3 Mayıs 2020 Pazar

KARPUZ APARTMANI - 46. Bölüm


Geçen bölümün sonunda, üçkağıtçı Che Niyazi'nin eşi, kocasını takip etmek için komşuların tavsiyesiyle, kılık değiştirmeye karar vermişti.  (Bak:45. bölüm)



"Buyrun?"
"Covit19 için ev halkının ateşini ölçüyoruz."



"Aaa! Allah razı olsun. Ölçün bakalım. Aşkım
gel ateşlerimizi ölçtürelim. Hehehehe. "


"Geldim hayatım."

O sırada apartman komşuları neredeyse unutulmaya başlayan bir geleneğimizi yerine getirmeye hazırlanıyordu.


"Eveeet, herkes gönlünden kopanı verdi tost makinamızı aldık.
yeni taşınan komşumuza güle güle oturana gidelim hazır mıyız?"


"Biz hazırız."


"Ben de hazırım. Hadi gidelim."


çelik kapı ile ilgili görsel sonucu

Kapında  R. A. ELİBOL yazıyordu 
"ZZZZRRRRR..."



"Hoşgeldiniz, buyrun."


"Efendim güle güle oturun, bu hediye
hepimizden, en yaşlıyım diye
takdim etme görevini bana verdiler. Buyrun."



"Aman efendim ne zahmet ettiniz? Çok teşekkürler."



"Güle güle kullanın."



"Aaa! Tost makinesi. Çok teşekkürler.
şey, kolonya buyrun. Ben de çay koyayım."




"Saime, dikkat et! Bir damla damlatacaksın!"

"Dur! Yavaş! Hah! Kaldır şimdi!
Bir şişe kolonya kaç para!" 


Az sonra hava karardı. Ama ev sahipleri ışıkları bir türlü yakmıyordu. Karanlıkta oturmaya başladılar. 


"Efendim ben çok tutumluyumdur. Karanlıkta oturunca
elektrik faturası yarı yarıya geliyor. Alıştık."


Az sonra Saime hanım çayları getirdi. 
Yanında büzülmüş, kurumuş çay poşetleri vardı.

"Buyrun efendim."



"Benim çay poşetim kullanılmışa benziyor."



"Benimki de..."



"Biz tutumluyuz efendim, hiçbir şeyi ziyan etmeyiz;
 kullanılmış çay poşetlerini atmıyoruz, tamamen
beyaz olana kadar kullanıyoruz.


"Evde içmiştim ben almayayım.
Hem ziyan olmasın."


"Çay bana çarpıntı yapıyor."



"Anneee çişim geldi."


"Bak şurası banyo ama sakın sifonu çekme e mi küçük?"



"Çekmesin mi? Ama ayıp olmasın?..."

"Ayıp olmaz, biriksin gece yatarken çekiyoruz.
Su faturası çok gelmesin diye."


"Öyle çiş yaptın sifon ! Çiş yaptın sifon!
Dünya su faturası gelir. Büyük tuvalet olursa başka..."



"Size doyum olmaz, komşular biz kalkalım artık koltuklar
aşınmasın hem. Ehem ehem:)"
"Evet, evet, bence de."

KOMŞULAR VEDALAŞIP, 
GİTTİLER. KAPI KAPANDI.
Ama SESLERE KULAK MİSAFİRİ 
OLMADAN EDEMEDİLER. 

çelik kapı ile ilgili görsel sonucu

"Saime! O tost makinasını yine kutusuna koy, fiyongunu tak.
Birine güle güle oturuna gidersek hediye ederiz."



" Aman Allah'ım! "



"Boşver canım, bir daha gitmeyiz olur biter.
Eşine acıdım ama. Kadıncağız çok mahcup oldu."

O SIRADA ÖTEKİ 
APARTMANDA İSE DURUM ŞÖYLEYDİ😂


"İMDAAATTT ADAM ÖLDÜRÜYORLAR!"


"KARICIĞIM BEN ETTİM SEN ETME AAHH!"


BİRKAÇ GÜN SONRA...

mahalle resmi ile ilgili görsel sonucu

Clark Behlül geldi.


"Komşular, doktora gittim, maalesef kansermişim fazla
vaktim kalmamış. "



"Çok üzüldük. Sizin için ne yapabiliriz?"

" Hep istediğim bir şey vardı. Gençken Kirk Douglas'ın
Vikingler filmini izlemiştim. O gün, bu gün ölürsem
cenazemi Viking cenazesi gibi kaldırsınlar derdim."


"Viking cenazesi mi Behlül Bey amca?"


"Evet, vasiyetim bu. N'olur söz verin. 
Tüm malımı, mülkümü de barınaklara ve 
yoksullara bağışladım. Kimsem yok."


 "Söz elimizden geleni yaparız."


"Viking cenazesi nasıl oluyormuş ki bre?"



KOMŞULAR "EVET" DEDİ.
VE GÜNLER GEÇTİ....

mahalle resmi ile ilgili görsel sonucu

BİR GÜN ACI HABER GELDİ.
CLARK BEHLÜL VEFAT ETMİŞTİ. 


Komşular törende hazır bulundular. 

"Bizi yaşlılığımızda birbirimize düşürmüştü çapkın.
 Allah günahlarını affetsin."(bak: 34.bölüm)



" Çok çapkındı ama yine
de renkli bir kişiliği vardı."


" Seninle sahte nikah kıydım, epey paranı yedim. 'Cenazeme her zamanki gibi dekolteyle gelmezse affetmem' 
 demişsin, al geldim işte, uslanmaz çapkın!. "



"Allah taksiratını affetsin Behlül amca."


"Seni hep şu siyah-beyaz resminle  hatırlayacağız
çapkın." (bak: 34. bölüm)



Komşular okçuluk sporu yapan bir komşularına
rica etmişlerdi. Kızcağız bu ilginç son isteği
seve seve yerine getireceğini söyledi.

Balıkçılar da çok eski, işe yaramaz bir kayığı bu iş için verdiler. 
Okçu, dikkatle nişan alarak yanan oku kayığa fırlattı. 
Önceden kayığın içine tutuşacak bolca çalı çırpı, koymuşlardı.


Ve Clark Behlül istediği gibi 
"Norse" cenaze töreniyle gitti. 




Not:  Efsane oyuncu Kirk Douglas'ın anısına sevgi ve saygıyla. 
Yazan ve Çizen:
Müjde Dural



BÖLÜMLER:

KARPUZ APARTMANI 23


31 Mart 2020 Salı

KARPUZ APARTMANI - 45. Bölüm


mahalle resmi ile ilgili görsel sonucu

Komşular Corona'lı zor hayata devam ederken apartmanın
Uzay Yolu hayranı kapıcısı Sait Efendi komşularına
bir gece önce gördüğü rüyayı anlatıyordu.




"Servise çıkıyorum kedici teyze. Bişi lazım mı?
Bu lanet virüs
asabımı bozdu. Gece çuk acayip bi ürya gördüm."




"Hayrolsun evladım ne gördün?"



"Mister Spak elinde Corona virüsüyle top oynuyordu."



"Doktor MakKoy da Atılgan'ın mürettebatına 
el sabunlamayı öğretiyordu."



"Sonacıma, Kaptan Körk na büle koca bi taşla gelip
 virüsü ezdi. Ama o eziyo, virüs kaçıyo, işte büle..."



"Hehehehe, bu rüya bi güzel yerleri çamaşır suyuyla sil
anlamına geliyor bence."



" Zaten sildim sabah erkenden, kedici teyze.
Allah bir an önce kurtarsın dünyayı bu musibetten."

"Amin, amin ama duayla değil
bilimle oluyor bu işler."



"Günaydın komşular bana müsaade kaçtım..hihihi"



"Gız hele bak? Senin herif seyirte seyirte nereye gidiyoo?"


" 80 yaşında tek başına yaşayan bir teyzeye ekmek filan
alıyormuş Huriye teyze. "




Huriye kaynana bunu yemedi 
"Hmmm...." dedi. İçinden
"Bi yerlerinden bi şeyle peydah etmiyosa ben de Huriye değilin" diyordu.

mahalle resmi ile ilgili görsel sonucu

Gerçekten de Che Niyazi'nin ziyarete gittiği
kadın 80 yaşında gibi göstermiyordu:)


"Hehehehe, karım sana selam gönderdi, 
ellerinden öpüyormuş hatta hehehehe."
"Ne çakalsın sen Che Niyazi!"


O sırada  uzaktan eğitime devam eden
ufaklıklar ağlamaya başladılar.


"Üüüüüü!" 



"N'oldu yine?"



" İngilizce'de öytmen notumuzu kıydıııı!"



"Olur böyle şeyler çocuklar. Ne sordu da 
bilemediniz?"



"Ayılar ne yer? diye soydu."


"E, çok kolay soru. Bal yer tabii ki."



"Ama şıklar arasında bal yoktu. 
Söz istedik bal yok diyecektik 
ama öytmen söz de veymedi."



"Allah! Allah! Neler vardı peki şıklarda?"



"Elma, üzüm, kavun, armut. Biz de
ayılay bal çok seviyo diye en tatlı olan kavunu seçtik."



"E, doğru yapmışsınız."



"Ama armut olacakmış."



"Böyle saçma soru görmedim Zeynep'ciğim.
Bu çocuklar zoolog mu? Ayının ne yiyeceğini bilsin?"



"Evet!Ayrıca ayının armut
yemesi mecazi anlamlıdır."



"Babanız haklı. Bir şeyin en iyisine bazen hiç hak etmeyen
insanlar sahip olur anlamındadır."



"Ayı di mi bu? Canı ne cekese onu yir, ister balık yir, 
istese insan bile yir, hay o örtmenide yiyesice"


Ve Halim telefona koştu


"Bu çocuklar sizden söz istemiş şıklarda bal niye yok demek için
söz vermemişsiniz! BİR!"



" Bir dolu bilimsel makaleye baktım ayılar bal yer diye yazıyor İKİ!" 
Armudun iyisini ayılar yer mecaz anlamlıdır ÜÇ!



Haklı bile olsanız,  notunu kıracaksanız tabiat bilgisi dersinden kırın niye İngilizce'den kırıyorsunuz? DÖRT!
 Eeee?"



"Kusura bakmayın, haklısınız. Düzelteceğim."

Böylece yanlış hesap Bağdat'tan döndü:)


"Yaşasın!.."


O sırada çöpçatan teyzeler geldi


"Komşular merhaba, maske için pratik bir çözüm bulduk.
kullanmadığınız, eski sütyenleri topluyoruz
Onlardan maske yapacağız. 155 de bir ışınla dezenfekte edecek. Herkese dağıtacağız. Ama merdivenleri çıkmaya
üşeniyoruz dizlerimiz ağrıyor."




"Tamam çöpçatan teyzeler, siz merdivenleri çıkmayın,
 eşimle ben toplarız."




Az sonra sepetin içi eski sütyenlerle doldu.
Son daire olarak asabi emekli komiser Şaban beyin dairesi kalmıştı ki ...



"Hiii! Ocakta yemek vardı yanmasın...tut sepeti bir dakika!
Hemen geliyorum."


Ancak Burak çoktan zile basmıştı..


"Ne var?"



"Şey...şey...ka...ka...karınızın..."


"Evet? "


"Ka....ka...karınızın...sssghfs"


" EVETTT? "



"Karınızın sütyenini alacaktım mas..."


"NEEEE! Çabuk şehadet getir lan sapık!"



" Şaban Bey! Durun! Yanlış anladınız! 
Maske yapıyoruz, tüm komşulardan topluyoruz!"



Eşinin sayesinde Şaban bey tetiğe basmadı
Burak mosmor bir gözle kurtuldu.


"Grrrrrr!....Bak bu iki oluyor bi da acımam!
 Entel dantel salak!"



"Kavga yok komşular, hadi kaçtım. Yaşlılara hizmet vazifemiz bu zor günlerde!"



"Sevaptır git tabii. Poğça yapmıştım bi tabak da
ona götür. Yaşlı kadıncağız yapamaz. 
Ellerinden öptüğümü de söyle"



"Oh! Sıcacık. Söylerim karıcığım, o da hep senin için
'el öpenleri çok olsun' diyor. Hihihi hadi kaçtım."



"Bu işin içinde bi bit yeniği yoğsa, ben de bişey bilmeyon!"


"Günahını almayalım komşular? Ya doğru söylüyorsa?"



"Gıızzz! Sen de pek safsın. 
Doğru söylüyorsa ben de firüse yakalanın. Allah
akıl dağıtırken sen neredeydin kii?"




"Huriye kaynana haklı. Peşine takıl,
çaktırmadan takip et."


"İyi de sokağa çıkmayın diyorlar nasıl takip etsin?"



" 155! Ne güne duruyor kızlar? O astronot gibi giysisini giyince
anan bile tanıyamaz seni."


😀

NOT: Eğitim sistemimizin içler acısı halini gözler önüne seren "ayılar ne yer"le ilgili  olay birebir yaşanmıştır. Olayı yaşayan değerli dostlarımın (ve aynı zamanda eski patronum)  izniyle sizlere aktardım. Tek farkla burada kurgu olarak diğer komşular da işin içine karıştı. :) 



BÖLÜMLER:

KARPUZ APARTMANI 23