Kurt ile Kuzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kurt ile Kuzu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2026 Pazar

KURT ile KUZU



Bir gün, kurt, su içmeye dere kenarına gelmiş ve kuzuyla karşılaşmış. Kurt, kuzuya "Seni yiyeceğim" demiş. Kuzu "Niye? Ne yaptım sana?" deyince, kurt " Suyumu bulandırdın" demiş. Kuzu "İyi de sen suyun üst tarafındasın, ben alt ben senin suyunu bulandıramam, sen benimkini bulandırırsın" demiş; kurt bu sefer "Şey, tamam da geçen sene senin kardeşin suyumu bulandırmıştı" demiş, kuzu "Benim kardeşim olmadı geçen sene tek ben doğdum" demiş. Kurt, bu sefer "Ya, tamam işte bahane bulmak için söyledim, seni yemeyi kafama koydum. Öyle ya da böyle seni yemem lazım" diyerek doğruyu söylemiş.

AKUT'un kurucusu, Everest Dağı'na tırmanan ilk Türk dağcı, AKUT ile depremlerde, göçüklerde sayısız insanı kurtaran Nasuh Mahruki'yi de almışlar. Çünkü CHP'li birisi. Suçu, " AKP'nin, 15 Temmuz'dan haberi vardı" demesi. Aynısını AKP'ye yakın hatta laiklikten, Atatürk'ten hiç hazzetmeyen, Akit denen paçavrada yazan Abdurrahman Dilipak da söylemişti ama kimse onu tutuklamadı. Yok, halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmişmiş! Yok 15 Temmuz'un oyun olduğunu ima etmişmiş! AKP'li Binali Yıldırım, onlarca gazetecinin önünde (YouTube'da videosu var) 15 Temmuz için kahkaha atarak "en sevmediğimiz proje" demişti. Ona kimse bir laf etmiyor! 

Muhalif bile sayılmaz, hatta AKP'ye vaktinde bolca yağ çeken Ertuğrul Özkök, "Hiç kimse ebediyen koltukta oturmaz, ben Franco'nun devrildiği dönemde İspanya'daydım. Bir gecede rejim değişti" dedi diye tutuklanmış. Bu tamamen bir "yarası olan gocunma" olayı. 

Bir ara Fatih Altaylı hapsedilmişti, serbest bırakıldı. Onu hapse tıkmak için ne bahane bulmuşlardı valla hatırlamıyorum bile. Birisi de Fatih Altaylı'nın Tweet'ini (sosyal medya platformu Facebook gibi, herkes mesaj atabiliyor, isterseniz o mesajları beğeniyor ve tekrar atabiliyor yani paylaşıyorsunuz) beğenip tekrar paylaştığı için her gün karakola gidip imza veriyormuş! 

CHP'li belediye başkanlarının ve belediyedeki kimi kişilerin hepsine birer suç uydurmuşlar. Yok rüşvet, yok hırsızlık, yok yolsuzluk, yok casusluk, yok terörist, yok çete oluşturmak. Ne ararsan var.

Bazılarına da "Ya bize katıl, ya da seni yeriz" diyorlar tıpkı Kurt gibi.

Daha önce de askerlerimize böyle kumpas kurmuş ve 5 yıl, 6 yıl suçsuz yere hapis yatmalarına, ölmelerine sebep olmuşlardı. Tarihe Balyoz kumpası, Balyoz kurbanları ve Balyoz kumpasını düzenleyen parti olarak geçtiler bile.

Ekrem İmamoğlu'nun da, diğer CHP'li belediye başkanların da, Nasuh Mahruki gibi muhalif isimlerin, muhalif gazetecilerin de hapse atılmalarının ve CHP'ye "butlan" diyerek çökmelerinin tek sebebinin korku olduğunu biliyoruz. Bu arada Kılıçdaroğlu denen şahsa ve CHP'den AKP'ye geçen belediye başkanlarına verdiğimiz tüm oylar zehir, zıkkım olsun. (Amin)

Peki, böyle yani rakiplerine kumpas kurarak, uyduruk bahanelerle, iftiralarla, yalancı tanıklarla hapse attırarak ne kadar iktidarda kalabilir bir insan? Onu hapset, bunu hapset, milyonlarca muhalif seçmeni de mi hapsedecek? Seçimleri mi yasaklayacak? Ne yapacak yani? Nereye kadar? 

BAŞKALARININ SORUMSUZLUĞUNUN CEZASINI NİYE BEN ÇEKİYORUM?

Bu bir iç döküş yazısı olacak. Yazarak, kendime bir çeşit terapi yapmış hissedeceğim sanırım. Ben, şu son on günde bir buçuk kilo verdim ve...