1 Şubat 2026 Pazar

BLOGLARIMIZIN İSTATİSTİKLERİ - FİKİR / EMEK HIRSIZLIĞI

Sizler de zaman zaman bloglarınızın istatistik sayfalarına bakıyor musunuz?

Ben bakıyorum. En ilgimi çeken de hangi ülkelerden okunduğum. İşte burası canımı sıktı.

Sebebini anlatıyorum: Bir ara baktım. 5 yıl önce yazdığım Karpuz Apartmanı' nın bölümleri 60 - 70 tıklanma! Hem de her bölümü için! Bu anormal bir şey. Diziyi ilk yazdığım yılları hatırlıyorum. O zaman bile belki o kadar tıklanma olmuyordu.

Bu arada bu anormalliğe paralel olarak HongKong ve / veya Singapur'dan aşırı okunma vardı. Yıldız Büyücüsü ve Prenses, Düşman Aşıklar gibi başka hikayelerime de oldu.






Yani bu istatistik gerçekse bana tuhaf geldi. Singapur ve HongKong ne alaka? Niye benim hikayelerimle ilgilensinler? Benim bloğuma Singapur'dan niye baksınlar? Çinli ne arar benim bloğumda? Singaporlu ne arar? Bot mu acaba? Blogger uyduruyor mu? Türkçe yazıyorum Çince değil ki...Singapur diliyle yazmıyorum ki...

Sonra aklıma kötü bir şey geldi. Tutup, benim hikayemi oralarda benzerini mi yapıyorlar? Animasyon olarak, sitcom olarak, komedi dizisi olarak. Haberim olmaz; ruhum duymaz. Ben, burada hikayelerim dizi olsa, sitcom olsa diye kendimi paralarken ve olmadığı için üzülürken; birileri benim hikayemi yapıp üstüne hem para, hem belki ün kazanacak!

"Türkiye'de bir enayi var, salak, güzel güzel, komik komik hem de ilginç hikayeler yazmış, çizmiş sahne sahne neredeyse story-board gibi. Alalım, burada uyarlayalım"

der mi? Der.  

YouTube kanalı olan birisi, vaktiyle bana şöyle demişti:

"Müjde Hanım siz bu hikayeleri neredeyse story-board gibi, sahne  sahne çizmiş paylaşmışsınız; bunları çalarlar"

 İstatistikleri görünce, bu aklıma geldi.

Benim hikayem, benim hayal gücüm, benim esprim, benim mizahım, benim emeğim. Niye çalsınlar değil mi?

Bakın şimdiye kadar çok fikrimi, esprimi çaldılar. İspatını da bloğumda kaç kez üşenmeden yazmıştım. Hatırlayanlar hatırlarlar. Geçen yıl Yeşim hikayemden fikir çalıp "Korkma Ben Yanındayım" isimi dizi yaptılar.

Kendim yazdığım için hemen anladım. Tıpkı Yeşim'in annesi Fatma gibi, yoksul kızın biri zengin ailenin oğlundan hamile kalır ama evlenemezler, tıpkı Yeşim'deki maden işçisi Mustafa karakteri gibi altın kalpli bir adam kıza sahip çıkar, hamile olduğunu bile bile onunla evlenir, başkasının kızı olmasına rağmen doğan bebeği kendi öz kızı gibi şefkatle, sevgiyle büyütür, yıllar sonra tekrar zengin çocuk gelir! Tıpkı Yeşim hikayesinde olduğu gibi kızın yaş gününde oyuncak bebek hediye edilir! Yani bu kadarını aynen almışlar. Mahkemeye ver demeyin

"Klişe bunlar, biz de aynısını düşündük"

diyecekler.

Böyle yaptıkları için ilahi adalet mi desem, karma mı desem. Altı bölümde bitti. Final yaptı. Oh olsun!

En son yine bir esprimi, bir fikrimi çaldılar:

Bakın bu benim yıllar önce Güzel Katil hikayemi Wattpad'da 27. Bölümünden :

Hikayemin kahramanı Aylin, hapishane aracında kötü ve sapık adama

 "Sana bedava anatomi dersi vereceğim" diyerek tekme atarken 

 " Tibiyalis anterior kası" der. 

Sonra bir tekme daha ve ekler 

"siyatik sinir!"



Bu hikayeyi yazdığım tarih belli. Üç yıl önce. Yandaki Wattpad okur yorumlarının yorumlarında da tam o cümleye ait yorumun yanında 3y ( 3 yıl ) yazıyor. İşte o yorumların ikisi. 








Birkaç hafta önce ATV'de başlanan A. B. İ isimli dizide ana karakter Kenan İmirzalıoğlu da bir doktor ve tıpkı benim yazdığım  üzere kötü adamlarla karşılaşınca, kötü adama tekme atıp

" Tibiyalis anterior kası" 

 diyor. Tıpkı Aylin gibi bunu her kavgada tekrar ediyor!

 E, bu fikir benim fikrimdi, benim esprim, benim mizahım! Söylesem "Biz de paralel düşündük, aynı şeyi düşündük" derler. Senaryo yazarları, gizli gizli bloglarda, Wattpad'da dolaşıyor, işlerine gelen fikirleri, esprileri alıyor, konuları alıyor, orasını burasını değiştirip YENİ (!) DİZİ YAPIYOR ve bundan milyonlar kazanıyorlar!

Ne diyeyim? Zehir zıkkım olsun! Hayrını görmesinler! "Korkma Ben Yanındayım" da Yeşim'den çalmışlardı. Hayrını görmediler. Altı  bölümde bitti! İnşallah bu da öyle olur.

Bu yüzden daha fazla çalmasınlar diye, tüm hikayelerimi , çizgi - dizilerimi taslak yani görünmez hale getireceğim, taslağa alacağım. :( Bu hoşuma gitmiyor. Öyle güzel yorumlar gelmişti ki, zaman zaman bakıp gülümsüyorum Karpuz Apartmanı'na, Düşman Aşıklar'a. Hikaye sadece bana değil siz okurlara da ait olduğunu hissetmiştim. Yani klişedir ama o hepimizin apartmanı olmuştu sanki. O zaman yorum yazanların çoğu da maalesef bloglarını terk etmişler. O da ayrı üzüntümdür. Yapacak bir şey yok :(

Ne yapayım? Hikaye, senaryo, fikir hırsızlığı sadece bana değil, ünlülerin bile başına geliyor. Mesela Kore dizilerini sürekli alıp alıp uyarlıyorlar. Bu da çalmak ama en azından telif hakkını veriyorlar. :)

Benim emeğim, benim hikayem, benim hayal gücüm...niye çalsınlar değil mi? 
İnsanlar, eliyle ördüğü bir lifi bile başkasının aynen almasından rahatsız oluyor haklı olarak. Dese ki, şu blogda filan hanım bu lifi örmüş, oradan aldım. Kendi örmüş gibi koyuyor! Benimki lif de değil, bir dizi konusu, bir hikayenin esprisi, bir sahnesi! Sen nasıl bunu sahneyi kendin yazmış, bu espriyi kendin düşünmüş gibi alırsın? En siniri de bu yapımcıların yıllardır kapısını çalarım, sektörde torpilim, tanıdığım, çevrem olmadığı için kapıları yüzüme kaparlar ama esprilerimi, konularımı rahatça çalarken sektörden olmamam onları engellemiyor! Aynı fikir / emek hırsızlığını Singapur'da, HongKong'da da yapıyorlarsa onlara da zehir, zıkkım olsun. İnşallah orada biri fark etsin de ortaya çıksın. Dava edeyim.

O yüzden haber vereyim dedim. Hikayelerimin tümünü taslaklara alacağım. Neyse ki, hepiniz vaktilye okudunuz; bitirdiniz. Kusura bakmayın yine de. Wattpad'a da VPN ile giriliyor. Mecburen oradaki hikayelerimi de taslağa alacağım. Bari bundan sonra çalmasınlar.

Buraya kadar sabredip okuyan olduysa teşekkür ediyorum. 

7 yorum:

  1. Sevgili Müjde Abla, dijital ortama devamlı ayak izlerimizi bırakıyoruz. Tedbir almakta fayda var. Zira üretimlerimiz, emek hırsızlarının elinde zayi olmayacak kadar değerli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın canım. Ben de dün bütün hikayelerimi taslağa dönüştürdüm ama Wattpad'a VPN ile girmek gerekiyor. vpn işi olmadı. Teknik aksaklıklar oldu orada hâlâ duruyor hikayelerim.
      Çok teşekkürler yorumun için.

      Sil
  2. Merhabalar.
    Hırsızlık, her yerde ve her konuda maalesef insanlarımızın çekinmeden, utanmadan başvurduğu kötü bir haslet. Siz yazılarınızın Türkçe yayımlandığından bahsediyorsunuz ama, Türkçe yazılmış edebi metinleri kendi dillerine çevirmek çok mu zor bir şey. İnternet bu imkanı herkese sağlıyor. Hırsızlar sizin eserlerinizi, bire bir aynı şekilde kopyalamazlar. Onlara lazım olan senaryonun kurgusu, ana omurgayı aldıktan sonra onlar kendilerine göre o kadar çok eğe kemiği bağlarlar ki siz ana fikrin alındığını iddia etseniz bile bir şey tutturamazsınız. Dikkaet ederseniz ürün isimlerinde kelimenin aynısı alıyor ve sadece bir harfini değiştiriyor, ekliyor veya düşürüyor ve adam ürün çıkarıyor. O bir harf değişikliği yüzünden asıl ürünün sahibi hiçbir şey yapamıyor. Şimdi o ürünlerer örnek verirdim ama inanın aklımda kalmadı.

    Sizin sayfalarınızla ilgili paylaştığınız istatistik değerleri hangi proğrama ait, bizzat Blogger'in içindeki istatistik proğramı mı, yoksa başka bir proğram mı?

    Değerli kardeşim, sizin eserlerinizi her ülkeden, her yerden çalarlar. Siz eserlerinizi asla internet ortamında bloglarınızda paylaşmayacaktınız. Kitap haline getirseniz bile yine çalarlar. Kitapdan daha kolay çalarlar. Satın alır kitabı, yine çalar. Şimdi en kolay hırsızlık fikir ve emek hırsızlığıdır. Hiçbir riski yok.

    Adamlar kendilerine emanet edilen kasadaki altınları çalıp götürüyorlar da sizin internet üzerinden paylaştığınız edebi metinleri mi çalmayacaklar. Edebi eserlere sahip çıkmanın diğer bir yolu da tescillendirmeniz. Tescillendirseniz bile çalanlar bire bir aynısını uygulamıyorlar ki bir sürü değişiklik yapıyorlar. Önemli olan fikir ve omurga. Ben fikri ve omurgayı elde ettikten sonra onu istediğim gibi her şekle sokarım.

    Eğer eserlerinizi gerçekten çaldılarsa, sizin adınıza üzüldüğümü söylemek isterim. Blog ortamında "derin hakikatler" isminde bir blog sayfası var. Blog sayfasının sahibi senaristmiş galiba. Yazdığı senaryolarının diziye dönüştürüldüğünü söylüyor, ama sayfasında hiçbir zaman yazdığı senaryolarını paylaşmıyor. Eğer ziyaret etmek isterseniz tam url adresi şöyle: "https://derinhakikatler.blogspot.com"

    Paylaştığınız tüm senaryo değerindeki edebi eserlerinizi bu güne kadar çalan çalmıştır zaten. Bundan sonra sahip çıkıyım diyorsanız, söylediğiniz gibi tüm senaryo, dizi, roman, hikaye türündeki paylaşımlarınızı taslağa almaktan başka çare yok. Yapay zeka ile konuştum. O bana hem resimleri, hem de yazıları kopylamayı engellleyen tuş ve fare koruması kodunu verdi ama, profesyonel hırsızlar için bu yöntem geçerli değilmiş. Sadece kabiliyeti düşük hırsızlara karşı etkili olabiliyormuş. Bir web sitesinden hem metinleri, hem de görselleri kopyalayıp almanın bir sürü yolları varmış. Kendi blog sayfamdan tuş ve klavye ile kendim bile kopyalayıp bir başka yere nakledemiyorum. Eğer arzu ederseniz aynı kodu bir yorum içinde ve nereye yapıştıracağınızı da açıklayan bir metin içerisinde verebilirim.

    Size bir konuyu daha anlatmak istiyorum. Blog sayfalarımda paylaştığım görsel resimleri kopyalayarak alıp kendi sayfalarında yayımlayan facebook sayfaları var. Konuyu araştırdım. Şöyle diyorlar: Eğer umuma mahsus ortamlarda sayfalarımızda görsel paylaşıyorsak, ikinci şahısların kopyalarayarak almalarında bir sakınca yokmuş. Çünkü, biz o görselleri sayfalarımızda yayımlamakla "isteyen kopyalayıp alabilir" diyormuşuz. Bu konuyu tam hukuksal yönüyle incelemedim ama, geçenlerde Ankara Adliyesine uğradım biliyor musunuz? Kendi irademiz dışında gıyabımızda üye kaydedildiğimiz siyasi partiyle ilgili konu üzerine araştırma yaptım. Dilekçem ve ekleri hazırdı zaten, sadece dilekçeyi hangi bölüme vereceğimi öğrendim. Siyasi parti üyeliğinden tam manasıyla kurtulabilmek için mutlaka Yargıtay'a da başvurmak gerekiyormuş. Hani siyasi partiye üye olunduğu zaman tüm kayıtların kütüğü oradaymış, yani yargıtay'da.

    Çok uzun bir yorum oldu, başınızı ağrıtmamak adına daha fazla uzatmak istemiyorum.
    Selam ve muhabbetle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Abi,
      Evet, bu paylaştığım istatistikler Blogger'ın kendi istatistikleri.
      Ben pek inanamıyorum açıkçası. Yapay zekaya sordum "Bot olabilir ama çalabilirler de" dedi.

      Söylediğiniz üzere benim hikayemi birebir kopya etmiyorlar. Onu yapmayacak kadar kurnazlar çünkü dava açarım ve kazanırım. İşlerine gelen kısımları alıyorlar. Beğendikleri espriler, karakterler buna dahil. Söylediğiniz bloğu ziyaret edeceğim teşekkürler haber verdiğiniz için.

      Benden habersiz beni de üye yapmışlardı, e- devletten üyeliğimi iptal ettirmiştim. Yargıtay'a gitmedim. Hay Allah. Yani imzasız, ben olmadan benim yerime kim gitti de benmişim gibi imza mı attı? Bu bir skandal!

      Estağfurullah, baş ağrısı ne demek, hiç değil. Recep Abi, çok teşekkür ederim detaylı bilgi ve yorumunuza,
      Selamlar, sağlıcakla kalın.

      Sil
  3. Bu emek hırsızları kendini kandırır; kendini avutur egolarını yükseltir, nefsine yenik düşer.. Önce kendini, sonra binlerce insanı kandırır. Kul hakkı nasıl haramsa, fikri mülkiyet hırsızlığının da, bunun sonucunda oluşan haksız rekabetin de vicdanen hiçbir savunulacak yönü yok.müjde hanım saygılar emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef öyleler. Hiç utanmadan hırsızlık yapıyorlar.
      Yorumunuza çok teşekkür ediyorum.
      Saygılar.

      Sil
  4. evet haklısııınız peki :)

    YanıtlaSil