3 Nisan 2025 Perşembe

BENİ AMPUL PARTİSİNE ÜYE YAPMIŞLAR!

 



Evet, arkadaşlar. Yanlış duymadınız. Beni, haberim olmadan üçkağıtçı Tayyipgiller, AKP Keçiören İlçe'sine üye yapmışlar! E-devletten parti üyeliği sorgulamayı kontrol edince gördüm.


Niye böyle bir kontrol yapma gereği duydum? Birkaç gün önce Twitter'da ismini hatırlamıyorum tanınmış birisi


"Beni haberim olmadan AKP'ye üye yapmışlar. Herkes kontrol etsin."


dediği için ben de bakayım dedim. Yalnız hiç beklemiyordum böyle bir sahtekarlığı. Ne kadar ahlaksızlar bu AKP'liler! Buyurun ekran görüntüsü aldım. Üstteki kendi bilgisayarım , kendi evim, sandalyenin ayakları, halım gözüküyor. Mahsus onları da görüntüye aldım ki, internetten bir görüntü aldım sanmayın. Zaten sağ üst köşede büyük harflerle ismim yazıyor!

Şimdi o rüküş sarayın kapısına gidip hesap sormak vardı. Komşum durdurdu. İşkence yaparlar, hapse atarlar diye. Kedilerime her sabah su, kuru mama koymam lâzım. Hapse girersem bakamazlar. Ha, Keçiören ampul partisine hemen telefon ettim, 

"Siz nasıl beni, benim haberim olmadan partinize üye yaparsınız?"

diye çıkıştım.

"Yok biz öyle şey yapmayız, bir arkadaşınız yapmıştır"  (Ha- ha- ha! )Benim öyle bir arkadaşım olamaz dedim. İptal edebilirsiniz dedi. İptal tuşunun olmadığını söyledim. İyi günler filan asla dilemeden suratına kapattım. Ayrıca AKP'nin resmi Twitter sayfasına da yazdım bu görüntülerle birlikte. Herkes kontrol etsin arkadaşlar. Sizleri de üye yapmış olabilir bu üçkağıtçılar.


29 Mart 2025 Cumartesi

YENİLECEKSİN

 



Ellerinde " Birinci vazifemizi yapmaya geldik" pankartı tutan,

Pikachu kostümüyle protestoya katılan,

Bayram temizliği yapmak yerine, Maltepe'ye gelen teyzelere, tansiyon hastası dedelere,

23 yıl "türban"larını sömürdüğün türbanlı genç kızlara, kısaca

Atatürk gençliğine yenileceksin.

Bu dünya Sultan Süleyman'a kalmadı. Sana mı kalacak?





27 Mart 2025 Perşembe

RAMAZAN DAVULCUSU !

Her Ramazan aynı sıkıntı.

Eskiden, Ramazan'ın son gününde davulcu bir kez uğrar; bahşişini alır giderdi.

Şimdi - başka şehirleri bilmiyorum - Ankara'da Keçiören'de evde tam üç kez davulcu kapıları çaldı. Bir kez de Suriyeli mi nedir (komşum Suriyeli çocuklar dedi) iki çocuk davulla apartmanın içinde dolaştılar! Bu artık bir rant kapısı olmuş. Modern dilencilik olmuş. Konya, Kulu'da bahşiş için davulcular birbirine girmiş. Ortalık kan gölü olmuş diye manşetler var. 15 yaralı, 16 kişi de tutuklu. Google'a tıklayınca okursunuz. Link vermeye üşendim ama yalan söylemediğimi bilirsiniz. Konya, Kulu, davulcu, tutuklama filan yazın hemen on tane haber çıkıyor.

Ramazan başladı, üç gün, dört gün sonra ZRRR! Kapıda davulcu!

On beş gün sonra yine!

Ramazan son günü yine gelecekler! 

Bir kere bu zamanda oruç tutmak için davulcuya gerek yok. Cep telefonu alarmı var. Saat alarmı var. Kimisi zaten yatmıyor sahura kadar tv izliyor. Kimisi hiç sahura kalkmadan oruç tutuyor, kimisi hiç oruç tutmuyor. Ne yapsın GÜM - GÜM - GÜM! davulu?

Ders çalışan öğrenci var, uyuyan bebek var, hasta var, yaşlı var, Alzheimer hastası var, benim gibi zaten uyku problemi olan insan var. Tam uyumuşum GÜM- GÜM- GÜM- GÜM!

Hele kediler! Kedisi olanlar bilir. Zavallılar aniden gece gece davul sesinden korkup, yatak altlarına kaçarlar! Ramazan'ın özellikle ilk günler çok korkuyorlar. Benim iki kedim de sokak düğününde de davul, zurna başlayınca oda oda kaçar, yatak altlarına girer, travma geçirirlerdi. Ne çektiler her Ramazan'da yavrucuklarım benim. 

Demem o ki, kimsenin hakkı yok buna.

Allah cezanızı versin diyeceğim, Allah'ın kimseyle ilgilendiği yok.

Yetti be. Her Ramazan aynı işkence!

Ha. bir de bahşiş! Bu pahalılıkta bahşiş de beğenmiyorlarmış! Yüz lira, iki yüz lira filan verecekmişiz!

Bir de sinirlerimi bozduğu için madalya takar gibi bahşiş mi vereceğim? Yok öyle bir dünya ya! İnat ettim iki Ramazan'dır kapıyı açmıyorum. Çalıyor, çalıyor gidiyorlar. Ölmezsem, seneye de Ramazan'da kapıyı açmayacağım. İnadım inat. Herkes öyle yapsın belki bu davulcu rezaleti tarihe karışır. 


25 Mart 2025 Salı

HABER AKTİF VİDEOSU

 

 


Atatürk, cumhuriyeti boşuna gençlere emanet etmedi. Gençler, kayyum atanan Şişli belediyesinin önüne gelmişler. Adam, seçimle alamadığı belediyeyi kayyumla, iftirayla alıyor! Tabii ki protesto edeceğiz. Susup oturacak mıyız? Niye düşman gibi davranıyorlar? Yazıklar olsun. 

Evlerin pencerelerinden gençlere su uzatmış vatandaşlar, tencere çalarak protestoya katılmışlar, Koç Market, gençlere su vermiş ve para almamış. Helal olsun ee Koç, cumhuriyet markasıdır. Bugünlere de cumhuriyet sayesinde gelmiştir. Gezi'de de gençlerden yana olmuştu. Fenerbahçeli bir grup da katılmış. 


23 Mart 2025 Pazar

GİZLİ TANIK REZALETİ


AKP, Ankara, İstanbul gibi büyük şehir belediyelerini kaybetti ya; seçimi iptal ettirdi. Yine kazanamadı ya. Şimdi, kaybettiği belediyeleri belediye başkanlarını hapse attırarak alıyor. Bunu yaparken de tıpkı TSK'ya Balyoz / Ergenekon kumpasındaki yöntemi kullanıyor. O yöntemin adı: Gizli tanık. Yani, benim yaşım müsait, hatırlıyorum bu filmi daha önce de gördüm. Filmin adı: Gizli Tanık Rezaleti.

Gizli tanık, adı üstünde "gizli" olur. Adı - soyadı verilmez. Kim olduğunu bilmeyiz.

Ancak, AKP + Fetö birlikte askerlerimize kumpas kurduğunda, gizli tanıklardan ikisinin kim olduğu belli bir süreden sonra ortaya çıkmıştı.

Koca koca generalleri, gencecik teğmenleri, koskoca genel kurmay başkanını, amiralleri içeri tıktıran gizli tanıklardan biri pkaka - evet yanlış duymadınız - pkaka teröristi Şemdin Sakık'tı! 33 askerimizin şehit edilmesindeki baş aktördü!

Askerlerimiz, pkaka'lı teröristin sözleriyle "terörist" "darbeci" oluyordu!

Öteki gizli tanığın ismi Osman Yıldırım' dı. Balyoz/Ergenekon kumpası mahkemelerinde AKP-Fetöcü (Fetö ile AKP et-tırnaktı biliyorsunuz)savcıların, hakimlerin bu adama

"Osmanım" diye hitap ettiklerini o zaman basından okumuştum.

Gelelim bu Osman Yıldırım'ın kim olduğuna:

2006 yılında Cumhuriyet gazetesine bombalı saldırısından yakalandı ve müebbet hapse çarptırıldı.



Kaynak: İnternet - Gizli tanık Osman Yıldırım

"Osmanım" ın basında yer alan bazı suçlamalarını hiç unutmadım; çünkü yüz kızartıcı suçlardı bunlar.

14 Temmuz 1998 tarihinde, Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/ 391 sayılı dosyasında öz yeğenini pazalamaktan, fuhuşa sürüklemek suçundan hüküm giymiştir.

Ablasını öldürmekten de 20 yıl ceza almış.

Buna rağmen nasıl tahliye edildi? Nasıl elini kolunu sallayarak ülkeden gittiğini inanın bilmiyorum. Aklım bu kadar rezaleti almıyor.

Öz ablasını öldüren, öz yeğeninini erkeklere pazarlayan, Cumhuriyet gazetesine bomba atan ve daha pek çok suç işleyen bu ahlaksız adam Atatürk'e düşman olduğunu her fırsatta söylüyormuş. (Aç parantez Atatürk'e düşman olup da, ahlaklı olan birini tanımadım hayatta.)

İşte bu "Osmanım" önce Bulgaristan'a oradan da Fransa'nın başkenti Paris'e gitmiş. Her masrafını Fetöcüler karşılamış. Orada bu öz ablasını öldüren, ablasının kızını fuhuşa sürükleyen, bombacı, gizli tanığa ev tutmuşlar.

Yani, hâlâ anlamayan AKP'liler varsa, öz ablasını öldüren, öz yeğenini fuhuşa sürükleyen, şeriatçı, Atatürk düşmanı bir katil ve 33 askerimizin katili pkakalı Şemdin Sakık' ın gizli tanıklığı ile Türk ordusunun şerefli, suçsuz askerlerine "darbeci" diyerek hapse attırmıştı bu AKP. Bunları lütfen unutmayın. Bizim toplumumuz biraz balık hafızalıdır. Her şeyi unutur. Unutmayın. Gerekirse yazın bir deftere. Gelecek nesiller de okusun. Son söz: Askerine düşmanlık eden; düşmana askerlik eder.

Gelelim günümüze:

Şimdi de Ekrem İmamoğlu'nu karalamak için yine "gizli tanık" lar çıkmış ortaya. Bunlar kim bilmiyoruz. Yıllar sonra ortaya çıkar nasıl insanlar oldukları. Şu kadarını biliyorum sadece. Bu gizli tanık ifadesinde

"Söylendiğine göre...."

demiş yani somut bir şeyler bilmiyor. Söylentilerle, dedikodularla, duyumlarla hareket ediyor. İftiracı kocakarılar böyledir.

"Günahı boynuna kulağım şöyle geldi..... duydum ki... söylendiğine göre...."

diye başlayıp konu komşuya iftira atarlar; çünkü içleri fesattır.

Son sözüm: Bu protestoları, AKP (Fettoş ve ABD ile birlikte) TSK'ya Balyoz kumpası kurup, Atatürkçü askerleri içeri attıklarında yapsalardı, şimdi AKP ve Fetö yoktu. 15 Temmuz yoktu, Atatürkçü teğmenlerimiz ihraç edilmemişti, sığınmacılar ülkeye sokulmamıştı. 




Faydalanılan kaynaklar:

Gizli tanık "Osmanım"


Gizli tanık "Osmanım" Paris'te

RAKİBİNİ ELEMEK




Herhangi bir konudaki rakibini elemek için kumpas kurmak her yerde, her ülkede duyduğumuz olaylardır.

Rahmetli Zeki Müren, bir röportajında

" Yeni şöhret olduğum yıllardı. Sesim bozulsun diye içkimin içine asit koymuşlar. Neyse ki fark ettim" demişti. Kendisi de rakip şarkıcılarla az uğraşmamış. Mesela, Nesrin Sipahi'nin afişlerinin üstüne kendi afişlerini astırmış. Yine, ünlü biri olan Adnan Şenses'le çok uğraşmış, "Zeki Müren'i çok severdim ama gaddardı, acımasızdı. Beni adamlarına dövdürttü" diye anlattığı hatıralarında buraya yazmaya utandığım başka korkunç şeyler de var. Ne kadarı doğru bilemem ikisi de rahmetli olmuş insanlar ama şarkıcılar, dünyaca ünlü sinema oyuncularının bazen rakiplerini elemek için olmadık kötülükler yaptıkları sır değil.

Macbeth kral olmak istiyordu ama bunun için kral Duncan'ı öldürtmesi gerekiyordu ki, kral akrabasıydı! Karısının gazına gelerek kuzenini öldürdü. Bu tür güç için işlenmiş cinayetler Hamlet'te de vardır.

Gençler bilmez 70'li yıllarda Dallas diye bir dizi vardı. O dizide JR denilen kötü bir adam vardı. Bildiğiniz "villain"! Çok zengindi, petrol kralıydı ama yine de bazen bir konuda rakiplerini elemesi gerekirdi. Rakibinin açığını arardı. Adam çok dürüst, hırsız filan değilse, çapkınsa özel dedektif tutar, çapkınlığını bir güzel videoya aldırır ve şantaj yaparak rakibini öyle elerdi. Hiçbir şey bulamasa iftira atardı.

Polisiye filmlerde bazen kötüler ya da "kötü polisler", elemek istedikleri kişinin evine, arabasına uyuşturucu yerleştirirler.

Olmadı, aslında kendi adamı olan birini iyi adamın çevresine yerleştirirler, o adam içten içe bir takım hırsızlıklar, uygunsuzluklar, yolsuzluklar, usülsüzlükler yapar, günü gelince de hepsinin suçu elenmek istenen rakibe atılır.

Kısacası, bir insan, rakibini elemek isterse, eler. Çok yolları vardır. Hele siyasette en kolay şey rakibini elemektir. Deniz Baykal'ı seks kasetiyle elediler. Hâlâ da doğru muydu, gerçek miydi, yapay zekayla mı yapılmıştı bilmiyoruz; çünkü görüntüler çok karanlıktı; doğru dürüst bir şey görünmüyordu. Ben de izlemiştim valla. Bakayım gerçekten Baykal mı diye ama ona benzeyen biri de olabilir.

Yakın zamanda Fetö ile AKP, bir olup koskoca Türk ordusuna Balyoz / Ergenekon diye bir kumpas kurmuştu. Fetöcüler sahte belgeler, sahte CD'ler hazırladılar, Fetöcü savcılar (mesela şu an yurt dışına kaçmış olan Zekeriya Öz.) "Bu askerler darbeci" diye karar verdiler ve koskoca genel kurmay başkanı bile "terörist" denilerek Silivri'ye atıldı. Beş yıl, altı yıl suçsuz yere yattılar. Elenmişlerdi. Sonra "Ay! Pardon! Fetö bizi kandırdı" denilerek çıkarttılar. O arada ölen öldü, hastalanan hastalandı, kanser olan kanser oldu, beyin kanamasından ölenler, kalp kriziyle ölenler, onuruna dokunup intihar edenler (Ali Tatar gibi), kahrından ölen yakınlar oldu.....bu ahlar bir gün dilerim çıkar. Sonuçta, TSK, elenmişti.

AKP'de büyük bir "Ya seçimi kaybedersek, ya Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olursa, hepimizi Balyoz / Ergenekon kumpasından, yargılarlar. "Fetö ne istedi de vermedik" ten yargılarlar, tetikçilerimiz bizi satar, işbirlikçilerimiz bizi satar, 15 Temmuz'un iç yüzü ortaya çıkar! Teğmenleri ihraç etmemizin hesabını sorarlar, 128 Milyar Dolar'ı, MAN Adası olayını, yurt dışı servetlerimizi, deprem paralarını sorarlar, 23 yıl boyunca belediyelerin, örtülü ödeneklerin paralarının o tarikata, bu tarikata, Fettoşlara gönderilmesinin hesabını sorarlar,  Melih Gökçek'in yüzlerce dosyasını hepsini sorarlar, Ekrem İmamoğlu'nun seçimini iptal ettik, mazbatasını geri aldık, seçimde hile yaptın dedik ama adam tekrar seçildi! Bunun hesabını sorarlar. Suçlu bulunuruz ve vaktiyle paşaları attığımız Silivri'ye bizi atarlar." korkusu var.

Tabii biri de 

"Bıbıcım, bıbıcım,  Ekrem İmamoğlu İstanbul belediye başkanı olunca, belediyeden benim vakfıma akan para musluğunu kesmiş. Üüüüüü!" 😢😢😢

diye ağlamıştır.  Ekrem Başkan demişti,  "Tayyip'in oğlunun yok okçuluk vakfı, yok bilmen ne vakfına para gönderiyorlarmış hepsini iptal ettim diye. Adam, oğlunun intikamını alıyor. 

O yüzden bu korkuyla, tüm tuşlara basmaya başladılar.

Dilerim, Mansur Yavaş'ın evine, arabasına, belediye binasına uyuşturucu filan saklayıp; "A! Mansur Başkan kokain baronuymuş!" demezler. Yaparlar mı? Valla her şeyi yapabilirler. Kendisi diplomasız, karşısındakine diplomasız diyor, kendisi hırsız, karşısındakine hırsız diyor. Rahmetli annem derdi ki,


"Kişi herkesi kendi gibi bilirmiş."

E, Sedat Peker demedi mi "Binali'nin oğlu kokain işinde. Gemileriyle kokain getiriyor götürüyor!" diye. Oğlu bu işin içinde olacak da, babası bilmeyecek! Olacak iş değil. Bir şey oldu mu? Olmaz. Çünkü güç şu anda onların elinde. Savcı, hakim, bilirkişi, noter, ordu, tv kanallarının çoğu, gazetelerin çoğu ellerinde; o yüzden de rakiplerini elemek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Ekrem İmamoğlu seçim kazandığında, "Hile yaptılar" diyerek seçimi iptal ettiler. Mazbatasını geri aldılar.  Tekrar seçim yaptılar.  İmamoğlu, yine kazandı. Bu sefer hırsızlık, terör, diploma buldular. Onları bulmasalardı başka bir şey bulurlardı. Kurt, kuzuyu yemek istemiş bahane arıyormuş. Bir hikaye vardı. Şu an aklımda değil de, kuzuyu yemek isteyen kurt, her türlü bahaneyi bulur.


Görsele gelince, bu sabah, Ekrem İmamoğlu için "gönüllü" olarak oy kullandım. Oy kullananlara bu belge veriliyormuş. (Haberim yoktu; orada gördüm.) Tarihe, kedilere su, kuru mama veren, tedavi ettiren "kedici teyze" olarak geçmem imkânsızdı ama en azından böylece geçmiş oldum. Belgem bile var.😂😂😂😂😂 İsteyen, dileyen arkadaşlarım da paylaşsınlar tarihe geçme belgelerini. Aramızda hoş bir espri olur. Tamam tarihe geçmesek de, doğru bildiğimiz bir işi yaptık. 🌸🙏😽




21 Mart 2025 Cuma

VİRAMİMOZA BU SEFER AĞLATTI AMA OLSUN

 


Kaynak: https://x.com/viramimoza

Hep pamuk gibi oluyorduk ama bu paylaşımını görünce hüngür hüngür ağladım. Yıllar önce de Gökkuşağı hikayesini okuyunca çok ağlamıştım. Kedisini, köpeğini hatta muhabbet kuşunu kaybedenler beni anlayacaktır. Hele hele 16 yıl yanınızda tek o olmuşsa...💔😢 Viramimoza Japon ya çok nazik, dün özürler diledi yok, yok, yok dedim sakın özür dileme bu beni hem ağlattı; hem de mutlu etti, Bücürüğümün videodaki gibi bulutların arasında ışıl ışıl güzel bir yere gittiğini, orada çok mutlu olduğunu ve nasılsa kavuşacağımı düşündüm.