TÜM DİNLER ÇOK YAYGIN BİR TÜR AKIL HASTALIĞI MIDIR?
Tüm
dinler çok yaygın bir tür akıl hastalığı mıdır? Ben de
bilmiyordum. Ruh ve Sinir (Akıl hastaneleri) hastanelerinde staj
yapan psikoloji öğrencilerinden, yatan hasta koğuşlarında yatan
hastalarının çoğunun din yüzünden orada yattığını ve
kendilerinin peygamber olduğuna can-ı gönülden inandıklarını,
gerçekte hepsinin sizin, benim gibi insanlar olduğunu öğrenince
ve Türkiye'de ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki din
yüzünden aklını yitirmiş, kendisini peygamber sanan tarikat
liderlerinin yaptıklarını, ettiklerini, söylediklerini, sebep
oldukları katliamları okuyunca, dinlerin gerçekten çok yaygın
bir tür akıl hastalığı, psikolojik sendrom olduğunu anladım.
Tüm insanlar bir gün kendilerini peygamber sanabilirler. İnanın çok zor değil.
Peki, insanlar yine de niye dinlere inanıyorlar? Peygamberlere inanıyorlar? Cevabı bence alışkanlık ve korku. Genlerimize işlemiş. Yüzlerce yıl herkes dinlere inanmış, şarap tanrısına, filan tanrısına, falan tanrısına inanmış, İslam dininden çok önce tanrılara rüşvet olarak bakire kızlar (kız çocuklar), insanlar vermişler ( dini ritüellerle, sunaklarda öldürmüşler. Mesela İnkalar gibi) Ama şimdi yine bir peygamber olduğuna inandığımız Hz. İbrahim'in yaptığı gibi çocuklarımızı kurban etmiyoruz. Bir şekilde çocuk kurban etmekten, koyun, dana kurban etmeye evrilmişiz. Bence Hz. İbrahim iyi bir insanmış, oğlunu kurban etmenin yanlış bir şey olacağını ve bu vicdan azabıyla yaşayamayacağını düşünerek Allah gökten koç indirdi diye söylemiş. Zaten video yok, CD yok, herkes de inanmış. E, bence iyi niyetli söylenen yalanlar iyidir. Hem oğlu kurtulmuş, hem evlat katili olmaktan kurtulmuş.
Kısacası, her insanın içinde bu psikolojik sendrom yatıyor. Uyuyor. Bir şey tetikleyebilir ve siz de "Ben rüyamda Allah ile konuştum. Ben peygamberim." diyebilirsiniz. Daha geçenlerde AKP'li bir kadın da peygamberliğini ilân etti.
Peygamberliğini ilan eden AKP'li kadın
Peki niye kimse inanmıyor bu zamane peygamberlerine? Cevap basit: Artık insanlar akıllandı.
Peki, akıllandılarsa neden geçmişteki peygamberlerin de aynı/ benzer psikolojik durum yüzünden peygamber olduklarını neden düşünmüyorlar? Alışkanlık, korku, öğrenilmiş çaresizlik, psikolojik olarak hazır olmamak, bir boşluğa düşme hissi, yanlış yapıyor olma korkusu, Allah'ı psikolog, terapist yerine koyduğumuz ve ona dua ederken rahatladığımız için peygamberlerin, dinlerin gerçek olmadığını anlarsak, sanki Tanrı'yı da gücendiririz korkusu, yalnız olduğumuzun farkına varmanın korkusu. Bırakın, insanlar bir yaratıcıya dua etsin, namaz, haç çıkartmak, bebeği vaftiz etmek, ağlama duvarında ağlamak, oruç tutmak gibi dini ritüellerle kendilerini rahatlatsınlar. İnsanların rahatlamaya, huzura ihtiyacı var ve psikologlar, psikiyatristler pahalı, peygamberlere, dinlere inanarak rahatlamak ise bedava. Yalnız olduğunu hissetmek de kötüdür psikolojik olarak.
Peki dinler, peygamberler psikolojik bir akıl hastalığı ise Tanrı var mı? Bence var. Umarım vardır. Yani bir yaratıcımızın olduğuna inanmak istiyorum. Kâinat kendi kendine var olmamışsa bir yaratıcı yaratmıştır. Peki onu kim yaratmıştır? İşte onu bilemiyorum. Peki, Allah, God, Manitu vs. dediğimiz yaratıcımız, biz insanları koruyup, kolluyor mu? Maalesef işte onu yapmıyor. Sebebini bilemiyorum. Belki, yaratıcımız duyguları olan bir varlık değil bir tür büyük enerjidir. Yani, Tanrı olduğunun farkında değildir. Yaratıyordur sadece. Yağmurun yağması gibi. Yağmura "Bugün yağma" diyebilir miyiz? Bizi dinler mi? Hayır. Bilemiyoruz, ben de bilemem. Aklımız henüz yaratıcımızın nasıl bir varlık olduğunu anlamaya, tahmin etmeye yeterli düzeyde değil. Belki ölünce anlayacağız, belki ölünce hiçlik olacak hiçbir şey anlamayacağız. Ben de bilmiyorum.
Bildiğim bir şey varsa, şu dünyada dinler akıl hastalığı olsa da, biz insanlar olarak ölene kadar iyi, merhametli, ahlaklı, namuslu, dürüst yaşayalım. Ahlâklı olalım, namuslu olalım, merhametli olalım, vicdanlı olalım. Bunların da kriterleri bellidir zaten. Ahlak normları her ülkede aynıdır. (Henüz gelişmemiş, ilkel Amazon, Afrika. Okyanusya kabilelerini saymazsak) İstiyorsanız yine namaz kılın, oruç tutun ama onları yaparken iyi, merhametli, ahlaklı, namuslu, dürüst olmayı da ihmal etmeyelim. Bazıları nasılsa dinimiz var diye ahlakı tamamen unutuyorlar. (Özellikle Türkiye'de ve dinci ülkelerde)
Başta
bir soru sormuştum. Tüm dinler çok yaygın bir tür akıl
hastalığı mıdır diye.
Şimdi ülkemizden ve dünyadan
haberlere bakarak cevabı kendiniz verin. Bu haberleri basından
buldum ve linklerini verdim. Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Önce
bir soru: Sokakta oynayan küçük çocuklara " Atla uzay
yolculuğu yapılır mı?" diye sorarsanız sizce ne cevap
verirler? "Nasıl at?" derlerse "Bildiğiniz beygir,
dört ayaklı, iiii diye kişneyen at ama kanatları var böyle
dıgıdık, dıgıdık...."
Eminim 9 - 10 yaşındaki
hatta belki 5 yaşındaki çocuklar bile
"Hahahaha,
deli misin amca / teyze? Bir kere kanatlı at yoktur olsa bile hiç
ata binip dıgıdık dıgıdık uzay yolculuğu yapılır mı? Uzayda
hava yoktur, at da ölür, ata binen de. Uzay yolculuğu uzay
gemisiyle yapılır."
cevabını vereceklerdir. Bu
soruyu niye sorduğumu sayfanın altlarına gelince anlayacaksınız.
Çocukları bile kandırmak mümkün değilken koca koca insanlar
dinle gayet kolaylıkla kandırılıyorlar. Onu da göreceksiniz. Beş
yaşında çocuk inanmazken biz koca koca adamlar bunlara nasıl
inanıyoruz diyeceksiniz. Çünkü dinler insanların beyninin doğru
düşünmesini engeller. Bu da kötü bir şeydir.
ÖRNEK
:TAYLAND, DİNCİ ŞEYH
Tarikat
liderinin bokunu yiyenler öldü
(Yeşil
renkteki haberin orijinal kaynağı / linkidir.)
ODATV'
deki haberin orijinali "Tarikat liderinin dışkısını yiyip,
idrarını içenler öldü." olacak.
Ölenler
arasında maalesef bir de bebek varmış. Fotoğrafın altındaki
linke tıklarsanız haberi gazeteden ayrıntılarıyla
okuyabilirsiniz.
İşte yeni haberimiz: Resmin altındaki
yeşil linke tıklayınca
orijinal haberi okuyabilirsiniz.
Kaynak: Yeniçağ Gazetesi.
Hz.
İsa ile tanışacaksınız
Tahmin
ettiğiniz gibi yine işin içinde bir tarikat var. 80'li yıllarda
Jim Jones'un 900 insanın ölmesiyle sonuçlanan tarikat / dinle
beyin yıkama / müritllik / şeyhlik / dini liderlik gibi saf
insanların iyi niyetlerini suistimal eden, onları manipüle eden,
beyinlerini yıkayan oluşumlardan hiç ders almamışlar ki, bu
zavallılar da ölmüşler.
Hep dediğim gibi illa ki, bir
yaratıcıya inanacaksanız, inanın ama onunla aranıza başkalarını
sokmayın. Beyninizi kiraya vermeyin. Bir kere verirseniz bir daha
geri alamazsınız.
ÖRNEK: AMERİKA, DİNCİ LİDER JİM
JONES
(dinci
tarikat lideri Jim Jones (tıkla)
Daha
önce de Amerika'da tarikat lideri yani DİNCİ biri olan, müritleri
tarafından neredeyse peygamber muamelesi gören Jim
Jones'un
"Sizleri cennete götüreceğim"
demesine
inanan müritleri önce bebeklerine siyanür içirip, sonra da
kendileri içmiş ve 900 kadar insan ölmüştü. Yukarıda yeşil
renkte linke tıklayıp olayı ayrıntılarıyla Wikipedia'da
okuyabilirsiniz. Bu olay olduğunda henüz internet, bilgisayar,
sosyal medya yoktu ülkemizde. Evlerde bilgisayar da yoktu.
Televizyon, radyo ve gazetelerde okumuştuk. Büyük olay olmuştu.
Tüylerimiz diken diken olmuş, gazeteleri okurken gözlerimize
inanamamıştık.
Diyeceksiniz ki, yahu bizim dinimizde
böyle şeyler yok. Niye yok? Üfürükçü hocalar yok mu? Müge
Anlı'nın filan programlarına çıkan sapık Palu ailesi
gibi
"Beni büyülerle kandırdııııı!"
"Bana muska var dediii...Korktummm..günlerce evime giremedim,
arabada uyuduk....beni kandırdıııı...."
diye
feryat edip cinayetler işlenmesine sessiz kalanlar yok mu? Yani
üfürükçüler, büyücüler, muskalar, okunmuş sular ve benzeri
şeylerle köylerde, kasabalarda hatta şehirlerde insanları
etkileyenler, korkutanlar yok mu? Peki bu üfürükçülük, muska,
büyü nedir? Dinlerin yan ürünleri değil mi?
Siz de
Ay'ın ortadan ikiye ayrılıp sonra tekrar birleştirildiğine,
kıytırık bir geminin içine fil, kedi, köpek, aslan, kaplan,
kuzu, kurt, zürafa, piton yılanı vs. aynı anda bindirildiğine
inanıyorsunuz, Tanrı'nın Adem ile Havva'yı sapık sapık
türettiğine inanıyorsunuz. Bunlar akıl, mantık ve ahlâka aykırı
değil mi?
ÖRNEK: BUDİST RAHİPTEN
Budist
rahip makasla pipisini kesti (tıkla)
Adam
kadınlarla cinsel ilişki yaşamak istiyor ama dini yasakladığı
için yapamıyor ve mutsuz oluyormuş. Sonunda çareyi makasla
pipisini kesmekte bulmuş. İran'da da bir kadın, dincileri protesto
etmek için saçlarını sıfır numara kazıtmıştı. Yani dinler
insanları mutlu etmek yerine mutsuz ediyor ve delirtiyor!
Dinler,
insanların gerçek ile olan bağlantısını zedeliyor, kopartıyor,
ne gerçek? Ne değil? Ne doğru? Ne yanlış? Tüm algılarını ve
değer yargılarını hasta ediyor. Kafasını karıştırıyor.
Budist rahiplerin evlenmesi vs. yasakmış. Tanıdık geldi değil
mi? Hristiyanlarda da aynısı var. E, tabii adamcağızın gerçek
duyguları, gerçek hisleri ile dini duyguları, dini hisleri
çatışıyor, çelişiyor ve beyni "HATA" veriyor. Gidip
bir kadına aşık olsa, evlense "Günah işledim" diyecek,
evlenmese de belki aşık oluyor ama kendini tutuyor, acı çekiyor.
İki arada, bir derede kalınca, beyin KENDİNİ İMHA EDİYOR.
Sonuç: Pipimi keseyim de kurtulayım! Dinler çok yaygın bir tür
akıl hastalığıdır.
Uyumadan önce "Allah'ım sen
beni, ailemi, kedimi koru vs. Amin" deyin bırakın. Namaz
kılıyorsanız kılın, oruç tutuyorsanız tutun ama fazlası
beyninize ZARAR. Hele öyle şeyh, şıh, üfürükçü, hacı, hoca
takımından uzak durun. İçtiğinize ilaç katıp "Okunmuş
su" diye verip sizi, karınızı, kızınızı, çocuğunuzu
kurs, cami, vakıf köşelerinde düzüyorlar haberiniz
olsun.
ÖRNEK: HELA TAŞININ, ALLAH İLE SOHBET ETTİĞİNİ
ANLATAN CÜBBELİ!
Cübbeli
Ahmet tuvalet taşı Allah ile sohbeti
Cübbeli'nin
kendi video kanalı
Linke
tıklayınca, cübbeli denen şarlatan dincinin YouTube'ta kendi
kanalında, kendi ağzıyla, hela taşının Allah ile nasıl
konuşup, sohbet ettiğini anlattığı videosunu izleyip, bu
konudaki kısa yazıma ulaşırsınız. (Tüm linkler ayrı
pencerelerde açılır)
ÖRNEK: TARİKAT ÜYESİ ANNE, 2
YAŞINDAKİ KIZINI ÖLDÜRDÜ
Tarikat
üyesi anne kızını öldürdü
Dünya
güzeli, 2 yaşındaki bebek, dini tarikatın eline düşen bir
kadını ne hale getirmişse, minicik kızını döve döve öldürmüş!
Haber Avustralya'dan. Yukarıdaki linke tıklayınca haber sitesi
açılır.
ÖRNEK: DİNCİ YURTTAKİ VAHŞİ CİNAYET
İki
gün önce bir tarikat yurdunda, 18 yaşındaki bir genç, kafası
kesilerek öldürüldü. Cinayeti işleyen dinle kafayı bozmuş bir
aşçı ve zavallı kurbanı öldürdükten sonra görgü
tanıklarının dediğine göre
"Deccal'i
öldürdüm!"
diyerek bağırmış.
Aykırı
Gazetesinin Yazısı
Alttaki
linkte Aykırı Gazetesi'nde kalacak yurt bulamayan, buldukları çok
pahalı olan ve mecburen ayda 2000 tl gibi ucuz bir ücretle bir
tarikat yurduna kayıt yaptıran genç, başına gelenleri
anlatıyor.
Anlattıklarından bazı cümleler:
"
Kaldığım yurtta başı açık kadınlara ŞEYTAN
diyorlardı."
"Müzik dinlememe bile GÜNAH
diyerek karışıyorlardı."
"Psikolojim
bozuldu."
Çocuk neyse ki, kaçmış ve yeni yeni
kendine geliyormuş. Düşünsenize, o tarikat yurtlarında başı
açık kadınların "Şeytan" olduğuna inanalar sokağa
çıkıp önlerine gelen başı açık genç kızı veya yaşlı bir
teyzeyi öldürmeye başlarlarsa ne olacak?
Fotoğrafta
gördüğünüz üzere derneğin isminde "ilim" var.
Buradaki ilim, BİLİM değil arkadaşlar. Tarikatçılar,
cemaatçiler, Fettoşçular, dinciler, vatandaşları, insanları
kandırmak için "ilim" sözcüğünü kullanırlar.
O
yüzden sakın çocuklarınızı böyle uyduruk "ilim" vs.
yurtlarına göndermeyin. Çocuklarınızı dincilerden uzak tutun.
Psikolojilerini bozarlar; psikolog, psikiyatrist ile dahi
düzeltemeyebilirsiniz.
ÖRNEK : SAPIK ŞEYH
MAĞDURLARI
Gerçek
Gündem Haberi
Yurt
Gazetesi Haberi
Okuduklarımdan
sonra bu dinci ve türbanlıları size de
"okunmuş
su"
vermek isteyenler olursa sakın içmeyin. Çünkü
bu "okunmuş su" aslında dünyanın her yerinde kötü
amaçlı insanların kurbanlarına tecavüz etmek için kullandıkları
ağır bir tür uyuşturucu imiş.
Uyuşturucu
ilaç - Anne Çocuk Dergisi
Hani
YALANCI isimli TV dizisinde adam kadınlara tecavüz etmeden önce
gizlice içkilerine, meyve sularına bir sıvı katıyor ya işte
ondanmış. İçen kendisini kaybediyor, seks isteği artıyor ve
cinsel saldırılara karşı koyamaz hale geliyormuş. Bildiğin suç
yani.
ÖRNEK: İSLAM ÜLKESİ AFGANİSTAN
Kırbaçlanan
kadının suçu: Telefonda genç bir erkekle
konuşmakmış.
Seyredenler de çevrede oturan konu
komşularmış. Bazıları telefona da kaydediyor.
Dincilerden
önce ve sonra Afganistan'ın başkenti
Kabil
https://www.dailystar.co.uk/news/world-news/harrowing-moment-woman-whipped-40-23997083
Tüm
dinlerin yaygın bir akıl hastalığı olması, dincilerin
çoğunluğunun yaptıklarından da ortaya çıkıyor. Bu
yukarıdakiler buz dağının sadece görünen yüzü, bir de
kimselerin görmediği uzak köylerde, ıssız kasabalarda, dört
duvar arasında yaşananlar var ki, bazen bunlar Müge Anlı'nın
programlarına konu oluyor da öğreniyoruz. İş polise / adliyeye /
savcılığa ulaşmasa duymuyoruz.
ÖRNEK: TRABZON'
dan
Yine bir dinci baba, aynı zamanda İMAM, üç küçük
kız çocuğunu silahla öldürüyor. Sebep: Kendisini şiddet
yüzünden terk eden eşinden intikam almakmış.
Üç
kızını öldüren imam tutuklandı
ÖRNEK:
MÜRİTLERİNİ ÖLDÜRENLER
Cumhuriyet gazetesi
yazarlarından Barış Terkoğlu'nun Katli Vacip kitabını mutlaka
herkes okusun.
"Din" adına işlenen cinayetler,
camilerde birbirini öldüren müritler, ölüm emri veren şeyhleri,
öldürdükleri müridi gömüp düğün yapanları
anlatıyor.
Öldürdükleri
müridi gömüp düğün yaptılar
ÖRNEK:
DİNLE KAFAYI YEMİŞ BABA
Gazetenin
haberi tıklayınca ayrı sayfada açılır
Efendim,
fotoğraftaki baba "Bana büyü yapıldı, kızımı aşağı
atarsam büyü bozulacak" diyerek dört yaşındaki evladını
aşağı atmaya kalkmış. Neyse ki, dedesi mani olmuş. Adam şu
anda
karakoldaymış.
Büyüler....muskalar....rüyalar....hallüsinasyonlar,
"büyü" , "muska", "büyü yapmak";
"büyü çözmek" de "Rüyamda Allah çocuğunu kurban
et dedi." ve Müge Anlı'nın programında izlediğimiz "Beni
büyülerle korkutttuuu..." , "Beni cinlerle
korkuttuuuu....", " Beni büyülerle kandırdıııı....",
"Evde büyü var dedi bir ay arabada uyuduk" hepsi dinler
yüzünden olan ve din kavramıyla işkillendirilen
olaylardır.
Sapık Palu ailesendeki tüm bireyler
"büyülerle kandırdı" dedikleri sapık bir adamın
elinde oyuncak olmuş, onun işlediği korkunç suçlara göz
yummuşlardı.
Yani bir insanı "din" ile
kolayca kandırabilirsiniz. En kitlesel örneği de "Fethullah
Gülen bizi kandırdı" ve ta en başlarda da yazdığım ve
kaynak gösterdiğim, Amerika'daki dinci Jim Jones ve tarikatının
900 ölümlü vakasıdır.
Daha da inanmayanlara hep
söylüyorum, üşenmeyin, oturduğunuz şehirdeki akıl
hastanelerinin yatan hasta koğuşlarındaki hastaların neden orada
yattığını sorun. Baş hekim, psikologlar, psikiyatrist doktorlar
size % 50'sinin "Allah ile konuştuğunu, Allah'tan mesajlar
aldığını, rüyalar gördüğünü" söyleyecektir. Bir takım
ilaçlarla tedaviye çalışıyorlar.
Eğer on binlerce
yıl önce psikoloji ve psikiyatr ilaçları olsaydı, bugün din
diye bir şey olmayacaktı. İbrahim denilen adamcağız
"Tamam
canım, gel şöyle, ver o elindeki bıçağı, sakin ol."
denilerek
polisler tarafından karakola götürülecek sonra da akıl
hastanesine yatırılacak ve ilaç tedavisine başlanacaktı. Böylece
"Kurban Bayramı" diye bir bayram da olmayacaktı
tabii.
Bazıları diyor ki,
"Ne yani
milyonlarca insan İsa'ya inanmış, İbrahim'e inanmış. Bu kadar
insan inandığına niye inanıyor?"
İyi de
Fethullah Gülen'e de milyonlarca insan inandı. Şu anda da
milyonlarca insan filan şeyhe, falan cübbeliye inanıyor. Ayağını
öpüyor, sümüklü mendilini öpüyor. Siz bu kafayla daha çok
kanarsınız.😂
HUZUR İSLAM'da MI?
Dinler
çok matah bir şey olsaydı, bir ülke ne kadar DİNCİ olursa, o
kadar MÜKEMMEL olurdu. Bir ülke ne kadar DİNCİSİ çoksa,
pahalılık olmaz, şahane geçinirler, herkesin yüzü güler,
vatandaşlar çok mutlu olur, her ülke kıskanırdı. HUZUR içinde
olurlardı. (Hani diyorlar ya 'huzur İslam'da' diye. Öyle mi acaba?
Bakın bakalım DİNCİSİ çok ülkelerin haline, bir de Norveç,
Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Kanada gibi ateisti bol, deisti bol,
agnostiği bol, dincisi ÇOK AZ, laik ülkelere.
Ne çok
duyarız bu cümleyi: Huzur İslamda.
1- Madem öyle %99
Müslüman nüfusa sahip ve şeriatla yani Müslümanların
ifadesiyle Allah'ın koyduğu kurallar ile yönetilen Afganistan'dan
yani İslam huzurundan niye İsveç'e kaçmışlar ve İsveç bunları
sınır dışı etmek isteyince niye ağlaşıyorlar?
Link,
uzun ve İngilizce bir makale ama ben sizler için kısa Türkçe
özetledim. (Özetlerken yorum katmadım birebir ne deniyorsa onu
aynen çevirdim)
İsveç'teki
Afgan Mülteciler
Denilenler
aynen şöyle:
" Sınır dışı edilmek ölüm
fermanıdır"
İsveç'te 7.000 kadar Afganlının
sınır dışı edilmesine karar verilmiş. Bunlardan bir tanesi 43
yaşındaki Leyla Sıddık demiş ki:
" İsveç
hükümeti iltica isteğimizi 3.kez reddetti."
Leyla,
kocası, 24 yaşındaki kızı, 2015 yılında, İran, Türkiye ve
Yunanistan'daki insan kaçakçılarına 15.000$ ödeyerek, Afganistan
Herat'tan İsveç'e kaçmışlar. Türkiye'de bir ormanda dört gün
aç, susuz kalmışlar sonra botla boğulmaktan zarzor kurtulup
karaya çıkmışlar. Şimdi İsveç hükümeti bizi geri gönderirse
beş kişinin ölüm fermanını imzalamış olur diyorlar.
2
- Bu da başka bir makale. (Yine İngilizce)
Afganlı
protestocular
Resimde
gördükleriniz okul çocuklarıymış. ( Okul çocuğu oldukları
anlaşılmıyor tabii. )
Burkalar, çarşaflar, peçeler
içindeki (geçen gün bizim sokakta tepeden tırnağa siyah
giyinmiş, yüzüne siyah uzun peçe takmış, sırtında okul
çantası, boyuna bakılırsa 7- 8 yaşında bir okul çocuğu gördüm
büyük ihtimalle Afganistan'dan gelmiş olmalı) kızlar, Taliban'ın
16 yaşından büyük kız çocuklarını okulda istememesi ve 10
Eylül'de okulları kızlara kapatmasını protesto ediyorlarmış.
Makaleye göre bir ara okulları açmışlar sonra tekrar
kapatmışlar.
Madem huzur İslamda. Bana huzurlu bir
İslam ülkesi gösterin. Bana bir İslam ülkesi gösterin ki,
içindeki vatandaşları İsveç'e, Almanya'ya, Türkiye'ye,
Amerika'ya kaçmak istemesin. Madem o kadar huzurlular niye
kaçıyorlar? Hem de niye İslam ülkesinden, eşcinsellerin
evlenebildiği, Yılbaşı kutlandığı, her markette içki
reyonunun olduğu, Hristiyan ülkelere niye kaçıyorlar? Niye başka
bir İslam ülkesine kaçmıyorlar?
ÖRNEK: ALLAH ALNIMA
BÖYLE YAZMIŞ DİYEN TEYZE
Foto
kaynak: Olay.com. tv
Neden
düğüne basma kumaş götürdün?
1)
Fotoğraftaki yaşlı kadıncağız, yıllar önce düğünde hediye
olarak basma kumaş götürünce, kocası elini kesmiş. Ömür boyu
ili eli olmadan hayatını sürdürmüş.
Şimdi bu
kadıncağız gazetecilere şöyle demiş:
"Allah,
alnıma böyle yazmış."
Şaka yapmıyor. Ciddi
ciddi
"Gökyüzünde Allah dediğimiz üstün,
merhametli, sevgi dolu bir varlık var. Ve bu varlık, üşenmiyor,
her doğan insanın alnına 'kader' denilen "alın yazısı"
yazıyor. O ne yazarsa onu yaşıyoruz. Benim alnıma da 'Bu kadın
evlensin, evliliğinin 8. ayında kocası 'sen niye düğüne basma
götürdün?' diye iki elini kessin.' diye yazmış."
olduğuna
inanıyor. Allah bu kadar zalim mi diye düşünmüyor. Çünkü din,
düşünmeyi engelliyor.
2) Geçenlerde bir baba
da
"Rüyamda Tanrı'yı gördüm. Bana 'Oğlunu
kurban et' dedi. Aldım oğlumu, "Çocuğum Allah seni kurban
etmemi istedi. Seni keseceğim.' dedim."
diyor.
Polislere verdiği ifade bu. Sonra da bıçağı alıp, oğlunun
boğazını kesiyor.
Baba hapiste, oğlan hastanede.
Son
durum nedir? Bilmiyorum.
Evet arkadaşlar, biliyorsunuz
dinler vardır. Bu dinlerin yüzlerce mezhepleri vardır, yüzlerce
tarikat vardır, bunların her biri
"Benimki esas
din, seninki uydurma."
der.
Teşpihte hata
olmaz, şehirler arası otobüs firması ya da kebap lokantası
gibi
"Filan Kebapçısı"
"Öz
Filan Kebapçısı"
"Özbeöz Filan
Kebapçısı"
Seç, seç, beğen, beğen al. Çünkü,
gökyüzündeki Allah'a tek başına inanmanızı yeterli görmeyenler
var. Yok, illa araya bir "aracı acenta" koyuyorlar, böyle
yazıhanesi de var. Bu işte bol $$$, Euro da var. Aracı olmazsa din
sayesinde kimse $$$$ kazanamaz. En Kârlı ticaret din ticaretidir.
Vergi bile vermezsin. Fanfinfon tarikatıyım de. Oh, Allah için bol
bol saf vatandaş mevcut ülkede. Adam bir telefon ediyor, arka fonda
polis telsizi sesi duydu diye Hooop! Karısının bileziklerini,
evindeki parayı götürüp veriyor.
Aslında ben kötü
biri olsam bir tarikat kurardım. Yani kedilerimin mama parasını
çıkartsam yeter. :)
Böyle "Gel kardeş, benim
tarikatıma katıl, çok güzeldir" diyen olursa
açın
Google' ı " Jim Jones ve siyanürle intihar eden 800
müridi"
yazıp tıklayın. Ondan sonra karar verin
katılmaya. Zira bir kez katılırsanız beyninizin fabrika
ayarlarıyla oynayabilirler. Yetmez kolay etki altına almak için,
sizi hipnotize etmek için haberiniz olmadan yediğinize bir takım
uyuşturucular koyulduğu FBI kayıtlarında mevcut, tütsü adı
altında da beyninizi uyuştururlar ki, efendi - köle ilişkisine
kolayca geçin.
Bence: Bir din bana "İnanmazsan seni
yakarım. Bana inanmayan varsa onu öldür. Oğlunu kes, kaşını
alma, dört karı al, kadının şahitliği geçmez. vs."
diyorsa şüpheye düşerim. Çünkü, kullarının ona inanıp,
inanması bir yaratıcı için
"Çok da tın."
olması gerekir. Tabii mantıklı ve vicdanlı düşünürseniz.
Yoksa
narsist, megaloman, kibirl bir "yaratıcı" fikir oluşur
ki, hepsi de insana özgü kusurlar. Bir Tanrı kibirli olmaz hatta
kibri sevmez. Gerek yok zaten Tanrı, yaratmış koskoca evreni
içindeki molekül kadar insanlar ona ister inansın, ister inanmasın
ona ne. Yaratmış, bırakmış bir de kibirli mi olacak? Tanrı'yı
"insan" gibi düşünüyorlar. Hele böyle "Kız sen
niye kaşını aldın?" diyen bir yaratıcıya 5 yaşında
çocuğun bile inanması tuhaf.
ÜLKEMİZDEN BİR
ÖRNEK:
Tedavi için oğlunu 36 saat aç bırakan
türbanlı/dinci anne!
Oğlunu
36 saat aç bıraktı tıkla
Bu
haberde de Hava Çetin Atalay isimli, İnstagram hesabında Kuran,
Sünnet yazan, her yazdığına Bismillah'larla, dualarla yani dinle
başlayan; başı örtülü/ türbanlı bir kadın, oğlunun
hastalığını tedavi etmek için 36 saat aç bırakıyormuş. Aynı
kadının bir sürü takipçisi varmış ve bu kadın doktor gibi -
kendisini doktor görüyor - insanlara tavsiyeler veriyormuş. Sülük,
hacamat vs. bunlara dahil. Bu kadının da dinlerle kafayı bozduğu
belli. En büyük zararı da kendi çocuğuna veriyor. Haberi
okursanız kadının şikayet edildiğini de göreceksiniz.
Neden
dünyadaki akıl hastanelerinin çoğu tanrıyla konuştuğunu iddia
eden hastalarla doludur?
Bulunduğunuz şehirdeki akıl
hastanelerini araştırın. Baş hekimle, psikiyatristlerle ve bizzat
hastalarla konuşunca böyle olduğunu göreceksiniz. Melekle
konuştum, tanrıyla konuştum diyenlere bu esnada terleyen,
sallanan, nöbet geçiren, titreyen, halüsinasyon (görüntüler)
giren hastalara çeşitli ilaçlar veriliyor. Peki milyonlarca yıl
önce psikiyatri bilimi, tıp bilimi ve bu ilaçlar icat edilmiş
olsaydı acaba dinler olur muydu?
Mormon
dinin kurucusunun
temsili resmi.
( Görsel internetten
alınmıştır)
Normal akıl sağlığına sahip biri, bir
şapkanın içinde kutsal kitap okuyorum der mi? Hadi dedi. Normal
akıllı insanlar böyle birine inanır mı?
Mormon
dininin peygamberi bir şapkanın içine yüzünü gömerek, ondan
başka kimsenin göremediği(!) sadece kendisinin gördüğü kutsal
kitap/ tabletler dediği şeyleri, bir takım sihirli(!)taşlar
sayesinde tercüme ettiiğini iddia ediyordu. Ona inanlar sayesinde
Mormon dini ortaya çıktı.
Neden 889 kişi, dinci
şeyhleri "intihar edin" deyince topluca intihar
ettiler?
Akıl sağlığı normal insanlar böyle şeyler
yapar mı? Gerçek sayı 900. Dokuzyüzüncü kişi intihar edin diye
dinci lider.
Neden dinler sorgulanmaz?
Beynimiz
soru sormak için vardır. Soru sormasaydık şimdi İnkalar gibi
bakire genç kızları, çocukları İnka tanrılarına kurban ediyor
olacaktık. Ya da Ortaçağ'dan çıkmayacak kilisenin "Bu cadı"
dediği herkesi diri diri yakacaktık. Siz - tövbe haşa- Tanrı
olsanız, "Sakın beni, dinleri sorgulama yoksa sana çok
kızarım, ateşlerde yakarım" mı dersiniz?
"İstediğin
kadar sor, istediğini sor, ben sorularını cevaplamaktan memnun
olurum. Sor ki, öğrenesin" mi dersiniz?
Koskoca
Allah, kullarının soru sormasından niye gocunsun? Koskoca Allah
kendi yarattığı kulun soru sormasından niye rahatsız
olsun?
Dinleri aynı yaratıcı gönderdiyse niye bir tane
değil?
Günümüzde 4200 çeşit din vardır. Eski
dinlerle birlikte yüzbinlerce ulaşıyor sayı. Neden bir tane din
yok? Neden Windows gibi her yıl yeni sürüm din gönderilmiş? "Bu
da olmadı, yeni bir din daha göndereyim" akla uyuyor mu?
Bir
dinin mensuplarının o dine inanmayanların veya o dini
eleştirenlerin kafalarını kesmesi normal akla sahip birinin
yapabileceği bir iş midir? Akıl hastası birinin yapacağı bir iş
midir?
Bunun örneklerini maaDlesef çok görüyoruz.
Ortaçağlarda da görülürmüş yaygın olarak! Suudi Arabistan
kendi büyükelçisinin kafasını kesti, korku filmi gibi parça
parça etti, adamcağızın cesedi bulunamadı. IŞID denilen
dinciler de sık sık kafa kesiyorlar. En son Fransa'da çocuğuna
öğretmenlik yapan öğretmenin kafasını kesti bir tanesi. Kendi
gibi düşünmeyen herkesin kafasını kesmeyi ceza olarak gönderen,
öğütleyen bir din akılla uyuşuyor mu?
Aklımız ve
ahlakımız ensesti reddeder. Peki dinler neden Adem ve Havva gibi
ensestle, sapık sapık çoğaldığımızı anlatır?
Her
şeye gücü yeten bir tanrı, istese yüz tane Adem, yüz tane de
Havva yaratıp, insanların sapık sapık çoğalmamasını önleyemez
miydi? Önleyebilirdi. Sonuçta koskoca Allah! Koskoca yaratıcı.
İsterse 1 milyon Adem, 1 milyon Havva da yaratırdı ki, insanlar
sapık sapık üremesin, sapık sapık türemesin; ensest çoğalma
olmasın. Koskoca Allah önce böyle yapıp sonra "Ay ben hata
yapmışım!" mı der? Yoksa 300 tane Adem, 300 tane Havva mı
yaratır? Bir taneyi yaratan 300 taneyi de yaratır. Öyle değil
mi?
Bildiğimiz beygir yani atla uzaya çıkılır mı?
Niye uzay gemisi değil?
Bildiğimiz üzere uzayda hava
yoktur ve yanlış aklımda kalmadıysa bir bakteri türü haricinde
hiçbir canlı uzayda yani havasız ortamda yaşayamaz. O yüzden de
astronotlar oksijen sağlayan özel giysiler ve başlıklar takarlar.
Peki sevgili peygamberiniz bildiğimiz beygire yani ata binip, uzaya
nasıl çıkmış? Atın kanatları varmış! Yani peygamber bir
insan, at da bir hayvan ikisinin de uzayda nefes alması mümkün
değil. Tabii bir atın kanatlarının olup uçabilmesi de ayrı soru
😲 Ama niye mesela "Bir uzay gemisine bindim" dememiş?
Niye bir roket, füze, uzay gemisi değil de uçan at? "Bir tür
makineye bindim" deseydi bile daha inandırıcı olurdu. Tabii
bizim gibi bir insan olan peygamberiniz uzayda nefes alınamayacağını
bilmiyormuş; uzay gemisi gibi bir şeyi de düşünecek kadar zeki
değilmiş. (Kusura bakmayın yani. Jules Verne ki, bir peygamber
olduğunu iddia etmemişti, daha icat edilmeden denizaltını ve Ay'a
bir tür roketle gidileceğini hayal etmişti. )
Meryem'in
bakireyken, kimseyle ilişki kurmadan çocuk dünyaya
getirmesi?
Yerseniz, Meryem hamile kalmış, çocuk
doğurmuş ama kimse ona dokunmamış! Bu zavallı kim bilir hangi
uzak / yakın akrabasının tecavüzüne uğradı? "Konuşursan
seni de, doğacak olan bebeğinini de öldürürüm" dendi.
Tehdit edildi ve utancından böyle bir yalan uydurmak zorunda kaldı
ama dinler çok yaygın bir tür akıl hastalığı ve insanlar da
SALAK olduğu için inandılar. He canım he, bakireyken hamile
kaldı! Biz de inandık.
Kuran'da niye hep "hurma"
var? Niye mesela "kivi" yok?
Evet ya, niye hep
"Hurma"? Arabistan'da en yaygın yetişen meyve hurma
olduğundan tabii ki. Adamcağız kivi görmemiş ki, Cennet diye
hayal edince aklına tek gelen meyve hurma oluyor. Arabistan'da hangi
meyveler varsa Cennet'te de o meyve olacak demesi bu yüzden. Yani
hangi meyveleri biliyorsa onları söylemiş. Yine Cennet'te niye
"çadır" larda oturacağız? Niye mesela yüzme havuzlu
villalarda değil? :))) Arabistan'da en yaygın şey çadırda
oturmak olduğu için tabii ki. Huri diye tasvir edilen güzel
kadınların da hep kara gözlü olması tuhaf değil mi? Niye
sarışın, mavi gözlüler yok? Ne yapsın adamcağız hayatında
İsveçli, Norveçli görmemiş ki tasvir etsin. Halbuki gerçekten
Allah güzel kadınlarla dolu bir Cennet vaat etseydi, içine
sarışın, mavi gözlü kadınlar da koymaz mıydı? :))) Ama asıl
önemlisi Cennet tasvirleri. Yani Cennet'te şarap akan ırmaklar,
bol seks! Güzel huriler! Bu tuhaf değil mi? Cennet'in dünyadan
hiçbir farkı yok! Dünyada haram olan şarap Cennet'te haram değil!
İnsanlar yine etten - kemikten. Güzel giysiler giyiyorlar filan
(Cennet'te terziler var demek ki...) yiyorlar - içiyorlar. (Bu
demektir ki, yediklerini sindirdikten sonra tuvalete gidiyorlar o
halde Cennet'te tuvalet, banyo, kanalizasyonlar var! E, dünyadan ne
farkı kaldı? Niye mesela Cennet'te etten - kemikten değil de,
hologram gibi sadece zihin / ruh halinde değiliz? Bedeni zevkler,
dünyevi zevkler niye dünyada kalmamış? Cennet'te yemek, içmek,
seks ne yahu? Halbuki ruhlardan (tabii eğer varsa gerçekten ruh
diye bir şey onu da %100 bilmemiz mümkün değil var olduğunu
varsayalım) ibaret bir cennet daha mantıklı olurdu. Etten -
kemikten olmayan, dolayısıyla bedeni, dünyevi zevklerden tamamen
arınmış, yemek, içmek, seks, şiddet, öfke, hırs, tutku,
zenginlik vs. hepsinden arınmış tamamen bir bebek gibi saf ve
temiz sevgiden ibaret ruhlar daha yakışmaz mı Cennet'e?
Neden
dinci dediğimiz ülkelerde din savaşları bitmiyor?
Neden
bir Hollandalı, başka bir Hollandalıya "Sen şu dini
mezheptensin senin öldüreceğim." demiyor? Akıl sağlığı
dinle bozulmadığı için olabilir mi?
Neden dinciler
Amerika ile bir olup kendi ülkelerini onlara işgal
ettiriyor?
Neden Norveçliler kendi başbakan /
cumhurbaşkanlarını Amerika ve NATO'ya linç ettirip, işgal
ettirmiyorlar? Neden Amerika /Batı/ NATO yöneticileri laik ama
vatandaşlarının yarıya yakını dinci olan ülkelere saldırıyor
da yöneticisi de, vatandaşları da laik olan ülkelere
saldıramıyor?
Neden dinciler karılarını, çocuklarını
üfürükçü, cinci, dinci hoca, şeyh, şıh vesaireye tecavüz
ettiriyorlar?
Akıl sağlığı normal bir insan karısını,
çocuğunu dinci diye bir üfürükçüye taciz ettirir mi?
Neden
dinciler yılbaşını kutlayan insanları öldürecek kadar acımasız
oluyorlar? Ya da bir insanı dini nedenle kafasını
kesebiliyorlar?
Dinler insanların aklını başından
alıp, sorgulama yetisini saf dışı bırakıp, acımasız robot
haline mi getiriyor? Bir insanın bir başkasının kafasını bu
kadar kolay kesebilen bir insanın akıl sağlığı var diyebilir
miyiz? Yoksa bu akıl hastalığının sebebi din değil midir? Bir
insanı yılbaşı kutluyor diye öldürmek nasıl bir ruh halidir?
Normal midir? İnandığı din bir insanı böyle anormal hale nasıl
getiriyor? Bunları düşünüyor musunuz?
Komşumun toplu
zikirleri
Alt katımdaki komşum dinci. Yıllardır
muntazaman kendi gibi dinci komşu kadınlarla toplaşıp, bir saat,
iki saat (saat tutmadım) sesleri bana kadar geliyor "Hu! Hu!
Hay Allah! Ay Allah! Hu Allah!" diyorlar. Şimdi böyle
yapmalarının sebebi galiba toplu halde Allah'a seslenirlerse
Allah'ın onları daha iyi duyması filan. Bu durumda komşum evde
tek başına Allah'a seslenirse Allah onu duymuyor mu oluyor? Ya da
Allah'ın alıcı sensörleri diyeyim sonuçta Allah insan olmadığına
göre kulakları olamaz yani milyarlarca kulun her dediğini
duyabilmesi gerekir. En azından öyle kabul ediyoruz. O yüzden de
her insan Allah'a dua ediyor. Şimdi Ayşe, Fatma, Ali, Veli, Ahmet,
Mehmet, George, Mary, tek başına dua edince yani Allah'a seslenince
duymuyor mu ki, on tane, yirmi tane kadın bir araya gelip "Allah!
Allah!" diyorlar? " Toplaşıp bağıralım sesimizi daha
iyi duysun!" tuhaf değil mi? Koskoca Allah var karşımızda,
fısıldasak da duymaz mı? O zaman bunlar yaratıcının
kulaklarının (tövbe tövbe kulak insanda olur; kullarını işitme
sensörleri diyeyim) iyi duymadığını düşünerek Tanrı'ya
hakaret ediyorlar bir nevi. Yani küçümsüyorlar. Bana öyle
geliyor. Ha, sebep dinci iktidara yaranmak, tarikatlardan nemalanmak
ise tabii o başka. Sanırım gerçek sebep de bu zaten.
Neden
bazı insanlar din etkisiyle cinayetlere, tecavüzlere göz
yumuyor?
Müge Anlı'nın programındaki sapık Palu
ailesi olayında, tv stüdyosundaki insanlar "Beni cinle
korkuttu, büyüyle korkuttu, muskayla korkuttu, günlerce evime
giremedim" dediler. Cin, büyü, muska gibi dinci kavramlar
insanların psikolojisini bozarak, onları korkutarak, doğru
düşünme, mantık, sorgulama, vicdan, muhakeme etme, akıl
sağlığını yok mu ediyor? (belli ki ediyor) Bir çocuğa küçük
yaşta in, cin, büyü, muska, görünmeyen yaratıklar, cehennem,
zebanilerle vs. korkutursanız, o çocuk büyüyünce bir astronot,
covid'e aşı bulacak bir bilim kadını mı olur yoksa Palu ailesi
üyelerine mi benzer?
Neden dinci ülkelerde huzur yok?
Dinci ülkelerdeki insanlar denizlerde boğulmayı göze alarak,
ölümü göze alarak laik, dinci olmayan, Hristiyan ülkelere
kaçmaya çalışıyor?
Botları
batan mülteciler
Dinci ülkelerdeki insanlar neden
nüfusunun çoğu ateist, deist olan, Noel ve yılbaşı kutlanan,
eşcinsel evliliklerin yasal olduğu, sokaklarda açıksaçık
gezilen, su gibi içki içilen, laik ve Hristiyan Amerika, İngiltere,
İsveç, Almanya gibi ülkelere kaçıyorlar? Akılları, mantıkları
onlara huzur dinde değil, laiklikte mi diyor? O zaman dinler niye
akıl ve mantıklarıyla çelişiyor?
Neden bazı
siyasetçiler vatandaşları etkilemek için ellerine Kutsal Kitap
alıyor veya sürekli peygamber, din, Allah'tan söz
ediyorlar?
İnsanlar, dinlerden söz edilince, hayat
pahalılığı, işsizlik, hırsızlık, adam kayırma, adaletsizlik
gibi sorunları unutuyor mu? Eğer öyleyse, dinler insanların
aklını mı alıyor? Ve siyasetçiler de dinlerin insanın aklını
aldığını biliyor ve o yüzden mi dini kullanıyor?
Şu
videodaki dincilerin normal akıl sağlığına sahip olduklarını
söyleyebilir misiniz?
you
tube dinci zikir
Metal,
Rock müzik yapan müzisyenler ve onları dinlerken çılgın gibi
sallanan, kafalarını sallayanlar "headbang" a yol açıyor.
Bu headbang olunca beyin sıvıları sarsılıyor ve insan kendinden
geçiyor, uyuşuyor, ne söylenirse inanıyor. Yani dincilerin bu
sallanmaları boşuna değil, müritlerinin aklının başından
gitmesi, uyuşması, "Headbang" olması yani beyne zarar
vermesi için yapıyorlar. Beyne zarar vermenin, akıl hastası
olmanız demek olduğunu söylemeye gerek yok. Akıl hastası olunca
da size denilen her şeyi yaparsınız. Karınızı cinci hocaya
elinizle emanet de edersiniz, şehir meydanında kendinizi
patlabilirsiniz de. Yüzlerce tarikatın böyle zikir yaptığını
düşünürsek, akıl sağlıklarının yerinde olduğunu
söyleyebilir misiniz?
Dinciler akıllı mıdır?
Herhangi bir dine, yaratıcıya inanmayan (ateist) veya bir
Allah'a/yaratıcıya inanan ama dinlere, peygamberlere inanmayan
(deist) insanlardan daha akıllı mıdır?
Fethullah Gülen
hoca efendi hazretleri (!) dedikleri üçkağıtçının yıllarca
neden Suudi Arabistan ya da başka bir Müslüman ülkede değil de,
laik, Hristiyan bir ülkede/ Amerika'da oturduğunu bile
sorgulamadıklarını ve ona toz kondurmadıklarını düşünürseniz
dinciler akıllı değildir. Akıllı olsalar yukarıda sorduğum
soruları sorarlar. Bildiğimiz beygirle uzaya gidilemeyeceğini akıl
ederler.
Dinler olmazsa ne olur?
Hiçbir şey
olmaz. Dini kullanan, dinden faydalanan, dini istismar eden kimse
kalmaz. dinci partiler olmaz, tarikatlar, mezhepler olmaz. Onlar
olmayınca, "benim dinim senin dinini döver" yani din
savaşları, mezhep savaşları olmaz. Yüzyılın soygunu Deniz
Feneri, tecavüzcü cinci hoca, üfürükçü şeyh, insanları
intiharlara sürükleyen İhlas Holding'ler, Bosna paralarını iç
eden Süleyman Mercümek gibiler dinci hırsızlar olmaz. (bak:
İhlaszedeler). Hırsız yine olur ama dinci hırsız olmaz.
İsteyenler yine kendi kafalarındaki bir yaratıcıya inanabilir,
ona dua edebilir. "Rüyamda tanrı ile konuştum, Allah rüyama
geldi, oğlunu kurban et dedi" diyenler hastaneye yatırılır,
psikiyatri ilaçlarıyla tedavi edilir ve yeni dinler ortaya
çıkmaz.
Dinler olmazsa dünya daha ahlaksız ve kötü
mü olur?
Şu anda yani dinler varken nasılsa yine aynı
olur. Ahlaklı olanlar yine ahlaklı, iyiler yine iyi olur.
Ahlaksızlar dinler olsa da, olmasa da ahlaksız oldukları için
farketmez. Kötüler keza. İnsanlar dinler olmadan da ahlaklı
olabilirler. Ahlaklı olmak için 2400 ve 150000 dine ihtiyacımız
yoktur. Ama dinlere inanan milyonlarca kötü ve ahlâksız insanın
neyi ihtiyacı var iyi olmak için bilemiyorum.
Evet, bu
seferki dincimiz İsrail'den.
Okuyunca göreceksiniz ki,
ortada paranoyak veya şizofreni hastası kişiler var, kızlarını
da hasta diye (belki kız hasta değil ana, baba hasta!)üfürükçü
manyağa götürmüşler. (Kız, hasta olsa da gitmesi gereken yer
psikolog, doktor, psikiyatrist) Onun da canına minnet böyle PARA
kazanıyor! Sonuç: 26 yaşında bir kadıncağız dinci denilen
deliler yüzünden hayatını kaybediyor.
İsrail'de
üfürükçü (dinci) kadını öldürdü
(Kaynak
haber ve foto: Odatv)
Şu dünya. dinci denilen akıl
hastalarından, şizofrenlerden, paranoyaklardan az çekmedi. Yazık
ki, sorunun kaynağının dinler olduğunu hâlâ göremiyorlar.
Büyük kısmı ise dinlerin ve dincilerin zararını biliyor ama
oradan EKMEK YEDİĞİ, altına MERCEDESLER çektiği için ses
çıkarmıyor.
Yahu, işte ülkenin en tepesinde bir
dinci var. İmam Hatip denen dinci yetiştiren okulu okumuş. Size
örnek olsun. Bir gün dünya tüm dinlerden ve dincilerden
kurtulacak ama 1000 yıl sonra ama 5000 yıl sonra. Dinciler yani
deliler "Ama dinler olmazsa insanlar anneleriyle, babalarıyla,
kardeşleriyle evlenir" ! Ah be geri zekalı salaklar, ahlâk
diye bir şey var. Siz ahlâk = din sanıyorsunuz. İkisi aynı şey
değildir. Ahlâklı insan çalmaz, sapıklık yapmaz, dürüst olur,
namuslu olur, merhametli olur, kediye, köpeğe hallenmez, bacısına,
kızına, anasına, babasına hallenmez, bunun için de hiçbir dine
ihtiyacı yoktur sadece ahlâka, ahlâklı bir ailede yetişmeye
ihtiyacı vardır. Ahlâklı bir ailede, ahlâki normları, kuralları
bilerek yetişen bir birey uyuşturucu kullanmıyorsa, kendini
kaybedecek derecede alkol, kokain vs. bağımlısı değilse,
beyninde ahlâkı normları unutturacak anormallik de yoksa hiçbir
dine mensup olmasa da sapık olmaz, ahlâksız olmaz. Bunu ne zaman
anlayacaksınız?
Tersini sorayım: Dinler
olmasaydı, sizler ananızla mı yatacaktınız? Sizi durduran sadece
din mi? Allah korkusu mu sadece? Allah olmasa ahlâksızın önde
gideni mi olacaksınız? Aslında sapık mısınız? Aslında karşı
komşunun 3 yaşındaki kızında gözünüz var da sırf din mi sizi
durduruyor? Allah korkunuz olmasa halanızın bileziklerini alıp
öldürüp gömecek misiniz? Neye yaradı sizin dininiz? Ahlâk öyle
bir şey ki, bir Allah, bir yaratıcı, bir hesap günü olmasa da
ahlâklı olmaktır. Sırf korkudan ahlâklı olmanın ne kıymeti
var ki? Asıl KIYMETLİ OLAN, DEĞERLİ OLAN korkacak bir yaratıcı
olmadan da ahlâklı olabilmektir.
"Yo tövbe
haşa, dağlara taşlara!" diyorsanız o zaman sizi durduran din
değil; ahlâklı, vicdanlı, normal zekaya sahip bir birey
olmanız.
Şu da var dinler, insanların ahlâklı
olmasına, iyi olmasına, vicdanlı ve merhametli olmasına yetseydi,
bu dünyada kimse, kimseyi 50 tl için öldürmez, kimse, kızına,
bacısına ya da kediye tecavüz etmez, Tayyip de böyle biri olmaz,
İŞİD liler kafa kesmez, Afganlılar kadınları recm etmez,
kiliselerde rahipler oğlanlara tecavüz etmezdi.
Dini,
imanı DOLAR olan akepeliler ve yine dini, imanı DOLAR olan Diyanet
denen ahlâksız para babalarının arpalığı kurumdakiler bu
aralar neden deistlere çok kızıyorlar?
Çünkü
vatandaşlar dincilerin ne olduğunu yaşayarak öğreniyorlar. Müge
Anlı'nın programlarında başları örtülü - içleri
ahlâksızların + 18 hikayelerini duyuyorlar, Tayyip de elinde Kuran
! kindar, kindar ülkeye sığınmacılar sokup, ekonominin içine
ettikçe insanlar aydınlanmaya başlıyorlar. Dinci nasıl olurmuş
birebir görüyorlar.
DİN YÜZÜNDEN KENDİ
KAFASINI KESTİ!
Evet, bu sefer olay Tayland'da
geçiyor. Dindar bir adamcağız, kendisini, kendi dininin tanrısına
adamak için giyotinle intihar etmiş. Çok korkunç bir şey. Din
kapıdan girince, akıl bacadan çıkıyor. Ayrıntıları alttaki
linkte:
Kendini
Budha'ya adadı
Milyonlarca
yıl alacak belki ama bir gün tüm dinler, tüm mezhepler, tüm
tarikatlar yok olacak. Çocuklar "Milyonlarca yıl önce "din"
diye bir şey varmış. İnsanlar din yüzünden birbirinden nefret
eder, birbirine düşman olur; "Senin dinin kaka"- "Benim
dinim cici" diye birbirini öldürür, "rüyamda gördüm"
diyerek çocuğunu kesmeye kalkarmış" diyecekler, bir tanesi
"ayyy! Ne korkunç! İnsan kendi çocuğunu keser mi rüyasında
gördü diye?" çığlık atacak, öteki "Yahu ne kadar
aptallarmış" diye gülecek. Ama o gün geldiğinde IQ'ler çok
yükselmiş olacak. Dinin tanımı sözlüklerde ve tıp
ansiklopedilerinde "İnsanlara rüyasında gördüğü için
kendi çocuğunu öldürtecek kadar tehlikeli ve zararlı olan, tüm
dünya insanlarını birbirine düşman edebilen vaktiyle çok yaygın
bir tür akıl hastalığı" diye geçecek. Ayrıntıları
okuyanlar ise dehşete kapılacaklar.
Peki,
bu evreni bir yaratıcı yarattı mı? Her şey kendi kendine mi
oldu? diye hep merak edeceğiz ve bir gün bilim sayesinde bunun
cevabını bulacağız. Bu soruyu sorarken şunu da düşünmeden
edemiyor insan: Evrenin kendi kendine yaratıldığına inanmıyorsun
da, koskoca Tanrı'nın kendi kendine yaratıldığına nasıl
inanıyorsun? Büyük ihtimalle çok basit bir yanıt olacak. Belki
evrenin büyük bölümünü kapsayan, yani bir bakıma içinde
yaşadığımız ve henüz bilimin tam olarak ne olduğunu çözemediği
"siyah enerji / siyah madde" tanrı dediğimiz şeydir. Kim
bilir? Yaşayıp göreceğiz. Tabii bizler değil, kim bilir kaç
yüz, bin yıl sonraki kuşaklar görecekler.
Bunlar
da türbanlı rap dansı yaparak (video alttaki linkte) insanları
namaza, oruca çağıran türbanlı bacılar 😂 Türkiye değil
başka bir ülkeden:
Türban
dansı
Bu
da Twitter'da aklı fikri seks olan dinciler. Adam cennet tasviri
yapıyormuş!
Bir Huri üzerine 70 kat elbise giyecekmiş
ama teni de gözükecekmiş....Hiç Kimsede “madem teni gözükecek
neden elbise giyiyor?” diye de sormuyor, lakin yandaki sakallıya
dikkat edin gülmemek için kendini zor
tutuyor!..🤣🤣pic.twitter.com/mvDQfPDuQf—
Azize (@azize_666) May
3, 2021
SONUÇ:
Ama
dikkat edin kendinize. Tanrı ile aranıza kimseyi sokmayın. Canınız
mı sıkıldı? Dua edin. Depresyonda mısınız? Devletin
hastanelerinde psikolog, psikiyatrist, psikoloji danışmanları,
özel psikologlar, terapi merkezleri, adsız alkolikler dernekleri
hepsi aslında ruhumuzun sağlığı için. Eskiden bunlar icat
edilmediği için 'din" icat edilmiş. Psikologlar, terapistler
sizinle terapi yapar, konuşur, dinler, tavsiye verir, gerekirse ilaç
verir ama çiş içirip, bok yedirmezler.
Bu müritlerin
"bok yeme, çiş içme" ve "Topluca siyanürle intihar
etme" olayları yetmezse daha pek çok örnek vereceğim
gazeteye, adliyeye, polise intikal etmiş gerçek olaylar hepsi de ve
linkler de vereceğim ama onda önce şu soruyu kendime
sordum.
Allah'ın bir dini olur mu? Cevap herhalde "Hayır"
olmalı. Çünkü yaratıcının bir dine ihtiyacı yoktur, dine
ihtiyaç duyan insanlardır. Tersine o yani Allah, kötü insanları
iyi yola yöneltmek için onlara öğütler gönderir (yani
gönderdiğine inanılır) ve insanlar da sonradan o öğütlere
"din" adını verirler. Şimdi burada yaratıcı TEK
olduğuna göre, dünyadaki tüm insanlara AYNI öğütleri gönderir
herhalde. Öyle değil mi?
Yani düşünün Tanrı onlara
farklı, ötekilere başka, her ülkeye farklı farklı dinler mi
gönderir herkese aynı dini (öğütleri) mi gönderir? Tanrı din
göndermiyor bu arada öğütler gönderiyor ve insanlar o öğütleri
"din" diye tanımlıyor.
Ama nasıl oluyor da
insanlar farklı farklı dinler icat etmişler? Her toplum kendine
gönderilen öğütlere farklı isimler vermiş. Hristiyanlık,
Yahudilik, Müslümanlık, Budizm, filanizm, falanizm, 1000'lerce din
çıkmış! E, Allah aynı Allah, dinler niye farklı? Yani Allah tek
bir X dini gönderseydi ve bu X dininin tüm dünyadaki insanlara
göndermez miydi? Niye sadece Yahudilere, niye sadece Arap
Yarımadası'na, niye sadece filancaya? Niye mesela Fransızlara
peygamber gitmemiş? Niye Kutuplar'a değil? Ya da belki gitmiş ama
popüler olmamış da olabilir.
Şimdi Allah sadece
Araplara mı hitap ediyor? Bu olamaz yani tüm dünyaya aynı anda
din göndermesi daha mantıklı. Sonuçta sadece Arapları
yaratmamış. Mesela şu da dikkatimi çekti, sizin çekmedi mi? Dua
ettikten sonra "Amin" diyoruz. Hristiyanlar da "Amen"
diyorlar.
E, bu durumda "Amin" İslam dininden
önce Hristiyan dinine de aitmiş. İkisi aynı sözcük.
Hristiyanlık, İslam'dan önce olduğuna göre, Hristiyanlar bizden
kopya çekmiş de olamaz. Muhammed, İsa'dan kopya mı çekti? E,
nasıl oluyor hani sadece kendisine özel olarak vahiy gelmişti
filan? Niye bir Müslüman da, bir Hristiyan da dua ettikten sonra
aynı sözcüğü "Amen/Amin" kullanıyor. Niye dua
ettikten sonra Arapça bir sözcük yok Hristiyanlardan kopya Amen /
Amin var?
İsa'nın peygamber olduğuna inanıyorsunuz da,
niye
" Müslüman Yılbaşı kutlamaz" diye
İsa'ya düşmanlık besliyorsunuz? İkisini de aynı Tanrı
indirmedi mi? Bu nasıl bir delilik?
Yani tutup her yıl
Allah'ın filan, filan, filan, işte İsa, Musa, Muhammed, kaç
taneyse hepsinin doğum gününü kutlasak ne sakıncası var?
Sonuçta hepsi Allah'ın elçisi?
Milyonlarca yıl alacak
belki ama bir gün tüm dinler, tüm mezhepler, tüm tarikatlar yok
olacak. Çocuklar "Milyonlarca yıl önce "din" diye
bir şey varmış. İnsanlar din yüzünden birbirinden nefret eder,
birbirine düşman olur; "Senin dinin kaka"- "Benim
dinim cici" diye birbirini öldürür, "rüyamda gördüm"
diyerek çocuğunu kesmeye kalkarmış" diyecekler, bir tanesi
"ayyy! Ne korkunç! İnsan kendi çocuğunu keser mi rüyasında
gördü diye?" çığlık atacak, öteki "Yahu ne kadar
aptallarmış" diye gülecek. Ama o gün geldiğinde IQ'ler çok
yükselmiş olacak. Dinin tanımı sözlüklerde ve tıp
ansiklopedilerinde "İnsanlara rüyasında gördüğü için
kendi çocuğunu öldürtecek kadar tehlikeli ve zararlı olan, tüm
dünya insanlarını birbirine düşman edebilen vaktiyle çok yaygın
bir tür akıl hastalığı" diye geçecek. Ayrıntıları
okuyanlar ise dehşete kapılacaklar.
YARATICIMIZIN NASIL
BİR VARLIK OLDUĞUNU DİNCİLER, ÜFÜRÜKÇÜLER, HELA TAŞINI
ALLAH İLE KONUŞTURANLAR DEĞİL EINSTEIN GİBİ, QUANTUM
FİZİKÇİLERİ BULACAKTIR.
Peki, bu evreni bir yaratıcı
yarattı mı? Her şey kendi kendine mi oldu? diye hep merak edeceğiz
ve bir gün bilim sayesinde bunun cevabını bulacağız. Büyük
ihtimalle çok basit bir yanıt olacak ki, zaten EINSTEIN da "Evren,
anlaşılmaz değil tam tersine gayet anlaşılabilir" demişti.
(Bu doğru yani yerçemini bilmiyorduk oysa gözümüzün önünde
elma yere düşüyordu anlayacak kapasiteye gelmemiştik ta ki
Newton'a kadar) Yani demek istediği evren gayet kolay anlaşılabilir
bir şey sadece henüz bilim, fizik, teknoloji onu anlayacak kadar
gelişmedi, vakti gelince her şeyi - yaratıcımız- dahil
anlayacağız. Dinlerin değil, bilimin özellikle de fizik ve atom
altı fizik, quantum fiziği, bilimin sayesinde. 2024 yılındayız,
şu ana kadar evrenle ilgili, tabiatla ilgili her gelişmeyi,
İNSANLIK YARARINA HER GELİŞMEYİ, her ilerlemeyi kimler buldu?
Dinciler, üfürükçüler, muskacılar mı? Fizikçiler mi? Bilim
mi? (Tıp bilimi dahil) uzaya muska yazarak mı gidildi? Bilim, fizik
ve teknolojiyle mi? Yerçekimi yasasını muskayla, rüyaya yatarak,
peygamberler mi buldu fizikçiler mi? Aşıları peygamberler mi
buldu? Dolayısıyla fizikçiler evrenin yasalarını, kara
delikleri, galaksileri, gezegenleri inceleye inceleye sonunda
Tanrı'ya da ulaşacaktır. Belki de çok yakınımızda ama biz
göremiyoruzdur; belki Tanrı olduğunun farkında değildir,
yaratıcı muazzam bir enerjidir, duyguları var mıdır yok mudur
hepsini belki yüzlerce, binlerce yıl sonra öğreneceğiz. Şimdi
henüz fizik bilimi o kadar gelişmedi ama yavaş yavaş
gelişiyor.
Belki evrenin büyük bölümünü kapsayan,
yani bir bakıma içinde yaşadığımız ve henüz bilimin tam
olarak ne olduğunu çözemediği "siyah enerji / siyah madde"
biz insanların "Tanrı" dediğimiz şeydir. Belki de her
şey kendi kendine evrimleşe evrimleşe olmuştur yani hiç "Tanrı"
yoktur. Kim bilir? Yaşayıp göreceğiz. Tabii bizler değil, kim
bilir kaç yüz, bin yıl sonraki kuşaklar
görecek.
KAYNAKLAR:
Tanrı'yla
konuştuğunu sanan hasta
Dincinin
900 müridinin intiharı
Cinci
hoca tacizi
Reina
Yılbaşı gecesi katliamı
Kafa
sallamak beyin hasarı ilişkisi
headbanging
beyne zarar veriyor (İngilizce
kaynak; en prestijli tıp dergisi Lancet)
Şapkaya
konuşan dinci Mormon (İngilizce
kaynak, şapkaya konuşan fotoğraf kaynağı)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder