17 Ocak 2026 Cumartesi

MAKBULE ARKADAŞIMIN KİTABI: GERİYE KALAN


Blog arkadaşlığı güzeldir. Blog arkadaşlarının sürprizleri de güzeldir. Geçenlerde kapı çalıp da, kargocu, Uçun Kuşlar bloğunun sahibesi sevgili arkadaşım Makbule' nin kitabını getirince, çok sevindim.

Sevgili Makbule, kitabının gelirini Mersin Alzheimer Derneği'ne bağışlamış. Bir kitap bastırmanın maddi yükünü göz önüne alınca, ne kadar asil bir davranış olduğunu takdir edersiniz.


Arkadaşım, hatıralarını kitaba dönüştürmeye uzun yıllar önce başlamış. Kitabın ilk anısının tarihi 2010. Şu anda 2026'ya geldik. Dile kolay, tamamlaması 15 yıllık bir emeğin ürünü. Ne çok yaşanmışlık, ne çok "ders", öğüt vardır bu yıllarda tecrübe edilmiş. Ben de kendimce bu değerli öğütlerden payıma düşenleri almaya çalıştım okurken.

Kitabının konu yelpazesi oldukça geniş. Sadece anılarla sınırlı kalmamış. Kendisi, pedagog ve rehber öğretmen olduğu için Gençler keşke.........., Yaşlılar keşke..............., Dersler keşke.............ile başlayan ve madde madde nasıl olması gerektiğini yazdığı bölümler de var kitabında.


Mesela,

"Keşke büyükler küçülseler de bizi yaşayarak anlasalar"

"Keşke dersler, ezberden çok, öğrenmeye, kavramaya, araştırmaya yönelse" gibi.

Bu maddelere katılmayan yoktur. En sevdiğim bölümlerden biri NEDEN? diye sorduğu sayfalar oldu. NEDEN böyle gelmiş böyle gitmemeli demedik? NEDEN kusuru kendimizde değil de, hep başkalarında aradık? Kitabında böyle daha pek çok "NEDEN" sorusu var.

Sevgili blog arkadaşım, aynı zamanda kendi yüreğinden gelen şiirleriyle de süslemiş kitabını. Alzheimer için de yazdığı bir şiiri var. Mısralarında hastalığı davetsiz bir misafire benzetmiş. Bu davetsiz "konuk" ansızın gelip anneannesinin beynine yerleşiyor.


İşte Fırtınalı Hayatlar isimli şiirinin ilk üç mısrası:

" Gün gelir bir fırtına eser yaşantınızda;

Birden altüst olur her şey.

Dikili ağaçlar, dizilmiş taşlar yerle bir olur... "


Benim annem de son yıllarında Alzheimer olduğu için onu o kadar iyi anlıyorum ki...😢😢😢 Sevgili arkadaşımın kitabı sadece anılar ve Alzheimer farkındalığı üzerine değil; insan davranışları, insan psikolojisi, hayat, aşk, evlilik yani bir kişisel gelişim kitabı gibi. Mesela acımasız bir dükkan sahibinin, çırağını cezalandırmak için boynuna ip dolayarak arabasıyla yerlerde sürüklemesi var. Hakikaten biz ne zaman bu kadar zalim olduk? Hep böyle miydik bilmiyorduk da, sosyal medya çıkınca mı haberimiz oldu? Ne kadar doğru bir soru.

Ve tabii kitabın son sayfalarına doğru en acı hatıralarını okurla paylaşmış: Alzheimer olan annesinin son günleri ve kaçınılmaz sonu. 😢😢😢
Sanırım tüm okurlar kendi anneleriyle özdeşleştireceklerdir.

Elimden geldiğince, kitabı birazcık tanıtmaya çalıştım; her bölümü anlatmadım ki, "spoiler" olmasın. Sevgili Makbule, bu değerli hediyen için tekrar çok teşekkür ederken, annenin mekanı cennet olsun diyorum. Tüm Alzheimer hastalarına da şifalar diliyorum. İnşallah aşısı bulunur ve "Acaba ben de yaşlanınca Alzheimer olacak mıyım?" korkusu tarihe karışır.  Unutmadan kitabının okuru bol, yolu açık olsun, kalemine sağlık. 

1 yorum:

  1. Müjde ablacığım, merhaba. Kitabı ne güzel tanıtmışsın. Gelirinin bağışlanmış olması takdire şayan. Makbule Hanım'ı yürekten kutluyorum. Okuyucusu bol olsun. Emeğine, yüreğine sağlık olsun. Alzheimer çağın vebası oldu. İnşallah en kısa zamanda çaresi bulunur. En iyi dileklerimle :))

    YanıtlaSil