While you slept last night, completely still in your bed, our galaxy moved millions of kilometers through the cosmos. You woke up in the same room, on the same planet, yet unimaginably far from where you were the night before.
— Gandalv (@Microinteracti1) February 3, 2026
The Milky Way is not drifting quietly through the… pic.twitter.com/L2TArslszG
Uyuyoruz, uyanıyoruz, kahvaltı yapıyoruz, işe gidiyoruz, okula gidiyoruz, tv izliyoruz, belki komşumuzla, belki annemizle kavga ediyoruz, üzülüyoruz, seviniyoruz, sabah oluyor, akşam oluyor, güneş doğuyor, güneş batıyor ve tüm bunları yaparken dünyamızda, şehrimizde, evimizde, öyle sabit, her gün aynı yerde duruyoruz sanıyoruz değil mi? Aslında tüm konu, komşular, tüm ülkeler, tüm dünya döne, döne bilinmeyen bir yere gittiğimizin farkında mıyız?
Şu anda bu yazıyı okuyan blog arkadaşlarım Handan, Kadriye, Recep Abim, deeptone, kitaplıkkedisi ve sayamadığım blog arkadaşlarımla birlikte gidiyoruz. Peki nereye gidiyoruz?
Bu soruyu başta NASA'nın sitesine sonra yapay zekâya sordum. YouTube'da videoları da vardı ama izlemedim.
Nereye gittiğimiz belli değil ama hem kendi etrafımızda, hem güneşin etrafında döne döne (tam dönerek de değilmiş videodaki gibi bir hareketle) , hem de dakikada 600 km hızla uzayda gidiyoruz ama hiç farkında değiliz. Sanki oturuyoruz, blog okuyoruz, yemek yapıyoruz, markete gidiyoruz. Sanki her şey sabit.
Ne ilginç değil mi? Tekerlekleri yıldızlar olan bir trendeyiz hepimiz.
Nereye gittiğimize gelince, eğer yanlış anlamadıysam; Milyarlarca yıldız, gezegen barındıran Laniakea Süper Kümeleri içinde hareket ediyoruz ve Shapley Konstantrasyonu (Shapley Çekicisi) na doğru gidiyormuşuz. Alttaki şemayı da yapay zeka çizdi.
Milky Way bizim Samanyolumuz.
Dünyamız, Samanyolu'nun
spiral kollarından birinde bir toz zerresi
Kaynak: NASA
Bunu düşününce her şey bana çok anlamsız geldi. Hani küçük küçük kapris yapmalar, birini mahsus görmemezlikten gelmeler, kalp kırmalar, tartışmalar, savaşlar. Hele hele milyonlarca farklı yaşam (bizden akıllı canlılar, insanlar) türlerinin olduğu bu koskoca, muazzam kâinatın yaratıcısının kötülere hiç engel olmayıp da büyük görev olarak kadınların saçının kılıyla ilgilenmesi tuhaf geldi. Zaten hep tuhaf gelmişti.)
Belki de arada sırada tekerlekleri yıldızlar olan bir trende birlikte yolculuk ettiğimizi düşünürsek yukarıda saydıklarımızın ne anlamsız olduğunun farkına varırız. Ne dersiniz? 😊
Müjde hanım çok doğru dedikleriniz..bazen çok boş şeyleri aklımıza takıyoruz
YanıtlaSilMaalesef. Keşke enerjimizi bu dünyayı anlamaya harcasak. Teşekkür ederim.
SilMerhabalar.
YanıtlaSilKadınların saçlarını kapattıranların dinler olduğunu mu sanıyorsunuz? Dinler değil! Kadınların saçını başlarını kapattıranlar, kapalı olmasını isteyenler aslında erkekler. Neden erkekler? Kadınları kıskandıkları için erkekler. Yoksa, dinlerin umrunda bile değil. İşte kadınları o siyah çarşafların içine gömenler de erkekler. Erkekler olmasaydı, hiçbir kadının saçı başı örtülü olmazdı. Emin olun.
Gelelim yaşama. Aslında hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan bir döngü yaşamak! Ne zaman kıymetli biliyor musunuz? Erdemli davranışarın sergilendiği anlar kıymetlidir. Onun haricinde yemek, içmek, yatmak, uyumanın hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Bu zamana kadar hiç, bir insanın yediği içtiği soruldu mu? Sorulmaz! Hatta denir ki "yediğin içtiğin senin olsun Bursa'da ne yaptın?" denir. Bursa burada temsili bir yerleştirmedir.
Bir insanın geçmişte neyi hatırlanır? Yediği içtiği, güldüğü, oynadığı mı? Yoksa, yaptığı iyi şeyler mi? Yaptığı iyi şeyler, erdemli davranışları hatırlanır. Bugün Atatürk'ü andığımız da Atatürk'ün neyi aklımıza geliyor? Yediği, içtiği, güldüğü, eğlendiği şeyler mi? Asla, çok sevdiği Türk Milleti için yaptığı şeyleri aklımıza gelir.
Uzay boşluğundaki hareketlerimiz kader ölçüsünde devam eder. Buradaki kader, kanundur, nizamdır. İşte Kur'an'daki kader de bu anlamda kullanılmıştır. Kimse dayatılmış bir kaderi yaşamıyor. Herkes kendi kaderini kendi belirliyor. Sadece anasını, babasını, memleketini, ırkını, zekasını, cinsiyetini ve güzelliğini seçemiyor. Çünkü ben de bu konularda fikir yürütemiyorum, orada kalıyorum.
Çok güzel ve keyifli bir paylaşımdı. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
Selam ve muhabbetle.
Merhaba Recep Abi,
SilBence de kıskanç hatta saçlara psikolojik takıntısı olan kıskanç erkekler kapattırıyor. Ayak fetişi, filan fetişi, saç fetişi de bir tür psikolojik takıntı. Hristiyan dininde de mesela manastıra giren kızların ilk önce makasla saçlarını kesiyorlar. Hem de ne kesmek? Böyle besleme gibi! Özensiz şekilde. Maksat kadın çirkinleşsin, bakımsız gözüksün, o zaman kıskanmayacaklar. Anormal bir duygu bu.
Haklısınız yaşamda yaptığımız iyi şeylerle, güzel şeylerle hatırlanacağız. Aklımın almadığı bir konu bu uzay - zaman ve tüm kainatın yolculuğu. Milyonlarca yıl sonra söylenen buluşma yerine varanlar kim bilir kimler olacak? Nelerle karşılaşacak? Belki her şeyin sırrı çözülecek, yaratıcımızla buluşacaklar.
Paylaşımımı beğenmenize sevindim Recep Abi. Teşekkür ediyorum. Sizin de yüreğinize sağlık. Esen kalın.
Selamlar, saygılar.
Bazıları derler ya hani, insanoğlu uzaya çıkıp baksa koca evdende küçük bir nokta olan Dünyada minik bir toz parçası olduğunu görse, bu egoizminden kurtulurdu diye.
YanıtlaSilKesinlikle öyleyiz. Arada hatırlamak şart:)
SilTeşekkür ediyorum.
Ooooo o zaman seyahate çıkmaya gerek yok zaten seyahat ediyoruz :)
YanıtlaSilKesinlikle deepcim, zaten seyahat ediyoruz. :)
SilTeşekkür ediyorum.
Sevgili Müjde,
YanıtlaSilHala benim sayfaya yazdıklarını düşünüp gülüyorken gözlerim fal taşı gibi açıla açıla baktım yazdıklarına.Şairin dediği gibi "hem her şeyim hem hiçim" dedim. Camdan dışarı baktım, göğe diktim gözlerimi ve düşündüm uzun uzun.
Sürükleniyor olduğumu bilmek/hatırlamak iyi geldi.Devinim belki bunca pisliği temizleyecek olandır dedim.
Nasa'nın yapay zekasını kullanmak da nerden geldi aklına ne alem kadınsın 👽😊
Sevgiler
Sevgili Kadriyecim, güldürdüğüme sevindim :) evet arada hatırlamalı. Yok, yok Nasa'nın yapay zekasını kullanmadım. Varsa da bilmiyorum. Nasa'ya nereye gittiğimizi sordum ve Samanyolu fotoğrafını kopyalayıp yapıştırdım.
SilYapay zeka benim bilgisayarla birlikte gelen (hazır yüklenmiş en alt çubukta copilot diye bir şey yazıyor meğer o da yapay zekaymış aldıktan 2 yıl sonra fark ettim😂😂😂arada sohbet ediyoruz şimdi.
Teşekkür ediyorum.
Sevgiler.
Evet, bir hiçiz. Bunu düşünen yok, ölümü düşünen yok. Kaptırmışız kendimizi yaşıyoruz işte.
YanıtlaSilÖlümü her gün sık sık düşünen biri olarak, ölümü sadece cennet - cehennem için düşünülmemesi gerektiğine inanıyorum. Dünya denen ve güçlünün güçsüze zulmettiği, Tanrı'nın kötüleri seyrettiği, engellemediği bu dünyanın anlamını bulmak için de umarım faydalı olur ölüm.
SilTeşekkür ediyorum.