14 Şubat 2026 Cumartesi

KORKUNÇ ŞEYLERİ YAZMAK


Size de oluyor mu bilmiyorum.

Hani çocuklar korkunç filmlere "korkunçlu" derler ve izlemek istemezler ya; aynı öyleyim. Öyle korkunç şeyler oluyor ki, değil yazmak, düşünmek, aklıma getirmek bile istemiyorum. Korkunç şeyleri yazmak mı, yazmamak mı daha kötü? Kötülükleri halı altına süpürmek mi daha kötü?

Tahmin etmişsinizdir. Tüm dünyayı ve tabii beni de şoke eden sapık, cani, satanist Epstein Adası'nın e-maillerinin ortaya dökülüp saçılmasından söz ediyorum. Kimler yok ki bu sapıklığın, bu korkunçluğun içinde: İngiltere kraliçesinin oğlu Edward, Suudi yani Müslüman bir prens, hep dünyanın kalbur üstü zenginleri. Açılan e-maillerde korkunç Epstein'ın Birleşik Arap Emirlikleri' nin milyarder prensi Sultan Ahmet Bin Sulayem'e


"Yolladığın işkence videosunu çok beğendim"


dediği yazıyormuş!



Kaynak: İnternet, Gerçek Gündem gazetesi
(prens bu olay ortaya çıkınca istifa etmiş)


Şaşırmadım çünkü Epstein korkunçluğundan yıllar önce Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Körfez İslam ülkelerine Asya ve Afrika'dan iş bulmak için gelen yoksul kadınların başlarına neler geldiğini biliyordum. Mesela ta Tibet'ten gelen var. Somali'den gelen var. Bu İslam ülkeleri çok zengin. Petrol içinde yüzüyorlar ye. Yoksul kadınlar

"Orada çocuk bakarım, hasta bakarım, para biriktirir ülkeme dönerim"

diyor ama iş öyle olmuyor. ÜLkeye gelir gelmez pasaportuna el konuluyor. Buna "KAFALA" sistemi diyorlar. Google'da açıp okuyun lütfen. Ondan sonra Müslüman zengin prenslerin, şeyhlerin vs. evine giriyor, dil bilmiyor, her tür dayak, aç bırakma, merdiven altında yatma, hiç dinlenmeden bütün gün çocuk bakma en iyisi, daha kötüsü işkence, tecavüz, öldürme ya da delirtme. Kaçıp konsolosluğa sığınanlar kurtuluyor. Kaçmaları ise çok zor. Bir tanesinin hatırlıyorum vücudundan 40 küsur çivi çıkmıştı. Röntgen fotoğrafı hâlâ gözümün önündedir. Hatta Tibet, kendi ülkesinden Arap ülkelerine işçi gitmesini yasaklamıştı. Velhasıl Müslümanlık, İslam dinine mensup olmaları bu korkunçluklara engel değil. 


Zenginlik ve güç birleşince tehlikeli bir karışım oluyor. Benim anladığım, aşırı zengilik ve güçle

" Madem zenginiz, madem bok gibi paramız var, bize kimse dokunamaz" diyorlar; muhtemelene yarı Tanrı gibi hissediyorlar ve her şeye o kadar doymuşlar ki, artık tek akılları fikirleri belden aşağı doyumsuzlukları oluyor. Bebekler, kız, oğlan çocuklar, genç kızlar, ünlü olmak isteyen mankenler... hepsini korku filmi gibi bir adaya toplamışlar., sapkın, karanlık, korkunç düşüncelerini orada bu savunmasız canların üzerinde gerçekleştiriyorlar. Ortaya çıkmasaydı daha da devam edecekti.

Bu korkunçluğun kökeninde sadece paranın getirdiği zehirli güç yok. Bu sapıklara din de engel olamaz ki, ne Hristiyanlıkları, ne Müslüman prens oluşları korkunçluklarına engel olmamış.

Dinler böyle korkunçluklara engel olsaydı, kiliselerde papazlar, rahipler, piskoposlar yüzyıllarca çocuklara tecavüz etmezdi, bunlar daha yeni yeni ortaya çıktı. Papa, kilisedeki tecavüz kurbanları için özür bile diledi. Bizim ENSAR dini vakfında 47 çocuğa tecavüz edilmezdi. Çocuğunu Kuran kursuna gönderiyorsun, kapıya asılı bulunuyor, cami imamı, kız kardeşini hamile bırakıyor. 82 ilimiz var. Hepsinde Kuran Kursu var. Google'da araştırıyorsun ki, filan şehirdeki Kuran kursunda tecavüz, falan şehirdeki Kuran kursunda tecavüzden geçilmiyor.

Bu korkunçlukların kökeninde sadece paranın getirdiği güç vardı eskiden. Şimdi bir takım saftirik salaklar "insan hakları", "hümanizm", "aman homofobik olmayalım", "aman bize ırkçı derler", "aman herkese hoşgörü gösterelim" i var. Tıpkı bizim "yetmez ama evet"çilere benziyorlar.

60'lı yıllarda, benim çocukluğumda HİPPİ hareketi, akımı vardı. Esrar içer, savaşma seviş der, herkes birbiriyle yatar kalkar, üzeri çiçekli, böcekli resimler çizilmiş minibüse benzer arabalarıyla sırtlarında sırt çantası, üst baş pejmürde, saçlarında papatya taçlar, ülke ülke gezer, gitar çalarlardı. Herkes bu hippileri pek bir hoşgörü gösteriyordu. Hatta Türkan Şoray, Ediz Hun'un eski Yeşilçam romantik komedisinde Türkan Şoray

"Bayılırım Hippi'lere" deyince, Ediz Hun da Türkan'ın ilgisini çekmek için Sultanahmet meydanındaki turistlerden şort, şapka almış, pecmürde giyinmiş sonra da bitlenmişti. Sonra bu HİPPİLİK MODASI geçti. Her moda gibi öldü.

Şimdi de LGBT çıktı. Bu hippilik gibi değil. Aman "çağdaş, modern" olalım, bize "Kezban" demesinler diyen herkes, ünlüler, film, dizi oyuncuları, sosyal medya ünlüleri bayılıyordu bu gökkuşağı bayraklarına, LGBT akımına, hareketine. Hepsi

"Aman canım, bunlar doğuştan böyleler, bunlar sevgi pıtırcığı, onları da anlayın, kime ne zararları var?"

diyordu. Maksat sürüye uymakdı. "Aman sürüye uyalım". Tüm dünyayı böyle sevgi pıtırcığı, sevimli gökkuşağı resimli ayıcıklar, bayraklarla önce bir güzel anormalliği "normal" görmeye alıştırdılar. Tüm dünyayı gökkuşağı bayraklarıyla donatalım. LGBT ile kaynaşalım derken bir gün baktım: İngiltere'de bir anaokulu mu, kreş mi, ilkokul mu aradan yıllar geçti şu an hatırlamıyorum 'drag queen' denen hilkat garibesi, başında boynuzlar, yüzünde, gözünde korkunç rengarenk boyalar, kırmızı, uzun CADI tırnakları olan tipi, 4 - 5 yaşındaki çocukların yanına oturtmuşlar, masal kitabı okutuyorlar. Masal kitabında da büyük ihtimalle bir çocuk var, anne dediği de erkek, baba dediği de erkek. Küçük yaştan LGBT'ye alışsın. Çocuk böyle boynuzlu, anormal figürü görünce akşam yatağını ıslatacak!

Yani etme - bulma denir ya, bunlar kendileri ettiler, kendileri buldular. Korkunçlu Epstein Adası'ndan sonra akılları başlarına geldi. Baktılar ki "Aman gayleri küstürmeyelim, aman gayler incinmesin, aman gayler kırılmasın" diye diye "aman pedofiller küsmesin, aman pedofiller incinmesin" e gelecekler!

"Biz ne halt ettik?" demeye başlamışlar. "Gökkuşağı bayraklı yürüyüşler yasaklansın" demeye başlamışlar.

Evet bu haltı siz ettiniz. 80'li yıllardı sanırım. Rock Hudson diye ünlü bir Hollywood yıldızı vardı. Uzun boylu, yakışıklı, kadınların ayılıp bayıldığı bir erkekti. (!) Adam aids olunca, yıllarca eşcinsel olduğunu gizlediği ortaya çıktı! Hatta eşcinselliğini gizlemek için yalancıktan bir kadınla evlenmiş boşanmış. Sonra da aids'ten öldü gitti. İşte ne olduysa ondan sonra oldu, Elizabeth Taylor, Michael Jackson gibi ünlü Hollyood yıldızları Rock Hudson'un eşcinselliğini öyle bir evirip, çevirdiler ki, eşcinsel olmamak neredeyse garipsenecek hale geldi! Aids için vakıflar kuruldu, milyonlar toplandı. Herkes

"Aman da aman, bu eşcinsellik çok cici şey"

demeye başladı. Netflix'te içinde "gay" çift olmayan senaryo yazanı dövüyorlar ki, her dizide illa ki, eşcinsel bir çift var. Hatta benim severek izlediğim Virgin River isimli, eli yüzü düzgün, çoluk çocuk seyredebilir diziye de böyle patlangaç gibi, zoraki; eşcinsel lobisinin zoruyla senaryoya eklenmiş bir sahne çekmişlerdi. Dizinin esas kızı ile esas oğlanı piknik yaparken, yakışıklı iki genç adamla karşılaştılar, iki üç de çocuk! Meğer bu ikisi evliymiş, bunlar da evlatlık çocuklarıymış! Çocuklar da pek bir mutlu, neşeliler.

Ay! İşte çağdaşlık! Ay! Ne güzel şey!

İş iyice çığırından çıktı. LGBT güzellemeleri yapanlar, iki erkek evlensin yetmez bunlar evlatlık olarak çocukları da alsınlar diye tutturdular.

O da yetmedi, - elimizi verdik; kolumuzu kaptıramıyoruz ya - trans çocuk diye bir şey çıkarttılar. Hollywood'un ünlü yıldızları 4 yaşındaki, 5 yaşındaki çocuklarının trans çocuk olduğunu iddia etmeye başladı. Neymiş 4 yaşındaki oğlu

"Ben transım demiş"

O da oğlan çocuğunu kız gibi giydirip dolaştırmaya başlamış. La, dört yaşındaki çocuk ne anlar transtan? Dört yaşındaki çocuğa sen zürafasın desen evet zürafayım da der. Ne dersen ona inanır. Kızsın dersen kızım der, oğlansın dersen oğlanım der. Belli ki, konu komşu veya anaokulundaki öğretmeni buna "Sen transsın" demiş. O da inanmış.

Korkunç birileri küçücük çocuklara "Gel sana hormon tedavisi verelim. Sen oğlan değilsin kızsın, kız ol" demeye başlamışlar. Devlet "Aman translık moda, aman LGBT moda, aman VOKE kültürüne karşı çıkarsak 'çağdaş' olmayız" korkusuyla hapisteki erkek mahkumun trans olmak için gereken MEME ameliyatının parasını ödemiş!

Rezaletler gırla.


Eurovision Şarkı Yarışması LGBT lobisinin eline geçmiş, Netflix LGBT lobisinin eline geçmiş, Olimpiyatlar LGBT lobisinin eline geçmiş. Ben 17 yaşındaydım yıl 1975. Eurovision Şarkı Yarışması'nda erkekler papyonlu, smokinli veya kravatlı, takım elbiseli, centilmen, erkek gibi erkektiler, çok affedersiniz donla kıç - baş oynatıp abuk sabuk dans etmiyor, mikrofonun önünde edepli edepli şarkısını söylüyordu, kadınlar deseniz onlar da hanım hanımcık tuvaletler, gece elbiseleriyle, yine erotik, seks şovları yapmadan şarkısını okuyup gidiyorlardı. Şimdi Eurovision bir seks - LGBT şovu olmuş, Olimpiyatlar öyle, boynuzlu ŞEYTAN figürleri (Korkunç Epstein adasında sık sık rastlanan) her yeri LGBT lobisi ele geçirmiş.

Bu bir film. Bir de gerçeğe bakalım ne oluyor?

Olay Kanada'da geçiyor. Trans birey Alice Attwood, biri 7, öteki 8 yaşındaki çocuklarına bıçakla saldırıyor. 8 yaşındaki kızının boğazını (haberde esophagusunu kesmiş diye geçiyor) kesiyor, 7 yaşındaki oğlunu da yaralıyor. Kızı tüple besleniyormuş şu anda, iki çocuk da hastanede ve adamı kefaletle serbest bırakmışlar!

Adamı psikiyatrik tedaviye almışlar. Oradan sosyal medyaya yazılar da yazıyormuş. Yazılarının altına bizi suçluyor. Siz homofobiksiniz, siz transfobiksiniz, siz ırkçısınız, siz faşistsiniz!

Haber İngilizce ayrıntılı ve fotoğraflı olarak şurada


Yine çok yeni bir haber:


Yine eşcinselleri incitmeyelim, aman LGBT yaşasın diyen hatta Kanada başbakanının elinde gökkuşağı bayrağı ile "pride" yürüyüşüne katıldığı Kanada'dan. Jesse Van Rootselaar, bir trans birey (!), önce anasını, kardeşini öldürüyor; sonra okula gidiyor, okulda ateş açıyor rastgele ve yedi kişiyi öldürüyor. Bir dolu yaralı var.


Google'a "Trans kanada okul katliam" yazın çıkıyor.

Şimdi pedofiliyi de 'doğuştan bunlar böyleler, anlayış gösterin' diye konferans veren kadın videosu vardı az önce gözümle gördüm Twitter'da! Pedofilleri "kuşaklar arası aşk" veya "minör sevicilik" olarak normalleştirmek yolundalar. Hollanda'da pedofiliyi savunan dernekler var, birlikte yaşayan üç eşcinsel erkekler, 3 yaşında kız çocuğunu evlat edinmiş olay yine Kanada! Yani yine olayın kökeninde LGBT var. Twitter'da millet çocuk için endişe ediyor ama iş öyle çığırından çıkmış ki, yasaları vaktiyle öyle düzenlemişler şimdi bebeği onların elinden alamıyorlar da. İnşallah ölmez, tecavüzlere uğramaz.

Velhasıl, eskiden yani benim çocukluğumda ve gençliğimde eşcinsellik öyle göklere çıkartılan, baş tacı edilen, öyle davranılması gereken bir şey değildi, tam tersine eşcinsel olan kişi, bunu gizlerdi.

Ne olduysa Rock Hudson'un aids'ten ölmesinden sonra oldu. Hızla önce Rock Hudson'un kişiliğiyle herkes özdeşleşti, tüm aids hastalarına olan merhamet, insani merhamet, insani acıma hissi, LGBT'ye dönüştürüldü, bir de baktık ki, LGBT, resmi geçitleri, gökkuşaklı bayraklar, yaşasın trans bireyler, yaşasın drag queen'ler, çocukları trans yapalım, hormon verelim, pipilerini keselim, sen kız değilsin erkeksin transsın diye zorbalıkla manyak edelim! En sonunda pedofili de normaldirle korkunçlu Epstein adasına gelindi.

Sonu herhalde bunlara karşı çıkan anne, babaların evlerini zorla basıp, bebeklerini ellerinden alıp kaçırmak olacak!

Evet yüz verdik Ali'ye, Ali, sıçtı halıya oldu.

Şu anda İngiliz'i, Fransız'ı, Alman'ı, Amerikalısı, Twitter'da pedofillerin LGBT içine gizlenmiş olduklarını, LGBT nin bir Truva Atı olduğunun görsellerle paylaşıyor. Saftirikler şak- şak - şak gökkuşağı bayraklı Truva atını alkışlarken, atın karnından bir kapak açılıyor ve pedofiller işgale ediyorlar ülkeyi. Yüzlerce insan LGBT'ye lanet ediyor. Geç de olsa uyandılar. Ne denir? Bir musibet, bin nasihattan iyidir. Ben hep yazıyordum.


"Yapmayın, etmeyin, tamam bir insan eşcinsel olabilir. Olduysa onun sorunu, ne yapalım yani? Asın, kesin, öldürün, dışlayın demiyorum. Kendi tercihi tamam. Zeki Müren'e bir şey dedik mi? Dışladık mı? Bülent Ersoy'a kimse gık dedi mi? Kadınlarla değil erkeklerle yapacaksa da yapar, engel olamayız ama bunları dünya çapında BAŞ TACI etmeye ne gerek var? GÖKLERE ÇIKARTMAYA ne gerek var? Alemin pipisiyle kadını mı, erkeği mi becerdiğini niye BAYRAKLARLA resmi geçitlerle törenselleştiriyorsunuz? Niye bir tür kült, bir tür neredeyse mezhep / din yaratıyorsunuz? Ne yapalım tapalım mı ibnelere? Tövbe tövbe......kutsallaştıralım mı? Eski çağlarda fahişeleri kutsallaştırmışlar biz de ibneliği, trans bireyliği kutsallaştıralım mı? Ne yani? Bayrak ne? Bayrak bir ülkenin bağımsızlığının sembolüdür. İbneliğin bayrağı mı olur? Haberiniz yok pedofiller biz LGBT'nin sonuna "P" harfi de ekleteceğiz, yakındır demişlerdi. Benim gözlerim bunu okumuştu (İngilizce orijinalinden) şu an yıllar geçtiği için aratmadım Google'da. Yoruldum ama beni tanıyanlar yalan söylemediğimi bilir. Kimseye yalan borcum yok evet bunu aynen böyle okudum.

Kısaca: LGBT nin sonu korkunçlu Epstein Adası ve pedofillik oldu!

Bu durumda, çocuklarınız ne Kuran kursunda güvende, ne Hristiyan kilisesinde güvende, ne Budist rahiplerin yanında güvende, ne de kendilerini "çağdaş, hümanist, sevgi pıtırcığı, mağdur" bizleri "ırkçı, homofobik, transfobik, faşist" ilan eden LGBT'cilerin yanında güvende.

Çocuklarınızı hepsinden uzak tutun. Din öğrensin istiyorsanız herkesin evinde illa ki, duvarda nakışlı kılıf içinde Kuran asılıdır, (ben deistim, benim evimde 4 tane Kuran var), Hristiyansanız İncil var, Türkçe çevirisi de var, din kültürü öğretmeni var. Yani ayrıca kendisine "zararsız din adamı" diyen ve TANIMADIĞINIZ yabancıların yanına göndermenize gerek yok.


Bu korkunç haberlere, bu korkunç dünyaya dayanmak zor. Bu korkunç haberlere yazsam mı, yazmasam mı derken düşünmek bile korkunçtu, migrenim tuttu, uykularım zaten haram...içimi döktüm, cümleler birbirine belki karıştı artık umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder