olsa, sitcom olsa diye kendimi paralarken ve olmadığı için üzülürken; birileri benim hikayemi yapıp üstüne hem para, hem belki ün kazanacak!
"Türkiye'de bir enayi var, salak, güzel güzel, komik komik hem de ilginç hikayeler yazmış, çizmiş sahne sahne neredeyse story-board gibi. Alalım, burada uyarlayalım"
der mi? Der.
YouTube kanalı olan birisi, vaktiyle bana şöyle demişti:
"Müjde Hanım siz bu hikayeleri neredeyse story-board gibi, sahne sahne çizmiş paylaşmışsınız; bunları çalarlar"
İstatistikleri görünce, bu aklıma geldi.
Benim hikayem, benim hayal gücüm, benim esprim, benim mizahım, benim emeğim. Niye çalsınlar değil mi?
Bakın şimdiye kadar çok fikrimi, esprimi çaldılar. İspatını da bloğumda kaç kez üşenmeden yazmıştım. Hatırlayanlar hatırlarlar. Geçen yıl Yeşim hikayemden fikir çalıp "Korkma Ben Yanındayım" isimi dizi yaptılar.
Kendim yazdığım için hemen anladım. Tıpkı Yeşim'in annesi Fatma gibi, yoksul kızın biri zengin ailenin oğlundan hamile kalır ama evlenemezler, tıpkı Yeşim'deki maden işçisi Mustafa karakteri gibi altın kalpli bir adam kıza sahip çıkar, hamile olduğunu bile bile onunla evlenir, başkasının kızı olmasına rağmen doğan bebeği kendi öz kızı gibi şefkatle, sevgiyle büyütür, yıllar sonra tekrar zengin çocuk gelir! Tıpkı Yeşim hikayesinde olduğu gibi kızın yaş gününde oyuncak bebek hediye edilir! Yani bu kadarını aynen almışlar. Mahkemeye ver demeyin
"Klişe bunlar, biz de aynısını düşündük"
diyecekler.
Böyle yaptıkları için ilahi adalet mi desem, karma mı desem. Altı bölümde bitti. Final yaptı. Oh olsun!
En son yine bir esprimi, bir fikrimi çaldılar:
Bakın bu benim yıllar önce Güzel Katil hikayemi Wattpad'da 27. Bölümünden :
Hikayemin kahramanı Aylin, hapishane aracında kötü ve sapık adama
"Sana bedava anatomi dersi vereceğim" diyerek tekme atarken
" Tibiyalis anterior kası" der.
Sonra bir tekme daha ve ekler
"siyatik sinir!"
.png)
Bu hikayeyi yazdığım tarih belli. Üç yıl önce. Yandaki Wattpad okur yorumlarının yorumlarında da tam o cümleye ait yorumun yanında 3y ( 3 yıl ) yazıyor. İşte o yorumların ikisi.
.png)
.png)
Birkaç hafta önce ATV'de başlanan A. B. İ isimli dizide ana karakter Kenan İmirzalıoğlu da bir doktor ve tıpkı benim yazdığım üzere kötü adamlarla karşılaşınca, kötü adama tekme atıp
" Tibiyalis anterior kası"
diyor. Tıpkı Aylin gibi bunu her kavgada tekrar ediyor!
E, bu fikir benim fikrimdi, benim esprim, benim mizahım! Söylesem "Biz de paralel düşündük, aynı şeyi düşündük" derler. Senaryo yazarları, gizli gizli bloglarda, Wattpad'da dolaşıyor, işlerine gelen fikirleri, esprileri alıyor, konuları alıyor, orasını burasını değiştirip YENİ (!) DİZİ YAPIYOR ve bundan milyonlar kazanıyorlar!
Ne diyeyim? Zehir zıkkım olsun! Hayrını görmesinler! "Korkma Ben Yanındayım" da Yeşim'den çalmışlardı. Hayrını görmediler. Altı bölümde bitti! İnşallah bu da öyle olur.
Bu yüzden daha fazla çalmasınlar diye, tüm hikayelerimi , çizgi - dizilerimi taslak yani görünmez hale getireceğim, taslağa alacağım. :( Bu hoşuma gitmiyor. Öyle güzel yorumlar gelmişti ki, zaman zaman bakıp gülümsüyorum Karpuz Apartmanı'na, Düşman Aşıklar'a. Hikaye sadece bana değil siz okurlara da ait olduğunu hissetmiştim. Yani klişedir ama o hepimizin apartmanı olmuştu sanki. O zaman yorum yazanların çoğu da maalesef bloglarını terk etmişler. O da ayrı üzüntümdür. Yapacak bir şey yok :(
Ne yapayım? Hikaye, senaryo, fikir hırsızlığı sadece bana değil, ünlülerin bile başına geliyor. Mesela Kore dizilerini sürekli alıp alıp uyarlıyorlar. Bu da çalmak ama en azından telif hakkını veriyorlar. :)
Benim emeğim, benim hikayem, benim hayal gücüm...niye çalsınlar değil mi?
İnsanlar, eliyle ördüğü bir lifi bile başkasının aynen almasından rahatsız oluyor haklı olarak. Dese ki, şu blogda filan hanım bu lifi örmüş, oradan aldım. Kendi örmüş gibi koyuyor! Benimki lif de değil, bir dizi konusu, bir hikayenin esprisi, bir sahnesi! Sen nasıl bunu sahneyi kendin yazmış, bu espriyi kendin düşünmüş gibi alırsın? En siniri de bu yapımcıların yıllardır kapısını çalarım, sektörde torpilim, tanıdığım, çevrem olmadığı için kapıları yüzüme kaparlar ama esprilerimi, konularımı rahatça çalarken sektörden olmamam onları engellemiyor! Aynı fikir / emek hırsızlığını Singapur'da, HongKong'da da yapıyorlarsa onlara da zehir, zıkkım olsun. İnşallah orada biri fark etsin de ortaya çıksın. Dava edeyim.
O yüzden haber vereyim dedim. Hikayelerimin tümünü taslaklara alacağım. Neyse ki, hepiniz vaktilye okudunuz; bitirdiniz. Kusura bakmayın yine de. Wattpad'a da VPN ile giriliyor. Mecburen oradaki hikayelerimi de taslağa alacağım. Bari bundan sonra çalmasınlar.
Buraya kadar sabredip okuyan olduysa teşekkür ediyorum.