Atatürk'ü sevmeyen sayfama gelmesin

Atatürk'ü sevmeyen sayfama gelmesin

29 Ekim 2014 Çarşamba

KEDİYE PASAPORT, SUCUĞA TAHLİL

Bitişik apartmanda balkonu balkonuma bakan, çok sevdiğim bir komşum var, ismi Özlem. Hem Almanya'da, hem Avusturya'da akrabaları var, yazın Türkiye'ye geliyorlar, Özlem misafir ediyor, hasret gideriyorlar, sonra yine yurt dışına gidiyorlar.

Giderken oralarda bulamayacakları yiyeceklerden de götürüyorlarmış. Balkondan balkona konuştuğumuzdan soramadım neler götürüyorlar diye tahminim kurutulmuş patlıcan, pestil, sucuk benzeri şeylerdir. Ve götürdükleri yiyecekleri elin oğlu beş ayrı tahlile gönderiyormuş!


Elin oğlu ülkesine başka ülkeden KEDİYİ bile pasaportsuz kabul etmiyor.
Tüm aşıları yapılmış bile olsa geldiği ülkeye göre gerekirse 3 ay karantinaya alıyor!

Kediyi koy sepete, bindir uçağa, getir Almanya'daki teyze kızına. Yok öyle şey.



 
Kedi pasaportu:)

Bizim akp hükümeti, pasaportsuz, vizesiz, ebolası, Mers tehlikesi varken sağlık kontrolünden filan geçirmeden, hangisi pkk'lı, hangisi İŞİD'çi, hangisi ajan, hangisi casus, hangisi Çeçen terörist, hangisi Afgan'lı canlı bomba bakmadan 1.5 milyon Suriyeli Kürt'ü 'buyrun tükkan sizin' diyerek içeri buyur ediyor.

Kilis ve Suruç'ta Kürt nüfus, yerli nüfusu geçmiş. Söyleyen akp'nin bakanı!

http://www.radikal.com.tr/turkiye/muezzinoglu_kilis_ve_suructa_gocmen_nufus_yerli_nufusu_gecti-1221994

Adım adım ihanetin ayak sesleri geliyordu ama çoğumuz duymazdan geliyorduk. İhanetin son perdesi insani yardım/mülteci/adı altında pkk'lıları ülkemize doldurmak oldu. Bunlara oy kullanma hakkı da tanınacak. Hepsi kime oy atacak dersiniz? Başımızdaki kurnaz Gürcü, kendine bildiğiniz seçmen ithal ediyor!


O yüzden çağrımı yineliyorum. 
http://bucurukveben.blogspot.com.tr/2014/10/turk-silahli-kuvvetlerine-cagri_21.html

BİR İŞİD TERÖRİSTİNİN HAYATI



 
 foto: thedailybeast



Arkadaşlar bugün The Daily Beast sitesinde okuduğum bir makaleyi sizler için çevirdim. Yazı hayli uzundu, bir kısmını kısalttım. 

Yazı uzun ama inanın hiç sıkıcı değil hatta çok ilginç, dizi film gibi. 

İŞİD denen teröristlerin nasıl yetiştiğini iki oğlu Suriye'de Esat'a karşı savaşırken öldürülen (eline sağlık Esat ve laik Suriye halkı) zavallı bir annenin ağzından anlatılıyor. Güzel, varlıklı bir kız (altta fotoda daire içindeki)nasıl beyni yıkanıp cihatçı teröristle kaçıyor! Bunlar anlatılıyor.

Okuyunca hala Esat'a karşı savaşanların Suriyeli muhalifler, Suriye halkı olduğunu sanan zeka özürlülere istediğiniz küfrü edebilirsiniz.

Türkiye'de bu Çeçen teröristlerin nasıl kollandığı, hastanelerde tedavi edildiği, beslendiği, palazlandırıldığının kanıtı da bu hikayede yer alıyor.

Bir de tüm makaleyi okuduktan sonra kızıl sakallı Gürcü'lerden iyice nefret ettim. Böyle kızıl sakallı bir Gürcü size tanıdık geldi mi? Bana çok tanıdık geldi. Aynı açgözlülük, aynı sahte dindarlık, aynı ABD elinde kukla olmak, aynı gaddarlık.

Ben okuyunca şunu iyice anladım, güzel kızların cihatçı olmasının bir nedeni beyinlerinin yıkanmasıysa, bir nedeni de okudukları romantik kitap, izledikleri romantik filmler! Hani Robin Hood, Zoro, Rambo gibi film kahramanı haydutlar var ya, bazı zeka özürlü kızlar, bu kafa kesen cihatçıları da onlar gibi kahraman, dürüst, asil ve iyi bir amaca hizmet eden erkekler olarak görüyorlar. Bildiğiniz yakışıklı, iyi haydut tarafından dağa kaçırılma fantezisi!!! Kovboy filmlerinde, korsan filmlerinde yüzlerce kez izlenen klişe sahne. Ama bu kızlar karşılarındakinin film yıldızı Kevin Costner ya da Zoro yani Antonio Banderas ya da Errol Flynn ya da Rambo olmadığını, uyuşturucu müptelası, beyni yıkanmış psikopatlar olduğunu anlayınca ne halt ediyorlar bilemiyorum. Psikoloji öyle garip bir şey ki, papaya suikastten ömür boyu ceza alan Mehmet Ali Ağca'ya hapisteyken İtalyan kadınlarından yüzlerce evlenme mektubu geliyordu. Yani kadınların bazıları gerçekten bu haydut fantezisini abartıyorlar! Kötü adam, piç tipler ilgilerini çekiyor! Garip ama gerçek! Bu da pkk dahil teröristlerin işine geliyor. Allah akıl versin.  

Neyse, siz The Daily Beast'teki röportajı okuyun: 


Şehitlerin annesi elli yaşlarında bir kadın, oldukça güzel ve acı çektiği belli. Çeçenistan'ın güney sınırındaki Gürcistan köyü Jokola'da ezan sesleri okunurken, kahverengi gözlerini saklayıp, fotoğraf albümüne bakıp gözyaşı döküyor.

Annenin başına gelenler Amerika ve İngiltere tarafından eğitilen istihbarat birimlerine hizmet etmiş, dünyanın en kötü şöhretli cihatçılarından birinin hikayesini anlatıyor: İŞİD'in fetihçilerinden, öyle biri ki ölen oğlunun karısını kendisine eş olarak almış.

Anne, Leyla Aşisvili, Hamza ve Halit Borçasvili isimli oğullarının ölümünü anlatırken bile zarzor sükunetini muhafaza etmeye çalışıyor. Bir kutu kağıt mendili yarısını bitirdiğinde hikayesi daha yeni başlamıştı.

Sekiz kilometre uzunluktaki Pankisi Vadisi, Çeçenistan'a silah, uyuşturucu ve cihatçı kaçış yolu olduğundan çok berbat bir yer. Burası aynı zamanda Gürcistan'da ezan sesinin hala duyulduğu nadir yerlerden. Bugünlerde Pankisi kendisini Gürcistan'dan çok Suriye'ye yakın hissediyor.

Genç kuşaklar arasında ılımlı İslam'ın yerini radikal Sünni Vahabilik almış durumda. İşsizlik başını almış gidiyor ve başıboş Birkaç yıl önce aynı yolculuğu yapan efsane İŞİŞ komutanı Ebu Ömer el Şişani'den etkilenen Gürcü cihatçı gençler komşuları Türkiye sayesinde Suriye'ye gidiyorlar.

Her yerde adamın kocaman villası, sahip olduğu arazi, özel haremi, 40 özel koruması, zırhlı araçları ve güzel, Çeçen savaşçı eşiyle ilgili hikayeler ve söylentiler dolaşıyor. Gençler için bu adam Stalin (o da Gürcü'ydü) veya İslam halifesinin pop starı gibi bir şey olmuş durumda. Fakat babasına sorarsanız Ebu Ömer bir imaj. İŞİD gösterisini yöneten asıl onun abisi.

Ebu Ömer el Şişani'nin asıl ismi Tarkan'mış. Biz de onun köyünde, bir zamanlar onu seven, belki hala seven insanlarla konuştuğumuz için bu ismi kullanacağız. Tarkan'ın babası Timur kır saçlı, okumuş yazmış, ilginç, yaşlı bir Hristiyan. Oğullarının büyüdüğü Birkiani köyündeki gri evinde, çocuklarının hayatını neredeyse tuhaf bir şekilde Daily Beast'e anlatıyor.

Yaşlı adam "ben boş gezenin boş kalfasıyım" diyor. "Oğlum halifeliğin kurucularından bir tanesi ama ben burada yoksulluktan geberiyorum! Şu yaşadığım yere bakın!" Oğluna göre Timur onu Suriye'ye çağırmış. "Benimle gel baba, burası cennet gibi, krallar gibi yaşarsın" demiş. " Cennetin senin olsun, ben evimi tercih ederim dedim":

Tarkan'ın kutsal bir cihatçı olarak ünlenmesine rağmen, babası onu dini bütün biri olarak görmüyor. Annesi Müslüman bir aileden ama oğlan pek ilgi duymamış. Yaşlı adamın iddiasına göre hapse girmeden önce Tarkan'ın dinle hiç ilgisi yokmuş. Çeçenistan'da savaşan büyük abisi Tamas ve diğer erkek kardeşlerini radikal İslam konusunda uyarmış. Tarkan, abisine "Gürcistan vatandaşı olun" demiş. "Bir savaşın içindesiniz, orada savaşabilirsiniz ama onların görüşlerini benimsemeyin". Ve olana bak! Adam nasıl değişti anladın mı?"

Dünyadaki bütün zalim diktatörlerin, askeri liderlerin, tiranların ve cihatçıların eğitildiği üzere, Tarkan da en iyisi tarafından eğitildi: Amerikan hükümeti. Babası ve eski arkadaşlarının anlattığına göre Tarkan, tüberküloz olup işini kaybedene kadar 'Spetnaz' denilen seçkin, Gürcistan istihbarat servisinde eğitildi. Sonra aynı servis tarafından tuzağa düşürülüp, silah bulundurduğu için 2010 yılında hapse atıldı.

Tarkan'ın babası oğlunun özellikle Gürcistan'da, resmi adı Anayasa/Meclis Güvenlik Bölümünün içişleri bakanlığının KUD ya da KUDİ denilen iç istihbarat ve özel operasyonlar bölümü için çalıştığını iddia ediyor. Burası zalimliğiyle şöhret yapmış bir bölüm. Oğlunun Amerikalılar tarafından eğitildiğinin doğru olup olmadığı sorulunca "Elbette eğittiler. Tüm Gürcistan ordusunu eğittiler. Oğlum askere gittiğinde daha 19 yaşındaydı. Orası istihbarat ve keşif birimiydi."

Amerika Birleşik Devletleri, on yılı aşkın süredir Gürcistan birliklerini eğittiği ve fonladığı sır değil. Geçen ay, ABD savunma bakanı Chuck Hagel, Gürcistan'ı ziyaret ettiğinde, Tiflis'in dışındaki Krtsanisi Ulusal Eğitim Merkezi'ndeki ABD Deniz Piyade kolordusuna da uğradı. Burada ABD li denizciler 12 yıldır Gürcü birliklerine eğitim veriyorlar.

Daily Beast'ın öğrendiğine göre asker traşı olan genç Tarkan, 2006 yılında ABD tarafından fonlanan Gürcistan ordusuna yazılıyor ve çabucak yükseliyor. Yeni kurulan 'Spetnaz' birimine alınıyor ve 2008 Gürcistan-Rus savaşında Rus tank birlikleri hakkında keşif yapma görevi üstleniyor. Tarkan'ın arkadaşı ve hapiste onunla birlikte kalan Levan Amiridze de gizli servis subaylarının ABD ve İngilizler tarafından eğitildiğini doğruluyor. Yani, Pankisi'li İŞİD komutanının Amerikalılar ya da Amerikalılar'ın eğittiği subaylar tarafından eğitildiğine neredeyse hiç kuşku yok.

Tarkan'ın Amerikalılar tarafından eğitilmesine ve savaş tecrübesine rağmen, babası oğlunun askeri bir deha olduğunu düşünmüyor. Timur, en küçük oğlunun bir kurban olduğuna inanıyor. Söyleşi boyunca, babası iki oğlunun büyük şeyler başarmak ve Suriye'deki İŞİD birliklerine komuta ettiklerini gizlemeye yönelik bir görüntü çizdi.

"Tarkan 27 yaşında, daha bir çocuk! Onun öğretmeni Tamas. Tamas sahip olduğum her şeyi yıktı. Esas oyuncu Tamas. Tarkan hiçbir şey değil.1990'da Çeçen'lerin Rusya'ya isyanında Grozny'ye savaşa giden Tamas'dı. Tüm ailesini Suriye'ye götüren Tamas'dı. Onun hocası Tamas. Grozny savaşından sağ döndü ama Suriye'de kendisini göstermiyor."

Öğrendiğimize göre, bu gösterişli, kızıl sakallı, dünyanın ençok aranan teröristi, cihatçısı Ebu Ömer - asıl adıyla Tarkan, aslında Suriye'deki İŞİD taaruzlarını yöneten Çeçen'lerin arkasındaki elebaşı olan abisinin bir kuklası olabilirmiş.

Eğer bu doğruysa, diğer İŞİD komutanlarının aksine Tarkan'ın neden fotoğrafının çekilmesine izin verdiğini de açıklıyor. "yılanın başı' nın o olduğu izlenimi verirken, Suriye'deki İŞİD operasyonlarının esas mimarı Tamas Batiraşvili kendisini gizliyor.

İki kardeş birbirine benziyor. Aynı burun, aynı kızıl sakallar. Ama bize Tamas'ın askeri kıyafet giymediğini söylediler. Sadece başına bir sarık/puşi takıyor. İkisinin rolleri farklı. Fakat söylenene göre kardeş oldukları hemen anlaşılıyormuş. Kendisini halife ilan edenlerin yaptıkları mistik şeyler için gerekli olan korkunç  terör ve illüzyon  konusunda kurnazca bir taktik.

Çevirenin notu: Arkadaşlar buradan itibaren kısaltarak çevirdim. Hem üşendim, hem de okunması zor olsun istemedim. :)ayrıca sarı işaretli yerlerde kendi yorumumu ekledim.


Esas elebaşının Tamas olduğu sadece babasının iddiası değilmiş, isminin saklı tutulması şartıyla Gürcü bir subay da bunu teyit etmiş. "Tarkan acemi çaylak, onu abisi yüzünden işe soktuk, esas kurtlar, tecrübeli askerler" Tamas ve arkadaşları. Ama Tarkan verem olunca hükümet ona maaş vermedi ve tedavi etmedi. Tarkan çok kızınca, hükümet bir kumpasla hapse attırmış.

"Gerçekten silah kaçakçılığı yaptı mı bilmiyorum ama arkadaşlarının çoğu yapıyor, bir çoğu da uyuşturucu bağımlısı" (o kadar kolay kafa kesmelerinin sebebi bu demek ki)

XXX

Tarkan'ın annesi Leyla, babası Timur. İki oğlu Hamza ve Halit Borçaşvili savaşta ölmüşler. Baba Timur, ölen oğlunun eşini kendisine gelin olarak almış! Kızın ismi Seda Dudurkeva ama evde Ayşe olarak çağrılıyor. Kocaman kahverengi gözlü, uzun kirpikli, dolgun hatlı bir kadın. Seda, Çeçenistan devlet başkanı Ramazan Kadirof'un bakanlarından Asu Dudurkeva'nın kızı ve yörenin en beğenilen gelin adayıymış ama Ramazan Kadirof Asu'yu kovmuş sebebi de fanatik kızına söz geçirememesiymiş. 


141027-cathcart-bride-embed
foto: Thedailybeast

Kadirov, Rus devlet başkanı Putin'e yakın ve Esat'ın destekçisi. Bakanı Asu Dudurkeva'nın kızının sivillerin kanını döken, radikal Vahabi eşkiyalarla bağlantısını görünce babasını yani Asu'yu kovmuş. Kız yani Seda, Suriye'ye gidip Leyla'nın oğlu Hamza ile evlenmiş. Leyla, oğulları henüz çocukken daha iyi yaşamaları için Avusturya'ya eski eşinin yanına göndermiş. "Avusturya'da Vahabilikten uzaklaşacaklarını umdum ama yanılmışım" 15 yıl sonra Hamza Avusturya'dan mühendis olarak dönmüş. Beş dil konuşuyormuş ama kardeşi Tarkan ile birlikte Suriye'ye savaşmaya gitmiş.

"Hamza, Tarkan'ın tercümanlığı yapmış, annesiyle internetten görüşmeye başlamışlar, kadın oğlunu özlediği için yanında bal, cevizli sucuk, pestil  vs. gibi oğlunun en sevdiği şeyleri alıp, otobüsle Türkiye üzerinden Suriye'ye gitmiş. Kadının tek amacı oğlunu görmek değil, zengin yaşamını mücahit olmak uğruna terkeden,  ve oğluyla evlenen bakan kızını da babasının yanına geri dönmeye ikna etmekmiş. Çünkü kızın bakan babası için bu bir namus meselesi olmuş. Hükümet her yerde harıl harıl bakanın kaçan kızını arıyormuş. (resimde daire içindeki kız) Kız Hamza'nın yaralanıp hastanede olduğunu duyunca onca nöbetçiyle korunan evinden bir yolunu bulup kaçıp Hamza'nın yanına gitmiş. Anne ile görüşüp kaçan kızlarını geri getirmesini istemişler. 

"Bir adamın Türkiye'de benimle buluşacağını ve Suriye'ye götüreceğini söylediler." diye hatırlıyor. "Hiç konuşmadan arabaya bindik, bana bir cep telefonu verdi, bir adam kötü bir Rusça ile bana Abdullah'ın annesi misin? diye sordu, Çeçen biriyle evlenen adamın annesi olup olmadığımı tekrar sordu evet deyince Suriye'den gelen yaralılarla dolu bir eve gittik. Büyük bir odada üzeri bilgisayar dolu on masa ve sakallı adamlar vardı. Sonra bir otobüsle Suriye sınırına gittik. Nihayet oğluyla buluşuyor. Ama oğlunu zarzor tanıyor çocuğun üzeri her tür silahla dolu! Her taraf silahlı arabalarla dolu. Kız yani Seda da orada. Kadın, oğlunun orada çok yoksul bir yaşam sürdüğünü anlatmış. Kız da oraya kendi isteğiyle gittiğini söylemiş, kadın ailesinin onu geri istediğini söyleyince de reddetmiş. Ölürüm de dönmem demiş. 

Geceleyin uçak bombardmanıyla uyanmışlar, kadıncağız oğluna niye başka bir ülkede  ölmek istediğini sormuş, eve dönmesi için yalvarmış. Ama oğlan Allah yoluna öleceğini söylüyormuş. (nasıl bir beyin yıkamaysa!)

Ertesi gün öteki oğlu yani Tarkan'la da görüşmüş. Sevdiği doğal bal, cevizli sucuğu vermiş, bir saat ana oğul konuşmuşlar. Kadına orada oğlunun ikinci bir Bin Ladin muamelesi gördüğünü söylemişler. Annesi dört gün sonra evine dönmüş, arkasından Hamza'nın şehit haberi gelmiş. Üç dört hafta sonra da öteki oğlu Halit şehit olmuş. 

Oğlu ölünce Seda'nın Suriye'yi terkedip ailesine döneceğini ummuş ama hayır, öteki oğlu Seda ile evlenmiş! Seda şimdi Tarkan'ın karısı! Cihat geleneklerinde de böyleymiş! (rezalete bakar mısınız? Dallas dizisi)

Hamza'nın ölümünü diğer kardeş Tarkan'ın ayarladığı gibi söylentiler ve şüpheler de çıkmış ama doğruluğu bilinmiyor. İncil'de Davut peygamberin evli bir kadın olan Başteba'yı sevdiğini ve kadınla evlenmek için kocası Uriah'ı öldürtmesi gibi) eğer bu da doğruysa tam Dallas!!!

Söylediklerine göre arabası havaya uçurulmuş, yanında başka bir Çeçen teröristle birlikte. Türkiye'ye getirildiğinde sağmış ama kurtarılamamış.
Tarkan, şimdi de Putin'e karşı savaşmak istediğini söylüyormuş. Ama kızıl sakallı İŞİD komutanını eğiten Gürcüler bu fikre sıcak bakmıyorlar çünkü Rusya Gürcistan'ı işgal edebilir.

Leyla ve Timur iki oğullarını kaybettiler, Leyla hala neden kendi ülkelerinden başka bir yerde savaştıklarına bir anlam veremiyor? İşsizliğin hüküm sürdüğü bu yerde gençler ya kaçakçı, ya cihatçı oluyorlar! Anne, babalar için tek olan biten şey kayıplar ve geleceklerindeki belirsizlik.

Kaynak: http://www.thedailybeast.com/articles/2014/10/27/the-secret-life-of-an-isis-warlord.html

28 Ekim 2014 Salı

KUTLAYACAK BİR CUMHURİYET BAYRAMIMIZ OLMAYACAK


Yarın cumhuriyet bayramı...

Kutlayacak bir ruh hali içinde değilim...

Bayrağımı alıp Anıtkabir'e gitmek bile içimden gelmiyor...düne kadar "giderim" diyordum.

Göz göre göre vatana ihanet ediliyor. Bir yandan Suriyeli Kürtler, bir yandan ağır silahlarla donatılmış Peşmerge Kürtler sınırdan Türkiye'ye sokuluyor! Bebek katili 'müzakereci' olmuş! Öyle şımartıldılar ki, artık otobüs şoförleri gazilerimize hakaret edip, aşağılamaya başladılar. Askerlerimizi sırtından vuruyorlar. 'şehitler ölmez' diye kendimizi kandırıyoruz :( herkes hipnotize olmuş gibi vatana ihaneti seyrediyor. Akşam olunca dizisini izliyor.

Vatansever subaylar ya darbe yapacak, ya darbe yapacak, yapmazlarsa bir yıl sonra mı, beş yıl sonra mı kutlayacak bir cumhuriyet bayramımız olmayacak. Hepsini yasaklayacaklar. Eli silahlı Kürtler, "evinize el koyduk" diyecekler, can korkusundan boyun eğeceksiniz. Artık sokakta dilenci mi olursunuz, mülteci olup sizi almaya razı gelecek bir ülke mi bulursunuz bilemem. Avrupa ülkeleri öyle bizim gibi milyonlarca insanı 'buyrun dükkan sizin' diyerek içeri almıyor.

Yani ya TSK darbe yaptı yaptı...yoksa "birkaç yıl önce kıytırık bir blog sahibi  söylemişti, uyarmıştı' diyeceksiniz ama çok geç olacak.

GÖZ GÖRE GÖRE VATANA İHANET SUÇU İŞLENİYOR

 
Irak'ın pkk'sı yani Kürt peşmergeler uçaklarla ve ağır silahlarla donatılmış olarak Türkiye'ye giriş yapacaklar!

Teröristlerin başka teröristlere yardım etmesi için Türkiye aracı oluyor, TSK da tüm bu hainlikleri seyrediyor! 

Allah'ım  TSK'daki ve TBMM'deki vatan hainlerinin, apo denen seri katille birlikte vatana ihanetten kurşuna dizildikleri günü göstermeden canımı alma. Amin.

haberin ayrıntısı ve habere yapılan okur yorumları:

NORVEÇLİ DEĞİLLER, KÜRTLER


 
Yıllardır bir pkk'yı Kürtlerle karıştırmayın lafıdır gidiyor. Arkadaşım bu pkk'lılar Norveç'li de biz mi bilmiyoruz?

Bunlar bal gibi Kürt, bir kısmı Ermeni ama sorunca Kürt olduğunu söylüyor. Ermeni-Kürt karışımı ki, farketmez.

Başlarına sarı-kırmızı-yeşil çaputlar geçirip, apo posterleri tutup, zılgıtlar çeken bu kadınlar da Norveç'li değil Kürt.

Gayrimeşru doğurduğu bebeği 21 kez bıçaklayarak öldüren insan müsvettesi Batman'lı bir Kürt.



http://www.habervitrini.com/asayis/dogurdugu-bebegi-21-bicak-darbesiyle-oldurdu-811183/

Elektrik parasını ödemeyenler, Atatürk büstlerini yakanlar, askerlerimizi öldürenler, öğretmenlerimizi öldürenler, okulları yakanlar, dağa çıkanlar, İstanbul Sarıgazi'de, bilmem nerede molotof atanlar, Andımız'ı okumak istemeyenlerin, otobüste kolsuz gazimize küfredenlerin alayı Kürt.

Şimdi Suriye'den 1 milyon, 600 bin Kürt daha sokuldu içeriye!

Komşunuz Kürt ise ve siz onu çok iyi bir komşu olarak filan görüyorsanız, yarın bir gün bir iç savaş, isyan durumunda ilk sizi keseceğinden benim hiç kuşkum yok. Çünkü mayalarında var. Siz onları komşu, kardeş olarak görüyorsunuz, onlar da yüzünüze gülüyorlar ama şimdilik. Doğurduğu bebeğini 21 bıçak darbesiyle öldürenlerin size acıyacaklarını mı sanıyorsunuz? Para, pul için yapmayacakları şey var mı? 14 yaşındaki çocuklarını para için 70 yaşındaki dedelere satanlar Norveçliler mi? Kürtler mi? Para için kendi çocuğunu satan şerefsizler bir iç savaş durumunda eviniz, paranız arabanız için komşuluğunuzu mu satmayacaklar?

Hepsinden ve özellikle bunları şımartıp, palazlandıran hainlerin alayından nefret ediyorum dobra dobra da söylüyorum. Akıttığınız kanda boğulacağınız günü görmeden, bu topraklardan sürüldüğünüz günleri görmeden Allah canımı almasın.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...